ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2006/116
Karar Sayısı : 2009/125
Karar Günü : 1.10.2009
R.G. Tarih-Sayı : 08.01.2010-27456
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bakırköy 6. Ağır CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 3.7.2005 günlü, 5395sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun geçici 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasının,Anayasa'nın 10. ve 37. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar verilmesiistemidir.
I- OLAY
Sanık hakkında gasp suçunu işlediği iddiası ile açılan kamudavasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3.7.2005 günlü, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun itiraz konusufıkrayı da içeren geçici 1. maddesi şöyledir:
'(1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerindederdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren davave işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir.
(2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındakidava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez.
(3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleribulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklartarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyetbaşsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.
(4) Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulupgöreve başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbirkararları görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince alınır.
(5) Adalet Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgilibakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu Kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren altıay içinde koruyucu ve destekleyici tedbirleri yerine getirmek üzere gereklitedbirleri alır. Ayrıca, ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu amaçla siviltoplum kuruluşlarıyla işbirliğine gidebilirler.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 10. ve 37. maddelerine dayanılmış,141. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi hükmü uyarınca, TülayTUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve OsmanAlifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 5.9.2006 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları, bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
Başvuru kararında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 3.maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesininbirinci fıkrasının (b) alt bendi ile 18 yaşını doldurmamış kişilerin çocukolarak kabul ve tarif edildiği, 5395 sayılı Yasa'da çocukların yargılanmaları,hükümlerin açıklanması, cezaların sonuçları, topluma kazandırılmaları açısındançok önemli ve yeni hükümler getirildiği, ayrıca çocukların hassas durumlarınazara alınarak yargılanmaları konusunda özel hakimlerden oluşan ihtisasmahkemelerinin ihdas edildiği, ancak itiraz konusu kuralın bu özel uygulama vetedbirlere uymadığı, alınmak istenen tedbirlere aykırı olduğu ve 5395 sayılıYasa'nın yürürlüğünden önce haklarında dava açılıp çocuk mahkemelerindeyargılanan sanıklarla, bu Yasa'nın yürürlüğü sırasında herhangi bir sebeplehakkında dava açılmamış veya davaları çocuk mahkemelerine devredilmemişsanıkların hukuki statüleri ve yararlandıkları haklar arasında farklılıklarbulunduğu belirtilerek itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 10. ve 37. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanunhükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusundailgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir.İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık incelemesiyapabileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 141.maddesinin son fıkrası yönünden de inceleme yapılmıştır.
İtiraz konusu kuralla, genel ceza mahkemelerinde görülmekteolup 5395 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuşolan sanıklar hakkındaki dava ve işlerin çocuk mahkemeleri ile çocuk ağırceza mahkemelerine devredilemeyeceği öngörülmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde, 'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir'Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfaimtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanunönünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.' denilmiştir.
Buna göre, ceza hukuku alanında yasa önünde eşitlik ilkesininuygulanması, kuşkusuz, aynı suçu işleyen tüm suçluların kimi özellikleri gözardı edilip her yönden aynı kurallara bağlı tutularak yargılanmaları anlamınagelmez. Eşitlik ilkesi, birbiriyle aynı durumda olanlara ayrı kurallarınuygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir.Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme eşitliğe aykırılık oluşturur.Anayasa'nın amaçladığı eşitlik mutlak ve eylemli eşitlik değil, hukuksaleşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallarabağlı tutulursa Anayasanın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz.Mağdurun veya failin durumlarındaki farklılıklar bunlara değişik kurallaruygulanmasını gerektirebilir.
Yasa'nın geçici 1. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, çocukmahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemelerkurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara aitkovuşturmaların görevli genel mahkemelerce yapılacağı; 17. maddesinde iseçocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi halinde davaların birliktegörülmesinin zorunlu olduğu durumlarda genel mahkemelerde birleştirme kararıverilebileceği belirtilerek çocukların da bazı durumlarda genel mahkemelerdeyargılanabilecekleri öngörülmüştür.
Öte yandan, onsekiz yaşını geçmiş olmaları sebebiyle genelmahkemelerde yargılanmalarına devam edilen ve çocuk mahkemeleri ile çocuk ağırceza mahkemelerinde yargılanan sanıklara 5395 sayılı Yasa kurallarıuygulanacaktır. Bu nedenle onsekiz yaşını geçmiş olmaları sebebiyle genelmahkemelerde yargılanmalarına devam edilen sanıklarla çocuk mahkemeleri veyaçocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanan sanıklara aynı kurallaruygulanacağından itiraz konusu kural Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıgörülmemiştir.
Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında ise 'Davaların en azgiderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir'denilmiştir. Tüm hak arayanlar için geçerli olan bu hükmün amacı, yargılamaişlemlerinin sürüncemede kalmasına karşı kişileri korumak; özellikle cezadavalarında, suçlanan veya herhangi bir nedenle mahkeme kararı bekleyenkişinin, uzun süre davasının nasıl sonuçlanacağı endişesi ile yaşamasınıönlemektir. Böylece taraflar, uzun süren gecikmelere karşı korunmuş olmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesiuygulamasındaki adil yargılama ölçütleri içerisinde çekişmeli yargılama,gerekçeli karar, duruşmada hazır bulunma, susma hakkı, silahların eşitliğiilkesi ve diğer sanık hakları yanında 'makul bir süre içinde yargılanma' ilkeside bulunmaktadır.
Adil yargılamanın bir gereği olarak, yargı organı kadar, yasakoyucu da yargının kuruluş ve işleyişine ilişkin yasaları düzenlerken bu ilkeyeuymak, gereksiz yere yargılamanın uzamasına neden olacak düzenlemelerdenkaçınmak zorundadır.
Bu durumda, genel ceza mahkemelerinde görülmekte olup 5395 sayılıYasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklarhakkındaki dava ve işlerin çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinedevredilmeyerek yargılamaya devam edilmesi Anayasa'nın 141. maddesinin sonfıkrasına ve adil yargılanma ölçütleri içinde yer alan 'makul süre içindeyargılanma' ilkesine de uygun bir düzenlemedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 10. ve 141.maddesinin son fıkrasına aykırı değildir. İtiraz isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın 37. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
VI- SONUÇ
3.7.2005 günlü, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun geçici 1.maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, 1.10.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ