ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2006/123
Karar Sayısı : 2009/43
Karar Günü : 5.3.2009
R.G. Tarih-Sayı :02.06.2009-27246
İTİRAZ YOLUNABAŞVURANLAR:
1- Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi (Esas Sayısı: 2006/123)
2- Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesi (Esas Sayısı: 2006/132)
İTİRAZIN KONUSU: 26.9.2004 günlü, 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun 5377 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ile değiştirilen 245maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir
I- OLAY
İşlem sonrası hamili tarafından ATM cihazında unutulan bankakartını kullanarak kartın bağlı bulunduğu hesaptan para çektiği iddia olunansanıklarla, haksız olarak ele geçirdiği kredi kartını kullanmak suretiyleharcama yapan sanık hakkında açılan davalarda, itiraz konusu kuralın Anayasayaaykırı olduğu kanısına varan mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5377 sayılı Kanunun 27.maddesiyle değiştirilen 245. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her nesuretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibininveya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunukullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üçyıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ilecezalandırılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 8. maddesi gereğince yapılanilk inceleme toplantılarında dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı "Türk CezaKanunu"nun 5377 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ile değiştirilen 245.maddesinin (1) numaralı fıkrasının iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunailişkin 2006/132 esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle2006/123 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esasincelemenin 2006/123 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 27.9.2006gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor,itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
Başvuru kararlarında itiraz konusu kuralda öngörülencezanın benzer nitelikteki suçların cezalarıyla kıyaslandığında fahiş olduğu,özellikle onlara uygulanabilecek etkin pişmanlık hükümlerinin fıkra açısındanuygulanamamasının cezayı suçla orantısız hale getirdiği belirtilerek kuralınAnayasanın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralla, başkasına ait bir banka veya kredikartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulundurankimsenin, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızasıolmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yararsağlaması suç sayılmakta ve yaptırım olarak üç yıldan altı yıla kadar hapis vebeşbin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Fail hakkında hangihallerde ceza verilmeyeceği, kuralın içinde yer aldığı maddenin dördüncüfıkrasında açıklanmakla birlikte, bunlar arasında etkin pişmanlığa ilişkin birhüküm bulunmamaktadır. Başvuru tarihi itibariyle, Türk Ceza Kanunu'nun 168.maddesindeki etkin pişmanlığa konu olabilecek suçlar arasında banka veya kredikartlarının kötüye kullanılması suçları da yer almadığından, itiraz konusukural uyarınca yargılanan sanığın cezasında etkin pişmanlık nedeniyle indirimyapılması mümkün olmamaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesiyle,birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanması, ayrıcalıklıkişi ve toplulukların yaratılması engellemektedir. Aynı durumda olanlar içinfarklı düzenleme eşitliğe aykırılık oluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik,mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlaraynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğüeşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeşolanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.
Hukuk devletinde ceza siyasetinin gereği olarak yasakoyucu,Anayasanın ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla,cezalandırmada güdülen amacı da gözeterek hangi eylemlerin suç sayılacağına,bunlara verilecek cezanın türü, miktarı, artırım ve indirim nedenleri veoranları ile suçun takibine ve yargılama usulüne ilişkin koşullar öngörebilir.
Suç sayılan eylemler arasında benzerlikler olduğu gibifarklılıklar da bulunabilir. Kimi benzerliklere rağmen eylemin toplumdayarattığı infial, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike, işlenme oranındaki artışve azalma gibi faktörlere bağlı olarak daha ağır cezayla yaptırıma bağlanmasıveya bu sonucu doğuracak biçimde indirim nedenlerine yer verilmemesi yasakoyucunun takdirindedir.
Banka ve kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılmasısuretiyle çıkar sağlayanlar hakkında üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbingüne kadar adli para cezası öngören kurala, Türk Ceza Kanunu'nun bilişimalanında suçlara ilişkin bölümünde yer verilmiştir. Bundan, kartın bağlıbulunduğu hesap sahibinin malvarlığı yanında kişisel verilerinin de hukukikoruma kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, kuralın salt malvarlığıaleyhine işlenen suçlara benzemesine rağmen, onlara uygulanan etkin pişmanlıkhükümleri içermemesi nedeniyle eşitliğe aykırı olduğu sonucu çıkarılamaz.Cezayı hafifletici sebepler de ceza siyasetine bağlı olarak yasa koyucununtakdirindedir.
Kuralla korunmak istenen hukuki yarar, suçun niteliği ileöngörülen cezanın tür ve miktarı gözetildiğinde kuralda yer alan cezanınadaletsiz ve ölçüsüz olduğundan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasaya aykırı değildir.İtirazın reddi gerekir.
VII- SONUÇ
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245.maddesinin, 29.6.2005 günlü, 5377 sayılı Yasa'nın 27. maddesiyle değiştirilen(1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,5.3.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ