ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/16
Karar Sayısı : 2011/63
Karar Günü : 14.4.2011
R.G. Tarih-Sayı :21.10.2011-28091
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay İdari DavaDaireleri Genel Kurulu
İTİRAZIN KONUSU: 10.10.1984 günlü, 3056sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin beşinci fıkrasınınAnayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı tarafından, Başbakan Başmüşavirliği kadrosunda görevliolduğu döneme ait teşvik ikramiyesinin verilmemesine ilişkin işlemin vedayanağı Esaslar'ın iptali istemiyle açılan davanın temyiz incelemesinde,Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına vararak iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
10.10.1984 günlü, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un itiraz konusubeşinci fıkrayı içeren 35. maddesi şöyledir:
'Sözleşmeli Personel
Madde 35 - Başbakanlık merkez teşkilatında; Müsteşar, MüsteşarYardımcısı, Başbakan Başmüşaviri, Başbakan Müşaviri ve Başbakanlık Müşavirleri,Teftiş Kurulu Başkanı, Bakanlar Kurulu Sekreteri, Hukuk Müşaviri, BasınMüşaviri, Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcıları, Başkan ve Yardımcıları,Daire Başkanı ve Yardımcıları ile Uzman, Daire Tabibi, Diş Tabibi,konusuyla ilgili en az 4 yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak kaydıylaçözümleyici ve programcı ve Uzman Yardımcısı kadrolarına atananlar atandıklarıkadrolarda sözleşmeli olarak da, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmelipersonel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızınçalıştırılabilir.
Ancak,uzman yardımcısı ve uzman kadrolarında çalıştırılacaklar için 34 üncü madde ilebelirtilen şartlar yukarıda sayılan diğer görevlerde çalıştırılacaklar içinyükseköğrenim yanında Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesindebelirtilen şartlar aranır.
657Sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesine göreatananlar hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Ayrıca, Başbakanlık merkez teşkilatında programcı, çözümleyici vebilgisayar işletmeni ile Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde Osmanlıca dil veyazı ile yazılan her türlü arşiv malzemesinin Türkçe'ye çevrilmesi, tasnifi,değerlendirilmesi gibi özel bilgi ve ihtisası gerektiren işlerde kadroaranmaksızın ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındakihükümlerine bağlı olmaksızın yerli ve yabancı elemanlar sözleşmeli olarakçalıştırılabilir. Ancak Devlet Arşivlerinde çalıştırılacaklarda yaş haddiaranmaz, varsa emekli aylıkları kesilmez.
Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücretmiktarı ve her çeşit ödemeler Bakanlar Kurulunca tespit edilir.
Sözleşme ile çalıştırılacak personel istekleri üzerine T.C. EmekliSandığı ile ilgilendirilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, ErtuğrulERSOY, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Fazıl SAĞLAM ve A. NecmiÖZLER'in katılımıyla 18.3.2004 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBIRLIĞIYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, Anayasa Mahkemesineitiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
3056 sayılı Kanun'un 35. maddesinin itiraz konusu beşincifıkrasında, 'sözleşmeli personelin sözleşme usul ve esasları ile ücret miktarıve her çeşit ödemeler'in Bakanlar Kurulunca tespit edileceği belirtilmiştir.Başvuran Mahkemede bakılmakta olan dava, her çeşit ödemeler kapsamında olanteşvik ikramiyesinin ödenmemesi işleminin iptaline ilişkin olup sözleşme usulve esasları ile ücret miktarına yönelik bir uyuşmazlık söz konusu değildir.
Bu nedenle, 10.10.1984 günlü, 3056 sayılı Başbakanlık TeşkilatıHakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un35. maddesinin 'Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ileücret miktarı ve her çeşit ödemeler Bakanlar Kurulunca tespit edilir.'biçimindeki beşinci fıkrasına ilişkin esas incelemenin, fıkrada yer alan ''ve her çeşit ödemeler '' ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,14.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B) Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla sözleşmeli personelinsözleşme usul ve esasları ile ücret miktarı ve her çeşit ödemelerinintespitinde Bakanlar Kurulunun yetkilendirildiği, yasayla düzenlenmesi gerekenkonuların Bakanlar Kurulunun idari düzenlemesine bırakılmasının yasamayetkisinin devri niteliği taşıdığı ve Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
3056 sayılı Yasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında,Başbakanlık Merkez Teşkilatında, Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, BaşbakanBaşmüşaviri, Başbakan Müşaviri ve Başbakanlık Müşavirleri, Teftiş KuruluBaşkanı, Bakanlar Kurulu Sekreteri, Hukuk Müşaviri, Basın Müşaviri, Genel Müdürve Genel Müdür Yardımcıları, Başkan ve Yardımcıları, Daire Başkanı veYardımcıları ile Uzman Daire Tabibi, Diş Tabibi, konusuyla ilgili en az 4yıllık yüksek öğrenim görmüş olmak kaydıyla çözümleyici ve programcı ve UzmanYardımcısı kadrolarına atananların atandıkları kadrolarda, 657 sayılı DevletMemurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmelipersonel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeliolarak çalıştırılabilecekleri öngörülmüştür. İptali istenilen beşinci fıkradaise, sözleşmeli olarak çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücretmiktarı ve her çeşit ödemelerinin Bakanlar Kurulunca tespit edileceği kuralabağlanmıştır.
Başvuran Mahkeme önündeki davada, davacı 3056 sayılı Kanun'un 35.maddesinde sayılan unvanlardan biri olan 'Başbakan Başmüşaviri' olduğundanitiraz konusu kural 'Başbakan Başmüşaviri' yönünden incelenmiştir.
Anayasa'nın 7. maddesinde, 'Yasama yetkisi Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.' denilmektedir.
Anayasa'nın 128. maddesinde de Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların vediğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, haklarıve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunladüzenleneceği belirtilmiştir. Maddede sözü edilen 'diğer kamu görevlileri'kavramı memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli vesürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsamaktadır. Devletingenel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevlerde memur ve/veya diğer kamugörevlilerinden hangisinin çalıştırılacağına ilişkin tercih yasakoyucununtakdir alanı içindedir.
Kamu hizmeti, geniş tanımıyla, devlet ya da diğer kamutüzelkişileri tarafından ya da bunların denetim ve gözetimleri altında, ortakgereksinimleri karşılamak ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuşbulunan sürekli ve düzenli etkinliklerdir.
3056 sayılı Kanun'da; Başbakanın, Bakanlar Kurulunun Başkanı,bakanlıkların ve Başbakanlık teşkilatının en üst amiri olduğu, BaşbakanlıkTeşkilatının Anayasa ve kanunlarla Başbakana verilen görevleri yerine getirmekiçin kurulduğu ve Devlet teşkilatının düzenli bir şekilde işlemesini teminetmenin Başbakanlığın görevi olduğu ifade edilmiştir. Devlet kamu tüzelkişiliği içinde yer alan Başbakanlığa Anayasa ve kanunlarla verilen görevlerin,genel ve ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılan asli ve sürekli kamuhizmeti olduğunda kuşku yoktur.
Anayasa'nın 128. maddesine göre Devletin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülebilecektir.Başbakanlığın genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli görevleriniyerine getiren sözleşmeli personel 'diğer kamu görevlileri' kapsamında yeralmaktadır.
Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasına göre, memurlar vediğer kamu görevlilerinin hak ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin vediğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Anayasa'nın 7.maddesine göre de, Anayasa'da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütmeorganına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi mümkündeğildir. Yürütmenin düzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı biryetkidir. Bu nedenle, Başbakanlık'ta Başbakan Başmüşaviri unvanıyla sözleşmeliolarak çalışan personelin, her çeşit ödemeleri konusunda yasal düzenlemeyapılmayarak tüm yetkinin Bakanlar Kuruluna bırakılması Anayasa'nın 7. ve 128.maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir.
Haşim KILIÇ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşlerekatılmamıştır.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Kanun,kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un66. maddesinin üçüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
3056 sayılı Kanun'un 35. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan ''ve her çeşit ödemeler '' ibaresinin, 'Başbakan Başmüşaviri' yönünden iptal edilmesinedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'deyayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
1- 10.10.1984 günlü, 3056 sayılı Başbakanlık TeşkilatıHakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un35. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan '' ve her çeşit ödemeler ''ibaresinin, 'Başbakan Başmüşaviri' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Haşim KILIÇ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ile Celal Mümtaz AKINCI'nın karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 3056 sayılı Kanun'un 35. maddesinin beşinci fıkrasında yeralan '' ve her çeşit ödemeler '' ibaresinin, 'Başbakan Başmüşaviri' yönündeniptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎGAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,OYBİRLİĞİYLE,
14.4.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1- 10.10.1984 tarih ve 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı HakkındaKanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un iptalistemine konu 35. maddesinin beşinci fıkrası 'her çeşit ödemeler'ibaresiyleve 'Başbakan Başmüşaviri' görevinde olanlar ile sınırlı olarakincelenmiş ve kuralın iptaline karar verilmiştir.
3056 sayılı Kanun'un 35. maddesinin birinci fıkrasında,Başbakanlık merkez teşkilatında görev yapan belli makam ve kadrolar tek teksayıldıktan sonra (ki itiraz istemine konu olaydaki kişinin bulunduğu Başbakanbaşmüşaviri kadrosu da bunlar arasındadır.), bu kadrolara atananların ''sözleşmeliolarak da'' istihdam edilebilecekleri, bu şekilde istihdam halinde,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasıhakkındaki hükümlerine bağlı kalınmayabileceği hüküm altına alınmaktadır. Bufıkrada dikkat edilmesi gereken husus, bu kişiler yönünden Anayasa'nın 128.maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen güvencenin anılan kuralla ihlâl edilipedilmediğinin tespitidir.
Hemen işaret etmek gerekir ki, sayılan unvanlarla Başbakanlıkteşkilatında çalıştırılacak personel 'kadro karşılığı' gösterilerek bu göreveatanmış, esasen 657 sayılı Kanun'un öngördüğü teminat ve haklara haiz (malihaklar hariç) Devlet memuru konumunda kişilerdir. Esasen Başbakanlık da merkeziidare teşkilatı içerisinde yer alan ve genel idare esaslarına göre kamu hizmetiifa eden bir idari birimdir. Başbakanlık teşkilatına ilişkin kadrolar da 190sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göredüzenlenmektedir.
Aylık ve özlük hakları yönünden bu teşkilatta tek tek sayılanbelli unvanlarda kadrolu olarak istihdam edilenlere, diğer kanunlardakikısıtlamalara bağlı kalınmaksızın sözleşmeli personel statüsü tanınarak,kendilerine Bakanlar Kurulu'nca saptanacak tutarda mali haklar tanınması, bukişiler yönünden bir teminatsızlığa yol açmamaktadır. Çünkü, sayılan unvanlardagörev yapanlar hem kadro karşılığı istihdam edilmektedir, hem de bu kadrolara657 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca atanmakta ve kanunda öngörülendiğer hak ve yükümlülüklere de sahip bulunmaktadırlar. Bunların 'sözleşmeli'olarak istihdamları, yalnız özlük haklarında ilave imkanlar sağlamak amacınayöneliktir ve yine kendilerinin 'istekli' olmaları halinde mümkündür. Bustatülerinden ayrılmak istemeleri halinde, sözleşmelerini fesih ile devletteşkilatında bulunan durumlarına uygun bir kadroya memur olarak atanmaları herzaman imkân dahilindedir.
Yasama organının, kanun yaparken bütün olasılıkları gözönündebulundurarak ayrıntılı kuralları saptamak yetkisi varsa da, bu her zaman mümkünolmayabilir. Özellikle yasama organının, yapısı bakımından ağır işlemesi vegünlük olayları izleyerek zamanında gerekli tedbirleri almasının güçlüğünedeniyle, sık sık değişen durumlar ve ihtiyaçlar karşısında kanunda esaslıhükümleri saptadıktan sonra ayrıntıları belirlemede kimi makamlara yetkivermesi gerekebilir. Böyle bir ihtiyaç karşısında, yasamanın, esaslı hükümlerisaptadıktan sonra ayrıntıların belirlenmesinde kimi makamlara yetki vermesi deyasama yetkisinin kullanılmasından başka bir şey değildir. Bu durumlarda yasamayetkisinin yürütme organına bırakıldığı gibi bir anlam çıkarmak doğru olmaz.
Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, Hükümetin genelsiyasetinin yürütülmesini gözetmek ve Devlet teşkilatının düzenli bir şekildeişlemesini temin etmek gibi önemli görevler üstlenmiş bir müessese olanBaşbakanlıkta (3056 s. K. Md. 1) görev yapacak önemli bazı unvanlı kadrolar(Md. 35) bakımından sözleşmeli istihdam biçiminin yasakoyucu tarafındanbenimsenmesi ve bu statüde çalışacaklar için sözleşme usul ve esasları ileücret miktarı ve her çeşit ödemelerin Bakanlar Kurulu'nca tespit edilmesiyasakoyucunun takdir hakkı içinde olup; gerek yukarıda belirtilen nedenle,gerekse de ifa edilen sözkonusu özellikli görevlerin mahiyeti ve idaretekniğine ilişkin mali detaylarının yasayla düzenlenmesindeki güçlüğükarşısında; itiraz konusu düzenleme ile Bakanlar Kurulu'nun yetkili kılınmasıAnayasa'nın 128. maddesine aykırı değildir.
10.10.1984 tarih ve 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı HakkındaKanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un bütünhükümleri değerlendirildiğinde, 'sözleşmeli statüde çalışacak' belli unvanlıgörevlerde istihdam edilen personel yönünden 'çerçeve'nin belirlenmiş olduğu,bunlara diğer kamu görevlilerine nazaran sağlanacak 'ilave' mali imkânlarınbelirlenmesinin Bakanlar Kurulu'na bırakılmasında Anayasa'nın 7. maddesindeifadesini bulan yasama yetkisinin devrinden sözedilemeyeceği açıktır.
2- Esasen Anayasa Mahkemesi'nin kimi kararlarında da BakanlarKurulu'na bu yönde verilen yetkinin Anayasa'ya aykırı olmadığı ifadeedilmektedir.
Anayasa Mahkemesi 8.10.2009 tarih ve E.2005/29, K.2009/138 sayılıkararıyla, temsil tazminatı göstergelerini belirleme konusunda Yasa'nınBakanlar Kurulu'na verdiği yetki ile ilgili olarak ''itiraz konusukuralla, temsil tazminatı ödenecek kişilerin bulunması gereken kadrolarınniteliği ve bu kişilere ödenecek temsil tazminatı tutarının üst sınırıbelirtilerek Bakanlar Kuruluna bu çerçevede ve sınırlı olarak düzenleme yetkisiverilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğini taşımamakta ve hakimler vesavcılar ile Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarınınyasayla düzenleneceğinin öngörüldüğü Anayasa hükümlerine aykırıbulunmamaktadır. Açıklanan nedenler itiraz konusu yasa kuralı Anayasanın 7.,128. ve 140. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir'' şeklindekigerekçesiyle, iptal istemini reddetmiştir.
Yine Anayasa Mahkemesi 6.12.2001 tarih ve E.2001/387, K.2001/357sayılı kararıyla, Türkiye Vakıflar Bankası'nın bazı hisselerinin satışına ve busatışla ilgili usul ve esasları belirlemeye Bakanlar Kurulu'nu yetkili kılanYasa'nın iptali istemiyle ilgili olarak ''bu yetkilendirmenin amacı;bir kül halinde tüzelkişiliğe sahip olup mütevellileri bulunmayan ve kamudüzeni ve yararı için Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temsil ve idareolunan mazbut vakıflara ait Banka hisselerinin satışına ilişkin usul veesasların Bakanlar Kurulunca belirlenmesi suretiyle, piyasaların durumuna göresatış koşullarının saptanarak bu hisselerin en değerli olduğu anda ve en uygunyöntemle satışının gerçekleştirilmesidir. Kamu yararı amacıyla satışla ilgiliusul ve esasları belirlemede ve Vakıflar Bankasının sermaye ve idari yapısındaolumlu hedeflere yönelinmesinde, Bakanlar Kurulunun yasal olarak yetkilikılınmasında mülkiyet hakkı ihlâlinden ve dolayısıyla Anayasanın 35. maddesineaykırılıktan söz edilemez. Bu nedenle dava konusu kural, Anayasanın 2. ve 35.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir'' şeklindekigerekçeyle iptal istemini reddetmiştir.
3- Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 7. ve128. maddelerine aykırı bir yönü bulunmadığı kanaatine vardığımızdan, iptalisteminin reddi gerektiği değerlendirmesiyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararınakatılmıyoruz.
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI