ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2002/47
Karar Sayısı : 2006/1
Karar Günü : 5.1.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 7.10.2006-26312
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Onuncu Daire
İTİRAZIN KONUSU : 24.11.1994 günlü, 4046sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesininikinci fıkrasının, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemidir.
I- OLAY
Davacının, Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait Antalya Limanı'nınişletme hakkının devrine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile bukarara dayanılarak yapılan ihalenin iptali istemiyle açtığı davada, itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Onuncu Dairesiiptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'unitiraz konusu kuralı da içeren 15. maddesi şöyledir:
“Kamu hizmeti gören kuruluşların mülkiyet devri suretiyleözelleştirilmesine ilişkin konularda bu Kanunun 1 inci maddesinde öngörülenayrı kanunlarla düzenleme yapılmasına ilişkin şartlar saklı kalmak kaydıyla;
a) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayelikuruluşların mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıklarının (baraj, gölet,otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmetüretim birimleri),
b) Bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen ve kamuhizmeti gören tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri üreten kamu iktisadîkuruluşları ile bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletmebirimlerinin,
İşletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve mülkiyetin devridışındaki benzeri diğer yöntemlerle özelleştirilmesi bu Kanun hükümleriçerçevesinde yapılır.
Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayelikuruluşların sadece tekel niteliğindeki mal ve hizmet üretim faaliyetleri ilekamu iktisadî kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmetüretim faaliyetleri imtiyaz addolunur. Bunların dışındakiler imtiyaz sayılmaz.Bu madde gereğince imtiyaz sayılan faaliyetlerle ilgili olarak yapılacakanlaşma ve sözleşmeler imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri niteliğinde olup,diğer kanunların bu hususları düzenleyen özel hükümleri saklıdır.
Bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama veya benzeridiğer yöntemlerle kullanma hakkının devri süresi 49 yılı geçemez.”
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmışolup, Mahkememizce 47. maddesi ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU,Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Enis TUNGA'nınkatılımlarıyla 27.3.2002 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılanAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kamu iktisadî kuruluşlarının temel kuruluşamaçlarına uygun mal ve hizmet üretim faaliyetlerinin imtiyaz kapsamınaalındığı halde iktisadi devlet teşekküllerinin aynı nitelikteki hizmetlerininimtiyaz kapsamına alınmamış olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu,Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerini ihlal eden ve eksik düzenleme niteliğitaşıyan 4046 sayılı Yasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmesigerektiği ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmayamecbur değildir. Bu durumda, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın47. maddesi yönünden de incelenmiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve BazıKanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15.maddesinin ikinci fıkrasında, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlıdöner sermayeli kuruluşların sadece tekel niteliğindeki mal ve hizmet üretimfaaliyetleri ile kamu iktisadî kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygunmal ve hizmet üretim faaliyetlerinin imtiyaz addolunacağı, bunlarındışındakilerin imtiyaz sayılmayacağı, bu madde gereğince imtiyaz sayılanfaaliyetlerle ilgili olarak yapılacak anlaşma ve sözleşmelerin imtiyazşartlaşma ve sözleşmeleri niteliğinde olduğu belirtilmiş ve diğer kanunların buhususları düzenleyen özel hükümleri saklı tutulmuştur.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstünkurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstündeyasakoyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkelerinin ve Anayasa'nınbulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk Devletinde yasakoyucu, Anayasa kurallarınabağlı kalmak koşulu ile ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeyi yapma yetkisinesahiptir.
Anayasa'nın 47. maddesinin 4446 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyleeklenen dördüncü fıkrasında, Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özelhukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veyadevredilebileceğinin kanunla belirleneceği hükmü yer almaktadır. Buna göreDevlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerine yürüttükleriyatırım ve hizmetleri özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilereyaptırabilme veya devredebilme yetkisi tanınması karşısında, 4046 sayılıYasa'nın 15. maddesinde öngörülen belirli mal ve hizmetlerin imtiyazaddolunarak bunların dışında kalanların imtiyaz sayılmayacağı yolundakidüzenlemenin yasakoyucunun takdir yetkisi içinde olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 47.maddelerine aykırı değildir. İstemin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, bu görüşlere değişik gerekçe ile katılmıştır.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. maddesi ile ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
24.11.1994 günlü, 4046 sayılı “Özelleştirme UygulamalarınınDüzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun”un 15. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 5.1.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
DEĞİŞİKOY GEREKÇESİ
Başvuru kararında, 4046 Sayılı Yasa'nın 15. maddesinin itirazkonusu ikinci fıkrasıyla genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı dönersermayeli kuruluşların sadece tekel niteliğindeki mal ve hizmet üretimfaaliyetleri ile kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygunmal ve hizmet faaliyetleri imtiyaz addolunurken, iktisadi devletteşekküllerince üretilen mal ve hizmetlerin bu kapsam dışında tutulmasının,imtiyaz olarak gördürülecek hizmetin aynı nitelikte olması nedeniyle eşitlikilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine,Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre, herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar.
“Yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar içinsöz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür.Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynıişleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalıktanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesiyasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
İmtiyaz olarak gördürülecek hizmetlerin aynı nitelikte olmasıkuşkusuz, bunların kamu iktisadi kuruluşu veya iktisadi devlet teşekkülütarafından yürütülmelerine göre farklı kurallara bağlı tutulmalarına engeloluşturmaz. Bu durumda, söz konusu kuruluşların farklı hukuksal konumdabulunmalarına karşın aynı hizmeti yürütmekte olduklarına bakılarak aralarındaeşitlik karşılaştırması yapılması olanaklı değildir.
Öte yandan, Anayasa'nın 47. maddesinin dördüncü fıkrasında,devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafındanyürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ilegerçek veya tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceğinin kanunlabelirleneceğinin öngörülmüş olması karşısında, kamu iktisadi teşebbüsleritarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden bazılarının yasa koyucununtakdirine bağlı olarak gerçek veya tüzel kişilere gördürülmesi diğerlerinin isekapsam dışında bırakılması olanaklı olduğundan aynı kuruluşların hizmetleriyönünden dahi eşitlik karşılaştırması yapılmasının güçlüğü ortadadır.
Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne değişik gerekçe ilekatılıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU