ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/109
Karar Sayısı : 2007/51
Karar Günü : 17.4.2007
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 25.10.2007-26681
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: Ankara Asliye8. Ticaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9.6.1932 günlü, 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile eklenen 179/bmaddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 141. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı vekili tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasındamahkemece, davacı şirket hakkında yapılmış veya yapılacak icra takiplerinindava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmiştir.Yargılama sırasında yürürlüğe giren itiraz konusu kuralla, rehinle teminedilmiş alacaklar için yeni takip yapılabilmesine veya başlamış olan takipleredevam edilebilmesine olanak tanınmıştır. Bu yasal değişiklikten sonra, rehinlialacaklı vekillerinin ihtiyati tedbir kararının kendileri açısındankaldırılmasını talep etmeleri ve davacı vekilinin de itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu ileri sürmesi üzerine, bu savı ciddi bulan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 17.7.2003 günlü, 4949 sayılıKanun'un 50. maddesi ile eklenen ve itiraz konusu kuralı da içeren 179/bmaddesi şöyledir:
“Madde 179/b -Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılıKanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz veevvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımıve hak düşüren müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyletemin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipbaşlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takipnedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışıgerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinlekarşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için hacizyoluyla takip yapılabilir.
Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiğiraporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir;ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemeninbelirleyeceği sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumukonusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.
İflasın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresisonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veyakooperatifin iflasına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkemekayyımın verdiği raporlardan şirketin veya kooperatifin mali durumununiyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararınıkaldırarak şirketin veya kooperatifin iflasına karar verebilir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 141. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ınkatılımlarıyla 7.1.2004 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, iflasın ertelenmesi durumunda öngörülentakiplerin durması ve yeni takip yasağı konusunda rehinli alacaklar lehinegetirilen istisna ile rehinle karşılanamayan (faiz) alacaklarınteminatlandırılma zorunluluğunun, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 141. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na, 17.7.2003 günlü, 4949 sayılıİcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 50. maddesi ileeklenen 179/b maddesinin birinci fıkrasında, erteleme kararıüzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahilolmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve önceden başlamış takiplerin duracağıhüküm altına alınmıştır. İptali istenen ikincifıkrada ise birinci fıkrada öngörülen “takiplerin durması ve yeni takip yasağı”yönünden rehinli alacaklar lehine bir istisna getirilmiştir. Buna göre, taşınır,taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar için rehninparaya çevrilmesi yolu ile takip yapılabilecek veya daha önce başlamış olantakiplere devam edilebilecektir. Ayrıca,erteleme süresince işleyecek ve mevcut rehinle karşılanamayacak faizlereteminatlandırılma zorunluluğu da getirilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasa koyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen “yasa önünde eşitlikilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemlideğil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynıdurumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesinher yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
İcra ve iflas hukukunda temel ilke, alacaklı ve borçlunun hak vemenfaatlerinin belli bir denge üzerinde korunmasıdır. Rehinli alacaklar, diğeralacaklardan farklı bir statüde bulunmaktadırlar. Nitekim, İcra ve İflasKanunu'nun genel sistematiği içerisinde rehinle temin edilmiş alacaklar içinfarklı hükümler öngörüldüğü görülmektedir.
Takip sürecinin alacaklı ve borçlunun hak ve menfaatlerinizedelemeden, bunlar arasındaki dengeyi bozmadan hızlandırılması, bir ayırımyapmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil bir çözümüngerçekleştirilmesi ve rehinli alacaklıların iflasın ertelenmesi durumundamağdur olmamaları amacına yönelik olarak getirildiği anlaşılan itiraz konusu düzenlemeninhukuk devleti ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Rehin hakkı, alacaklıya borcun ödenmemesi durumunda, borçlununmallarının satılıp satış bedelinden alacağını öncelikle tahsil etmesine olanakveren bir haktır. Alacaklı, borçluya borç verdiği anda, borçludan bir teminat(rehin) almakta ve bu elde ettiği hakla, baştan itibaren öncelikli (rüçhanlı)bir statü kazanmaktadır. Bu durumda, alacak-borç ilişkisinin başlangıcındakendisini rehin hakkı ile ayrıcalıklı hale getiren rehinli alacaklı ileherhangi bir teminat almadan borç veren alacaklının aynı hukuksal durumdabulundukları veya aynı hukuksal korumaya tabi olacaklarını söylemek mümkündeğildir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 11. ve 141. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılıYasa ile eklenen 179/b maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 17.4.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT