ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2006/96
Karar Sayısı : 2008/65
Karar Günü : 28.2.2008
R.G. Tarih-Sayı :10.04.2008-26843
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul10. İcra Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9.6.1932 günlü, 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 31.5.2005 günlü 5358 sayılı Yasa iledeğiştirilen 340. maddesinin Anayasa'nın 2., 10., 11., 13. ve 38.maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İcra Dairesinde kararlaştırılan borcun ilk taksidinin ödenmemesiüzerine borçlunun cezalandırılması istemiyle açılan davada itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 31.5.2005 günlü, 5358 sayılı Yasa ile değiştirilen 340. maddesi şöyledir:
"111 inci maddemucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcuödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklınınşikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikinebaşlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesineyatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrarkeserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtandolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11., 13. ve 38.maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, MustafaYILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ veOsman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 27.6.2006 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, borçludan alacağını rızasıyla alamayanalacaklının alacağını cebri icra yolunu kullanarak tahsil etme olanağına sahipolduğu, özel hukuktan doğan alacakla ilgili olaylarda tarafların birbirlerinin ödeme gücünü bilebilecek durumda oldukları ve basiretlitüccar öngörüsüyle hareket etmeleri gerektiği, ödeme sözleşmesindeki taksitleödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen borçlunun ayrıca cezalandırılmasınınevrensel hukuk kurallarıyla bağdaşmadığı, ödeme sözleşmesi yükümlülüğününyerine getirilmemesiyle ihlâl edilen değerin toplumsal değilbireysel olduğu, bu düzenlemenin cezalandırmanın temel ilke ve esaslarına uygunolmadığı, tazyik hapsinin suç sayılan eylem, verilecek cezanın türü, süresi vemiktarını belirlemede takdir yetkisi gibi konular yönünden ceza hukukunun genelilkelerine aykırı olduğu, diğer cezaların ertelenebildiği ve seçenekyaptırımlara çevrilebildiği halde, tazyik hapsi cezasında bu durumlar geçerliolmadığından Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, Devletintoplum düzenini sağlamak için ceza verme yetkisini istediği biçim ve kapsamdakullanamayacağı, hak ve özgürlüklerin demokratik toplum gereklerine aykırıolarak sınırlandırılamayacağı, çağdaş ceza hukukunda failin kişiliközelliklerinin de dikkate alınarak seçimlik cezaların ve güvenlik önlemlerinin uygulandığı, her sanık için doksangüne kadar tazyik hapsi öngörülmesinin hakimin takdir yetkisinisınırlandırdığı, bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın 2., 10., 11., 13. ve 38.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu kurala göre, İcra ve İflas Kanunu'nun 111. maddesiuyarınca veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcuödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu hakkındaalacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilecek,tazyik hapsinin uygulanmasından sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihekadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliyeedilebilecek, ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden kararverilebilecektir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayıgeçemeyecektir.
İcra ve İflas Kanunu'nun340. maddesinde öngörülen ilk durumda, satış talebinden evvel borçlu tarafındanborcun ödenme biçimine ilişkin olarak yollamada bulunulan aynı Yasa'nın 111.maddesine göre, icra takibi sırasında, yeterli mal haczedilip satış talebindenönce borcun dörtte birinden az olmamak üzere birinci taksidinin peşin olarak vekalan miktarının da muntazam aralıklarla en çok üç ayda üç taksit halindeborçlu tarafından ödenebilmesi imkânı bulunmaktadır. Bu taahhüt, borçlunun tektaraflı olarak Yasa'dan doğan taksitle ödeme hakkını kullanmasıdır. İkincidurumda ise alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde borcun ödenmesininkararlaştırılması, alacaklı ve borçlunun icra memurunun huzurunda takibe konuborcun ödenme şeklinin belirlenmesidir.
Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında herkesin, dil, ırk,renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemlideğil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumdabulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak vekişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durumve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesiçiğnenmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişikkurallar konulamaz.
İtiraza konu yasa kuralıyla, tazyik hapsini gerektiren eylemdebulunan kişinin kendi iradesiyle oluşan yükümlülüğünden caymaması ve borcunzamanında ödenmesinin sağlanması amacı güdülmektedir. Kuralda yaptırımöngörülen eylemi işleyen kişilerle, ceza yargılamasının konusunu oluşturandiğer suçları işleyen kişiler farklı konumda bulunduklarından Anayasa'nıneşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdeğildir.
Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasında hiç kimseninyalnızca sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayıözgürlüğünden alıkonulamayacağı belirtilmiştir.
İtiraz konusu kuralda düzenlenen yaptırım Anayasa'nın 38.maddesinin sekizinci fıkrasında sözü edilen doğrudan sözleşme yükümlülüğününyerine getirilememesi olmayıp, kanunla getirilen ve kamu otoritesince yürütülencebri icranın etkinliğini sağlama amacını taşımaktadır.
Bu nedenlerle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin sekizincifıkrasına aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralın Anayasa'nın2., 11. ve 13. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra veİflas Kanunu'nun 31.5.2005 günlü, 5358 sayılı Yasa ile değiştirilen 340.maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 28.2.2008 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ