ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/38
Karar Sayısı : 2005/63
Karar Günü : 12.10.2005
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 06.05.2006 - 26160
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ağlı Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.4.1929 günlü, 1412 sayılıCeza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 97. maddesinin birinci fıkrasının ikincitümcesinin, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 11., 12., 13., 20. ve 21.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
6136 sayılı Ateşli Silahlar İle Bıçaklar ve Diğer Aletler HakkındaKanun hükümlerine aykırı olarak mermi bulundurmak suçundan sanık hakkındaaçılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
İtiraz konusu tümceyi de içeren Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun97. maddesinde yer alan kural aynen şöyledir:
“Madde 97.- Aramaya karar vermek salahiyeti hakimindir. Ancaktehirinde mazarrat umulan hallerde Cumhuriyet Müddeiumumileri vemüddeiumumilerin muavini sıfatiyle emirlerini icraya memur olan zabıtamemurları arama yapabilirler.
Hakim veya Cumhuriyet Müddeiumumisi hazır olmaksızın süknada veyaiş görmeğe mahsus mahaller ile kapalı yerlerde aramada bulunabilmek için omahal ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
Yukardaki fıkrada gösterilen takayyüt 96 ncı maddenin ikincifıkrasında yazılı mahallere şamil değildir.
Harb gemileri dahil olmak üzere askeri hizmetlere mahsus yerlerdeyapılacak zabıt muamelesi hakim veya Cumhuriyet Müddeiumumisinin talep veiştirakiyle askeri makamlar tarafından derhal ifa olunur. Ancak askerihizmetlere mahsus yerler ordu ile alakası olmıyan kimseler tarafındanmünhasıran işgal edildiği takdirde askeri makamların müdahalesine lüzumyoktur”.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ,Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN'inkatılmalarıyla 21.5.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun iptali istenilen tümcenin deyeraldığı “Arama kararı yetkisi”ne ilişkin 97. maddesinin birinci fıkrasınagöre, arama kararı vermek yetkisi hakimindir. Ancak, gecikmesinde sakıncabulunan hallerde Cumhuriyet savcıları ve savcıların muavini sıfatıylaemirlerini yerine getirmekle görevli olan zabıta memurları da aramayapabilirler.
Arama, ceza muhakemesi hukukunda, suçluların yakalanması ve suçdelillerinin ortaya çıkarılması için başvurulan geçici bir koruma tedbiridir.Öğretide de “Ceza muhakemesinin gayesine erişmesi maksadı ile saklanan sanığınve delillerin elde edilmesi için bir kimsenin meskeninde, etrafı çevrili sairmahallerinde, üzerinde ve eşyasında yapılan araştırma işlemi” olaraktanımlanmaktadır.
Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen kuralın düzenlendiği 1412sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 23.3.2005 günlü, 5320 sayılı CezaMuhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 18.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile yürürlükten kaldırılmış isede, başvuran Mahkeme, bakmakta olduğu davada aykırılığı ileri sürülen kuraladayanılarak verilen bir arama kararı üzerine elde edilen delile göre sanığınhukuki durumunu belirleyeceğinden, işin esasının incelenmesi gerekmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 97.maddesine göre, aramaya karar verme yetkisinin öncelikle hakime ait olduğu,gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise hakim kararına gerek kalmadan sözlüolarak da diğer yetkili makamların verdikleri emirlerle arama yapılabileceği,ancak, Anayasa'nın 4709 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra 20. ve 21.maddelerinde, belirli koşullar altında olmak üzere “usulüne göre verilmiş hakimkararı” ve “gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmışbulunan merciin yazılı emri” ile anılan kararların verilebileceğininbelirtilmiş olması karşısında, somut olayda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun97. maddesi uygulanırsa farklı, Anayasa'nın 21. maddesi uygulanırsa farklısonuçlara ulaşılacağı, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 97. maddesindeözellikle savcılar ve kolluk memurlarının arama emirlerini mutlaka yazılıolarak verecekleri konusunda bir hüküm bulunmadığı, buna karşılık, Anayasa'nın20. ve 21. maddelerinde açıkça “kanunla yetkili kılınmış merciin yazılıemrinden” bahsedilmekte olduğu, dolayısıyla itiraz konusu düzenlemenin,Anayasa'nın
Başlangıç kısmının 6. paragrafı ile 2., 11., 12., 13., 20. ve 21.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa'nın 20. maddesinde, herkesin, özel hayatına ve ailehayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve ailehayatının gizliliğine dokunulamayacağı, 21. maddesinde de kimsenin konutunadokunulamayacağı belirtilmiştir.
3.10.2001 günlü, 4709 sayılı Yasa'nın 5. ve 6. maddeleriyleAnayasa'nın 20. ve 21. maddelerinde öngörülen özel hayatın gizliliği ve konutdokunulmazlığıyla ilgili esaslarda birbirine koşut değişiklikler yapılmıştır.Buna göre, maddelerde sayılan nedenlerden biri veya birkaçına bağlı olarakusulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarakgecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciinyazılı emri bulunmadıkça kimsenin üstü özel kağıtları ve eşyası aranamayacak vebunlara el konulamayacak, kimsenin konutuna girilemeyecek, arama yapılamayacakve buradaki eşyaya el konulamayacak, yetkili mercii kararı yirmidört saatiçinde görevli hakimin onayına sunulacak, hakim kararını elkoymadan itibarenkırksekiz saat içinde açıklayacak, aksi halde, elkoyma kendiliğindenkalkacaktır. Böylece, özel hayatın ve aile hayatının gizliliği ile konutdokunulmazlığının güvenceye kavuşturulması bakımından “arama” için usulüne göreverilmiş hakim kararı, gecikmesinde sakınca olan hallerde de kanunla yetkilikılınmış merciin yazılı emrinin bulunması ön koşul kabul edilmiştir. 1412sayılı Yasa'nın 97. maddesinin birinci fıkrasının itiraz konusu ikincitümcesinde yer alan “Ancak tehirinde mazarrat umulan hallerdeCumhuriyet savcıları ve savcıların muavini sıfatı ile emirlerini icraya memurolan zabıta memurları arama yapabilir.” kuralı, Anayasa'nın 20. ve 21.maddelerinde yapılan değişikliklerle sağlanan “yazılı emir” güvencesindenyoksun kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 20. ve 21. maddelerineaykırıdır; iptali gerekir.
İptal edilen kuralın Anayasa'nın 2. ve 11. maddeleri yönündenincelenmesine gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 12. ve 13. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.4.1929 günlü, 1412 sayılı “Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu”nun97. maddesinin birinci fıkrasının ikinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğunave İPTALİNE, 12.10.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT