ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2005/88
Karar Sayısı : 2008/166
Karar Günü : 20.11.2008
R.G. Tarih-Sayı :26.02.2009-27153
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Van Asliye 3. CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 26.9.2004 günlü, 5235sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adlîye MahkemelerininKuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 12. maddesinin, 11.5.2005 günlü,5348 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen "resmî belgede sahtecilik(m.204/2)" ibaresinde yer alan "/2" kısmının, Anayasa'nın10. ve 37. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Müşteki adına sanıklarca düzenlenen ve imzalanan bono nedeniyleresmî evrakta sahtekârlık suçunun işlendiği iddiasıyla açılan kamu davasında,itiraz konusu kısmın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
İtiraz konusu kısmın yer aldığı 5235 sayılı Adlî Yargı İlk DereceMahkemeleri ile Bölge Adlîye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun'un 5348 sayılı Yasa ile değiştirilen 12. maddesi şöyledir:
"Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere,Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m.148), irtikâp (m.250/1 ve 2), resmîbelgede sahtecilik (m.204/2), nitelikli dolandırıcılık(m.158), hileli iflas (m.161) suçları ile ağırlaştırılmış müebbet hapis,müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgilidava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 10. ve 37. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ veOsman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 27.9.2005 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 5235 sayılı Yasada ağır ceza mahkemesiningörevinin genel olarak "10 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektirenfiiller" şeklinde belirlendikten sonra bir kısım suçların tek tek sayılmaksuretiyle ağır ceza mahkemelerinin görevi içerisine alındığı, Türk CezaKanunu'nun resmî belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 204. maddesinin yalnızcaikinci fıkrasının ağır ceza mahkemesinin görevleri arasında sayılmasının eylemiaynı suç tipine uyan kişilerden kamu görevlilerinin ağır ceza mahkemesinde,sivil kişilerin ise asliye ceza mahkemesinde yargılanmasını sağlamaya yönelikolduğu, bu düzenlemenin aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynıişleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve ayrıcalık yapılmasını önlemek amacınıgüden eşitlik ilkesine, doğal yargıç ilkesine aykırı olduğu yargı organınınkişiye göre belirlenmesine ve bu yolla yargının yürütmenin etkisi altınaalınmasına yol açacağı, belirtilen nedenlerle Anayasa'nın 10. ve 37.maddelerine aykırı olan kısmın iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kısım ile Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesininikinci fıkrasında öngörülen resmî belgede sahtecilik suçu, ağır cezamahkemesinin bakmakla görevli olduğu dava ve işler arasında sayılmıştır.
Ağır ceza mahkemesinin görev alanı, Adlî Yargı İlk DereceMahkemeleri ile Bölge Adlîye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun'un 12. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, ağır cezamahkemesinin bakacağı dava ve işlere ilişkin suçların bir kısmı ceza türü vemiktarı gözetilerek, bir kısmı da ismen sayılarak belirlenmiştir. Türk CezaKanununun 204. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen resmî belgede sahteciliksuçu da ismen sayılan suçlar arasında yer almıştır.
26.9.2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Resmîbelgede sahtecilik" başlıklı 204. maddesi şöyledir:
"(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek birresmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyikullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî birbelgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacakşekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmîbelgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.
(3) Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabitoluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek cezayarısı oranında artırılır."
Maddenin birinci fıkrasında resmî belgede sahtecilik suçu genelolarak düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında kamu görevlilerinin görevlerigereği düzenlemeye yetkili oldukları resmî belgede sahtecilik suçunu işlemeleriözel olarak düzenlenmiş ve daha ağır bir ceza ile cezalandırılmalarıöngörülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesiyle,birbirleriyle aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanması ve ayrıcalıklıkişi ve toplulukların yaratılması engellenmektedir. Yasa önünde eşitlik,herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum vekonumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez.
Ceza siyasetinin gereği olarak yasa koyucu, Anayasa'nın ve cezahukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla, cezalandırmada güdülen amacıda gözeterek hangi eylemlerin suç sayılacağını, bunlara verilecek cezanın türü,miktarı, artırım ve indirim nedenleri ve oranları ile suçun takibine,cezalandırılmasına ve yargılama usulüne ilişkin koşullar öngörebilir. Cezamahkemelerinin görev alanlarının belirlenmesi de, ceza siyaseti gereği yasakoyucunun takdirindedir.
Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî belgede sahteciliksuçunu işleyen kamu görevlileri ile bu durum dışında kalan diğer hallerde resmîbelgede sahtecilik suçunu işleyen kişiler aynı hukuksal konumdabulunmadıklarından, bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.
Anayasa'nın "Kanuni hakim güvencesi" başlıklı 37.maddesinde, "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merciönüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merciönüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü mercilerkurulamaz." denilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki kararlarında da belirtildiğigibi, doğal yargıç kavramı suçun işlenmesinden veya çekişmenin doğmasından öncedavayı görecek yargı yerini yasanın belirlemesi şeklinde tanımlanmaktadır.Başka bir anlatımla doğal yargıç ilkesi, yargılama makamlarının suçunişlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra özel olarak kurulmasınaveya yargıcın atanmasına engel oluşturmaktadır.
İtiraz konusu kural, belirli bir suçun işlenmesinden sonra bu suçailişkin davayı görecek yargı yerini belirlemeyi amaçlamadığından, doğal yargıçilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. ve 37.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5235 sayılıAdlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş,Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun"un 12. maddesinin, 11.5.2005 günlü, 5348sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen "resmîbelgede sahtecilik (m.204/2)" ibaresinde yer alan "/2" kısmınınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 20.11.2008 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ