ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/16
Karar Sayısı : 2005/65
Karar Günü : 12.10.2005
R.G. Tarih-Sayı :31.01.2006'da tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 7. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 23.2.1995 günlü, 4077 sayılıTüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 25. maddesinin üçüncü fıkrasınınbirinci ve ikinci tümcelerinin Anayasa'nın 2., 5., 48., 172. ve 173.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Görülmekte olan davada, 4077 sayılı Yasa'nın 16. maddesineaykırılık nedeniyle, idari para cezası verilmesini öngören itiraz konusutümcelerin Anayasa'ya aykırı oldukları kanısına varan Mahkeme, iptalleri içinre'sen başvurmuştur.
III- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 25. maddesininüçüncü fıkrasının itiraz konusu birinci ve ikinci tümceleri şöyledir :
“16 ncı maddeye aykırı hareket edenler hakkında 200.000.000 lirapara cezası uygulanır. 16 ncı maddeye aykırılık, ülke düzeyinde yayın yapanyazılı, sözlü, görsel vesair araçlar ile gerçekleşmiş ise, cezanın on katıuygulanır.”
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'inkatılımlarıyla 11.3.2003 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
14.3.2003 günlü, 25048 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 6.3.2003günlü, 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesiyle itiraz konusu kuralların da yer aldığı4077 sayılı Yasa'nın 25. maddesi yeniden düzenlenmiştir. 4822 sayılı Yasa'nın38. maddesine göre, söz konusu değişiklik Yasa'nın yayımı tarihinden itibarenüç ay sonra yürürlüğe girmiştir.
4822 sayılı Yasa'yla değiştirilen 4077 sayılı Yasa'nın 25.maddesinin sekizinci fıkrasında, iptal istemine konu kurallar korunmuş, fakatidari para cezası miktarında değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliğin, yerelMahkemedeki davada lehe sonuç doğuracak nitelikte olması nedeniyle konusukalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesigerekir.
Şevket APALAK bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
23.2.1995 günlü, 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması HakkındaKanun”un 25. maddesi, 6.3.2003 günlü, 4822 sayılı Yasa'nın 33. maddesiyledeğiştirildiğinden, 4077 sayılı Yasa'nın 25. maddesinin üçüncü fıkrasınınbirinci ve ikinci tümcelerine ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Şevket APALAK'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,12.10.2005 gününde karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
AZLIKOYU
İdari işlemler, yönetsel birimlerce alındıkları tarihte yürürlükteolan yasal kurallara göre yargısal denetime konu olurlar. Öğreti ve uygulamanınortak kabulü olan bu idare hukuku ilkesi, kamu gücüne dayanılarak alındığıtarihteki hukuksal gerekler ve nedenlerin ürünü olarak ortaya çıkan idariişlemlerin yasallık ilkesiyle ilişkilidir. Gerçekten de yasallık ilkesi, işlemsırasında varolan hukuksal metinlerle sınırlı bir özellik içerir.
Yönetsel işlemi oluşturan ve sınırlayan hukuksal ortam, hiç kuşkuyokki o işlemin yargısal değerlendirmesinde de etken olan yaklaşımdır. Tersidurumda, davaya konu yapılan işlemin, alınışına etken olan koşullar ve hukukinedenler dışında ve işlemin idarece oluşturulmasından sonraki gelişmelerleirdelenmesi ve böylece yargı yerince yeni bir işlem yapılması sonucu doğar. Busonuç, idare hukuku ilkeleri ve idarenin yargısal denetiminin yapısıylaörtüşmez.
Öte yandan, mahkemelerce Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğundaalınacak kararlar uyuşmazlığı çözecek işlev taşıyacağından, bu kapsamdakiAnayasa Mahkemesi kararları geriye yürüyecektir. İtiraz yönteminin buözellikleri, anayasal denetime konu yapılan yasanın değişmesi durumunda da,Anayasa Mahkemesi'nce somut kural denetiminin sürdürülmesini kaçınılmazkılacaktır.
Ulaşılan bu yaklaşım tüm idari işlemler için geçerlidir. Temeldeaynı özellikler içeren yönetsel işlemler arasında, anayasa yargısı yönündenayrım yapmak olanaksızdır. Tersi bir yaklaşım, soyut kurallara bakışa da yansırve eşitlik ilkesi karşısında açıklamasız kalır. Somut olguda olduğu gibi, yasalkuraldaki değişiklik, idari işlemin oluşmasına etken ve yargılama sırasındadeğerlendirilecek olan kanunun Anayasa'ya uyum yönünden incelenmesini önlemez.Konuya ilişkin vazgeçilemez bir durumda, idari yargıcın, ceza veren ve böylecehukuksal tavrı ortaya çıkaran bir yargıç olmadığı, ceza veren idare ajanınınyasalar içinde gerçekleşen iradesini denetleyen bir yargıç olduğudur. Başka biraktarımla, ceza yargıcının cezalandırma yetkisini kullanırken gözeteceği tümyasal gelişmeleri, idare hukuku kapsamında cezalandırma yetkisini kullananidare organının dikkate alacağıdır. Belirtildiği gibi idari yargıç, yönetseliradeyi denetleyecek ve o ortamla sınırlı bir yargılama yürütecektir.
Bu bakımdan, itiraz yoluna gelen yargı yerinde incelenenuyuşmazlığa neden yasal kuralın değişmesi, ilgili yasanın önceki kuralının,çekişmeyi çözümleme ve irdelenen işlemin hukuksal nedeni olma özelliğinietkilemediğinden, mahkemece uygulanacak yasal metin konumunun sürdüğü açıktır.
Aktarılan gelen açıklamalar doğrultusunda, uyuşmazlığa neden olanyasal kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki başvurunun incelenmesigerektiği oyuyla karara karşıyım.
Üye
Şevket APALAK