ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/44
Karar Sayısı : 2002/90
Karar Günü : 8.10.2002
Resmi gazete tarih/sayı:27.01.2004 / 25359.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Ankara 9. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:22.7.1981 günlü, 2495 sayılıBazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması HakkındaKanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin, Anayasa'nın 10., 67.,68. ve 70. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Son beş yıl içerisinde bir siyasi partiye üye olduğu anlaşılandavacının, atama onayının iptal edilmesi işlemine karşı açtığı davada, 2495sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının "h" bendinin Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur."
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU,Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA'nınkatılımlarıyla 14.3.2002 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, Fulya KANTARCIOĞLU, RüştüSÖNMEZ ile Ertuğrul ERSOY'un karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kurallarıyla, bunların gerekçeleri vediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuran Mahkeme, 22.7.1981 günlü, 2495 sayılı "Bazı Kurum veKuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun"un 16.maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin iptalini istemiştir. Ancak, itirazkonusu kural, Anayasa Mahkemesi'nin 8.10.2002 günlü, Esas:2002/38, Karar:2002/89 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan itiraz konusu kural hakkındayeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
IV- SONUÇ
22.7.1981 günlü, 2495 sayılı "Bazı Kurum ve KuruluşlarınKorunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun"un 16. maddesininbirinci fıkrasının (h) bendi, 8.10.2002 günlü, E. 2002/38, K. 2002/89 sayılıkararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 8.10.2002 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOYGEREKÇESİ
1982 Anayasası'nın Geçici 15. maddesinin, 12 Eylül 1980tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük MilletMeclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya (6.12.1983) kadar geçecek süreiçinde, çıkarılan kanunların, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılıAnayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasa'yaaykırılığının iddia edilemeyeceğine ilişkin son fıkrası 3.10.2001 günlü 4709sayılı Yasa ile madde metninden çıkarılmış, ancak aynı kurala koşut düzenleme getiren2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaYasanın 25. maddesi değiştirilmemiştir. Bu durumda Anayasa değişikliğine karşınbelirtilen dönemde çıkan yasaların Anayasa'ya uygunluğunun denetlenmesiniengelleyen 2949 sayılı Yasa'nın 25. maddesinin ihmalinin mi iptalinin migerektiğinin tartışılması gerekmiştir.
Anayasa'nın 152. maddesinde "Bir davaya bakmakta olanmahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümleriniAnayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılıkiddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konudavereceği karara kadar davayı geri bırakır" denilmektedir. Maddede"davaya bakmakta olan mahkeme" yönünden bir sınırlandırma getirilmediğindeniptal ve itiraz başvuruları nedeniyle incelediği davalarda Anayasa Mahkemesinindavaya bakmakta olan Mahkeme olduğunda duraksanamaz.
2949 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin 2. bendinde "Mahkemelercekendisine Anayasa'nın 152 inci maddesine göre intikal ettirilen işleri ve YüceDivan sıfatıyla çalışırken veya siyasi partilerin kapatılmasına ilişkindavalarda aynı madde gereğince ön mesele olarak bakması gereken işleri kararabağlamak" Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.Burada yalnız Yüce Divan sıfatıyla çalışırken veya siyasi partilerinkapatılmasına ilişkin davalardan söz edilmesi ise ön mesele olarak kabul edilenişlerin bunlarla sınırlı olduğu anlamına gelmemekte Anayasa Mahkemesinin asılişlevi olan Anayasa'ya uygunluk denetiminin yanı sıra görevlendirildiği bu ikikonuda doğabilecek duraksamaları önleme amacına yönelik bulunmaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın 152. maddesinin "Anayasayaaykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" biçimindeki başlığındanyola çıkarak Anayasa Mahkemesinin "diğer mahkemeler" kapsamınagirmemesi nedeniyle iptal ve itiraz başvuruları nedeniyle baktığı davalardauyguladığı bir kuralın Anayasa'ya aykırılığını incelemeyeceği sonucunavarılamaz. Gerçekten böyle düşünüldüğünde, Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan veSiyasi Parti kapatma davalarında da Anayasa'ya aykırılık sorununu ön meseleolarak inceleyememesi gerekir. Çünkü bu davaların diğer mahkemelerdegörülebilecek türden klâsik davalar olması sonuçta bu davalara bakan MahkemeninAnayasa Mahkemesi olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Ayrıca Anayasamaddelerinin başlıkları Anayasanın 176. maddesine göre Anayasa metnindensayılmaz.
Öte yandan, Anayasa yargısının kabul edildiği bir hukuksisteminde, Anayasa'nın üstünlüğünün ve bağlayıcılığının sağlanabilmesi içinbir zorunluluk olmadıkça ihmal yoluna gidilmesi olağan ve kabul gören biryöntem değildir. Bu bağlamda, Anayasa'nın 138. maddesindeki hâkimlerinAnayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hükümvereceklerine ilişkin kuralla hakimlerin doğrudan Anayasa'yı uygulayabilmelerideğil bakmakta oldukları bir davada uygulayacakları kuralları Anayasa'ya aykırıbulmaları halinde bunların iptalleri için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvurmaları sağlanarak aykırılığın giderilmesi amaçlanmıştır. MahkemelerinAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına vardıkları kuralları ihmal ederek doğrudanAnayasa'yı uygulayabileceklerinin kabulü, Anayasa'ya uygunluk denetimininAnayasa Mahkemesine verildiği bir hukuk sistemine ve onu yansıtan Anayasa'yaaykırılık oluşturur.
Anayasa'nın Geçici 15. maddesinin son fıkrasının 4709 sayılı Yasaile kaldırılmasından önceki dönemde, bu fıkra kapsamına giren kimi yasalardakikuralların Anayasa'da yapılan değişiklikler sonucu Anayasa'ya aykırı durumagelmelerine karşın Mahkemelerde görülmekte olan davalarda bunların Anayasa'yaaykırılıklarının ileri sürülememesi nedeniyle aradaki aykırılık iptalinimkânsızlığı karşısında zorunlu olarak ihmal yoluyla giderilmeye çalışılmıştır.Bir hukuk karmaşasının yaşandığı tartışmasız olan bu dönem, 4709 sayılı Yasanıngetirdiği değişiklikle sona ermiştir. Artık Türk hukuk sisteminde"ihmal" yöntemini haklı kılacak bir neden kalmamıştır. Ayrıca buyöntem, ihmal edilmekle dolaylı olarak Anayasa'ya aykırı oldukları saptanan kimikuralların varlıklarını sürdürmelerine neden olmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2949 sayılı Yasa'nın 25. maddesi iptaledilmeden, bu maddenin ihmali yoluyla esasın incelenmesine geçilemeyeceğigerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY