ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2003/97
Karar Sayısı : 2006/115
Karar Günü : 21.12.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 22.03.2007-26470
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Beytüşşebap Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:1.3.1926 günlü, 765 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun 2787 sayılı Yasa ile değiştirilen 463. maddesinin,Anayasa'nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Asli failin kim olduğu belirlenemeyecek şekilde yaralama suçundan,765 sayılı Yasa'nın 456/2, 463. maddeleri uyarınca haklarında kamu davasıaçılan sanıkların yargılanmaları sırasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
1.3.1926 günlü,765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 463. maddesişöyledir:
“Madde 463- (Değişik:21/1/1983 – 2787/19)
448, 449, 450, 456, 457 nci maddelerde beyan olunan fiilleri ikiveya daha çok kimse ile birlikte yapmış olup da failin kim olduğu belli olmazsabunlardan her birisi hakkında, fiil için tayin edilmiş olan ceza üçte birdenyarıya kadar indirilerek hükmolunur. Ölüm cezasını gerektiren fiillerde yirmiseneden, müebbet ağır hapis cezasını gerektiren fiillerde onaltı seneden aşağıolmamak üzere ağır hapis cezası tayin olunur. Şu kadar ki, bu hüküm fiilidoğrudan doğruya beraber işlemiş olanlar hakkında uygulanmaz.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa'nın 38.maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, AyselPEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve FazılSAĞLAM'ın katılmalarıyla 18.11.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasına geçilmesine, oybirliğiyle kararverilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Suçun işlendiği tarihten sonra 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunuyürürlüğe girmiştir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 463. maddesi karşılığı birhüküm 5237 sayılı Yasa'da bulunmamaktadır.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrası ile,5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçunişlendiği tarihte yürürlükte olan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleribirbirinden farklı ise failin lehinde olan yasa hükmünün uygulanacağı, 5252sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9.maddesinin üçüncü fıkrasında da lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunlarınilgili bütün hükümleri uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriylekarşılaştırılması suretiyle belirleneceği öngörülmüştür.
463. madde benzeri bir hüküm Yeni Ceza Yasası'nda yer almadığındanlehe olan kanun karşılaştırması, Yeni Ceza Yasası'nın kabul ettiği sistem incelenerek463. maddenin sanıklar lehine olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesinin birincifıkrası hükmüne göre, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birliktegerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumludur. Dolayısıyla suçunbirden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişiler müşterekfail olarak sorumlu tutulacak, Yeni Ceza Yasası'nda, 765 sayılı Yasa'nın 463.maddesinde olduğu gibi bir düzenleme bulunmadığı için de bu kişiler daha azceza gerektiren birhükümden yararlanamayacaklardır.
Bu durumda, 765 sayılı Yasa'nın 463. maddesi, sanıkların lehindeolduğundan olayda bu kural uygulanacaktır.
Başvuru kararında, 463. maddede, devletin olayı aydınlatmayükümlülüğünü yerine getirememesi nedeniyle, delil yetersizliği veya delilyokluğunun sanıklar aleyhine kabulünün, suça katılmamış olsalar, kusurluolmasalar bile cezanın paylaştırılmasının söz konusu olduğunu, Madde'nindevletin delil toplama, olayı aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırdığını,“ben faili bulamadım o halde hepinizi cezalandırmam gerekir” mantığınadayandığını, şüpheden sanık yararlanır ve ceza sorumluluğu şahsidir ilkelerinegöre daha az ceza alabilecek olan sanıkların, devletin aydınlatma göreviniyerine getirememesi nedeniyle daha fazla ceza aldıklarını bu nedenle, 463.maddenin, Anayasa'nın 38. maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
765 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 463. maddesinde, öldürme veyaralama fiillerinin iki veya daha çok kimse tarafından birlikte işlenmiş olupda asli failin kim olduğu belli olmazsa bunlardan her birisi hakkında, fiiliçin tayin edilmiş olan cezanın üçte birden yarıya kadar indirilerekhükmolunacağı; verilecek cezanın, ölüm cezasını gerektiren fiillerde yirmi,müebbet ağır hapis cezasını gerektiren hallerde onaltı seneden aşağıolamayacağı; bu hükmün fiili doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlar hakkındauygulanamayacağı öngörülmüştür.
463. maddeye tekabül eden 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu'nun 378.madde hükmü “Birden çok şahısların ittifak ile, bir öldürme fiilini veyamüessir fiillerden birini birlikte işlemeleri halinde asıl fail belli ise,kendi suçundan ve ortakları da ortaklıklarının derecesine göre kendifiillerinden sorumlu olurlar. … ittifak bulunmaksızın veyahut asıl fâil belliolmaksızın … Suça katılmış olanların hepsinin sorumlu olmaları lüzumu açık isede fiilin asıl failinin kim olduğu belli olmadığından her birinin asıl failmişgibi cezalandırılmaları doğru olamaz. Binaenaleyh her birinin suç ortağıcezasına bir dereceye kadar eşit olan bir ceza ile cezalandırılmaları icapeder. Asıl failin belli olamaması her bîrinin sorumluluk derecesini ortaklıkgenel kuralı ile tayine engel olduğundan bu hususta açık hüküm konulmasılüzumludur” gerekçesi ile getirilmiştir.
Suç, kaynağını davranış normlarından alan yükümlülüklere aykırıfiillerdir. Suç teşkil eden muayyen bir fiil, bir kişi tarafından ya da birdenfazla kişinin katılımı ile de gerçekleştirilebilir. Aralarında ittifak olsun yada olmasın yaralama ve öldürme fiilleri birden fazla kişinin katılımı ilegerçekleştirilmiş ve asli failin /faillerin belirlenemediği hallerdeuygulanması için yasaya konulan 463. madde hükmünün uygulanabilmesi için:
(1) Maddede yazılı (448,449, 450, 456, 457) fiillerden birininişlenmesi,
(2) Suçun iki veya daha çok kimse tarafından birlikte işlenmesi,
(3) Faillerin her birinin -aynı suçu işlemek kastı ile- aralarındaönceden bir anlaşma olsun veya olmasın, anılan fiillerin icra hareketlerinigerçekleştirmiş olmaları,
(4) Meydana gelen sonucu (yaralama-ölüm) faillerden hangisininmeydana getirdiğinin tüm çabalara rağmen anlaşılamaması,
gerekir.
Müşterek faillik durumunda koşulları varsa uygulanabilecek olan463. madde hükmünün hukuki niteliği, 765 sayılı Yasa'nın sistemi içindedeğerlendirildiğinde, 463. maddenin, suça katılan kişilerin iştirak hükümleriçerçevesinde fiillerini nitelendirme olanağının bulunmadığı hallerde uygulanmaküzere kabul edilmiş istinai bir hüküm ve hukuki ihtilafları çözmek üzeregetirilmiş bir araç olduğunu kabul etmek gerekir. Suçun icra hareketlerinekatılmış olan kişi/kişilerin, gerçekleştirdikleri fiil/fiiler var ancakfaillerden hangisinin fiili/fiilleri ile sonucun meydana geldiğibelirlenememekte; fail yönünden, işlenen fiil ile sonuç arasında illiyet bağıkurulamamaktadır. 463. madde olmasaydı, sorunun teşebbüs hükümlerine göreçözümleneceği açıktır. Kişilerin cezalandırılabilmesi için suçu oluşturan icraiveya ihmali bir eylemin bu kişi tarafından gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğukuşkusuzdur.
Yasa koyucu, 463. maddede iki veya daha çok kişinin belli birsuçun işlenmesine katılmış olması ve fakat asli failin hangisi olduğunun belliolmaması halinde, suça katılanların hepsinin tamamlanmış suç için öngörülenceza ile sorumlu tutulmasını ya da tümünün aklanmasını uygun bulmamış; suçunicrasına katılanların cezalandırılmalarını, ancak verilecek cezanın maddede gösterilenşekilde belirlenmesini istemiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinin yedinci fıkrasında, ceza sorumluluğununşahsi olduğu belirtilmiştir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimseninişlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla kimseninbaşkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır.
463. madde ile hiç kimse, başkasının fiilinden sorumlututulmamaktadır. Suça katılanların tümüyle suçsuz olduğu ya da hak etmediğihalde cezalandırılması da söz konusu değildir. 765 sayılı Yasa'nın sistemiiçinde bir nevi çözüm aracı olan 463. madde hükmü, yasa koyucunun ceza siyasetive takdiri ile ilgili olup madde hükmü, cezaların şahsiliği ilkesine aykırıdeğildir.
İtirazın reddi gerekir.
VII- SONUÇ
1.3.1926 günlü, 765 sayılı “Türk Ceza Kanunu”nun 2787 sayılı Yasaile değiştirilen 463. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 21.12.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT