ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/9
Karar Sayısı : 2008/112
Karar Günü : 29.5.2008
R.G. Tarih-Sayı :06.11.2008-27046
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Çorum İşMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 2.9.1971 günlü, 1479 sayılıEsnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu'nun;
1- 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa ile değiştirilen 25.maddesinin ikinci fıkrasının,
2- 14.4.1982 günlü, 2654 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 13.maddesinin,
3- 14.3.1985 günlü, 3165 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 16. veEk Geçici 17. maddelerinin,
Anayasa'nın 2., 5., 10., 11. ve 60. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Davacı Bağ-Kur sigortalısının, Bağ-Kur sigortalılığının başlangıçtarihinin vergi kaydının başlangıç tarihi olan 1.12.1980 tarihi olaraktespitine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, itiraz konusu kurallarınAnayasaya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer BağımsızÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun itiraz konusu ikinci fıkrayı daiçeren 25. maddesi ile itiraz konusu Ek Geçici 13., Ek Geçici 16. ve Ek Geçici17. maddeleri şöyledir:
"Sigortalılığın başlangıç ve bitiştarihi
Madde 25 - (Değişik: 24/7/2003-4956/15 md.)
Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelirvergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıçtarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf veSanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmakşartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır.
Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalısayıldıkları tarihte başlar.
Bu Kanuna tâbi sigortalılık;
a) Gelir vergisi mükellefi olanların, mükellefiyetlerinigerektiren faaliyetlerine son verdikleri,
b) Gelir vergisinden muaf olanların, Esnaf ve Sanatkâr Sicili ilebirlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği,
c) Şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleriveya ilgilerinin kesildiği,
Tarihten itibaren,
d) Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tâbi olarak çalışmayabaşlayanların, emekli keseneği kesilmeye başladığı,
e) İflâsına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmelerile şirket ortaklarının, özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesinekarar verildiği, iflâsına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özelişletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların çalışmayabaşladığı,
f) 2108 sayılı Kanuna göre 1479 sayılı Kanun kapsamına giren köyve mahalle muhtarlarından; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayıgelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi ileçalışanların çalışmaya başladığı,
g) Gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkârlar Siciliile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kursigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ileçalışanların çalışmaya başladığı,
Tarihten bir gün önce,
Sona erer.
Sigortalılığı sona erenler sigortalılıklarının sona erdiğitarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıtlarını sildirmek zorundadırlar."
"Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler
Ek Geçici Madde 13 - (Ek: 14/4/1982 - 2654/13 md.)
1479 sayılı Kanun ve aynı Kanunda değişiklikyapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların hertürlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başlar.
Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak kayıt ve tescillibulunmak kaydı ile, 1/10/1972 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihekadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsızçalıştıklarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi borçlanabilirler.
Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu basamak üzerindenyürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primiödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıliçinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerinceverilecek belgelerle tevsik edilir.
Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı mahkeme kararı ile tespitedildiği takdirde, gerek sigortalılar gerekse belgeyi düzenleyenler hakkındagenel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır. Ayrıca Kurumun bu yüzdenuğrayacağı zararlar % 50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte bunlardan tahsiledilir."
"20/4/1982 tarihinden önce tesciliniyaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler:
Ek Geçici Madde 16 - (Ek: 14/3/1985 - 3165/24 md.)
1479 sayılı Kanuna 2654 sayılı Kanunla ilave edilen ek geçici 13üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen iki yıllık süre ile dördüncüfıkrasında belirtilen bir yıllık süre, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibarenyeniden işlemeye başlar."
"20/4/1982 tarihinden önce vergi dairelerine kayıtlıbulunulan sürelerin borçlanılması
Ek Geçici Madde 17 - (Ek: 14/3/1985 - 3165/24 md.)
20/4/1982 tarihinden önce her ne suretle olursa olsun Kuruma kayıtve tescili yapılan ve talep tarihinde sigortalılık niteliğini taşıyanlar,1/10/1972 ile 20/4/1982 tarihleri arasında, Kuruma veya diğer sosyal güvenlikkuruluşlarına kayıtlı bulundukları süreler dışında vergi dairelerine kayıtlıolarak kendi nam ve hesaplarına bağımsız çalıştıkları sürelerinin tamamınıbelgelemek şartıyla borçlanabilirler. Sigortalının ölümü halinde bu haktan, haksahipleri de faydalanabilir.
Borçlanma primleri sigortalının bulunduğu son basamak üzerindenyürürlükteki prim tutarlarına göre hesaplanarak defaten veya bu Kanununyürürlük tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ödenir. Bu süre içinde primiödenmeyen borçlanma süreleri sigortalılıktan sayılmaz.
Borçlanma talebi bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıliçinde Kuruma yazılı olarak yapılır ve bu süre içinde vergi dairelerinceverilecek belgelerle tevsik edilir.
Çalışma belgelerinin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde,gerek sigortalılar ve gerekse belgeyi düzenleyenler hakkında Türk CezaKanununun genel hükümlerine göre ceza kovuşturması yapılır. Ayrıca, Kurumun buyüzden uğrayacağı zararlar % 50 fazlası ve kanuni faizi ile birlikte bunlardantahsil edilir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasanın 2., 5., 10., 11. ve 60. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER,Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM'ınkatılmalarıyla 4.3.2004 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında,öncelikle, itiraz konusu Ek Geçici Madde 17'nin davada uygulanacak kuralniteliğinde olup olmadığı sorunu ele alınmıştır.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları,bakılmakta olan davayı yürütmeye, uyuşmazlığı çözmeye, davayı sona erdirmeye veyakararın dayanağını oluşturmaya yarayacak kurallardır.
1479 sayılı Yasa'ya 14.3.1985 günlü 3165 sayılı Yasayla eklenen EkGeçici 17. maddenin birinci fıkrasında "20.04.1982 tarihinden önce her nesuretle olursa olsun Kuruma kayıt ve tescili yapılan ve talep tarihindesigortalılık niteliğini taşıyanlar, 01.10.1972 ile 20.04.1982 tarihleriarasında, Kuruma veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlı bulunduklarısüreler dışında vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesaplarınabağımsız çalıştıkları sürelerinin tamamını belgelemek şartıylaborçlanabilirler. Sigortalının ölümü halinde bu haktan, hak sahipleri defaydalanabilir." denilmiştir.
Buna göre, 20.4.1982 tarihinden önce her ne suretle olursa osunKuruma kayıt ve tescili yapılan ve talep tarihinde sigortalılık niteliğitaşıyanlar Yasa kapsamına alınmıştır. Dava konusu olayda, davacının 20.4.1982tarihinden önce Bağ-Kur'a hiçbir şekilde kayıt ve tescilinin yapılmadığıçekişme konusu değildir. Böylece, davacının durumunun, iptali istenilen 1479sayılı Yasanın Ek Geçici 17. maddesinin kapsamına girmediği anlaşılmaktadır. Bunedenle, 1479 sayılı Yasanın Ek Geçici 17. maddesinin, itiraz başvurusundabulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından,bu maddeye ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,itiraz başvurusunun diğer kısımları hakkında ise dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı
1479 sayılı Yasanın 25. maddesinin ilk iki fıkrasında Bağ-Kursigortalılığının başlangıcı ile sigortalıların hak ve yükümlülüklerininbaşlangıcı konuları düzenlenmiştir. Maddenin geri kalan kısımlarında isesigortalılığın sona ermesi ile ilgili düzenlemeler yer almıştır. Yasanın 25.maddesinin birinci fıkrası ile itiraz konusu ikinci fıkrasında, "BuKanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefiolanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelirvergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ilebirlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla taleptarihinden başlatılır. Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalısayıldıkları tarihte başlar." denilmektedir.
Bağ-Kur Kanunu, vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihini aynızamanda Bağ-Kur sigortalılığının sağladığı haklar ve getirdiği yükümlülüklerinde başlangıç tarihi olarak düzenlemiştir. Bağ-Kur Kanunu'nun 25. maddesi,sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlangıç tarihi bakımından geneldüzenleme niteliğindedir. 1479 sayılı Yasanın itiraz konusu ek geçici 13.maddesinde ise konuyla ilgili özel bir düzenleme yapılmıştır. Yasa'nın ekgeçici 13. maddesinin 1. fıkrasında; "1479 sayılı Kanun ve aynı Kanundadeğişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde buKanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanlarınher türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtebaşlar." denilmiştir. Bu düzenlemenin kapsamına girenlerinsigortalılık hak ve yükümlülükleri, ek geçici 13. maddenin yürürlüğe girdiğitarih olan 20.4.1982'den itibaren başlatılmıştır.
1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinde Bağ-Kur Kanunukapsamında sigortalı sayılmanın koşulları düzenlenmiştir. Buna göre, sigortalısayılmanın temel koşulu kişinin kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmasınınolmasıdır. Bu koşul, Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren varlığınısürdürmüştür. Bunun yanında sigortalı sayılmanın diğer bir kısım koşulları vesigortalılığa karine oluşturan olgular zaman içerisinde farklı şekillerdedüzenlenmiştir.
1479 sayılı Kanunun 24. maddesinin ilk şeklinde, bağımsız çalışmaolgusunun gerçekleşmesinin yanında, sigortalılığın oluşumu için, ayrıca,kanunla kurulan meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu da aranmıştır. Bukuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karinekabul edilmiştir.
4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasayla, Bağ-Kur'luolabilme yönünden, 24. maddenin öngördüğü, meslek kuruluşlarına kayıtlı olmakoşulu kaldırılmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabınaçalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda sigortalılığın oluşacağı kabuledilmiştir. Buna karşın, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılıYasayla, bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergiyükümlülüğü öngörülmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslekkuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda sigortalı sayılacakları kabuledilmiştir. Yasanın 24. maddesi 14.3.1985 günlü, 3165 sayılı Yasayla tekrardeğiştirilmiş ve "gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkârsiciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüneuygun olarak kayıtlı olanlar, ... sigortalı sayılırlar" hükmügetirilmiştir.
1479 sayılı Yasa'nın 14.4.1982 günlü, 2654 sayılı Yasa ile eklenenek geçici 13. maddesinin birinci fıkrasında "1479 sayılı Kanun ve aynıKanunda değişiklik yapan kanunlara göre sigortalılık niteliği taşıdıkları haldebu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamışolanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtebaşlar" denilmiştir.
Ek geçici 13. maddede ayrıca, Yasanın yürürlüğe girdiği 20.4.1982tarihinden önceki dönemde vergi mükellefi olduğu halde Kuruma sigortalı olaraktescil edilmemiş olan kişiler için geçmiş sürelere yönelik borçlanma imkanıgetirilmiş ve bu borçlanma imkanının kullanılması için de Kanunun yürürlüğegirişinden itibaren Kuruma yazılı olarak yapılması öngörülen başvurular içinbir yıllık başvuru süresi ve hesaplanacak prim tutarlarının ödenmesi için deiki yıllık ödeme süresi öngörülmüştür. Daha sonra, 3165 sayılı Yasayla 1479sayılı yasaya eklenen ek geçici 16. maddenin yürürlüğe girdiği 22.3.1985tarihinden itibaren geçmiş dönemlerin borçlanılabilmesi için sigortalılaraikinci kez, bir yıl içinde başvuru ve iki yıl içinde de prim tutarlarını ödemeolanağı tanınmıştır.
B- Anayasaya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılıYasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen ek geçici madde 13'e göre, zorunlusigortalılık niteliği taşıdığı halde, 2654 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak vemükellefiyetlerinin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlatıldığı, budurumun kazanılmış haklara zarar verdiği, geriye dönük bir düzenleme yapıldığı,bu nedenlerle kuralın hukuk devleti ilkesi bağlamında Anayasanın 2. maddesineaykırı olduğu; İtiraz konusu yasa kuralı uyarınca, 20.4.1982 tarihinden sonraçalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren, bu tarihtenönce çalışmış olanların ise 20.4.1982 tarihinden itibaren hak ve yükümlülükleresahip oldukları, böylece Bağ-Kur sigortalılarının iki farklı kategoriyeayrıldığı, bu durumun kişiler arasında eşitsizlik yarattığı; Ayrıca, 20.4.1982tarihinden önce örneğin bir gün çalışması bulunanlarla on yıl çalışmasıbulunanların aynı kefeye konulduğu, bu yönden de eşitlik ilkesine aykırılığınbulunduğu; 506 sayılı Yasada ve Emekli Sandığı Kanunu'nda geçmiş hizmetlerintespitinin mümkün olmasına rağmen Bağ-Kur Yasasında böyle bir düzenlemeye yerverilmemiş olmasının da yine eşitlik ilkesini ihlal ettiği; İtiraz konusukuralın Anayasanın 5. maddesine de aykırı olduğu zira bu madde gereğinceDevletin sigortalıların haklarını korumak ve geliştirmek yükümlülüğü altındaolduğu, oysa itiraz konusu kuralla tam aksinin yapıldığı ve kişilerin geçmişeyönelik haklarına ulaşmalarının engellendiği; İtiraz konusu kuralın ayrıcaAnayasanın 11. maddesine de aykırı olduğu; Anayasanın 60. maddesinde herkesinsosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu hakkın kullanımını sağlayacakgerekli tedbirleri almakla ve teşkilatı kurmakla görevli olduğu, SosyalSigortalar Kurumunda ve Emekli Sandığı'nda, geçmiş çalışmalarını belgeleyenkişilerin bu çalışmalarının sigorta hak ve yükümlülüklerinde dikkate alındığı,buna karşılık Bağ-Kur mevzuatında bu yönde düzenleme yapılmadığı, Bağ-Kursigortalılarının bir kenara itildiği ve sonuç itibariyle Devletin bu yöndengörevini eksik yaptığı ileri sürülmüştür.
1- Ek geçici madde 13'ün ve ek geçici madde 16'nın incelenmesi
1479 sayılı Yasa'nın 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren itirazkonusu ek geçici 13. maddesi, o güne kadar Bağ-Kur'a kaydını yaptırmayan vesosyal güvenlik sistemi dışında kalan kimselerin, vergi kaydı, meslek kuruluşukaydı vb. belgelere dayalı olarak Kurumca re'sen tescil edilmelerine ve böylecesosyal güvenlik sistemine dahil edilmelerine yol açmıştır. Bu şekilde sistemedahil edilen vergi mükellefi kimselere ayrıca 20.4.1982 tarihinde yürürlüğegiren itiraz konusu ek geçici 13. maddede ve 22.3.1985 tarihinde yürürlüğegiren itiraz konusu ek geçici 16. maddede gösterilen süreler içindebaşvurmaları ve primlerini ödemeleri şartıyla geçmişe dönük borçlanma imkanı dagetirilmiş ve böylece sözü edilen kişilerin sigortalılık başlangıçlarının vergimükellefiyetlerinin başlangıcına kadar geri götürülmesine imkan tanınmıştır.Hukuk devletinde, belli bir hakkın kullanılabilmesi için belli sürelerin öngörülmesikazanılmış hakların ihlali olarak değerlendirilemez.
Anayasanın 10. maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesi herkesinher yönden aynı kurallara tabi tutulması zorunluluğunu içermez. Önemli olanaynı hukuksal durumda bulunanların farklı muameleye tabi tutulmamasıdır. Buaçıdan bakıldığında, Bağ-Kur sigortalılarıyla SSK veya Emekli Sandığısigortalıları arasında, bunlar aynı hukuksal statüde bulunmadıklarından eşitlikkarşılaştırması yapılamaz. Keza, yukarıda açıklandığı üzere, itiraz konusukuralla, kişinin geçmiş çalışmaları tamamen yok sayılmayıp, o güne kadarkendisinin ya da Kurumun ihmali veya kusuru nedeniyle Bağ-Kur kapsamında sosyalgüvenlik sistemine dahil edilmemiş kimseler sisteme katıldığı ve bunlarıngeçmiş çalışmalarının da geçmişe dönük primlerin ödenmesi kaydıyla sigortalılıksüresine eklenmesi öngörüldüğü için itiraz konusu kurallarla Bağ-kursigortalılarının kendi aralarında da eşitsizliğe yol açıldığı yönündeki iddiaisabetli görülmemiştir. Kaldı ki, yasal yükümlülüklerini yerine getirensigortalılarla bunları yerine getirmeyenler aynı durumda olmadığından bunlararasında eşitlik karşılaştırması yapılamayacağı da açıktır.
İtiraz konusu yasa kurallarıyla geçmişe dönük borçlanma imkanıgetirilmiş, ancak bu hakkın kullanılması belli sürelere bağlanmıştır. BöyleceBağ-Kur sigortalılarının geçmiş çalışmaları tümüyle yok sayılmamıştır. İtirazkonusu kurallarda geçmiş primlerin ödenmesi için belli hak düşürücü süreleröngörülmesi nedeniyle Devletin Anayasanın 60. maddesinde gösterilen görevlerinieksik yaptığı yönündeki iddialar da isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 1479 sayılı Yasanın itiraz konusu ek geçici13. maddesi ile ek geçici 16. maddesi Anayasanın 2., 10. ve 60. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralların Anayasanın 5. ve 11. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
2- 25. maddenin ikinci fıkrasınınincelenmesi
1479 sayılı Yasanın 25. maddesinin birinci fıkrasında "...gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıçtarihinden ... itibaren başlatılır"; ikinci fıkrasında ise "Busuretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıklarıtarihte başlar" denilmektedir. Buna göre, yasa koyucu, Bağ-Kursigortalılığı bağlamında, vergi mükellefiyetinin başlangıç tarihini aynızamanda sigortalılığının da başlangıç tarihi olarak tespit etmiştir. Bağ-Kursigortalılarının hak ve yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren veya hangiolaylara bağlı olarak başlatılacağı hususlarında Anayasada emredici bir kuralbulunmadığına göre bu alanlarda yasa koyucunun takdir yetkisine sahip bulunduğuaçıktır.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 5., 10.,11. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
VI-SONUÇ
2.9.1971 günlü, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer BağımsızÇalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun;
1- 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa'nın 15. maddesiyledeğiştirilen 25. maddesinin ikinci fıkrasının,
2- 14.4.1982 günlü, 2654 sayılı Yasa'nın 13. maddesiyle eklenen EkGeçici 13. maddesinin,
3- 14.3.1985 günlü, 3165 sayılı Yasa'nın 24. maddesiyle eklenen EkGeçici 16. maddesinin,
Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 29.5.2008gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ