ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/28
Karar Sayısı : 2005/34
Karar Günü : 7.6.2005
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 17.11.2005 - 25996
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Fındıklı Asliye CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 10.6.1946 günlü, 4922sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun'un 20. maddesinin Anayasa'nın10., 11. ve 13. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sanığın sevk ve idaresindeki balıkçı teknesinde mevzuat gereğibulundurulması gereken belge ve araçların bulundurulmadığı iddiası ile açılankamu davasında, itiraz konusu maddeyi Anayasa'ya aykırı bulan Mahkeme iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
“Madde 20- Bu kanunda yazılı sebeplerle :
1. Yolculuğuna izin verilmemiş,
2. B) Denize elverişlilik belgesi almamış,
3. Belgesi battal edilmiş,
D) Belgesinin süresi geçmiş,
Bir ticaret gemisini işleten özel donatan ve böyle bir gemiyi sevkve idare eden kaptan üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Bundan başka özel donatandan ayrıca 100 liradan 1000 liraya kadar ağır paracezası alınır. Tekerrür halinde bu cezalar bir kat artırılır.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 10., 11. ve 13. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, TülayTUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, Fazıl SAĞLAM ve A. NecmiÖZLER'in katılmalarıyla 15.4.2004 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma HakkındaKanun'un 20. maddesinde belirtilen ve yaptırıma bağlanan eksikliklerin 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan eksikliklerle benzer nitelikteolduğu, özellikle son zamanlarda çıkartılan yasal düzenlemelerde benzermahiyette suçları işleyen kişiler için idari para cezaları öngörüldüğü, suçişlenmesini önlemeye yönelik düzenlemelere ve tedbirlere aykırı davrananlarınidari para cezası ile cezalandırılmalarının hukuk sistematiğinin de gereğiolduğu, bunun tipik örneğini 2918 sayılı Yasada yer alan yaptırımların teşkilettiği, ancak, 4922 sayılı Yasa'nın 20. maddesindeki benzer eksikliklere farklıcezaların öngörülmesinin Anayasa'nın 10., 11. ve 13. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
4922 Sayılı Yasa'nın 20. maddesinde, bu maddede belirtilenkurallara aykırı davranan ticaret gemisini işleten özel donatan veya böyle birgemiyi sevk ve idare eden kaptanın üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıylacezalandırılacağı, bundan başka özel donatandan ayrıca 100 liradan 1000 lirayakadar ağır para cezası alınacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.”denilmektedir. Bu yasak, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı kurallarınuygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir.Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme eşitliğe aykırılık oluşturur.Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksaleşitliktir. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ve topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
Ceza siyasetinin gereği olarak yasakoyucu, Anayasa'nın ve cezahukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla cezalandırmada güdülen amacıda gözeterek hangi eylemlerin suç sayılacağı ve bunlara verilecek cezanın türüile bunun süresi ve miktarını belirleme hususlarında takdir yetkisini haizolduğundan farklı konum ve durumda bulunan kişilere farklı hükümlerinuygulanması öngörülebilir.
4922 sayılı Yasa denizde can ve mal güvenliğinin 2918 sayılı Yasaise karayollarında can ve mal güvenliği ile trafik düzeninin sağlanmasınıamaçlamaktadır. Her iki yasa ile düzenlenen bu çok farklı alanlarda bir ticaretgemisini işleten özel donatan ve böyle bir gemiyi sevk ve idare eden kaptan ilekarayollarındaki bir aracın sahibinin ve sürücüsünün durumları arasındabenzerlik olmadığı ve bunların farklı konumda oldukları açıktır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10.maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Konunun Anayasa'nın 13. ve 11. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI. SONUÇ
10.6.1946 günlü, 4922 sayılı “Denizde Can ve Mal Koruma HakkındaKanun”un 20. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,7.6.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Ali GÜZEL
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR