ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/86
Karar Sayısı : 2004/6
Karar Günü : 28.1.2004
Resmi Gazete tarih/sayı: 06.11.2004/25635
İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük MilletMeclisi üyeleri Ali TOPUZ, Haluk KOÇ ve 115 Milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : 31.7.2003 günlü,4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasınaDair Kanun'un 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özelİdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'aeklenen Geçici 4. Maddenin, 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü ve 3030 sayılı BüyükŞehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 9. Maddenin, 10.maddesinin (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı veBorç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9. maddesi sonuna eklenenfıkranın üçüncü tümcesinin, 10. maddesinin (c) fıkrasıyla değiştirilen, 4749sayılı Yasanın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi veKoordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı MilletlerarasıAndlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı AndlaşmalarınYapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” bölümünün, 10.maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesine eklenen (C)fıkrasının ve Geçici 3. Maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa'nın 2., 11., 90.,104. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinindurdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un iptali istenilen kurallarıiçeren maddeleri şunlardır:
1- “MADDE 6.- 2.2.1981 tarihli ve 2380sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden PayVerilmesi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 4.- 2003 yılının sonuna kadar, 1 inci maddede yeralan “%6” pay oranı “%5” olarak uygulanır.”
2- “MADDE 7. - 27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı BüyükŞehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 9.- 2003 yılının sonuna kadar, 18 inci maddenin birincifıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “%4,1” olarak uygulanan “%3” payoranı “%3,5” olarak uygulanır.”
3- “MADDE 10. - 28.3.2002 tarihli ve 4749sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun;
a) 9 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacaksavunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya veandlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla,Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkilidir. Yabancıülkelere bu amaçla verilecek hibe ve yardım karşılıkları Maliye Bakanlığıbütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Söz konusu andlaşmalar BakanlarKurulu kararı ile yürürlüğe girer. Andlaşmada belirtilen nakdi hibe veyardımlar bütçeye gider kaydedilerek T.C. Merkez Bankasında ilgili ülke adınadöviz cinsinden açılacak hesaba aktarılabilir. Ödemeler, andlaşma hükümleriçerçevesinde ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde ilgilihesaptan yaptırılır.
b) …
c) 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafı aşağıdakişekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki (C) fıkrası eklenmiştir.
5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası MünasebetlerinYürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılıMilletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile BazıAndlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanunile ilgili yılı bütçe kanunlarının bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
C) Bu Kanun gereği imzalanan andlaşmalar 23.5.1928 tarihli ve 1322sayılı Kanun hükümlerinden muaf olup Resmi Gazetede yayımlanmaz.”
4- “GEÇİCİ MADDE 3.-
...
2003 yılı sonuna kadar, 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı EmlakVergisi Kanununun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “%5” pay oranı “%4,5”olarak uygulanır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava konusu kuralların Anayasa'nın 2., 11., 90., 104. ve 127.maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ınkatılımlarıyla 15.10.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine; yürürlüğün durdurulmasıisteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına,oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri vediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- 4969 sayılı Kanun'un 6. ve 7. Maddelerinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, yasalarda gösterilen gelir kaynaklarınadayanarak yapılan planlama ve uygulamaların azaltılmasının aksamalara nedenolacağı, bu nedenle kuralların Anayasa'nın 2., 11. ve 127. maddesinin sonfıkrası ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik Şartı'na aykırılık oluşturduğuileri sürülerek iptali istenilmiştir.
4969 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 2380 sayılı Belediyelere ve İlÖzel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'aGeçici 4. madde eklenerek, 2380 sayılı Yasa'nın “Payların Hesaplanması veDağıtımı” başlığını taşıyan 1. maddesinde yer alan, genel bütçe vergi gelirleritahsilatı toplamı üzerinden belediyelere verilen % 6 pay oranının, 2003 yılınınsonuna kadar, % 5 olarak uygulanması öngörülmüştür.
Geçici 4. maddenin incelenmesinden, belediyelere 22.7.2003 -31.12.2003 tarihleri arasında her ay yüzde bir oranından hesaplanmak üzeregenel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden yüzde beş daha azkaynak aktarılacağı anlaşılmaktadır. Bu miktar belediyelerin yaklaşık olarakgenel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden aldıkları bir aylıkpaylarına karşılıktır. Oran indiriminden kaynaklanan gelir kaybının giderilmesiamacıyla, gelirleri yalnızca belediyeler ile büyük şehir belediyelerincepaylaşılmak üzere, 4837 sayılı Yasa'yla ek emlâk vergisi konulmuş, 4958 sayılıSosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile yerelyönetimlerin vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkindüzenlemeler yapılmıştır. Böylece, iptali istenen yasal düzenleme ileyasakoyucu, belediye gelirlerinde çok az kayba neden olacak bir kural getirirken,bu uygulamayı beş ay gibi kısa bir süre ile sınırlandırmış, ayrıca oluşacakgelir kaybını giderecek önlemleri de almıştır.
Öte yandan, 4749 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle 3030 sayılı Kanun'aeklenen geçici 9. maddeye göre, 3030 sayılı Kanun'un 18. maddesinin (b) bendiuyarınca büyük şehir belediyelerinin bulunduğu il merkezinde yapılan genelbütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden gelir saymanlarıncahesaplanıp, ertesi ayın sonuna kadar büyük şehir belediyeleri hesaplarınayatırılacak olan ve halen %4,1 olarak uygulanan %3 pay oranı, 31.12.2003tarihine kadar, %3,5 olarak uygulanacaktır.
3030 sayılı Kanun'un 18. maddesinin son fıkrasına göre, BakanlarKurulu (b) fıkrasındaki %3'lük pay oranını %6 oranına kadar artırmaya veyakanuni haddine kadar indirmeye yetkilidir. 29 Ocak 2002'de 2002/3548 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ile %4,1 olarak uygulanan %3 pay oranının iptali istenenhüküm ile 22.7.2003-31.12.2003 tarihleri arasını kapsayan yaklaşık beş ayboyunca %3,5 olarak uygulanması öngörülmüştür. Böylece, beş ay boyunca büyükşehir belediyelerinin söz konusu gelirlerinde toplam %3 oranında azalma sonucudoğmuştur.
Anayasa'nın 127. maddesinin son fıkrasında, “Mahalliidarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile kendi aralarındaBakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye vekolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunladüzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.” denilmektedir.
Yasalarla belirlenmiş oranların gereksinim duyulduğundaazaltılması veya artırılması olanaklıdır. Ancak, hangi oranın en uygunolduğunun saptanabilmesinin olanaksızlığı ve zaman içinde değişen durumlarınfarklı oranları gerektirebilmesi nedeniyle bu süre ve oranların belirlenmesiölçüsüz ve adil olmamaları koşuluyla yasakoyucunun takdiri içindedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, her eylem veişlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumları benimsemeyen,hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yasaların üstünde Anayasa'nın veyasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olandevlettir. Yasaların kamu yararına dayanması gereği kuşkusuz hukuk devletinintemel değerlerinden birini oluşturmaktadır. Hukuk devletinde hukuk güvenliğininsağlanabilmesi için yasakoyucunun öngörülebilir düzenlemeler getirmesi deasıldır.
Yasakoyucunun, makro ekonomik dengeleri sağlamak amacıyla 4969sayılı Yasa'nın 6. maddesiyle 2380, 7. maddesiyle de 3030 sayılı Yasa'dadeğişiklik yaparak genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerindenbelediyelere verilen %6 pay oranını beş ay için %5'e, 3030 sayılı Kanun'un 18.maddesinin (b) bendi uyarınca büyük şehir belediyelerinin bulunduğu ilmerkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden büyükşehir belediyeleri hesaplarına yatırılacak olan %4,1 pay oranını da 5 ay için%3'e indirmesi, yasayla yapılan öngörülebilir bir düzenleme olması ve kısa birsüreyi kapsaması nedeniyle, Anayasa'nın 2. ve 127. maddelerine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 11. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.
B- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin İncelenmesi
1- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin (a) fıkrasıyla 4749 sayılıKamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9.Maddesinin Sonuna Eklenen Fıkranın Üçüncü Tümcesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, söz konusu düzenleme ile savunma ve güvenlikamaçlı hibe ve yardımlarla ilgili olarak yapılan andlaşmaların onaylanmasınınbir yasayla uygun bulunmasını engellediğinden söz edilerek, bu tür yasaldüzenlemenin Anayasa'nın 90. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilenistisnalarla uyumlu olmadığı, anılan düzenlemenin Anayasa'nın 90. maddesineaykırı olduğu belirtilmektedir. Yapılan başvuruda ayrıca milletlerarasıandlaşmaları onaylamak ve yayımlamak yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğu,oysa iptali istenen tümcenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı uygunbulma yasasına ihtiyaç duymayan bir düzenleme getirmesi nedeniyle, Cumhurbaşkanınınonay yetkisini kullanamaz hale getirdiği, bu durumun ise Anayasa'nın 104.maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.Anayasa'nın herhangi bir hükmüne aykırı yapılan yasal düzenlemenin isedolayısıyla Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine de aykırı olduğu açıklanmıştır.
4949 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (c) fıkrasıyla, 4749 sayılıKamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9. maddesininsonuna eklenen fıkra ile, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlarayapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerdebulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkilerisaklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlaryetkili kılınmıştır. İptali istenen hüküm, yeni getirilen fıkranın üçüncütümcesi olup, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgiliandlaşmaların Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girmesine olanakvermektedir.
Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasında, bir kanunun verdiğiyetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmalarınTürkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu olmadığıaçıklanmaktadır. 31 Mayıs 1963 günlü 244 sayılı Milletlerarası AndlaşmalarınYapılması, Yürürlüğü ve Yayınlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçinBakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun'un 5. maddesiyle diğerlerininyanı sıra, Türkiye Cumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerle yardımsağlayan iki veya çok taraflı andlaşmaları onaylamaya veya bunlara katılmayaBakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Ancak bu maddede, hibe alınmasından sözedilmekte; hibe verilmesinden bahsedilmemektedir. Bu nedenle, hibe verilmesineyönelik bir andlaşmanın bir kanunla uygun bulunmaksızın Bakanlar Kurulutarafından yürürlüğe konulabilmesi olanaksızdır.
4969 sayılı Yasayla 4749 sayılı Yasanın 9. maddesine eklenen yenidüzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacaksavunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya veandlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmakkaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkilikılınmıştır. Böylece, Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasının aradığıyetkinin yasal dayanağı, söz konusu 9. maddenin son fıkrasının ilk tümcesidir.Bu nedenle, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmalariçin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uygun bulma kanunu çıkarması zorunluluğu bulunmadığından,söz konusu andlaşmaların Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe gireceğiniöngören 4749 sayılı Yasanın 9. maddesinin son fıkrasının üçüncü tümcesiAnayasa'nın 90. maddesine aykırı değildir.
Öte yandan, 244 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında,“Milletlerarası andlaşmaların onaylanması, … Türkiye Cumhuriyetini bağlıyan birMilletlerarası Andlaşmanın belli hükümlerinin yürürlüğe konulması için gereklibildirileri yapma, milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğinitesbit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sonaerdirme, Bakanlar Kurulu kararnamesiyle olur.” denilmektedir. Burada sözüedilen Bakanlar Kurulu kararnamesi, idare hukukundaki yerleşik anlamıylaBaşbakan ve Bakanlar tarafından imzalandıktan sonra Cumhurbaşkanının imzası iletamamlanan bir idari işlemdir. Cumhurbaşkanının imzası olmadan bir BakanlarKurulu Kararı hukuksal olarak tamamlanmış sayılmaz. Cumhurbaşkanı ise, hukukaaykırı gördüğü kararnameleri imzalamayabilir. Cumhurbaşkanının, Bakanlar Kurulukararnamesini imzalaması, Anayasa'nın 104. maddesi anlamında onaylamasıdır.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Dava dilekçesinde Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine de aykırılıkolduğu ileri sürülmekte ise de kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.
2- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılıKamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17.maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafında Yer Alan “5.5.1969 tarihli ve1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu HakkındaKanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası AndlaşmalarınYapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçinBakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” bölümünün İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 1173 ve 244 sayılı Yasaların Anayasa'nın 90. ve104. maddelerinde açıklanan ilkeleri hayata geçirdikleri, bu Yasaların 4749sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmaması halinde, yapılacakandlaşmaların dolaylı olarak Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerine aykırıolacağından söz edilerek, Anayasa'ya aykırı olarak yapılacak andlaşmaların,Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile Anayasa'nın 11.maddesindeki Anayasa'nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesinin etkisizleştirmesineneden olacağı ileri sürülmektedir.
4969 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin (c) fıkrası ve 4749 sayılıYasa'nın 17. maddesinin değişik (B) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa hükümlerineaykırı düzenlemeler getiren 1173 ve 244 sayılı Yasa hükümlerininuygulanmayacağı esası getirilmiştir.
4749 sayılı Yasa incelendiğinde, kamu finansmanı ve borç yönetimikonusunda yapılacak andlaşmaların koordinasyonunun sağlanmasında Maliye Bakanıve Hazine Müsteşarlığına görev ve yetkiler verildiği görülmektedir. Örneğin,4749 sayılı Yasa'nın 7. maddesine göre Devletin dış borcuna ilişkinandlaşmaların temas ve müzakerelerinin yapılması, 8. maddesinde Hazinegarantilerinin sağlanması ve 10. maddesinde borç verilmesi ile ilgiliandlaşmalarda Hazine Müsteşarlığı görevlendirilmiştir. Anılan Yasa'nın 12.maddesinin üçüncü paragrafında, Hazinenin Devlet dış borcu kapsamında ortayaçıkan yükümlülüklerinin uluslararası sermaye piyasalarında mevcut çeşitlifinansal araçlar vasıtasıyla yönetimi amacıyla, takas dahil her türlü türevürüne ilişkin andlaşmaların temas ve müzakerelerinin yürütülmesi vesonuçlandırılması görevi de Hazine Müsteşarlığı'na verilmiştir.
4749 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin ikinci fıkrasında, ekonomik vemali işbirliği kapsamındaki hibe andlaşmalarına ilişkin hazırlık, temas vemüzakerelerin Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütülmesi ve Dışişleri Bakanlığıile değerlendirilerek sonuçlandırılması, bunun dışında kalan hibeandlaşmalarına ilişkin görüşmelerin ise Devletin mali olanakları ile uyumsağlamak amacıyla Müsteşarlığın görüşünün alınması koşuluyla ilgili kuruluşlartarafından yürütülmesi öngörülmüştür. Söz konusu Yasa'nın 9. maddesinin üçüncüfıkrası ile de, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacaksavunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya veandlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmakkaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkilikılınmıştır.
Yukarıda sözü edilen kamu finansmanı ve borç yönetimi hakkındakiandlaşmaların yürütülmesinde Dışişleri Bakanlığı yerine, başka kurumlara görevverilmesi, Dışişleri Bakanlığını merkez koordinasyon birimi olarak kabul eden1173 ve 244 sayılı Yasalara istisna getiren bir düzenlemedir.
Anayasa'da milletlerarası andlaşmaların hangi makam tarafındanyürütüleceğine ilişkin bir kural bulunmadığından bu konudaki düzenlemelerinişin gereğine uygun olarak yasakoyucu tarafından takdir edileceği açıktır.
Bu nedenle dava konusu bölüm Anayasa'nın 90. ve 104. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Anayasa'nın 2. ve 11. maddeleri yönünden de Anayasa'ya aykırılıksavı ileri sürülmekte ise de, kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.
3- 4969 sayılı Kanun'un 10. Maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılıKamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17. maddesineeklenen (C) fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, 4749 sayılı Kanun'un 17. maddesine eklenen (C)fıkrasıyla bu yasa kapsamında hazırlanan kamu finansmanı ve borç yönetimikonusundaki bütün andlaşmaların Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğegirmesinin öngörülmesinin Anayasa'nın 90. maddesiyle 104. maddesinin ikincifıkrasının (b) bendine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
4969 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (c) fıkrasıyla, 4749 sayılıKanun'un 17. maddesine eklenen (C) fıkrası ile, 4749 sayılı Yasa çerçevesindeimzalanan andlaşmaların, 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanunların veNizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkında Kanunuygulamasının dışında olacağı ve bu nedenle Resmi Gazete'de yayımlanmayacağıhükmü getirilmiştir.
Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, milletlerarasıbir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiyedayanılarak yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendirenandlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz. Bu hükme koşut düzenlemegetiren 244 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin 3 nolu bendinde, “Milletlerarasıbir andlaşmaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan teknik veya idarinitelikteki uygulama andlaşmalarından ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarakBakanlar Kurulunca yapılıp … Millet meclisi[nin] bilgisine sunulanların dışındakalan teknik veya idarî andlaşmalardan iktisadî veya ticarî nitelikte olmıyan,özel kişilerin haklarını ilgilendirmiyen ve Türk kanunlarına değişiklikgetirmiyenlerin yayınlanması zorunlu değildir. Bu fıkra gereğince yayınlanmasızorunlu olmıyan andlaşmalar hakkında … çıkarılan kararnamelerin yayınlanması dazorunlu değildir.” denilmektedir.
Bu düzenlemelere göre, Anayasa'nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasıuyarınca TBMM'nce uygun bulunması zorunluluğu olmayan andlaşmalardan, ekonomik,ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendirenlerin yayımlanmadan yürürlüğekonulmaları olanaksızdır.
4749 sayılı Kanun'un tahvil ihracı ile ilgili andlaşmalar dışındaTürkiye Cumhuriyetinin borçlu sıfatıyla taraf olduğu (Madde 7/2), hazinegarantilerine ilişkin (Madde 8/2), Avrupa Birliğinden sağlanacak hibeler hariçolmak üzere ayni ve nakdi hibe alınması (Madde 9/1), yabancı ülkelere, yabancıülkelerin kuruluşlarına, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararasıyardım konsorsiyumlarına nakdi hibe vermeye yönelik (Madde 9/2), yabancı ülkeve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili(Madde 9/3), yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararasıkuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına borç vermeyeyönelik (Madde 10/1), Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin YüksekDanışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu tarafından onaylanan yıllık programındayer almayan ülkelerde ve OECD uzlaşması hükümlerine uygun olmayan, ancakülkemizin çıkarları açısından özel önem arz eden projelerin kredilendirilmesi(Madde 10/3), Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin yabancı ülkelereve bu ülkelerdeki kuruluşlara verdiği kredilerin üç yıl veya daha uzun vadeliolarak yeniden yapılandırılmasıyla ilgili (Madde 10/3) ve Bakü-Tiflis-Ceyhanboru hattı projesi tahtındaki akdedilecek uygulama andlaşmalarını (Geçici Madde6) kapsadığı, yabancı ülke ve kuruluşlarla yapılacak savunma ve güvenlik amaçlıhibe ve yardımlarla ilgili andlaşmalarda olduğu gibi, kimi ayrık durumlardışında, bu andlaşmaların genel anlamda ekonomik ve ticari özelliği olan kamufinansmanı ve borç yönetimiyle ilgili bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu kuralla 4749 sayılı Yasa kapsamına girenandlaşmalar arasında ağırlıklı olarak 90. maddenin üçüncü fıkrası uyarıncaResmi Gazete'de yayımlanması gerekenlerin de bulunduğu gözetilmeksizin, sözkonusu Yasa'ya göre imzalanan andlaşmaların tümünün Resmi Gazete'deyayımlanmayacağını öngören dava konusu kural Anayasa'nın 90. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
İptali istenilen kuralın Anayasa'nın 104. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
C- 4969 sayılı Kanun'un Geçici 3. Maddesinin İkinci Fıkrasınınİncelenmesi
Dava dilekçesinde, yasalarda gösterilen yeni oranlardaki gelirkaynaklarına dayanarak yapılan planlama ve uygulamaların yerel hizmetlerdeaksamalara neden olacağı, bunun da Anayasa'nın; 127. maddesinin altıncıfıkrasında yer alan yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynaklarısağlanması ilkesine, 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti kavramının temelunsurlarından hukuk güvenliği ve istikrarı ilkelerine, 11. maddesine AvrupaYerel Yönetimler Özerklik Şartının 9. maddesine aykırılığı ileri sürülerekGeçici 3. maddenin iptali istenmiştir.
8.1.2002 gün ve 4736 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 1319 SayılıEmlak Vergisi Kanununa eklenen Geçici 19. maddede, “8 inci maddenin birincifıkrası ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye sınırları vemücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi oranı, Adapazarı Büyük ŞehirBelediye sınırları ve mücavir alanlar içinde 2002 ila 2005 yıllarındauygulanmaz. 27.06.1984 tarihli ve 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (b)fıkrasına göre Adapazarı Büyük Şehir Belediyesine ayrılacak payın oranı, 2002ila 2005 yıllarında %5 olarak uygulanır” denilmiş, ancak iptali istenen4969 sayılı Yasa'nın Geçici 3. maddesi ile 1319 sayılı Yasanın geçici 19 uncumaddesinde yer alan “%5”lik pay oranının 31.12.2003 tarihine kadar “%4,5”olarak uygulanması öngörülmüştür.
Dava konusu kural kararın (A) bölümünde açıklanan gerekçelerleAnayasa'ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir.
V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinindördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanarak, beşinci fıkrasında, AnayasaMahkemesi'nin iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu, kamu düzeninitehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette görmesi halinde yukarıdakifıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.
4969 sayılı Yasanın 10. maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılıYasanın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının iptalinin doğuracağı hukuksalboşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden gereklidüzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmi Gazete'deyayımlanmasından başlayarak üç ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un:
A- 10. maddesinin;
1- a- (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü, 4749sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9.maddesinin sonuna eklenen fıkranın üçüncü tümcesine,
b- (c) fıkrasıyla değiştirilen 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin(B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılıMilletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması,Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin BakanlarKuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun...” bölümüne,
yönelik iptal istemleri 28.1.2004 günlü, E. 2003/86, K. 2004/6sayılı kararla reddedildiğinden, BU KURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜNDURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
2- (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesine eklenen (C)fıkrasına ilişkin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN, KOŞULLARIOLUŞMADIĞINDAN REDDİNE,
B- 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özelİdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'aeklenen geçici 4. maddenin,
C- 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü, 3030 sayılı Büyük ŞehirBelediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulü Hakkında Kanun'a eklenen geçici 9. maddenin,
D- Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının,
yürürlük tarihi 31.12.2003 gününde sona erdiğinden, BUKURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMLERİ HAKKINDA KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
28.1.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VII- SONUÇ
31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un:
A- 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özelİdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'aeklenen Geçici 4. Maddenin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE,
B- 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü, 3030 sayılı Büyük ŞehirBelediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulü Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 9. Maddenin, Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
C- 10. maddesinin;
1- (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı veBorç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin sonuna eklenenfıkranın üçüncü tümcesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE,
2- (c) fıkrasıyla değiştirilen 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin(B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılıMilletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması,Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin BakanlarKuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun...” bölümünün, Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
3- (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa'nın 17. maddesine eklenen (C)fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
D- Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırıolmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,
E- İptal edilen hükmünün doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararınıihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncüfıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarıgereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK ÜÇ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
28.1.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Samia AKBULUT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Aysel PEKİNER
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM