ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2005/134
Karar Sayısı: 2009/3
Karar Günü : 8.1.2009
R.G. Tarih-Sayı:06.10.2009-27368
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Şırnak Sulh HukukMahkemesi (E.2005/134, E.2005/135, E.2005/136, E.2005/137)
İTİRAZLARIN KONUSU: 1.7.2003 günlü, 4915 sayılıKara Avcılığı Kanunu'nun 28. maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 36.maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
4915 sayılı Yasa'ya aykırı olarak avlandıkları ileri sürülenkişilere karşı açılan tazminat davalarında, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun itiraz konusu üçüncü fıkrayıda içeren 28. maddesi şöyledir:
'Bu Kanunla yasak edilen fiilleri işleyenler derhal avdan menedilir. Bunların bizatihi av suçunda kullandıkları suç vasıtaları, suç aletlerikime ait olursa olsun idarece zapt ve yetkili sulh ceza mahkemesince müsadereedilir. Canlı ve cansız av hayvanları da müsadere olunur.
Müsadere edilen silâhlar dışındaki suç alet ve ekipmanları ile suçvasıtaları ve cansız av hayvanları orman idaresince satılarak ücreti DönerSermaye İşletmesine gelir kaydedilir. 20 nci madde gereğince zapt edilereksatılan ve emanete alınan bedeller ise, müsadere kararının kesinleşmesinimüteakip Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir.
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak avlanan, öldürülen veyayaralanan hayvanlar müsadere edilmiş olsa dahi talep halinde hükmolunacaktazminat av hayvanı türlerine göre Bakanlıkça tespit edilen değerler üzerinden,zehirle avlanmalarda ise beş misli fazlasıyla hesaplanır ve tahsiline mahkemecekarar verilir. Tahsil edilen para, Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında, Anayasa'nın 36. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman AlifeyyazPAKSÜT'ün katılımlarıyla 17.11.2005 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARLARI
4915 sayılı Yasa'nın 28. maddesinin üçüncü fıkrasının iptaliistemiyle yapılan itiraz başvurularına ilişkin 2005/135, 2005/136 ve 2005/137esas sayılı davaların, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/134 esassayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, birleştirilen davaların esaslarınınkapatılmasına, esas incelemenin 2005/134 esas sayılı dosya üzerindenyürütülmesine 17.11.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
4915 sayılı Yasa, sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi içinav ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmaları,geliştirilmeleri, avlanmalarının kontrol altına alınması, avcılığındüzenlenmesi, av kaynaklarının milli ekonomi açısından faydalı olacak şekildedeğerlendirilmesi amacına yönelik olarak çeşitli esaslar, önlemler, yasaklar veyaptırımlar içermektedir.
Yasa'nın 'Avdan men etme, müsadere ve tazminat' alt başlıklı 28.maddesinin birinci fıkrasında, bu Yasa'yla yasak edilen fiilleri işleyenlerinderhal avdan men edileceği, bunların bizatihi av suçunda kullandıkları suçvasıtaları ve aletlerinin kime ait olursa olsun idarece zapt ve yetkilisulh ceza mahkemesince müsadere edileceği, canlı ve cansız av hayvanlarının damüsadere olunacağı ve ikinci fıkrasında da, müsadere edilen silahlar dışındakisuç alet ve ekipmanları ile suç vasıtaları ve cansız av hayvanlarının ormanidaresince satılarak ücretinin Döner Sermaye İşletmesine gelir kaydedileceği,20. madde gereğince zapt edilerek satılan ve emanete alınan bedellerin ise,müsadere kararının kesinleşmesini müteakip Döner Sermaye İşletmesine gelirkaydedileceği belirtilmiştir.
Maddenin itiraz konusu üçüncü fıkrasında da bu Yasa hükümlerineaykırı olarak avlanan, öldürülen veya yaralanan hayvanlar müsadere edilmiş olsadahi talep halinde hükmolunacak tazminatın av hayvanı türlerine göre Bakanlıkçatespit edilen değerler üzerinden, zehirle avlanmalarda ise beş misli fazlasıylahesaplanacağı ve tahsiline mahkemece karar verileceği, tahsil edilen paranınDöner Sermaye İşletmesine gelir kaydedileceği öngörülmüştür.
Kural, av hayvanlarının 4915 sayılı Yasa'ya aykırı olarakavlanması, öldürülmesi veya yaralanması halinde, bu hayvanlar müsadere edilmişolsa dahi, Çevre ve Orman Bakanlığı'na tazminat talep etme hakkıvermektedir. Bu tazminatın borçlusu, anılan fiilleri gerçekleştirenlerdir.Kurala göre, Bakanlığın tazminat talebi üzerine mahkeme, tazminatı gerektirenfiilin gerçekleşmiş olduğu kanaatine ulaşırsa tazminata hükmedecek, aksi haldetazminat istemini reddedecektir. Mahkeme hükmedeceği tazminat miktarını, avhayvanı türlerine göre Bakanlıkça tespit edilen değerler üzerinden ve zehirleavlanmalarda ise beş misli fazlasıyla hesaplayarak tahsiline karar verecektir.Diğer bir deyişle mahkemenin tazminata hükmederken üzerinden hesaplama yapacağıdeğerler, av hayvanı türlerine göre Bakanlıkça tespit edilen değerlerdir.Mahkemece verilen karar üzerine tahsil edilen para, Döner Sermaye İşletmesinegelir kaydedilecektir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında, itiraz konusu kuralda, henüz tazminatdoğurucu olay gerçekleşmeden Bakanlığın genel bir düzenleme ile tazminatmiktarlarını belirlemesinin ve fiil gerçekleştiğinde de, önceden belirlemişolduğu bu tazminat miktarına hükmedilmesi için mahkemeye başvurmasınınöngörüldüğü, tazminat miktarının mahkemece denetimine elverişli bir kıstasbulunmadığı, bu haliyle mahkemelerin onay makamı durumuna düşürüldüğü, idarenintek taraflı olarak tazminat miktarını saptadığı ve bu tür davalarda idareninneden bu miktarda tazminat talep ettiğini kanıtlamak zorunda olmadığı, yasakavlanma nedeniyle doğan zararın giderilmesinin zorunlu olduğu ancakmahkemelerin tazminat miktarını objektif esaslara uygun biçimde bilirkişiyardımıyla belirlemeleri gerektiği, oysa bu davalarda mahkemelerin bilinenmuhakeme kurallarını uygulayamadıkları ve tazminatın miktarı konusunda onay makamıolmaktan öteye geçemedikleri, belirtilen nedenlerle itiraz konusu kuralınAnayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
Hak arama hürriyetini düzenleyen Anayasa'nın 36. maddesininbirinci fıkrasında, 'Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir.' denilerek yargı mercilerine davacı ve davalıolarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma, adilyargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, hakarama özgürlüğünün en önemli iki öğesini oluşturan, sav ve savunma haklarınıkısıtlayacak, bu hakların eksiksiz kullanımını engelleyecek ve adilyargılanmaya engel olacak yasa kurallarının Anayasa'nın 36. maddesine aykırılıkoluşturacağı tartışmasızdır.
Anayasa'nın 56. maddesinde de herkesin, sağlıklı ve dengeli birçevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığınıkorumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğubelirtilmiştir. Av ve yaban hayvanları ve bunların doğal yaşam ortamları da bumadde çerçevesinde korunması ve geliştirilmesi gereken doğal kaynaklardandır.4915 sayılı Yasa'ya göre de av ve yaban hayvanlarını ve doğal yaşam ortamlarınıkoruma, geliştirme, bu konuda her türlü tedbiri alma ve uygulama, veri toplama,gerekli düzenlemeleri yapma yetkisi Çevre ve Orman Bakanlığı'na aittir.
İtiraz konusu kural, av hayvanlarının 4915 sayılı Yasa hükümlerineaykırı olarak avlanması, öldürülmesi ya da yaralanması halinde Bakanlığıntazminat talebinde bulunması üzerine mahkemenin tazminata doğrudan hükmetmesinizorunlu kılmamaktadır. Diğer bir anlatımla kural, mahkemenin, Yasa'yaaykırı olarak avlanma, öldürme veya yaralama fiilinin gerçekleşipgerçekleşmediği hususunda inceleme ve değerlendirme yapmasına engel değildir.
Yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda anılan fiilingerçekleşmiş olduğu kanaatine ulaşılması halinde mahkemece hükmolunacaktazminatın, bu alanda yetkili ve uzman olan Bakanlıkça av hayvanı türlerinegöre tespit edilen değerler üzerinden, zehirle avlanmalarda ise beş mislifazlasıyla hesaplanarak tahsiline karar verilmesine ve tahsil edilen paranınDöner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilmesine ilişkin kural, olayınniteliğine, teknik boyutuna ve av ve yaban hayatının dinamik ve değişkenyapısına uygun olup kuralın hak arama özgürlüğünü, savunma hakkını sınırlayanve adil yargılanma hakkını zedeleyen bir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 36. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU bu görüşe katılmamıştır.
VII- SONUÇ
1.7.2003 günlü, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 28.maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,Fulya KANTARCIOĞLU'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 8.1.2009 gününde kararverildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 'Avdan men etme müsadere vetazminat' başlıklı 28. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasında, 'Bu kanunhükümlerine aykırı olarak avlanan, öldürülen veya yaralanan hayvanlar müsadereedilmiş olsa dahi talep halinde hükmolunacak tazminat av hayvanı türlerine göreBakanlıkça tespit edilen değerler üzerinden, zehirle avlanmalarda ise beş mislifazlasıyla hesaplanır ve tahsiline mahkemece karar verilir. Tahsil edilen paraDöner Sermaye İşletmesine gelir kaydedilir' denilmektedir. Buna göre, 4915sayılı Yasa'ya aykırı olarak hayvanların avlanması, öldürülmesi veyayaralanması halinde bu hayvanlar müsadere edilmiş olsa dahi idare (Çevre veOrman Bakanlığı) önceden kendi tespit ettiği değerler üzerinden tazminat talepedebilecek bu tazminatın sadece tahsiline mahkeme karar verecektir. Tazminatınmiktarıyla ilgili kişilere itiraz hakkı tanınmadığı gibi mahkemeye de takdiryetkisi verilmemiştir. Av ve yaban hayatının korunması, geliştirilmesi vesürdürülmesine yönelik tedbirler, esaslar ve yaptırımlar öngören Kara AvcılığıKanunu'nda yer alan itiraz konusu kural ile belirlenen tazminatın, bu Yasa'yaaykırı olarak hayvanların avlanması, öldürülmesi ya da yaralanması sonucunda avve yaban hayatında meydana gelen eksilmeden doğan zararın giderilmesine ve bualanda yapılacak giderlerin bir kısmının zarar verenlerden karşılanmasınayönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin temelilkelerinden biri 'belirlilik'tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hemkişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi degereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuk güvenliği ile bağlantılı olup, bireyinkendisine düşen yükümlülükleri öngörebilmesi ve davranışlarını buna göreayarlayabilmesi için hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veyasonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğiniönceden bilmesini gerektirir.
İtiraz konusu kuralla 4915 sayılı Yasa'ya aykırı olarak avlanan,öldürülen ya da yaralanan hayvanlar müsadere edilmiş olsalar dahi talep halindehükmolunacak tazminatın av hayvanı türlerine göre Bakanlıkça tespit edilendeğerler üzerinden hesaplanması ve tahsiline mahkemece karar verilmesiöngörülmüş, ancak av hayvanı türlerine göre değer tespit edilirken Bakanlığın,avlanan, öldürülen ya da yaralanan hayvanın sayısı, avlanma bedeli, ülkemizdebulunduğu bölgeler, neslinin tükenmekte olup olmadığı, üreme durumu, av turizmiyönünden önemi ve avlanma ve pazar değeri, ekolojik sistemdeki yeri,gelecekteki durumu, yeniden yetiştirilip doğaya salınması için gereklimasraflar gibi somut ölçütlere yer verilmemiştir. Ayrıca, bu değerlerin, birkez mi yoksa belirli dönemlerde yeniden mi tespit edileceği ve bunun zamanıbelirsiz olup, bu konuda Bakanlığa keyfiliğe yol açabilecek şekilde, geniş,sınırsız ve ölçüsüz bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Anayasa'nın 36. maddenin birinci fıkrasında, 'Herkes, meşru vasıtave yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir' denilmiştir. 'Savve savunma hakkı', birbirini tamamlayan ve biri diğerinden ayrılmaz bir bütünoluşturan niteliğiyle hak arama özgürlüğünün temelidir.
İtiraz konusu kuralla, anılan tazminatın alacaklısı durumunda olanidareye av hayvanı türlerine göre tazminat değeri belirleme konusunda geniş vebelirsiz bir yetki verilmekte, hakim de hükmedilecek tazminat miktarınınhesabında, Bakanlıkça takdire dayalı olarak belirlenen bu değerlere bağlıkılınmaktadır. Böylece, davalının itirazı olanaksız hale getirilerek savunmahakkı engellenmektedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın, Anayasa'nın 2 ve38. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU