ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/35
Karar Sayısı : 2004/64
Karar Günü : 26.5.2004
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 10.02.2005-25723
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER :
1- Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi (E:2003/45)
2- Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi (E:2004/35)
İTİRAZLARIN KONUSU : 25.2.2003 günlü, 4811sayılı Vergi Barışı Kanunu'nun 14. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davalarında, itirazkonusu kuralı Anayasa'ya aykırı bulan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren14. maddesi şöyledir:
“MADDE 14.- 1. Vergi Usul Kanununun 359 uncumaddesinde sayılan fiilleri 31.8.2002 tarihinden önce işleyenler hakkındaCumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaz, soruşturma aşamasındaolanlar için takibat yapılmaz, açılmış bulunan kamu davaları ortadan kaldırılırve kesinleşmiş mahkumiyet kararları infaz edilmez.
2. Anılan Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasının (1) numaralıbendindeki "Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya deftersahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprakkoymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veyakısmen sahte olarak düzenleyenler", (2) numaralı bendindeki"belgeleri sahte olarak basanlar" hakkında (1) numaralı fıkrahükümleri uygulanmaz ve bahsi geçenler bu Kanunun 7, 8 ve 9 uncu maddehükümlerinden yararlanamaz.
3. İşlenen kaçakçılık suçlarından dolayı vergi ziyaına sebebiyetverildiği hallerde, (1) numaralı fıkra hükümlerinden yararlanılabilmesi için;salınan vergi ve kesilen cezalar ile gecikme faizi ve zamlarının, bu Kanunun yürürlüğündenönce ya da bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak suretiyle öngörülen süre vetutarda tamamen ödenmiş olması ve bunlara karşı idari yargı yerlerinde davaaçılmaması veya açılan davalardan vazgeçilmesi şarttır.”
B- İlgili Yasa Kuralı
4.1.1961 gün ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılıKanunla değiştirilen ve ilgili görülen 359. maddesi şöyledir.
“MADDE 359 – a)Vergi Kanunlarına göre tutulan veyadüzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar,gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesapaçanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahınınazalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, bel geveya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler(Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde,inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerinibraz edilmemesi gizleme demektir. veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedüzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Muhteviyatı itibariyle) yanıltıcıbelge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veyadurumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtanbelgedir.)
Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
…
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama veibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifeleriniyok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veyabelgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenlerveya bu belgeleri kullananlar (Sahte belge, gerçek bir muamele veya durumolmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.)
2) Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı haldebasanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezasıhükmolunur.
…”
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca değişiktarihlerde yapılan ilk inceleme toplantıları sonunda, dosyalarda eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin raporlar, itirazkonusu ve ilgili görülen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- Birleştirme Kararı
25.2.2003 günlü, 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu'nun 14.maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…veya belgelerin asıl veyasuretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler…” ibaresininiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin 2003/45 esas sayılıdosyanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2004/35 esas sayılı dosya ileBİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, incelemenin 2004/35 esas sayılıdosya üzerinden yürütülmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B- Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesinde göre, mahkemeler bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve görevine giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralların da o davadauygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
Olayda, 4811 sayılı Yasa'dan yararlanamayan sanıkların eylemisahte belge düzenlemek suçu olduğundan, 25.2.2003 günlü, 4811 sayıl VergiBarışı Kanunu'nun 14. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “... veyabelgelerin asıl ve suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarakdüzenleyenler...” ibaresi dışında kalan bölümünün, itiraz başvurusundabulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu bölüme ilişkin başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyleREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
C- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında, sahte veya yanıltıcı belge düzenleyenler ilebu tür belgeleri kullananların eylemlerine Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesiile aynı ceza öngörülmüş olmasına karşın, 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu'nun14. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca sahte belge düzenleme eylemininsahte belge kullanma eyleminden farklı olarak yasa kapsamı dışındatutulmasının, Anayasa'nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Vergi Barışı Kanunu'nun 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasında,Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan eylemleri 31.8.2002 tarihindenönce işleyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmayacağı, soruşturmaaşamasında olanlar için takibat yapılmayacağı, açılmış bulunan kamu davalarınınortadan kaldırılacağı ve kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının infaz edilmeyeceğibelirtilmektedir. Aynı maddenin (2) nolu fıkrasında da 213 sayılı Vergi UsulKanunu'nun 359. maddesinin (b) fıkrasının (I) numaralı bendinde yer alan “Defter,kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başkayapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl vesuretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” ve (2)numaralı bendindeki “Belgeleri sahte olarak basanlar” hakkında14. maddenin (I) numaralı fıkrası hükmünün uygulanmasına istisna getirilmiştir.
Yasa'nın gerekçesinde de “Bu düzenlemenin amacı, esasitibariyle kastı olmaksızın sahte belge kullanma fiili nedeniyle ve maddede bufiil için öngörülen cezadan daha ağır cezaya hükmolunması öngörülmeyen diğersuçları işlemiş olanlar için hükmolunan veya hükmolunacak hapis cezalarınınortadan kaldırılması suretiyle mükelleflerin mağduriyetlerinin önlenmesi, gerekidarenin gerekse idari yargı ile adli yargının iş yüklerinin azaltılmasısuretiyle vergi barışının tesis edilmesidir” denilmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasındasayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, hukuku tüm Devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık,yasaların üstünde Anayasa'nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukukilkelerinin bulunduğu bilincinde olan Devlettir.
Hukuk devletinde yasakoyucu, kuşkusuz Anayasa ve ceza hukukununtemel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla kamu yararı, kamu düzeni gibi nedenlerigözeterek hangi eylemlerin suç sayılacağını ve bunlara verilecek cezanın türüve miktarını saptayabileceği gibi, kimi suçları işleyenlere verilen cezanınparaya veya tedbire çevrilmemesini, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarından dakimilerinin çektirilmemesinide şarta bağlı olarak öngörebilir.
Buna göre, kimi durumlarda bilmeden de işlenebileceği gözetilerek,sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılması eyleminin,belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemeeylemi ile aynı ağırlıkta olmadığı kabul edilerek, düzenleme suçunun yasanınkapsamı dışında tutulması, yasakoyucunun bu konudaki takdir yetkisi içindedir.
Öte yandan, yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynıkurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Bu ilke ile aynı durumda olanlara ayrıkuralların uygulanması ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasıengellenmektedir. Durum ve konumlarındaki değişik özellikler kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
4811 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin Vergi Usul Kanunu'nun 359.maddesi ile birlikte incelenmesinden de anlaşılacağı gibi, sahte veyamuhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananlar ile düzenleyenler aynıhukuksal konumda bulunmadıklarından eşitlik karşılaştırmasına esas alınamazlar.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. ve 10.maddelerine aykırı olmadığından iptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 73. maddesi ile ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
25.2.2003 günlü, 4811 sayılı “Vergi Barışı Kanunu”nun 14.maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “... veya belgelerin asıl veyasuretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler ...” ibaresininAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 26.5.2004 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
A. Necmi ÖZLER