ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/52
Karar Sayısı : 2008/58
Karar Günü : 21.2.2008
R.G. Tarih-Sayı :19.03.2008-26821
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 3. İşMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 25.8.1971 günlü, 1475 sayılıİş Kanunu'nun 14. maddesinin 2320 sayılı Yasa ile değiştirilen dördüncüfıkrasının "...Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veyamalullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan..." bölümünün,Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İş Kanunu'nun 13. maddesine göre iş akdi feshedilen, yaşlılıkaylığına hak kazanmış davacıya çalıştığı kamu kuruluşlarındaki hizmetsürelerinin tamamı yerine sadece son kamu kuruluşunda geçen hizmeti dikkatealınarak kıdem tazminatı ödenmesi nedeniyle açılan davada, itiraz konusubölümün Anayasa'ya aykırı olduğu savını ciddi bulan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
25.8.1971 günlü, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin 2320sayılı Yasa ile değiştirilen ve itiraz konusu kuralı da içeren dördüncü fıkrasışöyledir:
"T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu'naveya yalnız Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi olarak sadece aynı ya da değişikkamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle SosyalSigortalar Kanunu'na göre yaşlılık veya malûllük aylığına ya da toptan ödemeyehak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmetsürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatıödenir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, FulyaKANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN ve Mehmet ERTEN'inkatılımlarıyla 18.6.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, davacının iş akdinin 1475 sayılı Yasa'nın 13.maddesine göre fesh edildiği tarihte emekliliğe hak kazanmış durumda olduğuhalde, emeklilik için başvurusunun olmaması nedeniyle kendisine 1475 sayılıYasa'nın 14. maddesinin dördüncü fıkrasına göre son kamu kuruluşu işverenincehizmet birleştirmesi yolu ile kıdem tazminatının ödenmediği, sadece son kamukuruluşunda çalışılan süreye ilişkin kıdem tazminatının ödendiği, bunun daemeklilik dolayısıyla işten ayrılanlarla emekliliğe hak kazandığı halde başkanedenle işten ayrılarak kıdem tazminatı alanlar arasında farklı uygulamaya yolaçtığı belirtilerek itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk,cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerleayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklarasahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları veidare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarakhareket etmek zorundadırlar." denilerek eşitlik ilkesine yerverilmiştir.
İtiraz konusu bölümün yer aldığı dördüncü fıkrada, T.C.Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na veya yalnız SosyalSigortalar Kanunu'na tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarındageçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yaşlılık veya malûllükaylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarındageçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenincekıdem tazminatı ödenmesi öngörülmektedir.
İptali istenilen bölümde belirtilen Sosyal Sigortalar Kanunu'nagöre yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödemeye hak kazanmış olmadurumu, Sosyal Sigortalar Kanunu kurallarına göre Sosyal Sigortalar Kurumu'ncabelirlenmektedir.
Buna göre hizmet akdinin 14. maddenin birinci fıkrasındabelirtilen koşullardan biri ile sona erdirilmesi ve T.C. Emekli SandığıKanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanunu'natabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmetsürelerinin birleştirilmesi suretiyle yaşlılık veya malûllük aylığına ya datoptan ödemeye hak kazanılması durumunda işçinin kamu kuruluşlarındageçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenincekıdem tazminatının ödeneceği açıktır.
Kişinin emekli olacağını bildirip bildirmemesi şart olmayıp,önemli olan yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hakkazanmasıdır. Bu ödemelere hak kazanmışsa son kamu kuruluşunca kamukuruluşlarında geçirilen hizmet sürelerinin tamamı üzerinden kıdem tazminatınınödenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle, yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptanödemeye hak kazananların başvurup başvurmamaları yönünden bir ayrımyapılamayacağından kural Anayasa'nın 10. maddesine aykırı değildir. İptalisteminin reddi gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR ve Şevket APALAK bu görüşe katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
25.8.1971 günlü, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17.10.1980 günlü, 2320sayılı Yasa ile değiştirilen 14. maddesinin dördüncü fıkrasının "...SosyalSigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeyehak kazanan..." bölümünün, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR ve Şevket APALAK'ın karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 21.2.2008 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
25.8.1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinindördüncü fıkrasında yer alan ve iptali istenen "...Sosyal SigortalarKanununa göre yaşlılık aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan..."ibaresinin aşağıda açıklanan nedenlerle iptali gerekmektedir:
1- Anılan Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrası, gerçekte kamuişverenlerine hitap etmekte olup, dava konusunda olduğu gibi muhtelif kamukuruluşlarında işçi statüsünde çalışan, kamu kurumları arasında kıdem tazminatıalmaksızın (iş akdi feshedilmeksizin) işyeri değiştiren ve son çalıştığı kamuişverenince iş akdi sona erdirilen işçilere "salt SSK'na göre yaşlılıkveya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanması halinde",birleştirilen kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamıüzerinden, kendisine son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödeneceğiniöngörmektedir. Diğer bir deyişle, davanın somutunda olduğu gibi, kıdemtazminatı almaksızın, naklen geçiş, özelleştirme v.b. nedeniyle başka kamuişverenine devredilme halinde, kişi (işçi) yaşlılık veya malullük aylığına yada toptan ödemeye müstahak değilse; önceki kamu işverenlerince ödenmeyen (iştençıkarılma değil, başka kamu kuruluşuna naklen geçiş söz konusu olduğuiçin) kıdem tazminatlarından son kamu işvereni sorumlu olmayacak, sadecekendisi yönünden olan çalışma sürelerini dikkate alarak kıdem tazminatıödeyecektir. İşçi de uzun yıllara varan emeğinin karşılığını tam alamamak gibibir sonuçla karşı karşıya kalacaktır.
2- Kural, belirtilen bu niteliği itibariyle Anayasa'nın 2.maddesindeki "Sosyal hukuk devleti" ilkesine aykırı düştüğü gibi,Anayasa'nın 49. maddesindeki "çalışanları korumak..." ilkesiyle debağdaşmamaktadır.
3- 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ilk üç fıkrasının öngördüğühükümler dikkate alındığında da, kamuda çalışan işçiler ile kamuda çalışmayanişçiler yönünden "kıdem tazminatı" bakımından farklı kriterlergetirilmesinin Anayasa'nın 10. maddesindeki "eşitlik" ilkesi ile debağdaşır yanının olmadığını söylemek gerekir.
Açıklanan nedenlerle, kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 49.maddelerine aykırı düşmesi nedeniyle, iptali gerektiğini değerlendirdiğimden;davanın reddi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
AZLIKOYU
Anayasa'nın 10. maddesinde herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu vurgulanmıştır.
Anayasa 60. maddesiyle de herkesin sosyal güvenlik hakkına sahipolduğunu açıklamıştır.
1475 sayı İş Kanunu, hizmet sözleşmelerinin Yasada belirtilenşekillerde feshi halinde kıdem tazminatı ödeneceğini öngörmüştür. Kıdemtazminatını düzenleyen 14. maddenin dördüncü fıkrası kamu kuruluşlarında görevyapan işçilerle ilgilidir. Fıkraya göre, kamu kuruluşlarında çalışan işçilerdenhizmet süresi birleştirilerek Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veyamalüllük aylığı ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye kıdemtazminatı son çalıştığı kurumca ödenecektir.
Hizmet sözleşmesi sona erdiğinde çalışmada geçen her tam yılsayısınca ödenen kıdem tazminatını, hizmet birleştirilenlerle ilgili olarak iş sözleşmesinin feshi sırasında yaşlılık aylığı almaya da toptan ödeme koşuluna bağlamak, sosyal güvenlik ilkesine dayananbir hak olan kıdem tazminatının yetkin anlamda tanınmaması sonucunudoğuracaktır. Başka bir anlatımla, işçinin daha önce çalıştığı kamukuruluşlarında geçen hizmet süreleriyle ilgili kıdem tazminatları, sözleşmeninfeshedildiği tarihte yaşlılık aylığı alınmaması halinde ödenememiş olacaktır.Bu durum yaşlılık aylığı alarak işten ayrılanlarla, yaşlılık aylığınıbaşka bir kamu kuruluşunda çalışmaya başlamadığı halde bir süresonra alanlar arasında kıdem tazminatı yönünden farklıuygulamalara neden olacak ve böylece doğacak hak yoksunluğu da Anayasaleşitlik ilkesiyle çelişecektir. Anayasal eşitlik ilkesi hiç kuşku yokki durgunbir aynılığın değil, oluşan konumların getirdiklerinin zamansız yayılımıylaoluşan kapsayıcı bir eşitliğin yansımasıdır. Maddenin yazılış biçimi veöngörülüşündeki amaç da başka bir yorumla eşitsizliğin uygulamadankaldırılmasına elverişli değildir.
Açıklanan nedenlerle Kuralın iptali gerekeceği oyuyla karara karşıyım.
Üye
Şevket APALAK