ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2006/54
Karar Sayısı : 2006/47
Karar Günü : 6.4.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 6.10.2006-26311
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME: Güroymak Sulh CezaMahkemesi .
İTİRAZIN KONUSU: 30.3.2005 günlü, 5326sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27., 28. ve Geçici 3. maddelerinin, Anayasa'nın2., 125., 155. ve 157. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Menşe Şehadetnamesi ve Veteriner Sağlık Raporu olmayan hayvanlarınaklettiği iddiasıyla 3285 sayılı Yasa uyarınca hakkında idari para cezasıverilen kişinin, iş bu cezanın iptali istemiyle yapmış olduğu başvuruyuinceleyen Mahkeme, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısınavardığından iptalleri için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun;
1) “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesi şöyledir;
“MADDE 27.- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veyatefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarîyaptırım kararı kesinleşir.
(2)Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olmasıhalinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içindekarara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesiniengellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat tarafından sulhceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, ikinüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde, idari yaptırım kararına ilişkinbilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir.Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebepdayanaklarıyla gösterilir.
(5) İdari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halindebu madde hükmü uygulanmaz.”
2) “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesi şöyledir;
“MADDE 28.- (1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan öninceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulhceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarîyaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardanolmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bunedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halindebaşvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.
(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme dilekçenin birörneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.
(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliğitarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. Başvurukonusu idarî yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesiile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem dosyasının aslını da ilgili kamukurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî yaptırım kararınakarşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha olarak verilir.
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin birörneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları çağırarak belli birgün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağıgün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasındataraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama,yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısındaaçıkça belirtilir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi incelemesine vekeşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da uygulanır.
(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı,ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişiraporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.
(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktansonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa sonsözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafınkanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme sonkararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.
(8) Mahkeme, son karar olarak idarî yaptırım kararının;
a) Hukuka uygun olması nedeniyle, “başvurunun reddine”,
b) Hukuka aykırı olması nedeniyle, “idarî yaptırım kararınınkaldırılmasına”,
Karar verir.
(9) İkibin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuruüzerine verilen kararlar kesindir.”
3) Geçici Madde 3 şöyledir;
“GEÇİCİ MADDE 3.- (1) Daha önce verilmiş olan idarî paracezasına ilişkin kararlara karşı henüz iptal davası açılmamış olmakla birliktedava açma süresinin geçmemiş olması halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci madde hükümlerine göre sulh cezamahkemesine başvuruda bulunulabilir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru gerekçesinde Anayasa'nın 2., 125., 155. ve 157.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince 6.4.2006tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural konusuincelenmiştir.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları yasa ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve görevine giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralların da o davadauygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişikevrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmadaolumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
5326 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası dışındakikuralları Mahkeme'ye başvuru ile ilgili kimi durumları düzenlemekte olup, bukuralların Mahkeme'nin elindeki davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Yasa'nın Geçici 3. maddesinde, daha önce verilmiş olup 5326 sayılıYasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte henüz iptal davası açılmamış ve dava açmasüresi de dolmamış olan idari para cezasına ilişkin kararlara karşı başvuruyolunun sulh ceza mahkemesi olduğu belirtilmektedir.. Ancak başvuranMahkeme'nin bakmakta olduğu dava, 19.10.2005 tarihinde işlendiği iddia olunankabahat nedeniyle verilmiş idari para cezasına ilişkin bulunmaktadır.
Bu nedenlerle, 30.3.2005 günlü, 5326 sayılı “KabahatlerKanunu”nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası dışında kalan bölümü ile Geçici3. maddesinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanma olanağı bulunmadığından, bu kurallara ilişkin başvurun Mahkeme'ninyetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
Dosyada eksiklik bulunmadığından 30.3.2005 günlü, 5326 sayılıKabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 28. maddesininesasının incelenmesine, Mehmet ERTEN ve Fettah OTO'nun “Başvurunun, BaşvuranMahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği” yolundakikarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında idarenin kamu gücünü kullanarak verdiği idariyaptırım kararlarına karşı yapılan başvurularda, uyuşmazlığın çözümünün, idariyargı yerine itiraz konusu kurallarla adli yargıya bırakılmasının Anayasa'nın2., 125., 155. ve 157. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5326 sayılı Yasa'nın itiraz konusu 27. maddesinin (1) numaralıfıkrasında, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararlarına karşı başvuru yeri ve süresi, 28. maddesinde isebaşvurunun incelenme yöntemi belirtilmektedir.
Anılan Yasa'nın İkinci Kısmında “Çeşitli kabahatler” başlığıaltında düzenlenen fiilleri, ağırlıklı olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun526. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kabahatler oluşturmaktadır.Ayrıca, çeşitli yasalarda yer alan ve yaptırımı hafif hapis yada hafif paracezası veya her ikisi olan fiiller, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle idari para cezasınadönüştürülmüşlerdir. Uygulanacak yaptırımın yasa ile “idari” para cezasınadönüştürülmesinin bu tür yaptırım uygulanacak eylemlerin gerçekte ceza hukukualanına giren suç olma özelliklerini etkilemeyeceği açıktır.
5326 sayılı Yasa'nın 3. maddesi 1.3.2006 günlü, E. 2005/108,K.2006/35 sayılı kararla iptal edilmiş, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'deyayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur.Anılan karardaki bu maddeye ilişkin iptal gerekçesi doğrultusunda, cezaîkarakteri ağır basan eylemler açısından verilen idari para cezası ve/veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımlarına karşı başvurunun sulh ceza mahkemesinceYasa'da belirtilen usule göre incelenmesinde Anayasanın 2., 125. ve 155.maddelerine aykırılık bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekir.
Kuralların Anayasa'nın 157. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
Mehmet ERTEN bu karara farklı gerekçe ile katılmış; OsmanAlifeyyaz PAKSÜT ise, “5326 sayılı Yasa'nın (1) numaralı fıkrasının iptaligerektiği” düşüncesiyle bu kural yönünden katılmamıştır.
VI- SONUÇ
30.3.2005 günlü, 5326 sayılı “Kabahatler Kanunu”nun;
A- 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
B- 28. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
6.4.2006 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Ali GÜZEL
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOYYAZISI
Güroymak İlçesi Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava konusu edilen olayda;menşe şahadetnamesiz ve veteriner sağlık raporsuz olup menşeinde salgınhastalık olmadığı tespit edilen hayvanların nakledilmesi nedeniyle, 3285 sayılıHayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun 47/1(b) maddesine göre Kaymakamlıktarafından davacıya idari para cezası ile aynı Kanunun 47(f) maddesi uyarıncataşımada kullanılan aracın üç ay süreyle trafikten men edilmesi cezasıverilmiştir.
Dosyada bulunan ceza kararında, yukarıda anılan Kanunun ilgilihükümlerine göre bu cezaya karşı hangi idare mahkemesine itiraz edilebileceğive itiraz süresi gösterilmiştir. 27.10.2005 tarihinde davacıya tebliğ edilen bucezaya karşı davacı vekili tarafından 1.11.2005 tarihinde ceza kararındagösterilen yetkili idare mahkemesi yerine, hayvan nakli olayının gerçekleştiğiGüroymak İlçesi Sulh Ceza Hakimliği'ne dava açılmıştır. 5326 sayılı KabahatlerKanunu hükümlerine göre açılan bu davada, Mahkeme, Kanun'un 27. ve 28. maddelerile geçici 3. maddesinin davada uygulanacak kural olduğuna, ancak bu yasahükümlerinin Anayasa'nın 2., 125., 155. ve 157. maddelerine aykırı bulunmasınedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolu ile başvurulmasına; aracın trafiktenmen edilmesi ile ilgili olarak da, bu ceza, ilgili kanunlarda yer alan diğeridari tedbir niteliğinde olduğundan başvurunun bu kısmının incelenmesinin idariyargının görev alanı içinde olduğuna karar vermiştir.
Kanun'un, kabahatler karşılığında uygulanacak idari yaptırımlarabaşvuru yolunu düzenleyen 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, idari paracezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği öngörülmüştür. Kanunun bu hükmüile 3. maddesinde düzenlenen, bu kanunun genel hükümleri diğer kanunlardakikabahatler hakkında da uygulanır biçimindeki hükmünden, diğer kanunlarda yeralan ve karşılığında idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım bulunan kabahatler hakkında, Kabahatler Kanunu'nun genelhükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Nitekim, Kabahatler Kanunu'nun19. maddesinde karşılığında bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması, kara, deniz veyahava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda Kabahatler Kanunu hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulacağının ifade edilmesi de bu durumudoğrulamaktadır.
Dava konusu olayda ise idari para cezası ile birlikte hayvannaklinde kullanılan aracın üç ay süreyle trafikten men edilmesine kararalındığı görülmektedir. Kararda yer alan idari yaptırımlardan birisi de aracıntrafikten alıkonulmasına ilişkindir. Bu tür idari yaptırım içeren diğerkanunlardaki kabahatlerle ilgili hükümlerde, Kabahatler Kanunu hükümlerineuygun değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükleri devam edeceği gibi, sulh cezamahkemesini yetkili kılan 27. maddede trafikten alıkonulmayı kapsayan idari biryaptırıma da yer verilmemiştir. Buna göre, trafikten alıkonulmaya ilişkin idaritedbiri de içeren olaya Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'nun ilgilihükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinden, Kabahatler Kanunu'nunuygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesinin (1) numaralı fıkrasıyla 28. maddesinin olayda uygulanacak kurallarolmadığından, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle itirazın reddine, kararverilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyız.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
KARŞIOYYAZISI
5326 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınAnayasa'ya aykırı olduğu yolundaki itirazın reddine ilişkin çoğunluk görüşüne,aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.
Ceza hukukunda, kişinin kendisi hakkındaki suçlamadan haberdarolması, savunmasını yapması ve cezanın, ondan sonra verilmesi, temel ilkedir.İdare tarafından, kamu düzeninin korunması, kişilerin mevzuata uymalarınınsağlanması amacıyla uygulanan yaptırımlarda ise ceza hukukunun bu temel kuralı,devlet ve toplum hayatının mahiyeti icabı geçerli olmamakta; kişi, çoğu kezhaberi olmadan yaptırıma uğramakta, ancak buna itiraz edebilmektedir. Bu itirazimkanının güvencesi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargıyolunun açık olduğunu belirten, Anayasa'nın 125. maddesi ve yargı yeri de idariyargıdır.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 526. ve devamı maddelerindedüzenlenmiş olan fiillerin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun İkinci Kısmı'nda“Çeşitli kabahatler” başlığı altında yeniden düzenlenmesi ve bunlara idari paracezası verilmesinin öngörülmesi ile, bu eylemler artık ceza hukukunun kapsamıdışına çıkartılmış olmaktadır. Zira yaptırımın uygulanmasındaki yöntem, cezahukuku ilkelerine değil idare hukuku ilkelerine göre düzenlenmektedir. Kabahatsayılan eylemlerde bulunan kişilere yaptırım uygulanmadan, yani idari paracezası verilmeden önce hakim huzurunda savunma olanağı tanınmaması ve idariişlem niteliğinde para cezası kesilmesi, çoğunluk kararında belirtildiğininaksine, eylemlerin cezai niteliğinin tamamen ortadan kalktığını göstermektedir.
Ceza değil idari işlem niteliğinde olan idari yaptırımların, Türkhukuk sisteminin kökleşmiş kurumları ve Anayasa kuralları gereğince, idariyargı denetimine tabi olması gerekir. Adli yargının görev alanını, idari yargıaleyhine genişleten, idari para cezalarına karşı itirazların ceza mahkemesinceincelenmesini öngören yasa kuralı, Anayasa'nın 2., 125. ve 155. maddelerineaykırıdır. Bu nedenle iptali gerekir.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT