ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/84
Karar Sayısı : 2003/89
Karar Günü : 15.10.2003
Resmi Gazete tarih/sayı: 17.12.2003/25319
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Söke Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 21.5.2002 günlü, 4758sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı ŞartlaSalıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 4616 sayılıYasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin, Anayasa'nın 10. maddesine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanıkların, hırsızlık ve hırsızlık malını saklamak ve tavassutetmek suçlarını işledikleri ileri sürülerek cezalandırılmaları için açılan kamudavasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendini yeniden düzenleyen,21.5.2002 günlü, 4758 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenenSuçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine DairKanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un itiraz konusu 1. maddesişöyledir:
"23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanunmaddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılıgeçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlıksoruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturmaaşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hükümkesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir;varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosyave deliller, her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhafazaedilir.
Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ileaynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde,erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunandavaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre, erteleme konusu suç ile aynı cinsveya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suçişlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davasıaçılmaz; açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir.
Bu bentle ilgili olarak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren üç ay içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine başvurmak suretiylesoruşturmaya veya davaya devam edilmesini istediklerini bildirenler hakkındasoruşturma veya davaya devam olunur. Mahkumiyet halinde verilen ceza, davazamanaşımı süresince ertelenir. Bu süre içinde erteleme konusu suç ile aynıcins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suçişlendiğinde ertelenen ceza da infaz edilir. Aynı süre, erteleme konusu suç ileaynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suçişlenmeksizin geçirildiğinde, mahkumiyet vaki olmamış sayılır"
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralı
Başvuru kararında Anayasa'nın 10. maddesine dayanılmış, 2. maddesiise mahkememizce ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ınkatılmalarıyla 15.10.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikledavada uygulanacak kural ve sınırlama sorunu görüşülmüştür.
A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, Anayasa'ya aykırı bulduğu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadavayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekurallardır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu dava sonsoruşturma aşamasında olup henüz sonuçlandırılmamıştır. Bu durumda, davadauygulanacak kural, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendini yenidendüzenleyen, 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin birinciparagrafıdır. Dava zamanaşımı süresi içinde şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayıgerektiren bir suç işlenmesi ve davaya devam edilmesinin istenilmesi hallerindeyapılacak işlemleri düzenleyen ikinci ve üçüncü paragraflar mahkemenin davadauygulayacağı kurallar değildir. Bu nedenle, ikinci ve üçüncü paragraflarıniptaline ilişkin başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine15.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'ninbakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlıdır.
İtiraza konu 4. bentte, 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş veilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırıon yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veyahazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya sonsoruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veyaverilen hüküm kesinleşmemiş kimselerle ilgili yapılacak işlemlerdüzenlenmiştir.
Başvuru kararında, 4616 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendiniyeniden düzenleyen 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin tamamınıniptali istenilmiş ise de, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararının,yeniden düzenlenen 4. bent uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığınındeğerlendirilmesi gerekçesiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce bozulması üzerinemahkemede yeniden yürütülen davanın son soruşturma aşamasında olması ve henüzhüküm verilmemesi nedeniyle kurala ilişkin esas incelemenin davada uygulanacakkural olan 4. bendin birinci paragrafının "haklarında ... son soruşturmaaşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş ..."ler yönündensınırlı olarak yapılmasına 15.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 4758 sayılı Yasa ile değişik 4616 sayılıYasa'nın 1. maddesinin dördüncü bendinde, 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenensuçlardan dolayı davaların ertelenmesinin düzenlendiği, bununla davaları henüzsonuçlanmamış olanlara ayrıcalık tanındığı, uygulamayla dürüst davranmayan,yargılamadan kaçan, davanın sonuçlanmasını engelleyen kişilerin ödüllendirilmişolacağı ve yasanın uygulanması bakımından aynı suçu işleyenler arasında farklısonuçlar doğacağı nedenleriyle kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
İtiraz konusu 4. bendin birinci paragrafında, 23 Nisan 1999tarihine kadar işlenmiş ve ilgili yasa kuralında öngörülen şahsi hürriyetibağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı takibatageçilmemiş veya dava açılmamış, hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemişise davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasının erteleneceği, varsatutukluluk halinin kaldırılmasına karar verileceği, bu suçlarla ilgili dosya vedelillerin her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar saklanacağıbelirtilmiştir.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'yaaykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmayamecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçeile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, itiraz konusu kuralAnayasa'nın yalnız 10. maddesi yönünden değil, ilgisi nedeniyle 2. maddesiyönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstünkurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstündeyasakoyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğubilincinde olan devlettir. Bu bağlamda hukuk devletinde yasakoyucu yalnızyasaların Anayasa'ya değil, Anayasa'nın da hukukun evrensel temel ilkelerineuygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesineAnayasa'nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre, yasa önünde eşitlikilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemideğil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumdabulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısındaeşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Yasa'da, birden fazla suç işlenmesi halinde, Yasa'nın yürürlüktarihinden önce cezası kesinleşenlerin toplam hükümlülüklerinden Yasa'nın 2.bendi uyarınca bir kez on yıllık indirim yapılmasına karşın, yargılamalarısürenler bakımından ise her davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasınınertelenmesi öngörülmüştür.
Aynı tarihte suç işleyen iki kişiden biri hakkındaki yargılamanınsoruşturmayı yapan organlar tarafından kısa sürede sonuçlandırılarak kesinhükümle bitirilmesi ve sanığın hükümlü statüsüne geçmesi halinde indirimin birkez yapılması, ikinci kişinin kaçması ya da kimi nedenlerle yargılamayıgüçleştirecek gayretler içerisinde olması veya yargılayanların çeşitlinedenlerle yargılamayı sonuçlandıramaması durumunda ise her dava için ayrıerteleme imkanı getirilmesi, Yasa'nın uygulanmasında adîl olmayan farklısonuçlar oluşturabilecektir.
Öte yandan, 2. bentte infaz yasasına göre çekmeleri gereken toplamcezaları on yıldan az olan hükümlülerin cezaları infaz edilmeden şartlasalıverilip ceza süresi kadar deneme süresine tabi tutulacakları belirtilirken,itiraz konusu kuralla, davanın açılması veya kesin hükme bağlanmasıertelenenlerin, suçun istilzam ettiği cezanın veya aşağı ve yukarı sınırlarıiçeren cezalarda ise cezanın üst sınırı esas alınarak suç için Türk CezaKanunu'nda belirlenen dava zamanaşımı süresi kadar deneme süresine bağlı olacaklarınınöngörülmesi, infazda adalet anlayışı ile bağdaşmayan farklılıklaryaratabilecektir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2.maddesindeki "hukuk devleti" ilkesi ile 10. maddesindeki eşitlikilkesine aykırıdır. İptali gerekir.
Mehmet ERTEN bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadarİşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların ErtelenmesineDair Kanun"un 1. maddesinin 21.5.2002 günlü, 4758 sayılı Yasa ile yenidendüzenlenen 4. bendinin birinci paragrafının, "... haklarında ... sonsoruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş..."ler yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Mehmet ERTEN'inkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 15.10.2003 gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM
KARŞIOYYAZISI
Somut olayda, son soruşturmaya geçilmiş, henüz hüküm verilmemiş vekesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi gereken bir davanınbulunduğu, 4758 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle yeniden düzenlenen 4616 sayılıYasa'nın 1. maddesinin 4. bendinin birinci paragrafının da sözkonusu olaydauygulanacak kural olduğu anlaşılmaktadır.
İtiraz konusu 4. bendin birinci paragrafında "23 Nisan 1999tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyetibağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüztakibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraberdava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüzhüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veyakesin hükme bağlanması ertelenir; ..." denilmektedir.
Başvuru kararında, itiraz konusu Yasa'nın 1. maddesinin 4. benthükmünün uygulanmasının davaları henüz sonuçlanmamış kişilerin hiçbir haklıneden yokken davalarının ertelenmesini sağlayarak onlara ayrıcalık tanınmasına,kimi nedenlerle davaları sonuçlandırılamayan kişilerin ödüllendirilmesine, aynıtarihte aynı suçu işleyen iki kişiden biri hakkındaki davanın süratlesonuçlandırılarak hükümlü statüsüne geçmesi diğerinin kaçması veya başkanedenlerle sonuçlandırılamayan dava nedeniyle sanık statüsünde kalmasıdurumunda aynı suçu işleyenler arasında farklı sonuçların doğmasına nedenolacağı belirtilerek, kuralın, Anayasa'nın 10. maddesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan, "yasa önünde eşitlikilkesi" hukuksal durumları aynı olanlar için sözkonusudur. Bu ilke ileeylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynıdurumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarınısağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasakarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesinher yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş kimi suçlar için şartlasalıverilme ile dava ve cezaların ertelenmesini hükme bağlayan 4758 sayılıYasa'nın 1. maddesiyle yeniden yasalaştırılan 4616 sayılı Yasa'nın 1.maddesinin 2. bendi, kesinleşmiş hürriyeti bağlayıcı cezalar toplamındanindirilecek süreyi, itiraz konusu 4. bendin birinci paragrafı ise, üst sınırıon yılı geçmeyen suçlarda dava açılmasının veya kesin hükme bağlanmasınınerteleneceğini öngörmektedir. Yasakoyucu, bu düzenlemeyle Anayasa'nın 38.maddesini ve ceza hukukunun genel ilkelerini gözetmiş, 23 Nisan 1999 tarihindenönce işlenen suçlarda suçluluğu hükmen sabit olanlarla (hükümlülerle)olmayanları (sanıkları) ayırmış, durumlarındaki özellikler nedeniyle de her birinikendi içinde aynı hukuksal kurallara bağlı tutmuştur. Haklarında açılmış veyaaçılacak davadan mahkûm edilip edilmeyecekleri belirsiz olan sanıkların,hükümlülerden (mahkûm edilenlerden) ayrı hukuksal durumda olduklarının kabuledilmesi ve buna göre sanıklar için ayrı hükümlüler için ayrı kurallarkonulması yasa önünde eşitlik ilkesinin gereğidir. Kaldı ki, hükümlü vesanıkların ayrı hukuksal kurallara bağlı tutulmaları ceza hukukunun genelesaslarına da uygundur.
Öte yandan, suçu aynı tarihte işlediği iddia edilenlerdenkimilerinin süratle sonuçlanan yargılamada hükümlü konumuna geçmeleri,kimilerinin ise maksatlı davranış veya hukukî sebeplerle sonuçlanmayanyargılamada sanık sıfatında kalmaları, bunun da uygulamada farklı sonuçlarındoğmasına neden olduğu iddiası, ceza yargılaması hukukunun konusunu teşkileden, kısmen de yargılama hukukunun doğasından kaynaklanan bir husus olup, buhusus, sanıklar yönünden lehe getirilen kuralı tek başına Anayasa'ya aykırıhale getirmez.
Yasakoyucunun, Anayasa ve ceza hukukunun genel ilkelerine aykırıolmamak kaydıyla suç işlenmesinin önlenmesini ve suçluların ıslahını temin içinkanun yapması Anayasa'dan kaynaklanan görevidir. Bu görevi yerine getirirken debazı ölçütlere yer vermek ve adaletli olmak koşulu ile hükümlü ve sanıklarlailgili bazı kurallar koyması, yasadan istifade edecek suçların türlerinibelirlemesi, mahkûmiyet sürelerinden indirilecek ceza miktarını saptaması, gibitakdir hakkına ilişkin yetkileri kullanması hukuk devleti olmanın gereğidir.İtiraz edilen kuralın birinci paragrafının, uygulamayı sanıklara hasretmek, suçtarihini ve cezanın üst sınırını belirlemek, ikinci paragrafının ise, denemesüresi içinde bir başka suç işlenmesi halinde erteleme konusu suçtan dolayı tekrardava açılabileceğine veya daha önce açılmış olan davaya devam edilebileceğineişaret edilmek suretiyle tüm sanıklar yönünden ayrımsız uygulanacak biçimdekiölçütlere yer verilerek düzenlendiği gözetildiğinde, söz konusu kuralın adaletizedeleyen, hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bir suçun faili olduğu yargı kararı ile kesinlikkazanan hükümlü ile suçluluğu hükmen sabit olmayan sanığı aynı hukuksal konumdagörüp, bunlara ilişkin düzenlemeler karşılaştırılıp yerindelik incelemesiyapılmak suretiyle kuralın sanıklar lehine hükümler içerdiğinden bahisleeşitlik ve adalet ilkelerinin çiğnendiği sonucuna ulaşan düşünceye, gerekdeğerlendirmede izlenen yol ve gerekse yukarda açıklanan nedenlerle katılmakmümkün değildir.
Kuralın, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğuna veiptaline ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Mehmet ERTEN