ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/20
Karar Sayısı : 2007/52
Karar Günü : 17.4.2007
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 22.11.2007-26708
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Zonguldak İcra TetkikMercii Hâkimliği
İTİRAZIN KONUSU: 9.6.1932 günlü, 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılı Yasa ile eklenen 336/a maddesininAnayasa'nın 10. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünündurdurulması istemidir.
I- OLAY
Yediemin olarak kendisine teslim edilen hacizli malları satışmahalline getirmeyen kişinin İcra ve İflas Kanunu'nun 336/a maddesine görecezalandırılması istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa'nın 93.maddesi ile eklenen 336/a maddesi şöyledir:
“Bu Kanun uyarınca, muhafaza edilmek üzere kendisine rehin, hacizveya diğer herhangi bir sebeple teslim olunan malları icra dairesinin talebinerağmen yedi gün içinde icra dairesine teslim etmeyen kimse, alacaklınınşikayeti üzerine icra mahkemesince iki aydan altı aya kadar hafif hapislecezalandırılır.” MADDE 336/a - (...) (Madde 336/a,1.6.2005 tarih ve 25832 sayılı Mükerrer R.G.'de yayımlanan, 31.5.2005 tarih ve5358 sayılı Kanunun 23.maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, TülayTUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fazıl SAĞLAM ve A. Necmi ÖZLER'inkatılmalarıyla 31.3.2004 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurmaisteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasınaoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri vediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, yedieminlik görevini kötüye kullanma eyleminin765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda cürüm olarak düzenlendiği halde, İcra ve İflasKanunu'nda kabahat olarak düzenlendiği, Türk Ceza Kanunu'na göre verilencezaların para cezasına çevrilebildiği ve ertelenebildiği, oysa İcra ve İflasKanunu uyarınca verilen cezaların ertelenemediği ve para cezasınaçevrilemediği, bu durumun aynı eylemi işleyen kişiler arasında eşitsizlikdoğurduğu, bu nedenle kuralın Anayasanın 10. ve 38. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında herkesin, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiş, 38.maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında ise kimsenin, işlendiği zamanyürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamayacağı, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuşolan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, suç ve ceza zamanaşımı ile cezamahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki hükümlerin uygulanacağı, cezave ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulacağı, suçluluğuhükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemlideğil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak vekişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durumve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesiçiğnenmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişikkurallar konulamaz.
İcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ileeklenen 336/a maddesinde, bu Kanun uyarınca, muhafaza edilmek üzere kendisinerehin, haciz veya diğer herhangi bir sebeple teslim olunan malları icradairesinin talebine rağmen yedi gün içinde icra dairesine teslim etmeyenkimsenin alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince iki aydan altı ayakadar hafif hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür.
4949 sayılı Yasa'nın gerekçesinde, İcra ve İflas Kanunukurallarına göre kendisine resmen mal teslim edilen kimselerin bu mallarıteslimden imtina etmelerinin yaygınlaşması ve Türk Ceza Kanunu hükümlerine göreyedieminliği suiistimal edenlere verilen cezanın tecil edilebilmesi ve/veyapara cezasına çevrilebilmesi nedeniyle, cezanın caydırıcılığını sağlamak üzerenitelik ve süre olarak daha hafif, ancak erteleme ve para cezasınaçevrilme olanağının ortadan kaldırıldığı bir düzenlemenin öngörüldüğübelirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'na göre yediemine mal teslim edilmesininamacı, borçlunun elinde bulunan malın haczedilerek alacaklının haklarınınkorunması ve gerektiğinde satılarak alacaklının alacağının tahsil edilmesinisağlamaktır. Diğer yasalar uyarınca yediemine mal teslim edilmesinin amacı isebu yasalarda belirtilen amacı gerçekleştirmeye yöneliktir ve her iki yaptırımarasında amaç bakımından farklılık bulunmaktadır. Bu nedenle, farklı durumdaolanlara farklı yasa kurallarının öngörülmesi ve yaptırım olarak bu kurallarınuygulanması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Mülga Türk Ceza Kanunu'nun 11. maddesinde cürümlere ve kabahatlereverilecek cezalar belirtilmiştir. Buna göre, cürümlere verilecek cezalar; ağırhapis, hapis, ağır para cezası, kamu hizmetlerinden men cezası olarak sayılmış,kabahatler için verilebilecek cezalar ise hafif hapis, hafif para cezası ilemuayyen bir meslek ve sanatın yürütülmesinden men cezası olarak belirtilmiştir.Aynı Yasanın 276. maddesinde belirtilen eylemler için hapis cezasıöngörüldüğünden bu eylemler yasa koyucu tarafından cürüm, İcra ve İflasKanunu'na 4949 sayılı Yasa ile eklenen 336/a maddede belirtilen eylemler isehafif hapis cezası öngörülmesi nedeniyle kabahat olarak nitelendirilmektedir.Yasa koyucunun Anayasa kuralları ve hukukun genel ilkeleri çerçevesinde kalmakkoşuluyla hangi eylemlerin suç oluşturacağını, bu suçlara verilecek cezaları,ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenleri belirleme konusunda yetkisibulunduğundan, İcra ve İflas Kanunu kuralları uyarınca kendisine mal teslimedilenlerin bu malları teslim etmeme eyleminin kabahat olarak kabul edilmesi,diğer yasalara göre kendisine mal teslim edilenlerin bu malları teslimetmelerinin cürüm olarak kabul edilmesi yasakoyucunun takdir alanı içindedir.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 10. ve 38. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
Anayasa Mahkemesi'nin 17.4.2007 günlü toplantısında, 2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu'na 4949 sayılı Yasa ile eklenen 336/a maddesine yönelikitiraz başvurusu 17.4.2007 günlü, E.2004/20, K.2007/52 sayılı kararla reddedildiğinden,bu maddeye ilişkin yürürlüğün durdurulması istemi oybirliği ile reddedilmiştir.
VII- SONUÇ
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılıYasa ile eklenen 336/a maddesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 17.4.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT