ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/11
Karar Sayısı : 2004/93
Karar Günü : 1.7.2004
Resmi Gazete tarih/sayı: 24.11.2004/25650
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Boğazlıyan İcra CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9.6.1932 günlü, 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa ile eklenen 352/a maddesinin,4.4.1929 günlü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 386. maddesinin2369 sayılı Yasa ile değiştirilen ikinci fıkrası ve 388. maddesinin Anayasa'nın13. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Aleyhinde yürütülen icra takibi sırasında kendisine ödeme emritebliğ edilmesine rağmen süresinde borcunu ödemeyen ve mal beyanında dabulunmayan sanığın İcra ve İflas Kanunu'nun 337. maddesi ile cezalandırılmasıistemiyle müşteki vekili tarafından açılan davayı ceza kararnamesi ilesonuçlandırmayı düşünen Mahkeme, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırıolduğu kanısıyla iptali için re'sen başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
1- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa ileeklenen itiraz konusu 352/a maddesi şöyledir:
“MADDE 352/a.- (Ek: 4949 - 17.7.2003 / m.100) BuKanunda yazılı olup cezasının üst sınırı altı aya kadar hafif hapis veyayalnızca hafif veya ağır para cezası veya bunlardan biri veya ikisi olansuçların failleri hakkında duruşma yapılmaksızın ceza kararnamesiyle kararverilebilir.
Şikayet dilekçesini veya dava beyanını alan tetkik mercii, işinceza kararnamesiyle sonuçlandırılabileceği kanısına varırsa 349 uncu maddehükmünü uygulamaz. Bu takdirde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 386 ncımaddesinin ikinci fıkrası, 387, 388, 389 uncu maddeleri ve 390 ıncı maddeninbirinci ve ikinci fıkraları ile 391 inci maddesi hükümleri uygulanır. Tetkikmercii, şikayet konusu ile ilgili dosyayı, sanığın nüfus kayıt örneğini vesabıka kaydını getirtir.
Hakim, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 388 inci maddesininbirinci fıkrasında belirtilen hususlara ek olarak borcun ödenmesi halinde 354üncü maddeye göre bütün sonuçlarıyla birlikte cezanın düşeceği hususunu cezakararnamesine yazar.
Hafif hapis cezası içeren ceza kararnamesine itiraz halinde buKanun hükümlerine göre yargılama yapılır.
Ceza kararnamesiyle sadece para cezasına hükmolunduğu hallerdeitiraz, tetkik merciinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi başkanıtarafından incelenir. İtiraz dilekçesinin verilmesi, aleyhine itiraz olunanceza kararnamesinin yerine getirilmesini durdurur. Hakim evrak üzerindeyapacağı inceleme sonucunda itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkındakarar verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir”.
2- 4.4.1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun1696 sayılı Yasa ile değiştirilen 386. maddesinin 2369 sayılı Yasa iledeğiştirilen itiraz konusu ikinci fıkrası ve 388. maddesi aynen şöyledir:
a- MADDE 386.- (Değişik:5.3.1973 - 1696/49 md., 7.1.1981-2369/10 md.) ikinci fıkra
“...
Bu ceza kararnamesi ile ancak hafif veya ağır para cezasına veyanihayet üç aya kadar hafif hapis veya bir meslek ve sanatın icrasının tatilineveya müsadereye yahut bunlardan bir kaçına veya hepsine hükmedilebilir.
...”.
b- “MADDE 388. - Ceza kararnamesi, tertip edilmişolan cezadan başka işlenmiş olan suçu, tatbik edilen kanun maddelerini, sübutdelillerini ve kararnamenin tebliği tarihinden itibaren sekiz gün içinde sulhmahkemesine bir istida takdimi veya bu hususta bir zabıt varakası yapılmaküzere mahkeme kâtibine yapılacak bir beyan ile itiraz olunabileceği ve aksihalde ceza kararnamesinin icra edileceğini ihtiva eder. Bu zabıt varakasıhâkime tasdik ettirilir.
Mahkûm müddet bitmeden evvel itirazından vazgeçebilir.”.
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ınkatılmalarıyla 4.3.2004 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin, Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da odavada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanındeğişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
2004 sayılı İcra İflâs Kanunu'nun ceza kararnamesi başlıklı 352/amaddesinin ikinci fıkrasında, şikayet dilekçesini veya dava beyanını alantetkik merciinin, işin ceza kararnamesiyle sonuçlandırılabileceği kanısınavarırsa 349. madde hükmünü uygulamayacağı, bu takdirde Ceza Muhakemeleri UsulüKanunu'nun 386. maddesinin ikinci fıkrası, 387., 388., 389. maddeleri ve 390.maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 391. maddesi hükümlerinin uygulanacağıbelirtilmiştir. Burada göndermede bulunulan kurallardan bakılmakta olan davayıilgilendiren CMUK'nun itiraz konusu 386. maddesinin ikinci fıkrası ile 388.maddesinin, ancak göndermeyi yapan fıkra ile sınırlı bir uygulama alanıbulacağı ve bu kapsamda Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabileceği açıktır.
Bu durumda, CMUK'nun 386. maddesinin ikinci fıkrası ile 388.maddesi, 2004 sayılı Yasa'nın 352/a maddesinin ikinci fıkrası yönündenAnayasa'ya uygunluk denetimine bağlı tutulacak ise de olayda belirtilenfıkradan bağımsız olarak uygulanmalarına olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, itiraz yoluna başvuran Mahkeme'de şikayet ve davakonusu edilen suça ilişkin İcra ve İflas Kanunu'nun 337. maddesinde, süresiiçinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veyayazılı beyanda bulunmayan borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, tetkikmercii tarafından on günden bir aya kadar hafif hapis cezasıylacezalandırılacağı ifade edilmekte olup, aynı Kanun'un 352/b maddesinde ise buKanun uyarınca hükmolunan cezaların tecil edilemeyeceği, hürriyeti bağlayıcıcezaların 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesindeyazılı para cezasına ve tedbirlere çevrilemeyeceği belirtildiğinden İcra veİflas Kanunu'nun 352/a maddesinin son (beşinci) fıkrasında yer alan ve paracezasına ilişkin bulunan kural da davada uygulanacak kural değildir.
Açıklanan nedenlerle, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 4949sayılı Yasa'yla eklenen 352/a maddesinin son fıkrası ile 1412 sayılı CezaMuhakemeleri Usulü Kanunu'nun 386. maddesinin 2369 sayılı Yasa ile değiştirilenikinci fıkrası ve 388. maddesinin itiraz
başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanmaolanağı bulunmadığından, bu kurallara ilişkin başvurunun Mahkeme'ninyetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, sanığın savunması alınmadan cezakararnamesi ile davayı sonuçlandırıp cezaya hükmedilmesinin ve para cezasınakarar verilmesi durumunda da yapılan itirazın, duruşma açılmaksızın, görevliüst mahkemece evrak üzerinde inceleme sonucu kesin olarak karara bağlanmasının,savunma hakkını ortadan kaldırdığını ve adil yargılanma hakkını ihlâl ettiğiniileri sürmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun itiraz konusu 352/a maddesinin ilk dörtfıkrasında yer alan kurallar, anılan Kanun'da yazılı kimi suçlara ilişkindavaların ceza kararnamesi ile sonuçlandırılmasının koşul ve yöntemleri ileilgili genel düzenlemeler içermektedir.
Anayasa'nın 13. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin özlerinedokunulmaksızın kanunla sınırlanabilmesinin ilke ve koşullarını belirtmekte;36. maddesi, herkesin iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahipolduğuna işaret etmekte; 38. maddesi, suçların ve karşılığı olan ceza vetedbirlerin kanunla tanımlanıp belirleneceğini göstermekte, 141. ve 142.maddeleri de, yargılama yöntemlerinin kanunla düzenleneceğini amirbulunmaktadır. Bu arada Anayasa'nın 141. maddesinin dördünce fıkrasında “Davalarınen az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”denilmek suretiyle usul ekonomisi gereğine açıkça işaret edilmiştir.
Bu durum karşısında, suç ve suçlu sayısının artması, çeşitliyargılama işlemlerinin çoğu kez uzun zaman alması ve kimi durumlarda bir kısımişlemlerin sanık da dahil olmak üzere ilgilileri zaman ve kaynak kaybısuretiyle ek külfete maruz kılması gibi sebeplerin doğurduğu ihtiyacıkarşılamak üzere, çeşitli ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, temel hak veözgürlüklerin ihlâl edilmemesi koşuluyla, şeklî ve çözümü basit, yaptırımı dakısmen hafif olan bazı suçlara ilişkin yargılamanın duruşmalı olarakyapılmasına gerek görülmeyerek, evrak üzerinde inceleme sonucu hükmevarılmasında; hakimin duruşma yapmaksızın ceza tertibini sakıncalı görmesidurumunda duruşma açması gerekliliği, ceza kararnamesine karşı kanun yolunabaşvurma (karşı koyma) hakkının varlığı ve bu hakkın hafif hapsi içeren cezakararnamesine karşı kullanılması halinde duruşma açıp yapma
zorunluluğu da gözetildiğinde, itiraz konusu kurallardaAnayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık görülmemiştir.
İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılıYasa ile eklenen 352/a maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncüfıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.7.2004gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Ali GÜZEL