ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/43
Karar Sayısı : 2008/56
Karar Günü : 7.2.2008
R.G. Tarih-Sayı :19.03.2008-26821
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İzmir 3. Sulh HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 2.7.1941 günlü, 4081 sayılıÇiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesinin, 25. maddesininbirinci fıkrasının ve 26. maddesinin son fıkrasının Anayasa'nın 36. ve 125.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Dâvâcının çiftçi malına zarar vermesi nedeniyle bu zararın tazminikonusunda Çiftçi Mallarını Koruma Meclis Başkanlığı tarafından verilen kararakarşı yapılan itirazın incelenmesi sırasında itiraz konusu kurallarınAnayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un itirazkonusu kuralları da içeren 10., 25. ve 26. maddeleri şöyledir:
"Madde 10 - Bu kanunda yazılı istisnalar dışındakoruma ve ihtiyar meclislerinin bu kanun hükümlerine tevfikan verecekleri kararlaraleyhine alâkalılar tarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibarenon gün zarfında murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir. Müddetizarfında aleyhine itiraz edilmeyen kararlar katileşir. Bu suretle katileşenveya ... ve bunlar derhal icra olunur."
"Madde 25 - Koruma veya ihtiyar meclisinin seçeceğivukuf ehli fiili haber veren bekçi ile birlikte en geç yirmi dört saat zarfındavaka mahalline giderek zararın miktarını ve hangi şartlar altında yapıldığınıtahmin ve tesbit ve bunu bir zabıt varakasile tevsik eder. Mühim işlerde vukufheyetine koruma veya ihtiyar meclisi azasından bir veya bir kaçı katılır.
Tutulacak zabıt varakaları ve işe mütaallik evrak derhal korumaveya ihtiyar meclisine tevdi olunur.
Zarar ve ziyanın tesbitine taallûk eden tetkikler Köy Kanunuhükümlerine göre yapılır."
"Madde 26 - Birinci maddede yazılıçiftçi mallarına iras edilen ve miktarı elli lirayı geçmiyen zararlarıntazminine mütaallik işleri koruma ve ihtiyar meclisleri Köy Kanunundaki usulegöre tetkik ve hallederek bir karara bağlar.
Tazminat talebinin reddine ve yirmi liraya kadar olan kararlarakarşı beş gün içinde sulh hâkimine itiraz edilebilir. Şu kadar ki, zararı yapantarafından vukubulan itirazlarda tazminine karar verilen paranın korumasandığına aynı müddet içinde depo edilmesi şarttır. Bu fıkraya taallûk edenişlerde mahkeme, tetkikatını evrak üzerinde icra ve itiraz olunan kararı tadilveya tasdik suretile işi bir hafta içinde intaç eder. Maddî hata vukuu veyasahtelik iddiası halinde mahkeme, lüzum görürse duruşma yapabilir.
Yirmi liradan yukarı olan tazmin kararlarına karşı alâkalılar,yukarıki fıkrada yazılı depo şartı olmaksızın beş gün içinde sulh hâkimineitiraz edebilir. Bu fıkraya göre yapılan itirazların tetkiki umumî hükümleregöre yapılır.
İtirazlar mahkemeye veya koruma ve ihtiyar meclislerine deyapılabilir.
Meclisler itiraz evrakını derhal salâhiyetli mahkemeye gönderir vemuterize bedava bir ilmühaber verir.
Koruma ve ihtiyar meclislerinin itiraz olunmıyan kararları ilesulh hâkimlerinin itiraz üzerine verecekleri kararlar kat'î olup bunlaraleyhine hiç bir kanun yoluna baş vurulamaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 36. ve 125. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU,Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, Fazıl SAĞLAM ve A. Necmi ÖZLER'inkatılımlarıyla 17.6.2004 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dâvâdauygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Yasa'nın 28. maddelerine göremahkemeler, bakmakta oldukları dâvâlarda uygulayacakları bir kanun veya kanunhükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırlarsa, ohükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bukurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi içinelinde yöntemince açılmış ve görevine giren bir dâvâ bulunması ve iptaliistenen kuralın da o dâvâda uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasakuralları, dâvânın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veyadâvâyı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktebulunan kurallardır.
Başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dâvâ, Çiftçi Mallarını KorumaMeclis Başkanlığının kararına yapılan itiraza ilişkindir. İtiraz konusukurallardan 4081 sayılı Yasa'nın 10. maddesi, bu kanunda yazılı istisnalardışında koruma ve ihtiyar meclislerinin bu kanun hükümlerine göre vereceklerikararlar aleyhine murakabe heyetine müracaat ve itiraz ile ilgili konularıdüzenlemekte, 25 maddesinin birinci fıkrası ise zarar tesbiti usulüne yönelik hükümler içermektedir. Söz konusu bu kurallar, dâvâ konusu ile ilgiliolmayıp, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin dâvâda uygulayacağıkurallar değildir.
Belirtilen nedenlerle, 2.7.1941 günlü, 4081 sayılı ÇiftçiMallarının Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesi ile 25. maddesinin birincifıkrasının itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu dâvâdauygulanma olanağı bulunmadığından bu kurallara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliğinedeniyle REDDİNE, dosyada eksiklik bulunmadığından 4081 sayılı Kanun'un 26.maddesinin son fıkrasının esasının incelenmesine,
oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla sulh hakimlerinin itirazüzerine verecekleri kararların Yargıtay denetimine kapatıldığı, bu durumun iseAnayasa'nın 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4081 sayılı Yasa'nın iptali istenen kuralı da içeren 26.maddesinde çiftçi mallarına verilen ve miktarı elli lirayı geçmeyen zararlarıntazminine ilişkin işleri koruma ve ihtiyar meclislerinin karara bağlayacağı vebu kararlara karşı beş gün içinde sulh hakimine itiraz edilebileceğibelirtilmiştir. Maddenin son fıkrasında yer alan itiraz konusu kuralda isekoruma ve ihtiyar meclislerinin itiraz olunmayan kararları ile sulhhakimlerinin itiraz üzerine verecekleri kararların kesin nitelikte olduğu ve bunlaraleyhine hiçbir kanun yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. Yasa'dabelirtilen elli lira geçen süre içerisinde herhangi bir değişikliğeuğramamıştır. Dolayısıyla koruma ve ihtiyar meclisleri ancak 50 liraya kadarolan zararlar konusunda karar verebileceklerdir.
Hak arama hürriyetini düzenleyen Anayasa'nın 36. maddesinde,"Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanmahakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamaz" denilerek yargı mercilerine dâvâcı ve dâvâlı olarakbaşvurabilme ve bunun tabiî sonucu olan iddia, savunma, âdil yargılanma hakkıgüvence altına alınmıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinde de; "İdarenin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." denilmektedir.
Anayasa'nın 141. maddesiyle yargıya, dâvâların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılması görevi verilmiş, 142. maddesiyle de,mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılamausullerinin yasa ile düzenlenmesi öngörülmüş, usûl yasalarının Anayasa'ya uygunolmak koşulu ile düzenlenmesi yasakoyucunun takdirine bırakılmıştır. Yargıdenetiminin bir yerde kesilmesi gerektiğinden yasakoyucu kanun yollarınıdâvâların özelliklerine göre düzenleyip kimi kararların kesin olduğunubelirtebilir.
Anayasa'da tüm mahkeme kararlarının temyiz edileceğine ilişkin birhükme yer verilmemiştir. Öğretide de bu yönde bir zorunluluk olduğu kabuledilmemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin kararları da, kamu yararıgerektirdiğinde ve hukuk devleti kavramı ile bağdaşmayacak sonuçlara yol açmaolasılığının bulunmadığı durumlarda kimi kararlar için kanun yollarınabaşvurmanın önlenebileceği yönündedir.
İtiraz konusu hükmün de yer aldığı 4081 sayılı Yasa'nın 26.maddesi ile yasakoyucu, çiftçi mallarında meydana getirilen ve miktarı 50lirayı geçmeyen zararların tazminini karara bağlama yetkisini koruma ve ihtiyarmeclislerine vermiş, ancak kişilerin haklarını korumak amacıyla bu kararlarakarşı sulh hakimlerine itiraz yolunu açmıştır. Koruma ve ihtiyar meclislerinceverilen kararlara itiraz edildiğinde sulh hakimliklerince uyuşmazlıkincelenmekte ve idarenin vermiş olduğu karar bir yargı faaliyeti sonucundakesinlik kazanmaktadır. Yasama organının bu tür dâvâların görülmesinde vesonuçlandırılmasında basit fakat hızlı bir usûl öngörerek genel hükümlerdenayrılmakta kamu yararı gördüğü anlaşılmaktadır.
İtiraz konusu kuralla verilebilecek tazminat miktarı dagözetildiğinde, koruma ve ihtiyar meclislerinin itiraz edilmeyenkararları ile bunlara itiraz üzerine sulh hakimliklerinin vermiş olduklarıkararlara karşı, dâvâların hızlandırılması ve mahkemelerin iş yükününazaltılması için kamu yararı amacıyla temyiz yoluna gidilmesine ilişkinsınırlamanın adalet duygusunu rencide ettiğinden ve hak arama özgürlüğünükısıtladığından söz edilemez. Bununla birlikte, kişilerin kendi iradeleri ilekoruma ve ihtiyar meclisleri tarafından verilen karara itiraz etmemeleri dekanun yolunun kapalı olduğu anlamına gelmez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 36. ve 125.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Cafer ŞAT bu görüşe katılmamıştır.
VI- SONUÇ
2.7.1941 günlü, 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması HakkındaKanun'un 26. maddesinin son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Cafer ŞAT'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 7.2.2008 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞI OY
4081sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’un 26. maddesinin son fıkrasıhükmü şöyledir. “koruma ve ihtiyar meclislerinin itiraz olunmıyan kararlarıile sulh hakimlerinin itiraz üzerine verecekleri kararlar kati olupbunlar aleyhine hiçbir kanun yoluna başvurulamaz.”
4041Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre korunacak çiftçi malları şunlardanibarettir.
1-Ekili, dikili veya kendiliğinden yetişen bütün nebatlarla Orman Kanununkapsamına girmeyen ağaçlar ve ağaçlıklar,
2- Ziraatte kullanılanveya ziraatle alâkalı olan her nevi menkul ve gayrimenkul mallar,
3- Suarkları, set ve bentlerle hendek, çit, duvar ve emsali manialar, tarla vebahçe yollarıdır.
1.maddede yazılı çiftçi mallarına zarar verilmesi halinde zarara uğrayançiftçinin günümüzün ulaşım imkanları da göz önünde tutulduğunda hakim huzuruve uzman bilirkişiler marifetiyle uğradığı zararını tespit ettirip bununtazmini için umumi hükümlere göre yargı yollarına başvurması Anayasanın 36.maddesinde ifadesini bulan hak arama hürriyetinin bir gereğidir.
Görüldüğüüzere 1941 yılında yürürlüğe giren ancak günümüzde artık uygulamada pratik birfaydada sağlamayan ve uygulama olanağı da kalmayan 4041 Sayılı Yasanın sözkonusu hükmü Anayasanın 36. maddesine aykırı olup iptali gerekir.
Açıklanannedenlerle çoğunluğun iptal isteminin reddine ilişkin görüşlerine katılmıyorum.
Üye
Cafer ŞAT