ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/17
Karar Sayısı : 2002/22
Karar Günü : 30.1.2002
R.G. Tarih-Sayı :27.03.2002'de tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Askeri Yargıtay BirinciDaire Başkanlığı
İTİRAZIN KONUSU: 21.12.2000 günlü, 4616sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı ŞartlaSalıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun"un 1. maddesinin5. bendinin (b) alt bendinde yer alan "...Askeri Ceza Kanununun... 140 ...inci maddelerinde," ibaresinin 140. maddenin atıfta bulunduğu Türk CezaKanunu'nun 304 üncü maddesi yönünden Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerineaykırılığını ileri sürerek iptali istemidir.
I- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk incelemetoplantısında, dava dosyası ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasakuralı, dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer belgelerokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddelerine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmışve görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların, da odavada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları davanındeğişik aşamalarında ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikurallardır.
Olayda 21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 TarihineKadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve CezalarınErtelenmesine Dair Kanun"un 1. maddesinin 5. bendinin (b) alt bendinde yeralan "...Askeri Ceza Kanununun... 140 ... inci maddelerinde,"ibaresinin 140. maddenin atıfta bulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun 304 üncü maddesiyönünden Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
Askeri Ceza Kanunu'nun "Mahpus ve mevkufları firar ettirenler"başlığını taşıyan 140. maddesinde mahpus ve mevkufları kaçıranlara ilişkin suçtanımladıktan sonra ceza yönünden Türk Ceza Kanunu'nun 301-307. maddelerineyollama yapılmaktadır.
Türk Ceza Kanunu'nun 301-307. maddeleri, Türk Ceza Kanunu'nun"cürümler" başlıklı ikinci kitabının "adliye aleyhinecürümler" başlıklı dördüncü babının "tevkifhane ve hapishaneden firarve firara vesatat" başlıklı yedinci faslında yer almaktadır.
4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 5. bendinin (a) alt bendinde,bu fasılda yer alan suçlardan "Türk Ceza Kanununun......301 ila 303, 305inci" maddeleri istisna kapsamında gösterilmiş ve bu belirlemenin sonucuolarak da 304, 306 ve 307. maddeleri 4616 sayılı Yasa'nın kapsamı içindekalmıştır.
Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesi incelendiğinde, süreç içerisindeçeşitli değişikliklere uğradığı görülmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 304.maddesi başlangıçta 298 ila 303. maddelerde yer alan suçların şiddet sebebiolarak düzenlenmiş iken, zaman içersinde yasakoyucu tarafından "Tutuklu veHükümlülerin Cezaevi İdaresine Karşı Ayaklanma" suçuna dönüştürülmüştür.Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesi çeşitli değişikliklere uğramasına rağmenAskeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesi hiç bir değişikliğe uğramamıştır.
Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesi "mahpus ve mevkuflarıfirar ettirenler" başlığını taşımakta ve maddede tutuklu veya hükümlüyünezarete memur olan kişilerin kasten kaçırması veya firarını kolaylaştırması,tevkif veya hapsetmemesi suçu tanımlanmaktadır.
Maddede tanımlanan bu suçu işleyen kişiler ilgisine göre Türk CezaKanunu'nun 301-307. maddelerinden biriyle cezalandırılacaktır. Zamaniçerisinde, 304. maddede düzenlenen suçun vasfı değiştirilmiş ve cezaeviidaresine karşı ayaklanma suçuna dönüştürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin kararlarında belirtildiği gibi, bir tedvinyöntemi olan atıfla kanunkoyucu, daha önce yürürlüğe koyduğu hükmü, ilgisinedeniyle başka konudaki düzenlemeye alabilir. Böyle olunca, atıfta bulunulanhüküm, yeni kanun tarafından da benimsenmiş ve bünyesine alınmış olur.
22.5.1930 tarihinde kabul edilerek 15.6.1930 tarihinde yayımlananAskeri Ceza Kanununun 140. maddesinin atıfta bulunduğu TCK'nun kabul tarihi1.3.1926 ve yayım tarihi de 13.3.1926'dır.
Özel atıf maddenin ilk haline yapıldığına göre, Türk CezaKanunu'nun 304. maddesi sonraki değişiklikler dışında, ilk haliyle Askeri CezaKanunu'nun 140. maddesi bünyesinde ve halen yürürlükte kalmış bir askeri suçniteliğindedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesindeki değişiklikler, özel atıftansonra gerçekleştiğinden gönderme kapsamında olmayıp, maddenin yeni haline göre,Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesinin atfına esas alınabilecek ve askeri suçkapsamında değerlendirilebilecek bir yaptırım içermemektedir.
Bu durumda, yeni haliyle Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesi, AskeriCeza Kanunu'nun yaptırım yönünden Türk Ceza Kanunu'na atıfta bulunduğu askerisuçlar kapsamında değildir.
Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesini, Askeri Ceza Kanunu'nun 1 ve2. maddeleriyle yapılan genel göndermeler ışığında, asker kişilere deuygulanabilen ve fakat yaptırımını sadece Türk Ceza Kanunu'nda bulan suçlarkapsamında değerlendirmek zorunludur.Askeri Ceza Kanunu, Türk Ceza Kanunu'naoranla özel bir kanun niteliğinde bulunduğundan ancak ayrıldığı yerlerde hükümifade eder.
Türleri yönünden askeri suçları, kendi içinde sırf askeri suçlarve askeri suç benzerleri olarak sınıflandırmak mümkün olduğu gibi, unsur veyaptırım yönünden, Askeri Ceza Kanunu'nda belirlenen ve yaptırıma bağlanan,Askeri Ceza Kanunu'nun ceza bakımından Türk Ceza Kanunu'na özel atıfta bulunarak,askeri suç kapsamında saklı tuttuğu ve genel göndermeyle asker kişilere deuygulanabilen ancak yaptırımını sadece Türk Ceza Kanunu'nda bulan suçlarolarakta gruplandırılabilir.
Askeri Ceza Kanunu bazı maddelerinde Türk Ceza Kanunu'na özelatıfta bulunarak, unsur ve yaptırımını Türk Ceza Kanunu'nda bulan bazı suçlarıaskeri suçlar kapsamına almıştır.
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usul Kanunu,Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na kısıtlı, sınırlı ve mukayyet atıfta bulunduğuhalde, Askeri Ceza Kanunu özel göndermeler dışında, 1. ve 2. maddeleriyle deTürk Ceza Kanunu'na genel atıfta bulunmuş, böylece, Askeri Ceza Kanunu'ndaaksine hüküm bulunmayan hallerde, özel atıf olmasa ve bu suçları askeri suçkategorisine almasa bile, Türk Ceza Kanunu'nun uygulanacağını belirtmiştir.
Askeri Ceza Kanunu'nun uygulanabilirliği genel haliyle, Türk CezaKanunu'na göre farklı hükümler taşımasıyla sınırlı ve olanaklıdır.
Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesi, 1930 tarihinde atıftabulunduğu, TCK'nun 1926 tarihindeki 304. maddesine gönderme yaptığına göre, ohaliyle halen yürürlüktedir. Yeni haliyle Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesi,Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesi göndermesi kapsamında askeri suç sayılamasada, asker kişilere de uygulanabilecek bir yaptırım öngören suç niteliğindedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesinin yapılan değişiklikler sonrasıbugünkü haliyle, özel gönderme yapıldığı tarihteki içeriği ve kapsamıgözetildiğinde; Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesi atıf tarihindeki halindekaldığından ve yeni haline gönderme yapan bir özel atıf maddesi olarak kabulüdeolanaklı bulunmadığından, sonuçta uygulanabilir bir kural sayılamaz.
Kesinleşmiş kararda Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesidelaletiyle hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan ve cezaevi idaresine karşıayaklanma olarak kabul edilen eylem Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesikapsamında olup, Askeri Ceza Kanunu'nun 140. maddesinde tanımlanan suç tipleriile bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, iptali istenilen kural Mahkeme'ninbakmakta olduğu davada uygulayacağı kural niteliğinde değildir.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddeleri uyarıncabaşvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
II- SONUÇ
21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadarİşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların ErtelenmesineDair Kanun"un 1. maddesinin 5. bendinin (b) alt bendinde yer alan kuralın"...Askerî Ceza Kanununun ...140,..." bölümü, maddenin yollamadabulunduğu Türk Ceza Kanunu'nun 304. maddesi yönünden itiraz başvurusundabulunan Mahkeme'nin davada uygulayacağı kural olmadığından, buna ilişkinbaşvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 30.1.2002 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA