ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2005/15
Karar Sayısı : 2008/2
Karar Günü : 3.1.2008
R.G. Tarih-Sayı :05.07.2008-26927
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara Fikrî ve SınaîHaklar Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 24.6.1995 günlü, 556sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesininbirinci fıkrasının (b) bendinin, ikinci fıkrasının (b) bendinin; 61. maddesinin(a) ve (c) bentlerinin; 5194 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile değişik 61/Amaddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'nın 2., 13., 38., ve 91. maddelerineaykırılığı savıyla iptalleri istemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında müşteki şirket adına tescilli markayı taşıyantaklit ürünleri satışa arz etmek eyleminden dolayı açılan kamu davasında,itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeiptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
24.6.1995 günlü, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KanunHükmünde Kararname'nin itiraz konusu kurulları da içeren 9., 61 ve 61/A maddeleri şöyledir:
"Madde 9- Aşağıda belirtilen hallerde, markasahibinin, izni alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etmeyetkisi vardır:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerleilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,
b) Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescillimarkanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerikapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasındabağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi birişaretin kullanılması,
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanınkapsamına giren mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerdekullanılması halinde, tescili istenen işaretin kullanılmasıyla tescillimarkanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanınayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretinkullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra uyarıncayasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçlastoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altındahizmetlerin sunulması veya sağlanması,
c) İşareti taşıyan malın ithali (Ek ibare: 03/11/1995 - 4128/5md.) veya ihracı,
d) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.
Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı markatescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili içinyapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla ilgiliolarak tazminat talebi yapılabilir. Ancak başvurunun yayını ile doğan haklar,tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içindedeğerlendirilir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olaraktescilin yayınlanmasından önce karar veremez."
"Madde 61- Aşağıda yazılıfiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) 9 uncu maddenin ihlali,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilmeyecekderecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmaksuretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği haldetecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya birbaşka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veyaticari amaçla elde bulundurmak,
d) (İptal bend : Anayasa Mahkemesinin 2002/92 E, 2004/25 K ve02/03/2004 tarihli kararı ile )
e) (a) ila (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardımveya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bufiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bir markayı veya ayırtedilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanına çıkarılanmalın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak."
Madde 61/A- (Değişik: 5194 - 22.6.2004/m.16)
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlikbildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veyaambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisiolmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkısahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasınaveya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veyaher ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisibulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu Kanun HükmündeKararnamenin devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılıhaklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren,rehneden, bu haklarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan birmarka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya markahakkının hükümsüzlüğü veya marka korunmasından doğan hakkının sona ermesidurumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığıeşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunanbir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyanveya bu amaçla ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerikullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veyayirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya herikisine,
c) 61 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında,iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradankırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıcaişyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticarettenmen edilmelerine,
Hükmolunur.
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar, hizmetleriniyaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veyaemir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletmesahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyifiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleriyürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflarve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkındaolayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 ncimaddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturmaşikayete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı CezaMuhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8)numaralı bendi uygulanmaz. Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandanbaşka, 61 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; marka hakkısahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarakyapılması ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresininbittiği veya herhangi bir sebeple marka hakkının hükümsüzlüğü veya markakorumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veyabaşkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veyaticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğukanısını uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilan ve reklamlardabu tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında, 08/03/1950tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17/07/1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tabikuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiilve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayet, acele işlerden sayılır.Marka hakkı başvurusu veya marka korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıylaüretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç,cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması veya yokedilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile 1412sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 13., 38. ve 91. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Tülay TUĞCU, AhmetAKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER ve SerdarÖZGÜLDÜR'ün katılımlarıyla 22.2.2005 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kurallar, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Sınırlama Sorunu
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'neitiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmaktaolduğu davada uygulayacağı yasa kuralları ile sınırlı tutulmuştur.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 24.6.1995 günlü, 556 sayılıMarkaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesininbirinci ve ikinci fıkralarının (b) bentlerinin, 61. maddesinin (a) ve (c)bentlerinin ve 5194 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle değiştirilen 61/A maddesininbirinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa'ya aykırılığını ileri sürerek iptaliniistemektedir.
Ancak, davada uygulanacak olan 61/A maddesinin (c) bendi, 61.maddede bentler halinde belirtilen eylemlerin tümü için geçerli ortak kuralniteliği taşımaktadır. Aynı şekilde 61. maddenin (a) bendi de, 9. maddeninihlalini suç olarak nitelemektedir. 9. maddedeki ihlal halleri ise ikifıkra içerisinde toplam yedi bentte sayılmaktadır. Somut olayda dava, 61/Amaddesinin (c) bendinin atıfta bulunduğu 61. maddede belirtilen eyleme ilişkinbulunduğundan, incelemenin, 61. maddenin (a) ve (c) bentleri ile 61. maddenin(a) bendinin de 9. maddenin birinci ve ikinci fıkralarının (b) bentleriyönünden sınırlı olarak yapılması gerekir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuran Mahkeme, kanun hükmünde kararnamelerle suçoluşturulamayacağını, yasakoyucunun hukuki ve cezai sorumluluklar arasındatemel ilkesel farklılıkları gözeterek, cezai sorumluluk gerektiren eylemleriyeterince açık bir biçimde düzenlemesi, ayrıca suç ile yaptırım arasında ölçülü bir denge kurması gerektiğini ileri sürerek 556 sayılı MarkalarınKorunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinin birinci ve ikincifıkralarının (b) bentlerinin, 61. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin ve 5194sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle değiştirilen 61/A maddesinin birinci fıkrasının(c) bendinin Anayasa'nın 2., 13., 38., ve 91. maddelerine aykırı olduğunu ilerisürerek iptallerini istemiştir.
1- 9. Maddenin Birinci ve İkinci Fıkralarının (b) Bendiyle 61. Maddenin (a) ve (c) Bentlerinin İncelenmesi
61. maddenin itiraz konusu (a) bendinde 9.maddenin ihlali, (c)bendinde ise "markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmaksuretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği haldetecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya birbaşka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veyaticari amaçla elde bulundurmak" marka hakkına tecavüz sayılan fiillerarasında gösterilmiştir.
9. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde "markanın tescilkapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ileaynı olan herhangi bir işaretin kullanılması", ikinci fıkrasının (b)bendinde de, "işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçlastoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altındahizmetlerin sunulması veya sağlanması" marka tescilinden doğan haklarınkapsamı içerisinde değerlendirilmiştir.
Yasakoyucu, ceza hukuku alanında yetkisini kullanırken toplumdabelli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşitve ölçülerde ceza yaptırımları ile karşılanmaları gerektiği ve hangi hal vehareketlerin ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak kabul edileceğikonularında takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu alandaki takdir yetkisisınırsız olmayıp yasakoyucu, Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkeleriylebağlıdır.
Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlikönlemlerinin ancak kanunla konulacağı belirtilmiş, 91. maddesinin ilkfıkrasında da, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Bakanlar Kurulu'na kanunhükmünde kararname çıkarma yetkisi verebileceği, ancak sıkıyönetim veolağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemeyeceği öngörülmüştür.
556 sayılı KHK'nin itiraz konusu 9. ve 61. maddelerinde belirtileneylemlere, 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 61/A maddesinde ceza yaptırımıöngörülmektedir. Suç ve cezalara ilişkin esasları düzenleyen 38. maddeAnayasa'nın ikinci kısmının ikinci bölümünde yer aldığından bu konudakidüzenlemelerin kanun hükmünde kararname ile yapılması olanaklı olmadığı gibi,bu eylemlere ceza öngören maddenin yasayla düzenlemesi de bu sonucudeğiştirmez.
Bu nedenle, itiraz konusu 556 sayılı Markaların Korunması HakkındaKanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının (b)bentleriyle 61. maddesinin anılan bentler yönünden incelenen (a) bendiyle (c)bendi Anayasa'nın 38. ve 91. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER ve Serruh KALELİ bu görüşekatılmamışlardır.
Kuralların Anayasa'nın 13. maddesi yönünden incelenmesine gerekgörülmemiştir.
2- 61/A Maddesinin (c) Bendinin İncelenmesi
Anayasanın 2. maddesinde Hukuk devleti ilkesi Cumhuriyetinnitelikleri arasında sayılmış; 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerinözlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamalarınAnayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı öngörülmüş; 38. maddesindede, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulacağıbelirtilmiştir.
Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin (c) bendi, 4128sayılı Yasa ile eklendikten sonra 5194 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyledeğiştirilmiş, böylece Anayasa'nın, cezaların yasa ile düzenlenmesine ilişkin38. maddesine uyulmuştur. Ayrıca, Anayasa'da Kanun Hükmünde Kararnamelerinyasayla değiştirilmesini veya bunlara madde eklenmesini engelleyen bir kuralbulunmadığından Anayasa'nın 91. maddesine aykırılıktan da söz edilemez.
Öte yandan, yasakoyucu ceza hukuku alanında yetkisini kullanırken,Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, toplumdabelli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşitve ölçülerde ceza yaptırımları ile karşılanmaları gerektiği, hangi hâl vehareketlerin ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak kabul edileceğikonularında takdir yetkisine sahiptir.
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Marka hakkınatecavüz sayılan fiiller" başlığını taşıyan 61. maddesi delaletiyle, 61/Amaddesinin itiraza konu (c) bendinde düzenlenen marka hakkına tecavüzeylemleri, yasakoyucu tarafından suç kabul edilerek yaptırıma bağlanmış veyaptırım olarak da iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veyayirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya herikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynısüre ticaretten men edilmelerine hükmolunacağı öngörülmüştür. Böylece suçun işlenmesindekiözelliklere göre hakime farklı cezalar uygulama imkanı sağlanmıştır. Buyaptırımın demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olduğunu, hakkınözüne dokunduğunu, makul ve kabul edilebilir ölçüyü aştığını, ya da yaptırımlaöngörülen amaç arasında makul ve adaletli bir denge bulunmadığını söylemekmümkün olmadığından, düzenlemenin Anayasanın 13. maddesine aykırı biryönü de görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, 556 sayılı KHK'nin 61. maddesinin (a) ve (c)bentleri yönünden incelenen itiraz konusu 61/A maddesinin (c) bendi Anayasa'nın2., 13., 38. ve 91. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
C- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihiayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı gündenbaşlayarak bir yılı geçemez" denilmekte, 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddesinindördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasındaise, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamudüzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette görürse yukarıdakifıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.
9. maddenin birinci ve ikinci fıkralarının (b) bentlerinin, bubentler yönünden incelenen 61. maddesinin (a) bendinin, aynı maddenin (c)bendinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu düzenini tehditedici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğincegerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmi Gazete'deyayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI- SONUÇ
24.6.1995 günlü, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KanunHükmünde Kararname'nin:
A) 1- 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ikincifıkrasının (b) bendinin,
2- 61. maddesinin;
a- (a) bendinin, 9. maddenin birinci ve ikinci fıkralarının(b) bentleri yönünden,
b- (c) bendinin,
Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER ile Serruh KALELİ'nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
3- 22.6.2004 günlü, 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen61/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin, 9. maddenin birinci ve ikincifıkralarının (b) bentleri ile 61. maddenin (a) ve (c) bentleri yönündenAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
B) 9. ve 61. maddelerinin iptal edilen bentlerinin doğuracağıhukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa'nın 53. maddesinindördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKÜMLERİNİN, KARARIN RESMÎGAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,OYBİRLİĞİYLE,
3.1.2008 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY
Sanık hakkında taklit ürün satması nedeniyle 556 sayılı MarkalarınKorunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 61/A-c maddesi gereğincecezalandırılması talebiyle açılan davada Mahkeme, 556 sayılı Kanun HükmündeKararname'nin 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının (b) bentleri ile 61.maddesinin (a) ve (c) bentleri ve değişik 61/A maddesinin birinci fıkrasının(c) bendinin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne iptaliyönünde dava açmıştır.
Anayasa'nın 152. maddesi dördüncü fıkrasında "AnayasaMahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetedeyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasayaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz." denilmektedir.Anılan 61/A-c bendi kuralı bir itiraz davasına konu olarak AnayasaMahkemesi'nce incelenmiş ve kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığı yönünde verilen kararı 26.12.2003 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Anayasa'nın 152. maddesi yönünden Mahkememizi de bağlayan bukarara, bu açıdan bakıldığında;
Anayasa Mahkemesi 61/A maddesinin (c) bendinin incelemesinde; budeğişikliğin 4128 sayılı Yasa ile yapıldığını, Anayasa'da KHK.lerin Yasa iledeğiştirilmesine engel bir halin bulunmadığını, cezaların yasa ile düzenlenmesinoktasında bendin Anayasa'nın 38. maddesinin aradığı koşula uygunbulunduğunu, dava konusu olayda suçun, marka hakkında tecavüz sayılan fiillerbaşlığı altında sayılan eylem niteliğinde olduğu nedeniyle 61/A-c'ninAnayasa'nın 38. maddesine aykırı olmadığının karar altına alındığı görülmüştür.
Dosyadaki olaya baktığımızda da sanığın, tescilli bir markanıntaklit ürünlerini satışa arz ettiği nedeniyle 556 sayılı KHK 61/A-c dencezalandırılması istemi ile açılan davada mahkeme, eylemin 61/A-c cezamaddesinin göndermede bulunduğu 61. maddenin a ve c bentleri yani marka hakkınatecavüz sayılan fiillerden olduğu düşüncesi ile konuyu Anayasa Mahkemesi'netaşıdığı görülmektedir.
Önceki Anayasa Mahkemesi kararı da 61/A-c'nin, atfettiği 61.maddenin marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden saydığı bir eylemeilişkindir.
Görülüyor ki, her iki olayda da dava, suçun hukuki tasnifinin(isnadın yapıldığı madde kapsamı) yapılmasına neden olan 61/A-c maddesiyönünden ortaktır. Bu maddenin içeriğinde ise doğrudan KHK 61. maddesine"madde de yazılı fiillerden biri" demek suretiyle herhangi birsınırlama getirmeyip hepsini aynı nitelikte gördüğünden önceki AnayasaMahkemesi Kararının 61/A-c maddesini o davaya konu 61/d yönünden incelenmesiile davanın konusu eylemin 61/A-c'nin atfettiği 61. maddenin (c) bendi yönündengörülmesi arasında hiçbir fark yoktur. Suçu tasnif eden, kapsamını belirleyen,niteleyen madde 61/A-c'dir ve bu madde 2003 yılında suç ve cezaların kanuniliğiilkesi yönünden Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.
9. ve 61. maddelerin ilgili bentleri, 61/A-c nedeniyleincelendiğinden aykırı bulunmayan bu madde nedeniyle suç sayılan fiillerin yeraldığı maddelerin Anayasa'ya aykırılığının değerlendirilmesine gerekduyulmamıştır. Anayasa'ya uygun nitelenen 61/A-c'nin uygunluğunun sadece Anayasa'nın38. ve 91. maddeleri yönünden yapıldığı, davayı getiren Mahkemenin getirdiğisuçla ceza oranı dengesini ifade eden ölçülülük ilkesi yönünden birdeğerlendirmenin yapılmamış olduğu, maddenin 4128 sayılı denetlenmişhalinin 5194 sayılı Yasa ile yeniden düzenlendiği, bu nedenle on yıllık yasakkapsamında olmadığı söylenebilir ise de, maddede yapılan değişikliğin suçunkapsamını belirleyen nitelikleri yönünden olmayıp, sadece yasakoyucununtakdirindeki para cezası miktarının tayini yönünden olmakla, kanun hükmününsuçu niteleyen öz'e ilişkin olmaması, aksi halde hapis cezasıyanında ferri'si sayılacak para cezasında miktar değişikliği ile her zamanAnayasa'nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden yasağın kolayca by-pasedilmesine olanak sağlanmış olacağı düşünceleri ile iptali istenen kuralyönünden Anayasa'nın 152. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile çoğunlukgörüşüne karşıyım.
Üye
Serruh KALELİ
KARŞIOY YAZISI
Markalar hakkına tecavüzle ilgilisuç sayılan fiillerin kararname ile düzenlenmesinin, suç ve cezalarınkanuniliği ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek 556 sayılı MarkalarınKorunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinin birinci ve ikincifıkralarının (b) bendi ile 61. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin itiraz yoluylaiptalleri istenilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 14.05.2004tarih ve 25462 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 02.03.2004 gün ve K.2004/25 -E.2002/92 sayılı kararında yer alan karşı oy yazısındaki gerekçe uyarınca,24.6.1995 günlü, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararname'nin 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının (b) bendi ile 61.maddesinin (a) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptal edilmesigerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A.Necmi ÖZLER