ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2005/120
Karar Sayısı : 2009/40
Karar Günü : 5.3.2009
R.G Tarih-Sayı :27.03.2010-27534
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Karşıyaka 1. Ağır CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 26.9.2004 günlü, 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, aynıYasa'nın 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentleri yönündenAnayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Yağma suçu işlendiği iddiasıyla açılan davada, yağmaya konu malındeğerinin azlığını indirim nedeni olarak düzenleyen itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanmasıgereken itiraz konusu fıkrayı içeren 150. maddesi şöyledir:
'Daha az cezayı gerektiren hâl
Madde 150. (1) Kişinin bir hukuki ilişkiyedayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancaktehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malındeğerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.'
B- İlgili Yasa Kuralları
İtiraz konusu kuralla ilgili görülen yasakuralları şöyledir:
'Yağma
Madde 148.(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinseldokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığıitibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebirkullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılankişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun,kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan birsenedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedinalınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek birkağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşıkoymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisinibilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Nitelikli yağma
Madde 149.(1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir halekoyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle ya da konut veyaişyerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisinisavunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan suçörgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldanonbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kastenyaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesidurumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.'
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman AlifeyyazPAKSÜT'ün katılımlarıyla 17.10.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,mahkemenin itiraz başvurusunun kuralın sanık lehine hüküm içeren 5377 sayılıYasayla değişmeden önceki haline ilişkin olduğu sonucuna varılarak dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, mal varlığı aleyhine işlenen suçlarda,hırsızlık ve yağma suçları hariç malın değerinin azlığının indirim nedeniolmadığı, yağma suçunun karma suç niteliğinin göz ardı edildiği, oysa yağmasuçunda korunan hukuki yarar içinde kişi özgürlüğünün ve vücut bütünlüğünün deolmasına karşın, sadece malın değerinin azlığının dikkate alınarak indirimyapıldığı, teşebbüs aşamasında kalan yağma suçuna verilecek ceza miktarının,yağma suçunun unsuru konumunda olan silahla tehdit suçuna verilecek cezadandaha az olduğu, bu nedenle kuralın Anayasa'daki hukuk devleti ve eşitlikilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kural, yağma suçuna konu olan malın değerinin azlığınedeniyle suça verilecek cezadan indirim yapılmasını düzenlemektedir. 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde yağma suçunun temel şekli, 149.maddesinde yağma suçunun nitelikli şekli ve ağırlaştırıcı sebepler, itirazkonusu kuralı içeren 150. maddesinde ise yağma suçunda daha az cezayıgerektiren haller düzenlenmiştir.
Yağma suçu, cebir veya tehdit ile başkasının malının zilyediolunması veya alınan şeyin muhafazasının sürdürülmesi için cebir veya tehditkullanılmasıdır. Yağma, cebir veya tehdit ile hırsızlık suçlarının biraraya gelmesinden oluşan bileşik bir suçtur. Yağma suçunda korunan hukuki yararbir taraftan hırsızlık suçunda olduğu gibi zilyedlik ve mülkiyet; diğertaraftan kişi özgürlüğüdür. Yağma suçunda, zilyetlik ya da mülkiyethakkını ihlâl, baskın öğe kabul edilerek bu suç Türk Ceza Kanunu'nunmalvarlığına karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Ancak, bu düzenleme yağmasuçunun 'karma suç' niteliğini ortadan kaldırmaz.
İtiraz konusu kural uyarınca, yağma suçunun konusunu oluşturanmal, para veya senedin değerinin az olması halinde, hâkim somut olayınniteliğine göre vermiş olduğu temel cezayı üçte birden yarıya kadarindirecektir. Kuralla, fiilin meydana getirdiği zarar ile ceza arasında uygunbir denge gözetilmesi öngörülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemlideğil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak vekişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Nitelikleri ve durumlarıözdeş olanlar için yasalarla değişik kurallar konulamaz.
Malvarlığına karşı işlenen suçlarda suça konu malın değeri,verilecek cezanın saptanmasında modern ceza kanunlarının dikkate aldığı birunsurdur. Malın değerinin azlığı nedeniyle bazı suçlarda indirim yapılması, meydanagelen zarar ile verilecek ceza arasındaki makul oranın korunmasıgereksiniminden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'ndamalvarlığına karşı işlenen suçlardan yağma ve hırsızlık suçlarında malındeğerinin azlığı kanuni hafifletici neden sayılmıştır. Ancak, 5237 sayılıYasa'da yağma suçunda hırsızlık suçundan farklı olarak, suça konu malındeğerinin azlığı nedeniyle hâkimin ceza vermekten vazgeçebilmesi öngörülmemişve yapılması gereken indirim oranı açıkça belirlenmiştir. Bu durum, yağmasuçunda hukuka aykırılığın derecelendirilebilir olmasıyla değil, işlenenhaksızlığın ağırlığıyla ilgilidir.
Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerineilişkin kurallar, cezalarda yapılacak artırım ve indirim nedenleri ve oranları,ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kuralları baştaolmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri ve ekonomikhayatın gereksinmeleri göz önüne alınarak saptanacak suç ve ceza siyasetinegöre belirlenir. Yasakoyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangieylemlerin suç sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ilekarşılanacağı, nelerin indirim veya artırım sebebi olarak kabul edilebileceğikonularında takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, bu yetkisinikullanırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunması, öngörülencezanın cezalandırmada güdülen amacı gerçekleştirmeye elverişliolması, insanlık haysiyetine aykırı ve zalimane olmaması gibihususları da dikkate almak zorundadır.
Sadece failin hareketini esas alarak ve hareket için öngörülenceza miktarlarını kıyaslayarak suç ve ceza arasında adil denge bulunupbulunmadığı konusunda bir karar vermek sorunu tek yönlü ya da eksik olarak elealmak anlamına gelir. Suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunupbulunmadığının saptanmasında, herhangi bir suç için konulmuş ceza ile yapılacakbir kıyaslama değil, o suçun toplum yaşamında yarattığı sonuç, failin ve suçtanzarar görenin kişiliği, maddi ve manevi zararın azlığı veya çokluğu daetkilidir. Yasakoyucu, değişik eylemler için aynı cezayı öngörebileceği gibi,daha hafif kabul edilen bir eylem için daha ağır bir cezayı da uygun görebilir.
Devletin takip ettiği suç ve ceza politikası, suça verilen önem vecezalandırmada güdülen amaç gözetilerek, suça konu eşyanın değerine bağlıolarak yağma suçu için verilecek cezada indirim yapılmasını öngören kuraldahukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kural Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesinin(2) numaralı fıkrasının, aynı Yasa'nın 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(a) ve (c) bentleri yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,5.3.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ