ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2003/34
Karar Sayısı:2007/94
Karar Günü:12.12.2007
Resmi Gazete Yayın Tarihi - Sayısı:2008.02.2008 -26801
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER:
1) Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Esas Sayısı : 2003/34
2) Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi Esas Sayısı : 2004/51
İTİRAZLARIN KONUSU: 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 732., 733. ve 734. maddelerinin Anayasa'nın BaşlangıçBölümü ile 2., 5., 10., 12., 17., 35., 36. ve 141. maddelerine aykırılığısavıyla iptalleri istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davalarda, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun,yasal önalım hakkına ilişkin itiraz konusu kurallarının Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkemeler iptalleri için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun itiraz konusu 732., 733. ve734. maddeleri şöyledir:
1- "MADDE 732.- Paylı mülkiyette birpaydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satmasıhalinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler."
2- "MADDE 733.- Cebri artırmayla satışlardaönalım hakkı kullanılamaz.
Önalım hakkından feragatin resmi şekilde yapılması ve tapukütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkınıkullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonrayapılabilir.
Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlaranoter aracılığıyla bildirilir.
Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihinüzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer."
3- "MADDE 734.- Önalım hakkı, alıcıya karşıdava açılarak kullanılır.
Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmedenönce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hakim tarafındanbelirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmaklayükümlüdür."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü ile 2., 5.,10., 12., 17., 35., 36. ve 141. maddelerine dayanılmış, 13. maddesi de ilgiligörülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince dosyalardaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 734.maddesinin birinci fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan ŞarköyAsliye Hukuk Mahkemesi'nin itiraz başvurusuna ilişkin 2004/51 esas sayılıdavanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2003/34 esas sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2003/34 esas sayılıdosya üzerinden yürütülmesine, 12.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
A- Uygulanacak Kural Sorunu
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;öncelikle uygulanacak kural konusu üzerinde duruldu:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnameninhükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemeninAnayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın odavada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise, davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz etki yapacak nitelikteki kurallardır.
Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin başvuru kararında, 4721sayılı Yasa'nın 732., 733. ve 734. maddelerinin iptali istenilmiş ise de,Mahkeme'nin önalım hakkının esasına ilişkin olarak Anayasa'ya aykırılıkitirazında bulunduğu, 733. madde ile 734. maddenin ikinci fıkrasının davanınçözümünde olumlu ya da olumsuz etkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle,4721 sayılı Yasa'nın 733. maddesi ile 734. maddesinin ikinci fıkrasının, itirazbaşvurusunda bulunan Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Sacit ADALI'nınanılan hükümlerin mevcut olayda doğrudan uygulanması gereken kurallar olduğuyönündeki karşıoyu ve oyçokluğuyla karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- 732. Maddenin İncelenmesi
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla getirilen önalım hakkınedeniyle, pay sahibinin payını istediği şahıslara serbestçe satma hakkındanmahrum olduğu, paydaşlara tanınan önalım hakkının taşınmazın üçüncü kişilerekısa sürede satılmasını da zorlaştırdığı, pay satışına getirilen busınırlamanın kamu yararına dayanmadığı bu nedenlerle kuralın Anayasa'nınBaşlangıç Bölümü ile 12., 17. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanunhükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusundailgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir.İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılıkincelemesi yapabileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyleAnayasa'nın 13. maddesi yönünden de inceleme yapılmıştır.
4721 sayılı Yasa'nın 732. maddesinde, paylı mülkiyette birpaydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satmasıhalinde, diğer paydaşların önalım hakkını kullanabilmelerine olanaktanınmaktadır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." denilmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz." hükmüne yer verilmiştir.
4721 sayılı Yasa'nın paylı mülkiyete ilişkin 688. maddesinde,paylı mülkiyette birden çok kimsenin, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyintamamına belli paylarla malik bulunduğu ve paydaşlardan her birinin kendi payıbakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip oldukları; 689. maddesinde,paydaşların, yasal sınırlar içerisinde kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarakyararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklıbir düzenleme yapabilecekleri; 690. maddesinde, paydaşlardan her birinin olağanyönetim işlerini yapmaya yetkili oldukları; 691. maddesinde, işletme usulününveya tarım türünün değiştirilmesi, adî kiraya veya ürün kirasına ilişkinsözleşmelerin yapılması veya feshi, toprağın ıslahı gibi önemli yönetim işleri içinpay ve paydaş çoğunluğuyla karar verileceği; 692. maddesinde, paylı malınözgülendiği amacın değiştirilmesinin, korumanın veya olağan şekilde kullanmanıngerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesinin veya paylı malıntamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılmasının, oybirliğiyle aksikararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlı olduğu; 693.maddesinde ise paydaşlardan her birinin, diğerlerinin hakları ile bağdaştığıölçüde paylı maldan yararlanabileceği ve onu kullanabileceği hüküm altınaalınmıştır.
Paylı mülkiyette, mülke ilişkin iş ve işlemlerin sağlıklışekilde yürütülmesinde, paydaşlara ulaşılabilmesi ve paydaşlar arasındaki uyumönem taşımaktadır. Aksi halde paylı mülkiyetin özelliği gereği sorunlarınyaşanması kaçınılmaz hale gelebilir.
Kuralla tanınan önalım hakkıyla, paydaşlara öncelikle yenipaydaşların katılımına engel olma hakkı tanınarak, bu mülkiyet türündeanlaşmazlıklara neden olunmamasının ve dolayısıyla paylı mülkiyete ilişkinişlemlerin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin amaçlandığı açıktır.
4721 sayılı Yasa'nın 696. maddesinde, kendi tutum vedavranışlarıyla diğer paydaşların tamamına veya bir kısmına karşıyükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyen paydaşın, diğer paydaşlarınanlaşmalarıyla mahkemeye başvurarak alacakları kararla paydaşlıktançıkarılabilmesi ve çıkarılan paydaşın payının, aynen ayrılmasına olanakbulunmayan halde pay değerinin ödenmesi koşuluyla istemde bulunan paydaş adınatesciline hükmolunmasının kurala bağlanmasında da benzer amacın bulunduğuanlaşılmaktadır.
Öte yandan, mülkiyet hakkını sınırlandıran kuralın, paylımülkiyet ilişkisinin bir bütün olarak tek elde toplanıp son bulmasınıamaçlaması, dolayısıyla paydaşlar arasında meydana gelebilecek hukuk düzenindeistenmeyen anlaşmazlıkların önlenmesini sağlaması nedeniyle kamu yararınaolduğu da kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 13. ve 35.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç Bölümü ile 12. ve17. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
2- 734. Maddenin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
Başvuru kararında itiraz konusu kuralla, 4721 sayılı Yasa'nın736. maddesinde alım ve geri alım haklarının kullanılması için dava açmakzorunlu olmadığı halde yasal önalım hakkının kullanılabilmesi için dava açmanınzorunlu kılındığı, kamu düzeni kavramıyla açıklanması mümkün olmayan bu durumunaleyhine dava açılmaksızın üçüncü kişiye payı devretme imkânını tanımamakanlamına geldiği, ayrıca açılması zorunlu dava nedeniyle davalının yargılamagiderleriyle de sorumlu olduğu, anlaşmazlıkların sulh yoluyla çözümlenmesininhukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun94. maddesinin birinci fıkrası gereğince ilk duruşmada davanın kabul edilmesihalinde davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığıhalde, kural nedeniyle açılan davada sorumlu olduğu, bunun hak aramaözgürlüğünü kısıtladığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın BaşlangıçBölümü ile 2., 5., 10., 36. ve 141. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
4721 sayılı Yasa'nın 734. maddesinin birinci fıkrasında önalımhakkının alıcıya karşı dava açılarak kullanılması öngörülmektedir.
Maddenin gerekçesinde "Maddenin birinci fıkrası ileönalım hakkının alıcıya karşı dava açılması suretiyle kullanılması esasıgetirilmiştir. Yürürlükteki hükümler önalım hakkının, dava dışı bir beyanlakullanılabilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak buna rağmen bu beyanla istenilensonucun elde edilebilmesi sonuçta daima bir dava açılmasını gerektirmektedir.Yeni düzenlemeyle, uygulamada önalım hakkının gerçekleşmesinin daima bir davayıgerektirmesi, kanun hükmü hâline getirilmiş bulunmaktadır." denilmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen "yasa önündeeşitlik ilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Builke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesininamacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlıtutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir";141. maddesinin son fıkrasında ise "Davaların en az giderle ve mümkünolan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" denilmiştir.
4721 sayılı Yasa'nın 736. maddesinde, "Tapu kütüğüneşerh verilen alım ve geri alım hakları, şerhte belirtilen süre içinde hermalike karşı kullanılabilir. Şerhin etkisi, her durumda, şerhin verildiğitarihin üzerinden on yıl geçmekle sona erer" hükmü yer almıştır.
736. maddedeki alım ve geri alım hakları, sözleşmeden doğan,taraflar arasında etki oluşturan, sözleşmede belirlenen süre içinde ve haksahibi tarafından istenildiği zaman kullanılabilen kişisel nitelikte haklardır.Yasal önalım hakkı ise yasadan kaynaklanır, sözleşme söz konusu olmadığı için,pay satın alan bütün üçüncü kişilere karşı hüküm doğurur ve aynî hakniteliğindedir. Bu nedenlerle yasal önalım hakkı, alım ve geri alım haklarındanayrılır ve bu iki gruptaki hak sahipleri de, hakkın doğumu, niteliği vekullanılması bakımından aynı hukuksal durumda bulunmadıklarından kuralAnayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir.
Kuralın, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu döneminde davazorunluluğunun olmamasından kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi ve ayrıcabüyük çoğunlukla dava ile sonuca gidilebilme uygulaması da gözetilerek yasalönalım hakkının amacına uygun bir biçimde kullanılması için getirildiğianlaşılmaktadır. Bu nedenle hak arama özgürlüğüne aykırılıktan söz edilemez.
Yasal önalım hakkının kullanıldığı davanın ilk duruşmasındadavayı kabul eden davalının, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti ve ilâmharcından sorumlu olup olmayacağı konusunun, 1086 sayılı Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine görebelirlenmesi gerektiği açıktır. Kuralın davaların en az giderle ve kısa süredesonuçlandırılması amacına da aykırı bir hüküm içermediği gözetildiğindeAnayasa'nın 141. maddesine aykırı olmadığı kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10., 36.ve 141. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın Başlangıç Bölümü ile 2. ve 5.maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
VII- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 732.maddesi ile 734. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, 12.12.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ