ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2005/26
Karar Sayısı : 2008/105
Karar Günü : 15.5.2008
R.G. Tarih-Sayı :05.11.2008-27045
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kırkağaç Asliye(Aile) Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasının son tümcesinin,Anayasa'nın 41. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Açılan boşanma davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren166. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurmasıya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliğitemelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için,hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaatgetirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususundataraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, taraflarınve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğüdeğişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlindeboşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimibağlamayacağı hükmü uygulanmaz."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 41. ve 138. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL ve SerdarÖZGÜLDÜR'ün katılmalarıyla 9.3.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,
dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A-Anlam ve Kapsam
4721 sayılı Yasa'da, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülenusuller dışında, boşanma davaları için özel yargılama kurallarına yerverilmiştir. Yasa'nın 184. maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde,hâkimin, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanenkanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamayacağı, (3) numaralı bendindeise tarafların bu konudaki her türlü ikrarlarının hâkimi bağlamayacağıbelirtilmiştir.
İkrar, beyanda bulunan taraflardan birinin, diğer tarafçakarara bağlanması istenilen hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esasteşkil eden ve ileri sürülmüş bulunan olayların tamamen veya kısmen doğruolduğunu bildirmesidir; somut olaylarla ilgili olup, diğer tarafın talepsonucuna ilişkin değildir. İkrar, bunu yapan tarafın tek taraflı açık bir iradebeyanı ile olmaktadır. Boşanma davalarında hâkim kural olarak ikrarla bağlıolmadığı gibi kabulle de bağlı değildir.
Eşlerin boşanma konusunda aralarında gerçekleştireceklerianlaşmanın önlenmesi ve böyle bir anlaşmaya hukuksal sonuç bağlanmaması amacınayönelik 184. maddedeki tarafların her türlü ikrarlarının hâkimi bağlamayacağıkuralı, boşanma davalarında tarafların boşanmaya yol açan nedenlerinvarlığı konusundaki kabullerinin hukuki bir sonuç doğurmayacağı anlamınagelmektedir. Taraflar boşanma sebebi olarak gösterilen olayları ikrar etmişolsalar bile hâkim bu beyanlarla bağlı olmayıp, kendiliğinden araştırma ilkesigereğince davanın dayandırıldığı olayları araştırmak zorundadır. Boşanmadavalarındaki bu usul kuralı hâkimin ikrarı hiç dikkate almayacağı anlamınagelmez. Hâkim sadece bu ikrarla bağlı tutulmamıştır. İkrarla bağlı olmama ileonun dikkate alınarak hüküm verilmesi farklı olgulardır.
Boşanma davalarında tarafların her türlü ikrarlarının hâkimibağlamayacağı yönündeki bu kurala 4721 sayılı Yasa'nın "Evlilik birliğininsarsılması"na dayanan boşanmanın düzenlendiği 166. maddenin üçüncüfıkrasının itiraz konusu son tümcesinde bir istisna getirilmiş ve uygulamada"anlaşmalı boşanma" olarak nitelendirilen boşanma davalarındatarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmünün uygulanmayacağıöngörülmüştür.
4721 sayılı Yasa'da "irade ilkesi" geçerli değildir,eşlerin hâkim kararı olmaksızın mahkeme dışında evlilik birliğine son vermeleriolanaksızdır. 166. maddenin üçüncü fıkrasında irade ilkesi ile birlikte evlilikbirliğinin sarsılması ilkesine de yer verilmiştir. Genel boşanma sebeplerindenanlaşmalı boşanmanın düzenlendiği bu fıkrada yasakoyucu, tarafların boşanmakonusundaki iradesi ile evlilik birliğinin sarsılması ilkesinin unsurlarınıngerçekleştiğini ifade etmiştir. Bir başka deyişle tarafların irade ilkesinegöre boşanma yönündeki iradelerini belirli koşulların gerçekleşmiş olmasıdurumunda evlilik birliğinin sarsılması ilkesi ile desteklemiş, evlilik en azbir yıl sürmüş ise eşlerin birlikte başvurmaları ya da bir eşin diğerinindavasını kabul etmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının karinesikabul edilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1-Anayasa'nın 41. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında, devletin ailenin huzur ve refahı, özellikleananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasınısağlamak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğünün bulunduğu bu nedenlekuralın Anayasa'nın 41. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4721 sayılı Yasa'nın, 184. maddesinin birinci fıkrasının (3)numaralı bendinde yer alan tarafların boşanma davasının dayandığı olgularkonusundaki her türlü ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı kuralına, 166.maddesinin üçüncü fıkrasının itiraz konusu son tümcesi ile bir istisnagetirilmiş ve anlaşmaya dayanan boşanma davalarında, tarafların ikrarlarınınhâkimi bağlamayacağı hükmünün uygulanmayacağı öngörülmüştür.
Anayasa'nın "Ailenin korunması" başlıklı 41. maddesinde"Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması veaile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirlerialır, teşkilatı kurar" denilmek suretiyle aile kurumu özel olarakdüzenlenmiş, anayasal güvenceye bağlanmış ve korumaya alınmıştır.
Ailenin toplumun temeli olması nedeniyle boşanma davaları kamudüzeni ve yararını ilgilendirmektedir. Evlilik birliğinin kurulması gibiboşanma da her şeyden önce hukuksal bir olaydır. Boşanma, toplumu ve toplumuntemelini oluşturan ailenin yapısını doğrudan ilgilendirmesi, sosyal düzenibozucu bir özellik göstermesi nedeniyle aynı zamanda toplumsal bir olaydır.
Hâkim evlenme sözleşmesiyle oluşan hukuki durumu mümkün olduğuölçüde korumakla yükümlüdür. Anlaşmalı boşanma, yargı denetiminin olmadığı,sadece tarafların karşılıklı anlaşmaları ile evlilik birliğinin sonaerdirildiği bir boşanma yolu değildir. 166. maddenin üçüncü fıkrasındayasakoyucu zorunlu olarak gerçekleşmesini istediği ilkeleri açıkça belirtmeksuretiyle boşanmanın, ilerde eşlerden biri ya da çocuklarla ilgili olarakadaletsizlik, haksızlık ve kimi sakıncalar doğurmaması için güvence getirmiş,tarafların ikrarlarıyla bağlı olan hâkimin boşanma isteğinin serbest iradeyedayanıp dayanmadığını saptamasını ve boşanmanın malî sonuçları ile çocuklarındurumu hakkında açık müdahalesini gerekli görmüştür. Hâkimin, tarafların veçocukların menfaatlerini dikkate alarak anlaşmada yapılan değişikliklerintaraflarca da kabulü halinde boşanmaya karar vereceği kurala bağlanmıştır.
Evlilik birliğinin kurulmasında irade ve kararlarına önem ve değerverilen tarafların, boşanma konusunda istek ve beyanlarının dikkate alınmasıanlaşmalı boşanmanın gereğidir. Tarafların ikrarlarının bağlayıcılığı ilebirlikte tarafların ve çocukların mevcut ve gelecekteki yararları açısındanhakkaniyete uygun bir denge kurulması için yasakoyucu anlaşmalı boşanmada kimiunsurların gerçekleşmesini zorunlu görerek öncelikle eşler ve çocuklar, sonrada toplum açısından doğabilecek sakıncaları önlemek istemiştir. Bunugerçekleştirirken de boşanma sürecine kadar geçen dönemde hâkime denetimyetkisi vermiştir. Kaldı ki Yasa'da belirtilen yöntem ve koşullarla eşlerinkarşılıklı anlaşarak boşanmayı istemelerine rağmen evliliğin zorla ayaktatutulmasının taraflara, çocuklara ve topluma fayda sağlamayacağı da açıktır.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 41. maddesine aykırıdeğildir
2- Anayasa'nın 138. Maddesi Yönünden İnceleme
Başvuru kararında hâkimin, tarafların ikrarlarıylabağlı olmasının takdir hakkını ortadan kaldırdığı belirtilerek kuralınAnayasa'nın 138. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
4721 sayılı Yasa'nın 166. maddenin üçüncü fıkrasında anlaşmalıboşanma kurala bağlanmıştır. Özel bir boşanma yolu olan bu tür davada boşanmakararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerininserbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ileçocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulmasışarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak buanlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir, bu değişikliklerintaraflarca da kabulü halinde boşanmaya karar verir. İtiraz konusu kurala görebu durumda tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrasında, "Hâkimlergörevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanikanaatlerine göre hüküm verirler" denilmiştir. Böylece hâkimleringörevlerini her türlü baskı ve etkiden uzak, Anayasa'ya, yasaya ve hukuka uygunolarak vicdani kanaatlerine göre yerine getirebilmeleri sağlanarak yargıyetkisini kullanmaları güvence altına alınmıştır.
Hâkim, Anayasa, yasa, tüzük, yönetmelik gibi her türlü yazılıpozitif hukuk kurallarıyla bağlıdır. Bu bağlılık takdir hakkını kullanamayacağıanlamına gelmez. Hâkim delilleri değerlendirirken, yasaların yorumunda ve soyutkuralların somut olaya uygulanmasında takdir hakkını kullanır.
Boşanma davalarında hâkime geniş takdir hakkı tanınmıştır. Tarafların bu dava üzerinde serbestçe hareket etme olanağı yoktur. Ancak,evlilik birliğinin kurulmasında irade ve kararlarına önem verilen taraflarınanlaşmalı boşanma konusundaki istekleri de gözden uzak tutulamaz.
Hâkim 166. maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ilke, esas veölçütlere göre öncelikle anlaşmalı boşanma koşullarının oluşup oluşmadığınabakacak, davanın bu fıkra kapsamında kabul edilip edilemeyeceğinibelirleyecektir. En az bir yıl süren evliliklerde eşlerin birlikte başvurmalarıya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde başka bir deliltoplamadan evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı yasakoyucu tarafındankarine olarak kabul edilmiştir. Artık bu tür boşanma davalarında evlilikbirliğinin temelinden sarsıldığının ayrıca maddi olaylarla ispatlanmasına gerekbulunmamaktadır. Anlaşmalı boşanmanın koşullarının her aşamasında hâkiminceleme, araştırma, tespit, takdir, müdahale, denetim ve kanaat yetkisinesahiptir. Tarafların sunduğu anlaşmanın hukuka, adalete ve hakkaniyete uygunolup olmadığını inceleyerek kanaatini ve takdir yetkisini kullanacak olanhâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmadagerekli değişiklikleri yapabilecek, bu değişikliklerin taraflarca da kabulü veYasa'da öngörülen diğer koşulların gerçekleşmesi halinde boşanma kararıverecektir.
Hâkimin tarafların ikrarlarıyla bağlı olması anlaşmalı boşanmanınbir gereği ve bu esasın doğal bir sonucudur. Yasa'daki koşulların varlığınıkendiliğinden araştırma, serbestçe değerlendirme ve oluşan kanaatine göre kararverme yetkisi tanınan hâkim, 166. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gereklimüdahalede bulunmakta ve tarafların yararları ile çocukların korunmasıaçısından adil ve hakkaniyete uygun malî şartları belirleyerek kalıcı birdengeyi gerçekleştirmektedir. Hâkim sadece tarafların ikrarlarını esas alarakboşanmalarına veya boşanma talebinin reddine karar vermemektedir. Taraflarınikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmünün uygulanmayacağının öngörülmüş olmasıtek başına sonuç doğuran bir kural olmayıp maddede hâkime tanınan yetkilerinkullanılıp, belirtilen koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu bakımdan evlilikbirliğinin sarsılmasına dayalı ve anlaşan eşlere boşanma olanağı sağlayananlaşmalı boşanma davasında tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamasının,hâkimin takdir hakkını ortadan kaldırdığı söylenemez.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 138. maddesine aykırıdeğildir.
İtirazın reddi gerekir.
VI- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 166.maddesinin üçüncü fıkrasının "Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağıhükmü uygulanmaz." biçimindeki son tümcesinin, Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 15.5.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ