ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/22
Karar Sayısı : 2009/67
Karar Günü : 2.6.2009
R.G. Tarih-Sayı:08.01.2010-27456
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Şişli 6. AsliyeCeza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 19.3.1985 günlü,3167sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması HakkındaKanun'un, 26.02.2003 günlü, 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve ÇekHamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ileeklenen Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan 'Bukanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce'' ibaresinin, Anayasa'nın 10. ve 36.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Karşılıksız çek keşide etme suçundan açılan kamu davasında itirazkonusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek HamillerininKorunması Hakkında Kanun'un itiraz konusu ibareyi de içeren Geçici Madde 1'işöyledir:
'Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncekarşılıksızçekler hakkında açılmış bulunan davalarda, bu tarihten sonra yapılacak ilkduruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya birvekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil degöndermediği takdirde şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda davetiyeçıkarılır. Bu davetiye, şikayetçinin, mahkemeye bildirdiği; mahkemededinlenmemişse şikayet dilekçesinde belirttiği adresine gönderilir. Davetiyetebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyenveya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına kararverilir. Şikayetçinin veya vekilinin haklı mazereti halinde bu hükümuygulanmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen karşılıksızçek keşide etme suçu hakkında, 3167 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen 16ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uygulanmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 16ncı maddesinin kapsamına giren suç nedeniyle;
a) Hükümlü ve tutuklu bulunanların bu hallerinin derhal sonaerdirilmesine ve tahliyelerine,
b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde bunlarındosyalarının ele alınarak hükümlüler hakkındaki hapis cezalarının çek bedelitutarı kadar ağır para cezasına dönüştürülmesine, tutuklular hakkında talepedilmiş olan hapis cezaları yerine çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasınahükmedilmesine,
Mahkemesince karar verilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasanın 10. ve 36. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, TülayTUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Fazıl SAĞLAM ve A. NecmiÖZLER'in katılımlarıyla 7.4.2004 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
İtiraz başvurusunda, müşteki tarafın kendisine yapılan ihtarlıtebligata rağmen duruşmaya gelmediği takdirde davanın düşürülmesine kararverilmesinin gerekeceği, ancak itiraz konusu maddenin sadece 8.3.2003tarihinden önce açılan davalarda uygulanabileceğinin anlaşıldığı, bu şekildekişilerin arasında eylemleri veya durumları farklı olmamasına karşın, sadecebir kamu görevlisi olan Cumhuriyet Savcısının iddianame tarihi nedeniyle farklıuygulamalar ve sonuçların doğmasının yasalar karşısında eşitlik ilkesine aykırıolduğu, yargılananlar yönünden adalete olan güveni ve adil yargılama ilkeleriniihlal ettiği gerekçesiyle itiraz konusu kuralın Anayasanın 10. ve 36.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu ibarenin yer aldığı Geçici Madde 1'de, 4814 sayılıYasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılandavalarda, davanın açıldığı tarihten sonra duruşmaları takip etmemesi durumundaşikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmektedir. Yasanınyürürlük tarihinden sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikâyetçiye,ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi,duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikâyetten vazgeçmişsayılacağı hususunda yasada belirtilen adreslere davetiye çıkarılacaktır.Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste ikiduruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikâyetçinin şikâyetindenvazgeçmiş sayılmasına karar verilecektir. Haklı mazeret durumunda bu hükümuygulanmayacaktır. Takip eden fıkralarda hangi hallerde hükümlü ve tutuklularıntahliye edileceği ve hapis cezalarının para cezasına çevrileceğidüzenlenmektedir.
4814 sayılı Yasanın gerekçesinde, 3167 sayılı Yasanın uygulanmasındazaman içinde bazı sorunlarla karşılaşıldığı ve açılan ceza davalarında ciddiartışların yaşandığı, çağdaş ceza hukukunda ekonomik ilişkilerin gelişmesi veçeşitlenmesi sonucu bu ilişkilerden doğan ve netice itibarıyla cezaî müeyyideyigerektiren eylemlere hürriyeti bağlayıcı cezanın başvurulacak en son çareolarak öngörülmesinin, 'ekonomik suça ekonomik ceza' ilkesinin doğmasına yolaçtığı, bu gelişme nedeniyle karşılıksız çek keşide etmek suçunu ilk defaişleyenlere hürriyeti bağlayıcı ceza yerine çek bedeli tutarı kadar ağır paracezası verilmesi, ancak çeke olan güvenin zaafa uğratılmaması ve cezadaetkinliğin artırılması bakımından, bu suçtan mükerrirler hakkında hapis cezasıverilmesinin uygun olduğu; bunların yanında, bugün uygulamada bir nevi krediaracı niteliğinde kullanılmakta olan çekin, aslına uygun olarak ödeme aracıhâline getirilmesinde de zorunlu bulunduğu görüşlerine yer verilmiştir.
Geçici Madde 1 ile, yasa değişikliklerinden önce hapis cezasıöngörülmüş karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle açılmış bulunandavalarda, gerek yeni hukuksal duruma uyum sağlamanın, gerekse mahkemelerdekiiş yükünün azaltılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Kural yasanın yürürlüğegirdiği dönemden önceki hukuksal duruma göre açılmış ve halen görülmekte olandavalarlasınırlıvegeçicibir etkiye sahiptir. Nitekim 3167 sayılıYasanın 4814 sayılı Yasayla değişik 16. maddesinde karşılıksız çek keşideedilmesi durumunda, sanığın çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıylacezalandırılacağı, ancak verilecek para cezasının seksenmilyar liradan fazlaolamayacağı ve suçun tekerrürü halinde bir yıldan beş yıla kadar hapiscezasıyla cezalandırılacağı, Madde 16b'de de hükmün kesinleşmesinden sonraşikâyetten vazgeçildiğinde, hükmün bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkacağıöngörülmektedir.
Yasanın 16c maddesinde ise ekonomik suça ekonomik ceza anlayışınauygun olarak ilk defa 4814 sayılı yasa ile davanın açılmasına engel olan,davayı düşüren veya cezayı ortadan kaldıran nedenler düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemlideğil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak vekişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklariçin değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa eşitlik ilkesi ihlal edilmişolmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişik kurallarkonulamaz.
Hak arama hürriyetini düzenleyen Anayasa'nın 36. maddesinde, 'Herkes,meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz'denilerek yargı mercilerine dâvâcı ve dâvâlı olarak başvurabilme ve bunun tabiîsonucu olan iddia, savunma, âdil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.
İtiraz konusu ibarenin yer aldığı Geçici Madde 1 ile, 4814 sayılıYasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılandavalarda, şikâyetçinin davanın açıldığı tarihten sonra duruşmaları takipetmemesi durumunda şikâyetinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmektedir. Yasanınyürürlüğe girme tarihine göre yapılan tercih değişikliği yalnızca gördüğü kamuyararı üzerine yapılan yasa değişikliklerine paralel bir geçiş sağlamak için vebelirli bir süreyle sınırlı olarak genel uygulamadan ayrık bir durum yaratmaamacına hizmet eden kural niteliğindedir. Yürürlükten önceki davalar bakımındanbir ayrım yapılmadığı gibi, yürürlükten sonraki davalar bakımından da bir ayrımyapılmamaktadır. Yasa koyucunun kamu yararını gerçekleştirmek amacıylaçözümlenmesi gereken bir sorun olarak gördüğü konuları bir tarih belirleyerekçözüme kavuşturması takdir hakkı içindedir.
İtiraz konusu ibareyle davacının davasını takip etme hakkınadokunulmamaktadır. Kural ile şikâyet üzerine açılmış bulunan davanın müştekininveya vekilinin mazereti olmaksızın takip edilmemesi durumunda şikâyettenvazgeçilmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır. Çeşitli nedenlerle mahkemelerdeyoğunlaşmış ve sürüncemede kalmış davaların yargının işlevselliğinin ve çekkurumunun etkinliğinin sağlanması için hızla sonuçlandırılması amacıylagetirilmiş bu kural, belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olarak, şikâyetüzerine başlatılan dava sürecinin, müştekinin davayı takip etme iradesinigöstermemesi durumunda sonlandırılmasını öngörerek müştekinin iradesine sonuç bağladığındanhak arama özgürlüğünün engellendiğinden söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasanın 10. ve 36.maddelerine aykırı değildir. İtiraz başvurusunun reddi gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A.Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
26.2.2003 günlü, 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve ÇekHamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'ungeçici 1. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan 'Bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce ...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ileA. Necmi ÖZLER'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 2.6.2009 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY YAZISI
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi veÇek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un, 26.02.2003 günlü, 4814 sayılıÇekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında KanundaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eklenen Geçici 1. maddesinin birincifıkrasının birinci tümcesinde yer alan 'Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce '' ibaresinin Anayasanın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptaliistemi, Anayasa Mahkemesi çoğunluğunca reddedilmiştir. Bu görüşe aşağıdakinedenlerle katılma olanağı görmemekteyim:
İptali istenen kural, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten öncekarşılıksız çekler hakkında açılan davalarda, davanın açıldığı tarihten sonraduruşmaları takip etmeyen şikayetçinin, şikayetinden vazgeçmiş sayılacağınıöngörmektedir. Kurala göre, şikayetçinin veya vekilinin mazeretsiz olarak üstüste iki duruşmaya gelmemesi halinde davanın düşürülmesine karar verilecek,karşılıksız çek keşide etme suçundan yargılanan sanık ceza almayacaktır.
İptali istenen kural, sanığın cezalandırılmasını, şikayetçininduruşmaları takip etmesi koşuluna bağlamış ve böylece sanığın daha lehine birdüzenleme getirmiştir. Sanık lehine olan bu düzenlemeden, kuralın yürürlüğegirdiği tarihe kadar açılmış davalarda sanık konumunda bulunanlar yaralanacak;yürürlük tarihinden sonra açılan davaların sanıkları ise yararlanmayacaktır.
Anayasanın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesinin amacı,aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme tabi tutulmasını sağlamakve kişilere yasalar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Anayasanın 38. maddesinde suç ve cezalara ilişkin esaslardüzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, kimse işlendiği zamanyürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz;kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağırbir ceza verilemez.
Bir temel kanun niteliğinde olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun5. maddesinde 'Bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içerenkanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır' denilmiş; 7. maddesinin birincifıkrasında Anayasanın 38. maddesindeki ilke tekrarlanmış, ikinci fıkrasında da'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe girenkanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infazolunur' hükmü konularak, evrensel hukuk ilkelerinin başta gelenlerinden biriolan 'lehe kanun uygulaması' ilkesi vurgulanmıştır.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlara ilişkinesaslar Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinde gösterilmiştir. Ceza kanunundabelirtilen suçlardan hangilerinin şikayete bağlı olduğu da, suçların yasalunsurlarını ve karşılığı olan cezalarını gösteren ilgili maddelerinde yer almıştır.İptali istenen yasa kuralı, 3167 sayılı yasanın 16b maddesine göresoruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suç olan karşılıksız çekkeşide etme suçunun hangi hallerde şikayetten vazgeçilmiş sayılarakkovuşturmaya son verileceğine ilişkin ek bir düzenleme getirmektedir. Ancak budüzenleme, yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar açılmış davalarauygulanmakta, daha sonra açılacaklara ise uygulanmamaktadır.
Anayasanın 38. maddesi ve ceza hukukunun evrensel ilkeleri gereğince,suç ve cezalara ilişkin kuralların uygulanmasında suç tarihi esas alınır. Aynıeyleme verilebilecek sonuç cezanın suç tarihine göre değil dava tarihine görebelirlenmesine yol açan bir düzenlemenin Anayasa ve ceza hukukunun evrenselilkeleriyle bağdaştırılmasına olanak yoktur. Karşılıksız çek keşide etmeeylemini gerçekleştirenler için lehe bir düzenleme getiren kuraldan, sanığınelinde olmayan dava tarihi ölçütü esas alınmak suretiyle, hakkında sonradandava açılan kişinin yararlandırılmaması, bu kişi yönünden lehe kanunuygulamasını ortadan kaldırmış olur. Bu durum ise Anayasanın 38. maddesineaykırılık oluşturur.
İptali istenen kural, yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmışdavalarda şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılması halini kolaylaştıranbir düzenlemedir. Eşitlik ilkesi, bunun bütün sanıklara aynı şekildeuygulanmasını gerektirir. Aynı suçu işleyen iki kişinin aynı konumdabulundukları, eşitlik karşılaştırması için kişilerin eylemleri dışında birölçüt uygulanamayacağı dikkate alındığında, haklarındaki davalar farklıgünlerde açılan iki karşılıksız çek sanığından biri lehte uygulamadanyararlanırken diğerinin yararlanamaması Anayasanın 10. maddesinde belirtileneşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.
Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin en önemliöğelerinden olan hukuk güvenliği, belirliliği zorunlu kılar. Hukuk devletiilkesine göre, yasaların Anayasaya ve hukukun evrensel ilkelerine aykırıolamayacağının bilincinde olan devlet, hukuki konumları aynı olan iki kişiye,tesadüflere göre belirlenen bir ölçüte dayanarak farklı uygulamalar yapamaz.İptali istenen kural bu yönden de Anayasaya aykırıdır.
Kuralın Anayasanın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılıknedeniyle iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY GEREKÇESİ
26.2.2003 günlü, 4814 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve ÇekHamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'ungeçici 1. maddesinin, birinci fıkrasında, bu Kanun'un yürürlüğe girdiğitarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılmış bulunan davalarda bazıkoşulların gerçekleşmesi halinde şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmişsayılmasına karar verileceği öngörülmüş, başvuran Mahkeme, sadece bu fıkranınilk tümcesinde yer alan 'Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce' ibaresininAnayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi herkesinyasalar önünde eşit kılınmasını, aynı durumda bulunanlar arasında ayırımyapılmamasını ve kimseye imtiyaz tanınmamasını; 36. maddesinde düzenlenen adilyargılanma hakkı ise kişilerin davacı ve davalı olarak aynı koşullarda farklıkurallara bağlı tutulmamasını gerektirir.
İtiraz konusu ibare ile suç tarihinin değil dava tarihinin esasalınması, Başvuru Kararı'nda da belirtildiği gibi, aynı tarihte karşılıksız çekkeşide eden iki sanık hakkında iddianamenin daha önce veya sonra yazılmışolmasına bağlı olarak davanın düşmesi veya sanığın cezalandırılması sonucunudoğuracaktır. Aynı konumda bulunan kişilere, kendi iradeleri dışındakinedenlerle farklı kuralların uygulanması, Anayasa'nın ve evrensel hukukun temelilkeleri arasında bulunan eşitlikle bağdaşmadığı gibi adil yargılanma hakkınıda zedelemektedir.
Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırıolan itiraz konusu ibarenin iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY GEREKÇESİ
4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek HamillerininKorunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un itirazkonusu ibareyi de içeren
Geçici 1. maddesinde; bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği 8.3.2003tarihinden önce karşılıksız çek tanzim edenler hakkında açılan davalarda, butarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilkduruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi,duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikayetten vazgeçmişsayılacağı hususunda davetiye çıkarılacağı, davetiye tebliğine veya tebliğedilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil degöndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğiöngörülmüştür.
4814 sayılı Yasa'nın gerekçesinden, çekle ödemelerin düzenlenmesive çek hamillerinin korunması hususunda uygulamada karşılaşılan sorunları, bubağlamda açılmış davalardaki birikimi gidermeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.
İtiraz başvurusundan da anlaşıldığı gibi düzenleme, suç tarihi veeylemi aynı olan davalarda, maddede yazılı koşullar gerçekleştiğinde 8.3.2003tarihinden önce açılmış davalarda davanın düşmesine, bu tarihten sonra açılmışdavalarda ise sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gibi farklı uygulamalaraneden olmaktadır.
Yasakoyucu, yargı sorunlarına çözüm getirmek amacıyladüzenlemeler yapabilir. Ancak, bu yöndeki takdir hakkını kullanırkenAnayasa'nın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesine uygun olarakadaletli bir hukuk düzeni kurmak zorundadır.
İtiraz konusu kuralın, aynı tarihte karşılıksız çek tanzim edensanıklardan Cumhuriyet Savcılarınca kimi nedenlerle haklarında 8.3.2003tarihinden sonra dava açılmış olanlar yönünden adaletsiz sonuç doğurduğuaçıktır. Bu nedenle kural, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesineaykırıdır.
Öte yandan, itiraz konusu kuralla, aynı tür suçu aynı tarihteişleyen ve hukuksal durumları aynı olan kişiler arasında farklılıkyaratılmıştır. Hukuksal durumları aynı olan kişilerin haklarında kamu davasıaçılmış veya açılmamış olmasına göre farklı kurallara tabi tutulmaları eşitlikilkesine aykırılık oluşturacağından kural Anayasa'nın 10. maddesine deaykırıdır.
Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırıolan itiraz konusu kuralın iptaline karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksiyöndeki çoğunluk kararına katılmadık.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A.Necmi ÖZLER