ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/29
Karar Sayısı : 2006/24
Karar Günü : 22.2.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 27.07.2006 - 26241
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Hamur Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZ DAVASININ KONUSU: 4.7.1934 günlü, 2559sayılı “Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun 4771 sayılı Yasa ile Değiştirilen9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…usulüne göre verilmiş hakimkararı…” ibaresinin Anayasa'nın Başlangıcı ile 6., 8., 9., 20. ve 125.maddelerine aykırılığı savı ile iptali istemidir.
I. OLAY
Karayolu üzerinde arama yapılmasına izin verilmesi için yapılanbaşvuruyu inceleyen Mahkeme, itiraz konusu ibareyi Anayasa'ya aykırı görerekiptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4.7.1934 gün ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun3.8.2002 günlü, 4771 sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile değiştirilen ve iptaliistenilen ibareyi de içeren 9. maddesi şöyledir:
“Madde 9- Polis, millî güvenlik vekamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak vehürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veyabulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespitiamacıyla usulüne göre verilmiş hakim kararı veya bu sebeplerebağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mahallin en büyük mülkîamirinin vereceği yazılı emirle;
A) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamınagiren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,
B) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakınçevresinde,
C) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde,
D) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecedeöğretim ve eğitim kurumlarının ve 20nci maddenin ikinci fıkrasının (A)bendindeki koşula uygun olarak girilecek üniversite, bağımsız fakülte veyabağlı kurumların içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışyerlerinde,
E) Umumî veya umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veeklentilerinde,
F) Yerleşim yerlerinin giriş ve çıkışlarında
G) Her türlü toplu taşıma ve seyreden taşıt araçlarında
Suçun önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını,özelkağıtlarını ve eşyasını arar; suç unsurlarına el koyar ve evrakı ile birlikteCumhuriyet savcılığına tevdî eder.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlara göre suç iz,eser, emare veya delillerinin tespiti veya faillerinin yakalanması amacıylapolis tarafından yapılacak aramalar için de usulüne göre verilmiş hakim kararıveya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, diğerkanunlarda yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmalıdır.
5680 sayılı Basın Kanunu kapsamına giren basılı eserlerin arama vezaptı, genel hükümlere tâbidir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz başvurusunda Anayasa'nın Başlangıcı ile 6., 8., 9., 20. ve125. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'inkatılmalarıyla 24.4.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Anayasa'nın 20. maddesindeki düzenlemenin adlîaramalara ilişkin olduğu, 2559 sayılı Yasa'nın 9. maddesindeki aramanın ise,suçun işlenmesi üzerine yargılama önlemlerinden adlî aramadan farklınitelikteki önleme araması olduğu, bu açıdan idari işlem niteliği taşıdığıbelirtilerek, bu aramalarda hakim kararı aranmasına ilişkin kuralın Anayasa'nınBaşlangıç'ı ile 6., 8., 9., 20. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2559 sayılı Yasa'nın 9. maddesinde polisin, millî güvenlik ve kamudüzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak vehürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veyabulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespitiamacıyla usulüne göre verilmiş hakim kararı veya bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mahallin enbüyük mülkî amirinin vereceği yazılı emirle suçun önlenmesi amacıyla aramayapabileceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 20. maddesi gereğince özel hayatın gizliliği esastır.Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine milli güvenlik, kamu düzeni, suçişlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veyabaşkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçınabağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplerebağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmışmerciin yazılı emri bulunmadıkça dokunulamaz.
Özel yaşamın dokunulmazlığı temel haklardandır ve bu niteliğinedeniyle insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde yer almış, tümdemokratik ülkelerin mevzuatlarında açıkça belirlenen istisnalar dışındaDevlete, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 12. maddesinde “Hiçkimse özel hayatı, ailesi, konutu veya yazışması konusunda, keyfî karışmalara,şeref ve şöhretine karşı saldırılara maruz bırakılamaz. Herkesin bu saldırı vekarışmalara karşı yasa ile korunmaya hakkı vardır.” , Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde de, “1. Herkes özel hayatına veaile hayatına…saygı gösterilmesi hakkına sahiptir; 2. Bu hakkın kullanılmasındabir kamu otoritesi tarafından müdahale, demokratik bir toplumda ancak ulusalgüvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenliğinkorunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın ve ahlâkın veya başkalarınınhak ve özgürlüklerinin korunması için zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüşolmak koşuluyla sözkonusu olabilir” denilerek özel yaşamındokunulmazlığı sağlanmıştır.
3.10.2001 gün ve 4709 sayılı Yasayla Anayasa'nın 20.maddesindeki “Adlî soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği istisnalarsaklıdır” tümcesi madde metninden çıkarılmış, değişiklik gerekçesindede belirtildiği gibi, bu hak ve özgürlüklerle ilgili özel sınırlar, Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen esaslar çerçevesinde açık olarakbelirlenmiştir.
Anayasa'nın 20. maddesine göre, bir kişinin üstünün ve özeleşyasının aranması için hakim kararının ve gecikmesinde sakınca bulunanhallerde kanunla yetkili kılınan merciin yazılı emrinin yirmi dört saat içindehakimin onayına sunulması zorunluluğu ve özel sınırlama nedenlerinin varlığınınşart kılınmasıyla, özel yaşam alanının korunması güçlendirilmiştir.
Anayasa'nın 20. maddesi, 3.10.2001 gün ve 4709 sayılı Yasa ileyapılan değişiklik çerçevesinde sadece adlî aramalarda değil, özel yaşamamüdahale oluşturan tüm aramalarda uygulanma olanağına sahiptir. Bu nedenle demadde ile öngörülen hakim kararı güvencesinden önleme aramalarının istisnatutulduğu düşünülemez. Kaldı ki, iptali istenilen kuralın 3.8.2002 gün ve 4771sayılı Yasa ile Anayasa'nın 20. maddesindeki değişikliğe koşut olarak maddeyeeklendiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 20.maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İptali istenen kuralın Anayasa'nın Başlangıcında yer alankuvvetler ayrılığı ilkesi ve 6., 8., 9. ve 125. maddeleri ile ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.7.1934 günlü, 2559 sayılı “Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu”nun4771 sayılı Yasa ile değiştirilen 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan“... usulüne göre verilmiş hâkim kararı...” ibaresinin, Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 22.2.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT