ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2004/95
Karar Sayısı : 2008/156
Karar Günü : 6.11.2008
R.G. Tarih-Sayı :29.01.2009-27125
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER:
1- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/95
2- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/96
3- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/97
4- Kahramanmaraş İcra Mahkemesi Esas Sayısı: 2004/98
5- Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi Esas Sayısı: 2005/21
İTİRAZLARIN KONUSU:
18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun;
A- 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına, 12.12.2003 günlü, 5020sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin,
B- 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesinin,
Anayasa'nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta oldukları davalarda, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nunitiraz konusu kurallarının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeleriptalleri için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun;
1- 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına 5020 sayılı Yasa'nın20. maddesiyle eklenen (e) bendi şöyledir:
"e) Fon tarafından başlatılan ve/veya Fona intikaleden bankalardan devir alınan takiplerde borçlular tarafından yapılan tümitirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz.
Açılan ihalenin feshi davasının davacı aleyhine sonuçlanmasıhâlinde dosyaya yatırılan teminat sıra cetvelinde pay düşen alacaklılaragarameten ve derhal ödenir.
Fonun alacaklısı olduğu icra dosyalarında Tasarruf MevduatıSigorta Fonuna ödenmesi gereken satış bedelleri sıra cetvelinin kesinleşmesibeklenmeksizin teminatsız olarak ödenir."
2- 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesişöyledir:
EK MADDE 5.- Kamu bankalarında (tasfiye halindeki Emlak BankasıA.Ş. dahil) ve sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına aitolan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare vetemsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersizteminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresiuzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yenidenyapılandırma şartlarını ihlâl edenler ile münferit veya karşılıklı verilenbanka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmazrehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlıaynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan haklarında diğer bankaların veüçüncü kişilerin muvazaadan âri hakları aleyhine olmamak üzere Fon ve Hazinealacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümleri bankalarıncauygulanır."
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerinedayanılmış, 36. maddesiyle ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
A- Dosyalarda 9.11.2004 ve 28.2.2005 günlerinde yapılan ilkinceleme toplantılarında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerindedurulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali içinAnayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
İtiraz başvurularını yapan mahkemelerin bakmakta olduklarıdavalarda, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun ek 5. maddesi kapsamındakibankaların, alacaklarında, aynı Yasa'nın 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasının(e) bendine dayanarak, borçlular tarafından yapılan itirazların takip işleminidurdurmamasının hukuka aykırılığı ileri sürülmüştür. 4389 sayılı Yasa'nın 15.maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e) bendinin ikinci ve üçüncü fıkralarınınteminatlara ilişkin düzenlemeler olması nedeniyle, itiraz başvurusunda bulunanMahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bufıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,
B- Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, 4389 sayılıBankalar Kanunu'nun, 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasına 5020 sayılı Yasa'nın20. maddesiyle eklenen (e) bendinin birinci fıkrasının ve 5020 sayılı Yasa'nın27. maddesiyle eklenen ek 5. maddesinin, dosyalarda eksiklik bulunmadığındanesasının incelenmesine,
Oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
Kahramanmaraş İcra Mahkemesi'nin başvurularına ilişkin E.2004/96,E.2004/97 ve E.2004/98; Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ninbaşvurusuna ilişkin E.2005/21 sayılı davaların, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2004/95 sayılı dava ile birleştirilmesine, birleştirilen davalarınesaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2004/95 sayılı dosya üzerindenyürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı
4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (9) numaralıfıkrasına 5020 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle eklenen (e) bendinin birincifıkrasında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından başlatılan ve/veya Fonaintikal eden bankalardan devir alınan takiplerde borçlular tarafından yapılantüm itirazların, satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı öngörülmüştür.Madde gerekçesinde, fıkranın borçlular tarafından yapılan gereksiz itiraz veşikayetler ile takibin durmasının önlenmesi, böylece tahsilatın hızlandırılmasıamacıyla getirildiği belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, alacağın tahsili konusunda,borçluların hak arama, şikayet ve itiraz yollarına ilişkin bir takım düzenlemelergetirmiştir. 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve bunun ek ve değişiklikleriyleTasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na alacakların daha emin, hızlı ve istikrarlıtakibinin sağlanması amacıyla geniş yetkiler tanınmış, alacakların tedbir,tahsil ve takibi konusunda kimi muafiyet, istisna ve kolaylıklar ileayrıcalıklara yer verilmiştir. İtiraz konusu kural da Fon'a bu amaçla tanınanyetkiler arasındadır. Borçlulara, icra takibatında bütün itiraz yollarıkapatılmış, "satış işlemi" kuralın kapsamı dışında tutulmuştur.İtiraz hakkı satış işlemine kadar geçecek süre için sınırlandırılmıştır.
4389 sayılı Yasa'ya 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle eklenen ek5. maddede ise 4389 sayılı Yasa'yla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na tanınantedbir, takip ve tahsil yetkileri, bu madde kapsamındaki bankalara datanınmıştır. Bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlıkredi kullanıp da vadesi geçtiği halde ödenmemiş, süresi uzatılmamış veyayeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırılmakoşullarını ihlâl edenler ile münferit ve karşılıklı verilen banka teminatmektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üsthakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı ayni hak tesisineilişkin sözleşmeden doğan haklarında diğer bankaların ve üçüncü kişilerinmuvazaadan âri hakları aleyhine olmamak üzere Fon'a ve Hazine alacaklarınailişkin tedbir, takip ve tahsil hükümlerinin madde kapsamındaki bankalarca dauygulanacağı öngörülmüştür. Kamu bankaları (Tasfiye Halinde Türkiye EmlakBankası A.Ş. dahil), sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum vekuruluşlarına ait olan bankalar, hisselerinin çoğunluğu üzerinde kamu kurum vekuruluşlarının idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuşbankalara ek 5. maddeyle tanınan yetkiler, bu maddenin kapsamı dışında kalanbankalara tanınmamıştır.
Ek 5. maddeyle, bu madde kapsamındaki bankalara tanınan tedbir,takip ve tahsil yetkisi, 4389 sayılı Yasa'nın 15. maddesinin (9) numaralıfıkrasının (e) bendini de kapsamaktadır. Buna göre, ek 5. madde kapsamındakibankalar, alacak takiplerinde, Fon'a söz konusu (e) bendinin birinci fıkrasıylatanınan ayrıcalıklardan yararlanacaklar, borçlular tarafından yapılan tümitirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmayacaktır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- 4389 Sayılı Yasa'nın 5020 Sayılı Yasa'yla Eklenen Ek 5.Maddesinin İncelenmesi
Başvuru kararlarında, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15.maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e) bendinin birinci fıkrasıyla alacaklıyaborçludan daha farklı hükümler getirildiği, borçlunun borca itirazınınengellendiği, alacaklıya ise başka alacaklılardan daha ayrıcalıklı haklartanındığı, kuralın yürürlüğünden önce yapılan takip ve itirazların hükümsüzkaldığı, borçluya yasayla sağlanan korumanın kaldırılarak borçlu ile alacaklıarasında imzalanan sözleşmeden farklı bir uygulamaya geçildiği, Fona tanınanyetkilerin sadece ek 5. maddede sayılan bankalara tanınmasıyla bu bankalara birtakım imtiyazlar tanınarak diğer bankalarla bu bankalar arasında eşitsizlikyaratıldığı, borçluların özel bankalarla kamu bankaları arasında farklıişlemlere tabi tutulduğu, Devlet organlarının ve idari makamların da bütünişlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda olduğu, Yasa'nınyürürlük tarihinden önceki itirazların da hükümsüz kalması suretiyle yasalarıngeriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, bu nedenlerle itiraz konusukuralların Anayasa'nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi,yasaların Anayasa'ya aykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülengerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Taleple bağlı kalmak koşuluyla başkagerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, kuralınAnayasa'nın 36. maddesi yönünden de incelemesi uygun görülmüştür.
Bankalar Kanunu'nun 15. maddesinin (9) numaralı fıkrasının (e)bendinin birinci fıkrasıyla, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafındanbaşlatılan ve/veya Fon'a intikal eden bankalardan devir alınan ve 2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülen takiplerde borçlular tarafındanyapılan tüm itirazların, satış dışında, takip işlemlerini durdurmayacağıbelirtilerek, Fon kapsamına alınan banka borçlularının alacaklı Fon aleyhineyapacakları her türlü itiraz, satışa kadar engellenmiştir. 4389 sayılı Yasa'ya5020 sayılı Yasa'yla eklenen ek 5. maddede ise, 15. maddenin (9) numaralıfıkrasının (e) bendinin birinci fıkrasıyla Fon'a tanınan bu yetki, maddekapsamındaki Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş. dahil olmak üzere kamubankaları, sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olanbankalar ve hisselerinin çoğunluğu üzerinde kamu kurum ve kuruluşlarının idareve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalara da tanınmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda eşitliği gözeten, adaletli bir hukuk düzeni kurupsürdürmekle kendisini yükümlü sayan, hukuk güvenliğini sağlayan, bütünetkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargıdenetimine bağlı olan devlettir. Anayasa'da, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratikhukuk devleti niteliği vurgulanırken, devletin tüm eylem ve işlemlerinin yargıdenetimine bağlı olması amaçlanmıştır. Yargı denetimi, hukuk devletinin"olmazsa olmaz" koşuludur.
Anayasa'nın 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme,görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" denilmektedir.Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi birtemel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden birisini oluşturmaktadır. Kişinin, kendisini savunabilmesinin yada maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde hakkınıarayabilmesidir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkınındüzenlendiği 6. maddesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarındada, dava yoksa, adil, aleni ve gecikmesiz bir yargılamadan söz edilemeyeceği(Golder/İngiltere, 21.2.1975, A 18, s.12); mahkeme önünde hak arama yolununfiilen yahut hukuken geçici de olsa kapatılmasının veya kullanımını imkansızkılan koşullara bağlayarak sınırlanmasının adil yargılanma hakkının ihlalianlamına geleceği (Airey/İrlanda, 9.10.1979, A 32, s.12) belirtilmiştir.
Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılması, Anayasa'nın ilgili maddelerinde özel sınırlandırma nedenibulunmasına bağlı tutulmuştur. Anayasa'nın 36. maddesinde hak aramaözgürlüğünün sınırlandırılması konusunda özel bir sınırlama nedenine yerverilmemiştir.
İtiraz konusu ek 5. maddeyle, Bankalar Kanunu uyarıncaTasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Hazine alacaklarına ilişkin tedbir, takip vetahsil hükümlerinin madde kapsamındaki bankalara tanınması, borçluların bubankalar aleyhine yapacakları her türlü itiraz ve şikayeti engellemiştir.
Ek 5. madde kapsamındaki bankaların, alacaklarının tahsilikonusunda ayrıcalıklı yetkilere sahip kılınması, kuralın getiriliş amacının tahsilatınhızlandırılması ve bu nedenle de gereksiz şikayet ve itirazların önününkesilmesi şeklinde ortaya konulması, borçlunun hakkını aramasını engellemeyi yada ortadan kaldırmayı gerektirmez. Şikayet ya da itirazın yerinde olupolmadığını takdir hakkı mahkemelere aittir. 2004 sayılı İcra ve İflasKanunu'yla tüm borçlular için getirilen şikayet ve itiraza ilişkin olarak hakarama özgürlüğünün engellenmesi, Anayasa'ya aykırılık oluşturur. Alacaklarıntakip ve tahsiline ilişkin düzenlemelerde, konunun özelliğine göre kimifarklılık ya da istisnaların getirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu yöndeyapılacak düzenlemelerin hak arama özgürlüğünü sınırlandırmaması gerekir.
Takip, tedbir ve tahsil işlemlerini durdurma yollarınınkapatılarak yargı denetiminin engellenmesi, Anayasa'nın 36. maddesindegüvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahaleniteliğindedir, hukuk güvenliği ilkesi ve hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.
Öte yandan, itiraz konusu kural kapsamındaki bankalar, Türkiye'dekurulmuş ve kurulacak diğer bankalar gibi bankacılık mevzuatına göre faaliyetgöstermektedir. Bu durumda, ek 5. maddede sayılan bankalara alacaklarınıntakip, tedbir ve tahsili konusunda ayrıcalıklı kural getirilmesi, bubankalarla, aynı sisteme tabi diğer bankalar arasında, banka borçlularınınhakları ve takip işlemleri yönünden eşitsizlik yaratacağından, kuralAnayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural iptal edilmiş olduğundan Anayasa'nın 38. ve 48. maddeleriyönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
2- 4389 sayılı Yasa'nın 15. Maddesinin (9) Numaralı Fıkrasının5020 Sayılı Yasa'yla Eklenen (e) Bendinin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
4389 sayılı Yasa'nın 15. Maddesinin (9) Numaralı Fıkrasının5020 sayılı Yasa'yla eklenen (e) Bendinin Birinci Fıkrası ile Tasarruf MevduatıSigorta Fonu tarafından yürütülen takiplerde borçlular tarafından yapılan tümitirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağına ilişkin hükmün,4389 sayılı Yasa'nın 5020 sayılı Yasa'yla eklenen ek 5. maddesi kapsamındakibankalarca uygulanmasına ilişkin kural Anayasa'ya aykırı görülerek iptaledilmiştir.
Bu durumda, ek 5. maddenin iptali nedeniyle, itiraz konusu birincifıkranın bu madde kapsamındaki bankalar yönünden uygulanma olanağıkalmadığından, konusu kalmayan başvuru hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar verilmiştir.
VII- SONUÇ
18.6.1999 günlü, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun;
1- 12.12.2003 günlü, 5020 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyleeklenen ek 5. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2- Ek 5. maddesinin iptali nedeniyle uygulanma olanağıkalmayan, 15. maddenin (9) numaralı fıkrasına, 5020 sayılı Yasa'nın 20.maddesiyle eklenen (e) bendinin birinci fıkrasına ilişkin iptal istemi hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6.11.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ