ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2005/60
Karar Sayısı : 2008/162
Karar Günü : 13.11.2008
R.G. Tarih-Sayı :24.12.2008-27090
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İskenderun AileMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 353. maddesinin Anayasa'nın 10., 12., 13., 20. ve41. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Eşinin ölmesi nedeniyle evlilik birliği sona eren davalınınçocuklarının mallarının korunması için açılan davada, itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 353.maddesi şöyledir:
"Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkimeçocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığındaveya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmekzorundadır."
B- İlgili Yasa Kuralları
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 335., 336. ve 352. maddelerişöyledir:
"Madde 335: Ergin olmayan çocuk, ana ve babasınınvelâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz.
Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklarda ana ve babanın velâyeti altında kalırlar."
"Madde 336: Evlilik devam ettiği sürece ana vebaba velâyeti birlikte kullanırlar.
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim,velâyeti eşlerden birine verebilir.
Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana,boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir."
"Madde 352: Ana ve baba,velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip vebununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler.
Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlardahâkim müdahale eder."
C- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 10., 12., 13., 20. ve 41.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Mustafa YILDIRIM, Cafer ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Ali GÜZEL ve Serdar ÖZGÜLDÜR'ünkatılımlarıyla 22.6.2005 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, ilgili yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın evlilik birliğinin sona ermesihalinde velâyet hakkının kullanılmasında objektif hiçbir ölçüt aranmayarak,evlilik birliği içindeki veya evlilik dışı çocuk sahibi olunması hallerindekivelâyet hükümlerinden farklı düzenleme öngörmesinin Anayasa'nın 10.maddesine; kuraldaki yükümlülüğün ailenin huzurunu, maddi ve manevibütünlüğünü zedeleyerek, veli ile çocuk arasındaki ilişkinin sorgulanmasına yolaçması nedeniyle de Anayasa'nın 12., 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralda; evliliğin sona ermesi halinde velâyetkendisinde kalan eşe, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösterirbir defteri vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşenönemli değişiklikleri bildirme zorunluluğu yüklenmektedir.
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerinniteliği" ile ilgili 12. maddesinde: "Herkes,kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine vediğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder." hükmüneyer verilmiştir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesinden de açıkçaanlaşıldığı gibi Anayasa koyucu kişiyi temel hak ve hürriyetlerle donatırken,bu hak ve hürriyetlerin kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı olanödev ve sorumluluklarından ayrı düşünülemeyeceğini de vurgulamıştır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" denilmiştir.
Anayasa'nın 20. maddesinde herkesin özel hayatına ve aileyaşayışına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, 20. maddeningerekçesinde ise, özel hayatın korunmasının her şeyden önce bu hayatıngizliliğinin korunması, resmi makamların özel hayata müdahale edememesianlamına geldiği belirtilmiştir.
Anayasa'nın "Ailenin korunması" ileilgili 41. maddesinde; "Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşlerarasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananınve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasınısağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar." denilmektedir.
4721 sayılı Yasa'nın velâyet hakkına ilişkin 335. maddesinde;ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu, yasal sebepolmadıkça velâyetin ana ve babadan alınamayacağı; 336. maddesinde evlilik devamettiği sürece ana ve babanın velâyeti birlikte kullanacağı, ortak hayata sonverilmesi veya ayrılık halinde hâkimin velâyeti eşlerden birine verebileceği,ana ve babadan birinin ölümü halinde velâyetin sağ kalana, boşanmada çocukkendisine bırakılan tarafa ait olduğu; çocuk mallarına ilişkin 352. maddesindeise ana ve babanın velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetmehakkına sahip ve bununla yükümlü oldukları, kural olarak hesap ve güvencevermeyecekleri ancak yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hâkiminmüdahale edeceği hüküm altına alınmıştır.
İtiraz konusu kuralla getirilen yükümlülük ile anne vebabanın evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle velâyeti birliktekullanamamaları halinde, gerek bilgisizlik, gerek ihmal ve kasıt yüzündençocuğun malvarlığının zarar görmesinin engellenmesi ve böylece çocuğa aitmalvarlığının korunmasının hâkim güvencesi altına alınması amaçlanmaktadır.
Anayasa'nın 10. maddesinde kanun önünde eşitlik ilkesibelirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında da vurgulandığı gibi,yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamınagelmez. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik eylemli değil hukuksal eşitliktir. Durumve konumlarındaki farklılık ve özellikler, kimi kişiler veya topluluklar içindeğişik kural ve uygulamaları gerekli kılar.
Evlilik birliğinin devamı ile evlilik birliğinin sona ermesi veevlilik dışı çocuk sahibi olunması hallerinde, velâyet hakkının kullanılmasıkonusunda farklı düzenlemeler öngörülmesinde, bu hakka sahip olan veliler aynıhukuksal konumda bulunmadıklarından aralarında eşitlik karşılaştırmasıyapılamaz. Bu nedenle kuralın Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bir yönügörülmemiştir.
Çocuğa ait malvarlığının korunmasını sağlayan sınırlamanınanne veya babaya ait olan velâyet hakkının kullanılması ile çelişen bir yönübulunmadığı gibi, itiraz konusu kuralla velâyet kendisinde kalan eşe verilengörev Anayasa'nın 12. maddesinde belirtilen ödev ve sorumlulukların kapsamıiçinde kalmaktadır.
Anayasa'nın 41. maddesi ile toplumun temeli olan ailenin huzur verefahı ve özellikle ana ve çocuğun korunması için gerekli önlemleri almak veteşkilatları kurmak görevi Devlet'e verilmiştir. Bu madde debelirtilen "Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananınve çocukların korunması.... için gerekli tedbirleri alır..." hükmüçocukların korunmasını da güvence altına alır. Kural, özel hayat kapsamındaaile hayatının gizliliğinin korunması hakkını sınırlandırmakta ise de, busınırlandırma Anayasa'nın 41. maddesindeki çocukların korunması için gereklitedbirleri alma yönünde Devlet'e verilen görevin yerine getirilmesi gereğindenkaynaklanmaktadır.
Öte yandan, Anayasa'nın 12. ve 41. maddeleri gereği velâyethakkının kullanılmasına ilişkin sınırlama velâyet hakkını ortadankaldırmamakta, hakkın özüne de dokunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 10., 12., 13., 20. ve 41.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI-SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 353.maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 13.11.2008gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ