ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/15
Karar Sayısı : 2008/98
Karar Günü : 2.5.2008
R.G. Tarih-Sayı :05.11.2008-27045
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Güneysu Asliye HukukMahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
İTİRAZIN KONUSU: 17.7.1964günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 10. ve 26. maddelerininAnayasanın 2. ve 11. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İş kazası ve meslek hastalığı sigortası kolundan hak sahiplerinebağlanan gelirlerde katsayı değişikliklerine bağlı olarak meydana gelenartışlar nedeniyle ortaya çıkan kurum zararının davalılardan tahsiline kararverilmesi istemiyle Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından açılan ek rücudavasında, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırılığı itirazının ciddiolduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal SigortalarKanunu'nun itiraz konusu 10. ve 26. maddeleri şöyledir:
"Bildirilmiyen sigortalılar için yapılacak işlem:
Madde 10 - Sigortalı çalıştırmayabaşlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradanverildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihtenönce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerindeilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır.
Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu hususKurumca tesbit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan,süresi içinde Kuruma bildirilmiyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı,hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurumca sağlanır.
Ancak, yukarıki fıkralarda belirtilen sigorta olayları içinKurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masraflarıntutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeyegöre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26 ncı maddede yazılı sorumlulukhalleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir."
"İşverenin sorumluluğu:
Madde 26 - (Değişik birinci fıkra: 20/6/1987-3395/2 md.) İş kazası vemeslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suçsayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibikimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerintutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilentarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı sigortalı veya hak sahibikimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere Kurumcaişverene ödettirilir. (Ek cümle: 29/7/2003-4958/28 md.)İşçi ve işverensorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkatealınır.
İş kazası veya meslek hastalığı, 3 üncü bir kişinin kasıt veyakusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraberzarara sebep olan 3 üncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlaraBorçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.
(Ek: 24/10/1983-2934/3 md.) Ancak; iş kazası veya meslekhastalıkları sonucu ölümlerde bu Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak hertürlü yardım ve ödemeler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydanagelmesinde kasdı veya kusuru bulunup da aynı iş kazası veya meslek hastalığısonucu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilemez."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 11. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, ErtuğrulERSOY, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Fazıl SAĞLAM ve A. NecmiÖZLER'in katılmalarıyla 18.3.2004 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları,bakılmakta olan davayı yürütmeye, uyuşmazlığı çözmeye, davayı sona erdirmeyeveya kararın dayanağını oluşturmaya yarayacak kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran mahkemenin baktığı dava Sosyal SigortalarKurumu tarafından açılan ek rücu davasıdır. Davacı Kurum, iş kazası ve meslekhastalığı sigortası kolundan hak sahiplerine bağlamış olduğu gelirlerde kanun,kararname ve katsayı değişiklikleri nedeniyle meydana gelen artışların yolaçtığı Kurum zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Somut olayda, sigortalı çalıştırıldığının Kuruma bildirilmemiş olması ve işkazasının meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunması nedeniyle 10. maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 26.maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları davada uygulanacak kural durumundadeğildir. Bu nedenle, 10. maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 26. maddeninikinci ve üçüncü fıkralarına ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddine 2.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
B- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, iş kazası vemeslek hastalığına maruz kalan sigortalılara ya da bunların hak sahiplerine, işkazası ve meslek hastalıkları sigortası kolundan, Sosyal Sigortalar Kurumu'ncabağlanan gelirlerde; kanun, kararname ve katsayı değişikliği nedeniyleyapılacak artışların, itiraz konusu yasa kuralları çevresinde, sorumlulardangeri istenebilmesinin çeşitli yönlerden anayasaya aykırı olduğunu ilerisürmüştür. Bu bağlamda, özellikle kişilerin uzun süre dava tehdidi altındabulunmasının ve kesin hükümle karara bağlanan uyuşmazlıkların yeniden davakonusu yapılmasının hukuk devletinin gerekleri ile bağdaşmadığı yönündekigörüşlere yer vermiştir. Hak sahiplerine bağlanan gelirlerde kanun, kararnameve katsayı değişikliği nedeniyle meydana gelen artışların sorumlulardan rücuen istenebilmesineolanak veren düzenleme, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasındayer alan ve başvurunun yapıldığı sırada yürürlükte bulunan "...sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarlasınırlı olmak üzere ..." bölümüdür.
Bu nedenle, 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesinin 20.6.1987 günlü,3395 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasına ilişkin esasincelemenin, Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2006 günlü, E.2003/10, K.2006/106sayılı kararıyla iptal edilen "... sigortalı veya haksahibikimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere..." bölümü ile sınırlı olarak yapılmasına, 2.5.2008 günündeoybirliğiyle karar verilmiştir.
C- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 9. maddesinde işverenler,çalıştırdıkları sigortalıları işe başlatmadan önce Kuruma bildirmekle yükümlükılınmışlardır. Yasanın 10. maddesinde ise, çalıştırdığı işçiyi süresindeKuruma bildirmeyen işverenin bir iş kazası veya meslek hastalığının meydanagelmesi halinde Kurum karşısındaki sorumluluğu düzenlenmiştir. Yasa'nın itirazkonusu 10. maddesinde, bildirimsiz olarak çalıştırılan işçinin iş kazası sonucuyaralanması veya ölümü halinde Kurumun hak sahiplerine gerekli sigortayardımlarını yapacağı fakat yapmış olduğu bu harcamalar için Kanun'un 26.maddesinde yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın işverene rücu edeceği hükmebağlanmıştır. 506 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde, çalıştırdığı işçiyi Kurumabildirmeyen işverenin iş kazasında kusuru bulunmasa dahi Kurumun zararlarındansorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İşkazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma veişgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suçsayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibikimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerintutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede belirtilen tarifeyegöre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı sigortalı veya hak sahibikimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere Kurumcaişverene ödettirilir" denilmiştir.
Hizmet akdi ile bir işverene bağlı olarak çalışırken iş kazasıgeçiren veya meslek hastalığına maruz kalan sigortalı, bu arızalar sebebiylemeslekte kazanma gücünün en az % 10 veya daha fazlasını yitirecek şekildebedence veya ruhça bir arızaya uğradığı takdirde, 506 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca kendisine veya hak sahiplerine Kurumca gelir bağlanır. Bunakarşılık, sorumluların haksız fiili sebebiyle bir zarara uğrayan Kurumun, 26.madde gereğince bu zararı işverenden geri almaya hakkı vardır.
İşverenin Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasına göresorumluluğu, maddede açıkça sayılan kusur halleriyle sınırlıdır. Bunlarişverenin kastı, işçi sağlığı ve iş güvenliği hükümlerine aykırılığı veya suçsayılır nitelikteki hareketidir. İş kazası veya meslek hastalığının maddedesayılan bu hallerin dışında kalan bir sebeple meydana gelmiş olması halinde,kurumun yasal işlevini yerine getirerek, 506 sayılı Kanunun 12. maddesindeyazılı yardımları sigortalıya sağlayacağı kuskusuz ise de, maddenin öngördüğükusur şartı gerçekleşmediği için, yapılan yardımlar dolayısıyla doğan zararıişverenden rücuen istemesine yasal olarak imkan bulunmamaktadır. 26. maddeninbirinci fıkrasında aranan koşulların gerçekleşmesi halinde Kurum işverenden iki şeyi talep edebilir. Bunlar,kurumca yapılan giderler ile bağlanan gelirdir. Gider kavramı sigortalıyayapılan tedavi ve geçici iş göremezlik ödeneği harcamalarını; gelir kavramı iseKanunun 19. maddesine göre sigortalı veya hak sahiplerine geçimlerini sağlamaküzere her ay ödenecek belirli bir parayı ifade eder.
D- Anayasaya Aykırılık Sorunu
1- Yasanın 10. maddesinin üçüncü fıkrasının incelenmesi
Başvuru kararında, 506 sayılı Yasa'nın 10. ve 26. maddelerinegöre davacı idarenin, daha önce açılıp kesinleşen mahkeme kararlarına ek olaraktazminat talebinde bulunabildiği; oysa mahkemelerin verdikleri ve kesinleşenkararların tekrar yargı mercilerinin önüne getirilmesinin hukukun genelilkelerine ve Anayasadaki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu; bu nedenletazminat taleplerinin gelecekte oluşacak durumların da değerlendirilerek birdefada talep edilmesi gerektiği, ileriki yıllarda meydana gelen değişikliklernedeni ile davalılara tekrar tekrar dava açılmasının hukuk devleti ve sosyaldevlet ilkeleri ile bağdaşmadığı; konuyla ilgili kesinleşen mahkeme kararındansonra kişilerin aynı konu hakkında yeniden yargılanmama hakkına sahip olmasıgerektiği ileri sürülmüştür.
506 sayılı Yasanın 10. maddesinde, bağlanangelirlerde kanun, kararname ve katsayı değişikliklerine bağlı olarak meydanagelen artışlardan kaynaklanan Kurum zararının işverenden rücuenistenebileceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. 10. maddeçerçevesinde gelir artışlarının istenebileceği yönündeki uygulama, 26. maddedeyer alan ve gelir artışlarının istenebileceği görüşünün yasal dayanağı olarakkabul edilen "...sigortalının veya hak sahibi kimselerinişverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere..." ibaresinedayanmıştır. Söz konusu ibarenin Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006günlü, E.2003/10, K.2006/106 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle,gerek 26., gerekse 10. madde kapsamında artık gelir artışları istenemeyecektir.Diğer bir ifadeyle, itiraz konusu kural, bağlanan gelirlerde kanun, kararnameve katsayı değişikliklerine bağlı olarak meydana gelen artışların rücuenistenilmesine izin veren bir anlama sahip değildir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasanın 2. ve 11.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
2- Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasının incelenmesi
Başvuru kararında, 506 sayılı Yasa'nın 10. ve 26. maddesihükümlerine göre davacı idarenin, kesinleşen mahkeme kararlarına ek olaraktazminat talebinde bulunabildiği; oysa mahkemelerin verdikleri ve kesinleşenkararların tekrar yargı mercilerinin önüne getirilmesinin hukukun genelilkelerine ve Anayasadaki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu; bu nedenletazminat taleplerinin gelecekte oluşacak durumların da değerlendirilerek birdefada talep edilmesi gerektiği, ileriki yıllarda meydana gelen değişikliklernedeni ile davalılara tekrar tekrar dava açılmasının hukuk devleti ve sosyaldevlet ilkeleri ile bağdaşmadığı; konuyla ilgili kesinleşen mahkeme kararındansonra kişilerin aynı konu hakkında yeniden yargılanmama hakkına sahip olmasıgerektiği ileri sürülmüştür.
Sınırlama kararında 26. maddenin birinci fıkrasının tamamınındeğil, maddenin birinci fıkrasında yer alan, başvurunun yapıldığı tarihteyürürlükte bulunan ve iş kazası meslek hastalıkları sigortası kolundan bağlanangelirlerde kanun, kararname ve katsayı değişikliklerine bağlı olarak ortayaçıkan artışların tazmin sorumlularından rücuen istenebilmesine olanak verdiğianlaşılan "... sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverendenisteyebileceği miktarla sınırlı olmak üzere..." bölümünün anayasaya uygunluğunun incelenmesinekarar verilmiştir. İtiraz konusu bu bölüm, Anayasa Mahkemesi'nin23.11.2006 günlü, E.2003/10, K.2006/106 sayılı kararıyla, Anayasanın 2.maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İptal kararı, 21.3.2007 tarihindeResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
506 sayılı Yasanın 26. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasınınsınırlama kararı uyarınca incelenen "...sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarlasınırlı olmak üzere ..." bölümü AnayasaMahkemesi'nin 23.11.2006 günlü, E.2003/10, K.2006/106 sayılı kararıyla iptaledildiğinden, itiraz konusu bu bölüm hakkındaYENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmesi gerekir.
VI- SONUÇ
17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun;
1- 10. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE,
2- Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2006 günlü, E. 2003/10, K. 2006/106 sayılı kararıylaiptal edilen 26. maddesinin 20.6.1987 günlü, 3395 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyledeğiştirilen birinci fıkrasının "... sigortalı veya haksahibi kimselerinişverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere ..." bölümü hakkındaYENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.5.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ