ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2006/75
Karar Sayısı : 2006/99
Karar Günü : 4.10.2006
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 06.04.2007-26485
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay Onuncu Daire
İTİRAZIN KONUSU: 17.7.1964 günlü, 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 8.2.2006 günlü, 5454 sayılı Yasa'nın 5.maddesiyle değiştirilen 140. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurabilirler.” biçimindekiüçüncü tümcesinin Anayasa'nın 2., 5., 125., 138., 153. ve 155. maddelerineaykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
I- OLAY
Davacı hakkında verilen idarî para cezasının ve ilgiligenelgelerin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Danıştay Onuncu Dairesi iptali için başvurudabulunmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 5454 sayılı Yasa iledeğişik 140. maddesinin itiraz konusu kuralı da içeren dördüncü fıkrası şöyledir:
“İdari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder vetebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içindeKurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içindebaşvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezası kararı kesinleşir. Sulhceza mahkemesinin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer alan ağır cezamahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliğ tarihinden itibaren engeç yedi gün içinde yapılır. 2.000 Yeni Türk Lirası dahil idari para cezalarınakarşı sulh ceza mahkemesine başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. Mahkemeyebaşvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibarenonbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idari para cezaları, bu Kanunun 80 incimaddesi hükmüne göre tahsil edilir. İdari para cezalarının, Kuruma itiraz veyargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşinödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idari paracezasına karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 2., 5., 125., 138., 153. ve 155.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, CaferŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK ve Osman AlifeyyazPAKSÜT'ün katılımlarıyla 30.5.2006 günü yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Anayasa Mahkemesinin daha önce 506 sayılıYasa'nın 3910 sayılı Yasa ile değişik 140. maddesinde yer alan “Kurumca itirazıreddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içindeyetkili sulh ceza mahkemesine başvurabilirler” tümcesinin Anayasa Mahkemesi'nin8.10.2001 günlü, E.2001/225, K.2002/88 sayılı kararı ile iptal edildiği, adli -idari yargı ayrılığı konusundaki Anayasa'nın emredici kurallarına ve AnayasaMahkemesi'nin bu konudaki iptal kararına rağmen, itiraz konusu kural uyarıncabu Yasa'ya göre verilen idari para cezalarının yargısal denetiminin sulh cezamahkemelerine bırakılmasının Anayasa'nın 2., 5., 125., 138., 153. ve 155.maddelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.
A- Anayasa'nın 153. Maddesi Yönünden İnceleme
Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesikararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile yönetim makamlarını, gerçekve tüzelkişileri bağlayacağı öngörülmüştür. Bu kural gereğince, yasama organıyapacağı düzenlemelerle daha önce aynı konuda verilen Anayasa Mahkemesikararlarını gözönünde bulundurmak, bu kararları etkisiz kılacak biçimde yasaçıkarmamak, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen kuralları tekraryasalaştıramamak yükümlülüğündedir.
506 sayılı Yasa'ya göre verilen idari para cezalarına karşıaçılacak davaların idari yargı yerlerinde görülmesi gerektiğine ilişkin AnayasaMahkemesi'nin 8.10.2001 günlü, E.2001/225, K.2002/88 sayılı kararının ardından,yasakoyucu Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına uygun olarak, 4958 sayılı Yasa'nın51. maddesi 506 sayılı Yasa'da değişiklik yapmış ve idari para cezalarına karşıaçılacak davalara bakma görevi idare mahkemelerine verilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesi 21.11.2005 günlü, E.2005/84, K.2005/105 sayılı kararında, 5326 sayılıKabahatler Kanunu kurallarını göz önüne alarak Sosyal Sigortalar Kurumutarafından verilen idari para cezalarında görevli yargı yerinin adli yargıolduğuna karar vermiştir.
İtiraz konusu yasa kuralının yukarıda sözü edilen UyuşmazlıkMahkemesi kararına uygun olarak getirildiği anlaşıldığından Anayasa'nın 153.maddesine aykırı görülmemiştir.
B- Anayasa'nın 125. ve 155. Maddeleri Yönünden İnceleme
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 29.7.2003 günlü, 4958sayılı Yasa ile değişik 140. maddesinde Kanunda öngörülen bazı yükümlülüklerinzamanında ya da usulünce yerine getirilmemesi halinde Sosyal Sigortalar Kurumutarafından verilecek idari para cezaları ile ilgili yaptırımlar düzenlenmekte,bu bağlamda maddenin ilk fıkrasında hangi eylemlere ne miktarda idari paracezası verileceği, 5454 sayılı Yasa ile değiştirilen itiraz konusu dördüncüfıkrasında ise bu cezaların ne şekilde ödeneceği, buna karşı Sosyal SigortalarKurumu'na itiraz edilebileceği, itirazın reddi üzerine de yetkili sulh cezamahkemesine başvurulabileceği belirtilmiştir.
İdarenin hizmetlerini gereği gibi ve ivedilikle görebilmesi için,yaptırım uygulama yetkilerine gereksinimi vardır. İdare bu yetkilerle, kamudüzeni ve güvenliğini, kamu sağlığını, ulusal servetleri zamanında ve gereğigibi koruyabilir. Bu nedenle, idareye, geniş ve çeşitli yaptırımlar uygulamayetkisi tanınmıştır. İdarî cezalar, idarî yaptırımların en önemlilerindenbiridir. İdarî cezalar arasında yer alan para cezaları da bu amaçla etkin veyaygın bir biçimde uygulanmaktadır. İdarî para cezalarını diğer cezalardanayıran en belirgin nitelik, onların idarî makamlar tarafından kamu gücükullanılarak verilmesidir.
Tarihsel gelişimine paralel olarak Anayasa'da adlî ve idarî yargıayrımına gidilmiş, kimi maddelerinde bu ayrıma ilişkin kurallar yer almıştır.Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında, “idarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolu açıktır” denilmekte olup, maddenin diğer fıkralarıda idari yargı sisteminde geçerli olan ilkeleri belirlemektedir.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirimtarihinden itibaren başlaması, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisinikaldıracak biçimde yargı kararı verme yasağı, yürütmenin durdurulması kararıverilebilmesi için gerekli olan koşullar, yürütmenin durdurulması kararınagetirilebilecek sınırlamalar ve idarenin verdiği zararı ödeme yükümlülüğü,ağırlıklı olarak adlî yargı sistemi için değil, idarî yargı sistemi içingeçerli olan temel ilkelerdir.
Öte yandan 140. maddesinin birinci fıkrasında, “Hakimler vesavcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar”; 142.maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılamausulleri kanunla düzenlenir”; 155. maddesinin birinci fıkrasında da, “Danıştay,idarî mahkemelerce verilen kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığıkarar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalarada ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar” biçimindeki düzenlemeleridarî-adlî yargı ayrılığının kurumsallaştığının kanıtıdır. Bu düzenlemelergereği idarî uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Belirtilen nedenlerle kural olarak, idarenin kamu gücükullandığı ve kamu hukuku alanına giren işlem ve eylemleri idarî yargı, özelhukuk alanına giren işlemleri de adli yargı denetimine tabi olacaktır.
Anayasa'nın değişik maddelerinde kurumsallaşan ve 125. maddesindebelirtilen idarî-adlî yargı ayırımına ilişkin düzenlemeler nedeniyle idarîyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adlî yargınıngörevlendirilmesi konusunda yasakoyucunun geniş takdir hakkının bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. İtiraz başvurusuna konu olan idarî para cezası,idare tarafından kamu gücü kullanılarak Yasada belirtilen kurallara uymayanlaraidarî bir yaptırımın uygulanması niteliğinde olduğundan, çıkacakuyuşmazlıkların çözümünde de idarî yargının görevli kılınması gerekir.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 125. ve 155.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Mehmet ERTEN bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, başvuru kararında dayanılan Anayasa'nın diğer maddeleriyönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
17.7.1964 günlü, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu”nun 8.2.2006günlü, 5454 sayılı Yasa ile değişik 140. maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan “Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesinebaşvurabilirler.” tümcesinin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİNREDDİNE, 30.5.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII- SONUÇ
17.7.1964 günlü, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu”nun 140.maddesinin, 8.2.2006 günlü, 5454 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle değiştirilendördüncü fıkrasının “Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesinebaşvurabilirler.” biçimindeki üçüncü tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, Mehmet ERTEN'in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 4.10.2006 gününde kararverildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Nemci ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT