ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/82
Karar Sayısı : 2006/66
Karar Günü : 30.5.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 28.07.2006 - 26242
İPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet (CumhuriyetHalk) Partisi TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri Oğuz OYAN, Mustafa ÖZYÜREKve Haluk KOÇ
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME : Ankara 10.İdare Mahkemesi
DAVALARIN KONUSU : 24.4.2003 günlü, 4853 sayılıÇalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan YapılacakÖdemelere Dair Kanun'un 5. maddesinin, 6. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncüfıkralarının ve 7. maddesinin Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 13., 35. ve 36.maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve 5. maddesinin yürürlüğünündurdurulması istemidir.
II- İPTALİ İSTENİLEN YASA KURALLARI
24.4.2003 günlü, 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını TeşvikHesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun'un 5. ve 7.maddeleri ile iptali istenilen fıkraları da içeren 6. maddesi şöyledir :
1- “MADDE 5.- Hak sahiplerinin aylık veya ücretlerindenyapılan tasarruf kesintileri ve Devlet veya ilgili işverenin katkılarına ait buKanunun yürürlüğe girdiği tarihte kalan nema, aylık olarak, Devlet İstatistikEnstitüsü tarafından açıklanan bir önceki aya göre Tüketici Fiyatları Genel İndeksideğişim oranında ve ilave olarak yıllık yüzde beş oranında değerlendirilir.”
2- “MADDE 6.- Hak sahiplerine, anapara tutarları 2003 yılı Nisanayında defaten ödenir.
5 inci madde uyarınca değerlendirilen tutar Mart, Haziran, Eylülve Aralık aylarında olmak üzere 2004 yılında dört taksit, 2005 yılında dörttaksit ve Mart ve Haziran aylarında olmak üzere 2006 yılında iki taksit olaraktoplam on taksitte ödenir.
Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan, ödeme tarihlerini biray önce veya bir ay sonra olarak belirlemeye yetkilidir.
Emeklilik veya ölüm halinde taksitlendirme devam etmez veilgililere veya kanunî mirasçılarına kalan tutar defaten ödenir.
Bu Kanun hükümleri gereğince hak sahiplerine yapılacak ödemeler vebu ödemeler nedeniyle düzenlenecek belgeler hiçbir vergi ve kesintiye tâbitutulamaz.”
3- “MADDE 7.- 3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesi kapsamındakihak sahipleri tarafından bu Kanun kapsamına giren alacaklarla ilgili olarakyargı mercilerine açılmış ve devam eden davalar ile icra takipleri hakkında buKanun hükümleri uygulanır.”
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi, başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkinrapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- Birleştirme Kararı
24.4.2003 günlü, 4853 sayılı “Çalışanların Tasarruflarını TeşvikHesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun”un 5.maddesinin iptali istemiyle açılan iptal davası ile itiraz başvurusu arasındakihukuki irtibat nedeniyle, 2003/59 Esas sayılı dava dosyasının 2003/82 Esassayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esasincelemenin 2003/82 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 30.5.2006gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- Genel Açıklama
4853 sayılı Yasa, 9.3.1988 günlü, 3417 sayılı ÇalışanlarınTasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanunuyarınca açılmış bulunan Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabında birikenparaların tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere ilişkin usul veesasların belirlenmesi amacıyla getirilmiş ve bu Yasa ile 3417 sayılı Yasayürürlükten kaldırılmıştır.
3417 sayılı Yasa, yurt içi tasarrufların artırılması, ekonominingelişmesinin sağlanmasında tasarrufların teşviki ve bu kaynakların verimli vesüratli bir şekilde kullanılması amacıyla çıkarılmış ve bu amaçla çalışanlarınaylık ve ücretlerinden belirli bir oranda tasarruf kesintisi yapılarak bankadaadlarına açılacak hesaplara yatırılması, çalışanın durumuna göre Devlet veyailgili işverenin bu tasarruflara katkıda bulunması ve toplanacak paraların eniyi şekilde nemalandırılması öngörülmüştür.
3417 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Enaz 6 yıl tasarrufta bulunanlara istedikleri takdirde sadece biriken tasarruf kesintileri,Bağ-Kur kapsamında olanlar bakımından tasarruf tutarları ödenir” hükmü,“Yasa'nın 2. maddesi kapsamından çıkanlar” yönünden Anayasa Mahkemesi'nin18.11.1998 günlü, E.1997/59, K.1998/71 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Aynımaddenin ikinci fıkrasında yer alan, en az 15 yıl tasarrufta bulunanlarayapılacak ödemeler ve üçüncü fıkrasında yer alan, en az 6 yıl tasarruftabulunanlara yapılacak ödemeler ile ilgili kurallar ve bu kuralların iptalinedeniyle uygulanma olanağı kalmayan dördüncü fıkrası da Anayasa Mahkemesi'nin10.12.2001 günlü, E.2000/42, K.2001/361 sayılı kararı ile iptal edilmiş; iptalkararı, 28.3.2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve bu tarihten dokuz aysonra yürürlüğe girmiştir.
3417 sayılı Yasa'nın “Kapsam” başlıklı 2. ve “Tasarruf miktarları”başlıklı 3. maddeleri, 25.8.1999 günlü, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunuile 1.6.2000 gününden itibaren, Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabınakaynak girişinin durdurularak tasfiye sürecinin başlatılması amacıyla,yürürlükten kaldırılmış; Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının, haksahiplerinin hak ve menfaatlerini koruyacak şekilde ayrı bir yasayla tasfiyeedilmesi zorunluluğu doğmuştur. 4853 sayılı Yasa ile de ÇalışanlarınTasarruflarını Teşvik Hesabının tasfiyesi sırasında hak sahiplerine yapılacaködemelere ve tasfiye süresince bu paraların değerlendirilmesine ilişkin usul veesaslar belirlenmiştir.
C- Yasa'nın 5. Maddesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde ve başvuru kararında, 4853 sayılı Yasa'nın5. maddesiyle çalışanların sahibi oldukları şeyi dilediği gibi tasarruf ederekkullanma olanağından mahrum bırakıldığı, hazine iç borçları için ödenen faizoranlarını nema ödemelerinde uygulamayarak bu borçlar arasında kanun önünde eşitlikilkesine aykırı bir ayrım yapıldığı; kalan nemanın, Tüketici Fiyatları Genelİndeksi değişim oranında ve ilave olarak yıllık yüzde beş oranındadeğerlendirilmesinin çalışanların aleyhine olduğu, nemanın hak sahiplerininiradesi dışında tek taraflı olarak tespit edilen oranlarda değerlendirildiği,kişinin kendi geliri üzerindeki mülkiyet hakkının sınırlandırıldığı ve özününzedelendiği, tasarruf sahiplerinin nema üzerindeki mülkiyet hakkından gereğinceyararlanmalarının önündeki engelin kaldırılmadığı, bu durumun sosyal hukukdevleti ve adalet ilkeleriyle de bağdaşmadığı, bu nedenlerle dava konusukuralın Anayasa'nın 2., 5., 10., 11., 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
4853 sayılı Yasa'nın 5. maddesi, “Değerleme” başlığını taşımaktave “Hak sahiplerinin aylık ve ücretlerinden yapılan tasarruf kesintileri veDevlet veya ilgili işverenin katkılarına ait bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihte kalan nema, aylık olarak, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafındanaçıklanan bir önceki aya göre Tüketici Fiyatları Genel İndeksi değişim oranındave ilave olarak yıllık yüzde beş oranında değerlendirilir” kuralınıiçermektedir.
Madde gerekçesinde, bu Kanun hükümleri uyarınca tasfiye süresinceyapılacak ödemelerin değerlerinin korunmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, insan haklarınadayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukukauygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa'ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargıdenetimine açık, yasaların üstünde Anayasa'nın ve yasa koyucunun da uyacağıtemel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmak, devletin temel amaç ve görevleriarasında sayılmıştır.
Anayasa'nın 35. maddesinde de, herkesin, mülkiyet ve mirashaklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunlasınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırıolamayacağı hükme bağlanmış; temel hak ve özgürlüklerin sınırını gösteren 13.maddesinde ise, temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nınilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunlasınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratiktoplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamayacağı belirtilmiştir.
Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek veyasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediğigibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı verir.
Kamu yararı amacıyla 3417 sayılı Yasa ile getirilen tasarrufsisteminin, yine yasayla tasfiye edilmesi zorunluluğu doğmuştur. Tasfiyede,anapara defaten ödenirken, tasarrufu teşvik hesabının nemalandırmadankaynaklanan niteliği ve ekonomik koşullar nedeniyle nemanın defaten ödenmesimümkün olamamış, taksitlendirme yöntemi benimsenmiştir. Hak sahiplerinin hak vemenfaatlerinin korunması amacıyla da, taksitlendirilen tutarın, ekonomi içindefiyat artışlarını gösteren Tüketici Fiyatları Genel İndeksi (TÜFE) ve bunailave olarak yıllık yüzde beş oranında değerlendirilmesi öngörülerekenflasyonun gerisinde kalmayan bir nemalandırma sağlanmıştır. Böylece, amacaelverişli ve ölçülü bir değerlendirme yapılarak, değerlendirme oranları ilesağladığı yarar arasında hak ve adalete uygun olarak kurulması gereken yararlardengesi korunmuştur.
Kuralda, tasarrufa teşvik hesabındaki tutarların “kısmen veyatamamen” ödenmesi engellenmemiş, belli bir süreye ve bu süre içinde de, Yasa'dabelirtilen oranda değerlendirmeye tabi tutularak ödenmesi öngörülmüştür. Bututarların, belli kişilere verilip diğer ilgililere verilmemesi ya da farklıdeğerlendirmelere tabi tutularak verilmesi gibi bir uygulama da söz konusudeğildir. Kişilere, Devlet veya ilgili işverenin katkılarıyla birlikte 3417sayılı Yasa ile zorunlu olarak yaptırılan, ancak diledikleri gibiyararlanamadıkları tasarrufların önündeki engel, tasfiye yoluylakaldırılmaktadır.
3417 sayılı Yasa'ya göre oluşan nema mülkiyet hakkı kapsamındadır.Dava konusu kuralla, Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının tasfiyesininekonomik koşullar ve kamu yararı gereği takside bağlandığı ve ödenmesi gecikenparaların fiyat istikrarının ve dolayısıyla ekonomik istikrarın sağlanmasınayönelik olarak makul ve ölçülü bir şekilde değerlendirildiği göz önündebulundurulduğunda; kamu yararı ile bireysel yararın dengelendiği, amaç ile araçarasındaki denge bozulmadığı, hak sahibine, taksitlendirme nedeniyle parasındanyoksun kaldığı süre için ekonomi esaslarına uygun bir gelir sağlandığı ve mülkiyethakkının özüne dokunulmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 5., 13. ve 35.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 10. ve 11. maddeleriyle bir ilgisigörülmemiştir.
D- Yasa'nın 6. Maddesinin Birinci, İkinci ve Üçüncü Fıkralarınınİncelenmesi
Başvuru kararında, Yasa'nın 5. maddesine göre değerlendirilentutarın, çalışanların iradesi dışında taksitlendirilerek ödenmek suretiyle,gelirlerine tümüyle tasarruf edebilme haklarının ellerinden alındığı, Yasa ilebelirlenen ödeme tarihlerinin bir ay önce veya bir ay sonra olarak belirlenmesiyetkisinin Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakan'a verilmesi suretiylemülkiyet hakkına sınırlama getirildiği, taksitlendirmenin demokratik toplumdüzeni gereklerine de aykırılık oluşturduğu, bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın2., 5., 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yasa'nın Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen ve “Ödeme” başlığınıtaşıyan 6. maddesinin ilk üç fıkrasında, hak sahiplerine, anapara tutarlarının2003 yılı Nisan ayında defaten, 5. madde uyarınca değerlendirilen tutarın iseMart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere 2004 yılında dört taksit,2005 yılında dört taksit ve Mart ve Haziran aylarında olmak üzere 2006 yılındaiki taksit olarak toplam on taksitte ödeneceği ve Hazine Müsteşarlığı'nın bağlıolduğu Bakan'ın, ödeme tarihlerini bir ay önce veya bir ay sonra olarakbelirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabının tasfiyesi, bu hesaptatutulan paraların üzerinde mülkiyet ve alacak hakları bulunan hak sahipleri ilebirlikte, kamu ekonomisi ve düzenini de yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenletasfiyede, hak sahiplerinin hak ve menfaatleri de ayrım gözetilmeksizinkorunarak makul ve ölçülü bir ödeme planı öngörülmüş ve bu plan yasal güvencealtına alınmıştır. Tasfiye amacıyla yapılacak ödemelerin bu şekildedeğerlendirilerek takside bağlanmasının mülkiyet hakkının özünü zedelediğindenya da onu kullanılamaz hale getirdiğinden söz edilemez.
Yukarıda açıklanan nedenler ve Yasa'nın, 5. maddesi içinbelirtilen gerekçelerle 6. maddesinin iptali istenilen fıkraları Anayasa'nın2., 5., 13. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
E- Yasa'nın 7. Maddesinin İncelenmesi
Başvuru kararında, hukukta genel olarak yasaların yürürlüğegirdiği tarihten sonraki olaylara ve durumlara uygulandığı, 4853 sayılıYasa'nın yürürlüğe girmesinden önce 3417 sayılı Yasa kapsamındaki alacaklarlailgili olarak açılan davalar ve icra takipleri hakkında 4853 sayılı Yasa'nınuygulanacağına ilişkin kuralla geçmişe yönelik olarak uygulama alanıgetirildiği, kişilerin yargı yerleri önünde davacı ve davalı olarak adilyargılanma haklarının ortadan kaldırıldığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralınAnayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği, kuralolarak yasaların geriye yürümemesini gerekli kılar. Yasaların geriyeyürümezliği ilkesi uyarınca, yasalar kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiğikazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksıdurumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem veeylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar.
Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabında toplanan paraların,ölüm ve emeklilik halleri dışında, süreye bağlı olarak ödenmesine ilişkinkuralın Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesinden sonra, hak sahiplerineyapılacak ödemeler yönünden hukuksal boşluk ortaya çıkmış, bu boşluk da iptaliistenen kuralların yer aldığı 4853 sayılı Yasa ile doldurulmuştur. 4853 sayılıYasa, hem 3417 sayılı Yasa'yı yürürlükten kaldırmış hem de hesapta toplananparaların tamamının, sadece alacak davası açanlara değil, tüm hak sahiplerineödenmesi yoluyla bu hesabın tasfiyesini öngörmüştür.
Kamu gücü karşısında kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunmasıhukuk devletinin başlıca amacıdır. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilenödemeye ilişkin düzenleme sonucunda alacaklıların, tasarrufu teşvikhesaplarındaki paralarını alamamalarının yasal dayanağı ortadan kalkmış, bunedenle de hak sahiplerinin haklarının korunması amacıyla yeni bir tasfiyesisteminin yasal düzenleme yoluyla getirilmesi gereği doğmuştur. İptal edilenkurallara dayanılarak açılan ve devam eden davaların, iptal kararı karşısında,yeni kurallara göre sonuçlandırılması, bu kuralların geriye yürütülmesi olaraknitelendirilemez. İptali istenilen kural ile hak sahiplerinin kazanılmışhakları ihlal edilmemekte, bu hakların ödenebilmesi için getirilen tasfiyekurallarına gönderme yapılmaktadır. Alacak haklarının korunması amacıylagetirilen kuralların, devam eden davalarda da uygulanması hukuksal güvenlikilkesine ve hukuk devletine aykırılık oluşturmaz.
Öte yandan, Anayasa'nın 36. maddesinde, davacı ya da davalı olarakherkesin, geçerli araç ve yollardan faydalanarak yargı mercileri önünde adilyargılanma hakkına sahip olduğu öngörülmüştür. Bu kuralla, bir davanınyanlarının hiçbir kaygıya kapılmadan, etki altında kalmadan, korku ve çekinmeduymadan özgürce haklarını kullanmalarına olanak sağlanmıştır.
İtiraz konusu kuralla, yargı yolunun kullanılması, hak aramaözgürlüğü, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı ortadan kaldırılmamakta,sınırlandırılmamakta; açılmış ve devam eden davalar yargı denetimi dışındabırakılmamakta; davada uygulanacak kuralla ilgili olarak, tasfiye sürecinegiren bir konuda, eski kuralın iptal edilmesi de göz önünde bulundurularak,yeni duruma göre hangi kuralın uygulanacağı öngörülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 36.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
24.4.2003 günlü, 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarını TeşvikHesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun'un 5.maddesinin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 26.6.2003 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
24.4.2003 günlü, 4853 sayılı “Çalışanların Tasarruflarını TeşvikHesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun”un, 5.maddesinin, 6. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının ve 7.maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, 30.5.2006gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT