ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/16
Karar Sayısı : 2009/147
Karar Günü : 15.10.2009
R.G. Tarih-Sayı :08.01.2010-27456
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet MeclisiÜyeleri Ali TOPUZ ve Haluk KOÇ ile birlikte 122 Milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 28.11.2006 günlü,5558 sayılı 'Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1.maddesinin Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırılığı savıyla iptali veyürürlüğünün durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
28.11.2006 günlü, 5558 sayılı 'Avukatlık Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un iptali istenilen 1. maddesi şöyledir:
' 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 3 üncümaddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındayer alan 'Avukatlık sınavını başarmış olanlar veya' ibaresi, 28 inci, 29 uncu,30 uncu, 31 inci maddeleri, 121 inci maddesinin birinci fıkrasının (20)numaralı bendi, geçici 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 've sınav'ibaresi ve geçici 20 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 2/5/2001 tarihli ve 4667sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmıştır.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 10. ve 11.maddelerine dayanılmış, 36. maddesi ilgili görülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve OsmanAlifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla 27.2.2007 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki ek raporun hazırlanmasından sonrakarara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, dava konusuYasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A- Anlam ve Kapsam
28.11.2006 günlü, 5558 sayılı Avukatlık Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle;
A) 19.3.1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun;
1) 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki, avukatlığakabulde aranan 'Avukatlık sınavını başarmış olmak' koşulu,
2) 6. maddesinin birinci fıkrasındaki, avukatlık sınavını başarmışolanların Baroya yazılma isteminde bulunabilmeleri,
3) 28. maddesindeki, avukatlık sınavının Türkiye BarolarBirliği'nce yaptırılması,
4) 29. maddesindeki, sınava gireceklerintespiti,
5) 30. maddesindeki, sınavın şekli ve konuları,
6) 31. maddesindeki, sınav sonuçlarının bildirilmesi,
7) Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulunun görevlerininbelirtildiği 121. maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendindeki,avukatlık sınavı ile ilgili olarak Türkiye Barolar Birliği'ne verilengörevlerin yerine getirilmesi,
8) Dava ve iş takibine ilişkin geçici 17. maddesinin birincifıkrasında yer alan 've sınav' ibaresi,
9) Geçici 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre 10.5.2001 tarihindehukuk fakültelerinde öğrenci olanların sınava tabi tutulmaması,
B) 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı 'Avukatlık Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasındaki, avukatlıkstaj sonu sınavının, sınavın getirildiği 10.5.2001 tarihinden sonrabaşvuranlara da uygulanması,
Yasa kuralları arasından çıkarılarak avukatlık stajı sonrası sınavkaldırılmıştır. Buna göre, dava konusu kuralın yürürlüğe girmesiyle birlikte,1136 sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak avukatlık başvurusunda bulunarakstajı tamamlayanlar, bilgi, beceri, yetenek ve yeterliliklerinin ölçülmesiamacıyla herhangi bir sınava ya da seçmeye bağlı tutulmaksızın avukatlıkruhsatı almaya hak kazanacaklardır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde avukat, 'yargınınkurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder' şeklindeifade edilmiş, 2. maddesinde de avukatlığın amacı, her derecede yargıorganları, hakemler, resmî ve özel kişi, kurul ve kurumlar bakımından; hukukîmünasebetlerin düzenlenmesi, her türlü hukukî mesele ve anlaşmazlıkların adaletve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi, hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasıolarak gösterilmiştir. Belli koşulların gerçekleşmesi halinde avukatlara ilâmniteliğinde belge hazırlama yetkisi de verilmiştir. 5271 sayılı Yasa, aramada,soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hazır bulunma, baro tarafındangörevlendirme, mahkeme tarafından görevlendirme istemi, doğrudan soru yöneltme,istemsiz görevlendirme, uzlaşmacı olarak görevlendirme, kanun yollarınabaşvurma, zorunlu müdafilik gibi birçok konuda avukatlarla ilgili hükümiçermektedir.
Tarihsel süreç içinde avukatlık mesleğinde sınav süreklilikkazanamamış olmakla birlikte tamamen de kaldırılması düşünülmemiştir. 2001yılında 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa'yla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'ndayapılan ek ve değişikliklerle sınav yeniden getirilmiştir. Avukatlık mesleğindesınav koşulunu getiren Yasa'nın gerekçesinde, 'sınav sistemi ile ülkemizdesayıları hızla artan hukuk fakülteleri nedeniyle eğitim öğretim açısındanoluşan farklılıkların önlenmesi, avukatlık mesleğinin kalitesinin artırılmasıve giderek savunma ile yargıya yansıyan olumsuzlukların giderilmesiamaçlanmıştır' denilmiştir.
Dava konusu kuralla, avukatlık sınavı kaldırılmadan önce,Ülkemizde sayıları hızla artan hukuk fakülteleri arasında müfredat birlikteliğisağlandığı, fakat eğitim ve öğretim kalitesi bakımından eşit şartlaroluşturulamadığı gerekçesiyle sınavın staj öncesine alınması yönünde bir yasateklifi verilmiştir. Bu teklif görüşülmeden verilen ikinci yasa teklifinde iseavukatlığın bir meslek olarak bilgiye, kişisel ve mesleki tecrübeye dayandığı,sadece mevzuatın bilinip bilinmediğine yönelik yapılacak bir sınavın avukatlıkyapmak için gerekli olan beceriyi ölçmeyeceğinin aşikâr olduğu, teklif ileavukatlık mesleğini icra edecek kişiler için herhangi bir fayda sağlamayacaksözkonusu sınav sisteminin yürürlükten kaldırılmasının amaçlandığı gerekçesiyleavukatlık sınavının kaldırılması teklifinde bulunulmuştur. İkinci teklif TBMMGenel Kurulu'nda aynen yasalaşmıştır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Dava dilekçesinde, sınavla baroların bağımsızlığı ve avukatlıkmesleğinin hak ettiği saygınlığa kavuşturulmasının amaçlandığı, avukatlıkmesleğinin de hâkimlik ve savcılık mesleği gibi kamu hizmeti niteliğinde özelbir meslek olduğu ve gerekli donanım, bilgi ve kaliteye ulaşmış kişilerdenolması gerektiği, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmanınhukukun uygulanması ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasında yaşamsal birönem ve değere sahip bulunduğu, sınavın Türkiye Barolar Birliği ve barolarınmuhalefetine rağmen kaldırıldığı, kamusal yanı ağır basan avukatlıkta sınavınkaldırılmasında kamu yararının gözetilmediği, sav, savunma ve yargılamayıyapanların adaletin gerçekleşmesi yönünden aynı hukuksal durumda olduklarındanmesleğe kabullerinde de eşit işleme tabi tutulmaları gerektiği, bu nedenlerleavukatlık sınavının kaldırılmasının Anayasa'nın 2., 10. ve 11. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Yasa'nın 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi,yasaların Anayasa'ya aykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülengerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Taleple bağlı kalmak koşuluyla başkagerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, kuralınAnayasa'nın 36. maddesi yönünden de incelemesi uygun görülmüştür.
Avukatlık mesleğinin nitelikleri ve önemi, bir kamu hizmetiolduğu, avukatın yargılama süreci içinde adaletin bulunup ortaya çıkarılmasındagörev aldığı, kamu yararını koruduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nungenel gerekçesinde belirtilmiştir. Yasa'nın 1. ve 2. maddelerinde avukatlığınkamusal yönü ağır basan bir meslek olduğu vurgulanmıştır. Bilgi ve deneyimleriniöncelikle adalet hizmetine vererek, adalete ve hakkaniyete uygun çözümler içinhukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurulve kurumlara yardımı görev bilen avukatın, hukuk devletinin yargı düzeniiçindeki yeri özellik taşımaktadır.
Anayasa'nın 135. maddesi ile birlikte Avukatlık Kanunu'nunBarolara ve Türkiye Barolar Birliği'ne yüklediği görevler, tanıdığı hak veyetkilerle bu kuruluşların toplum ve devlet yaşamı için gözardı edilmeyecekönemleri de düşünülürse, avukatların genel niteliklerine verilen değerkendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Her serbest mesleğin kendine özgüyanları, birbirinden ayrılıkları bulunduğu gibi uzmanlık alanlarınınfarklılığı, farklı uygulamaları doğal, hattâ zorunlu kılar. Avukatların,savunma görevini üstlenmeleri ve adaletin gerçekleşmesine katkıları, mesleğinözelliği sayılmakta ve kimi kısıtlamalara bağlı tutulmalarının haklınedenlerini oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğini seçenlerin, avukatlık adına uygunbiçimde görevlerinin gereklerini özenle yerine getirmeleri, avukatlıkunvanından ayrı düşünülemeyecek saygı ve güveni koruyup güçlendirmenin baştagelen koşullarından biridir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlüklerikoruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincindeolan devlettir.
Yasaların, kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması,genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesihukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle yasa koyucunun hukukidüzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içindeadalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanmasıgerekir. Önceki kuralların, yeni yasayla değiştirilmesi ya da tümüyleyürürlükten kaldırılması hukukun doğal karşıladığı, genel ilkelere uygunbulduğu bir düzenleme biçimidir. Yeni kural, eski kuralı yürürlüktenkaldırabilir. Bu tür düzenlemeler, yasa koyucunun takdir yetkisi içinde olanbir yasama işlemidir. Tıpkı, yürürlüğe giren yasalar gibi, yürürlüktenkaldırılan kurallar da yasama tasarrufudur ve yasa koyucu bu yetkisinikullanırken Anayasa'ya bağlı kalmak durumundadır.
Hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan 'bağımsız yargı',yargının olmazsa olmaz koşulu olan 'savunma' ile birlikte anlam kazanır.Savunma, 'sav-savunma-karar' üçgeninden oluşan yargının vazgeçilmez öğesidir.Adaletli bir yargılamanın varlığı, ancak avukatın etkin katılımıylasağlanabilir. Avukatlığın önemi ve özelliği nedeniyle bu mesleğe girişin kimikoşul ve kayıtlamalara bağlı kılınması, hukuk devletinin ve adil yargılanmahakkının gereğidir.
Avukatın seçkinliği ve üstün nitelikler taşıması, hem kamunun hemde yargının beklediği bir husus olup, bunun sağlanmasında mesleğin gelişmesinekatkı kadar mesleğe seçilme de önem kazanır. Sadece temel hukuki konulardaeğitilmiş olmak, bir mesleği yürütmek için yeterli olamaz. Mesleki açıdanyetkinlik, stajyerlik gibi özel eğitimlerin yanı sıra mesleğe girişte seçme yada elemeyi de içerir.
Yasa koyucu tarafından sınavın getirilmesindeki, savunmahakkı ve adil yargılamaya, adaletin gerçekleşmesine ve avukatlık mesleğininniteliğine dayalı kamu yararının, sınavın kaldırıldığı tarihte de geçerliliğinikoruyup korumadığının saptanması, sınavın getirildiği zamandaki koşullar,kaldırılma zamanında değişmemiş ya da ortadan kalkmamış, hatta avukatlıkmesleğinin niteliği yönünden çok daha önemli hale gelmişse bunun dadeğerlendirilmesi gerekir.
Öte yandan, Anayasa'nın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğubelirtilmiştir. Yargının kurucu unsurlarından olan, bağımsız, serbestçetemsil eden, hukuksal ilişkilerin düzenlenmesinde, her türlü hukuksal sorun veuyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesinde ve hukukkurallarının tam olarak uygulanmasında temel görev üstlenen avukat, hak aramaözgürlüğü ve adil yargılanma hakkının da önemli bir unsurudur. Güçlü vebağımsız savunma mesleği; hukukun üstünlüğünün, hukuksal uzlaşmanın, adilyargılanma duygusunun ve toplumsal barışın güvencesi olup bu değerler,mesleğinde yetkin bağımsız savunucularla teminat altına alınmıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden yasalaştığı anlaşılandava konusu kural Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptaligerekir.
Şevket APALAK bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırı bulunarak iptaledildiğinden ayrıca Anayasa'nın 10. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesinegerek görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
28.11.2006 günlü, 5558 sayılı Avukatlık Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesinin yürürlüğünün durdurulması isteminin,koşulları oluşmadığından REDDİNE, 15.10.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
VI- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrasında, Yasa'nın belirlikurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunudoğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilebileceğiöngörülmektedir.
5558 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin iptali nedeniyle uygulanmaolanağı kalmayan yürürlük ve yürütmeyle ilgili 2. ve 3. maddelerinin de, 2949sayılı Yasa'nın 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince iptali gerekir.
VII- SONUÇ
28.11.2006 günlü, 5558 sayılı Avukatlık Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un;
1- 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Şevket APALAK'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 1. maddesinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan2. ve 3. maddelerinin de, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince İPTALİNE,OYBİRLİĞİYLE,
15.10.2009 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
Cafer ŞAT
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
AZLIKOYU
Anayasa, yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük MilletMeclisine ait olduğunu, bu yetkinin devredilemeyeceğini vurgulamıştır. TürkiyeBüyük Millet Meclisi her alanda ve her konuda yasa yapabilmektedir. Yasamaişlevi anayasal ilkelere uygun kullanılabilecek takdir yetkisini de içindebarındırmaktadır. Yasalar, kimi zaman yeni kurallar içerirken, kimi zamandayasal metinlerin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin olabilecektir. Öncekiyasaların yeni yasalarla değiştirilmesi ya da yürürlükten kaldırılması hukukundoğal karşıladığı takdir yetkisinin daha engin boyutta kullanıldığıdüzenlemeleridir.
Görülen davada da önceki yasal metni yürürlükten kaldıran kuralirdelenmektedir. Kuralla, avukatlık için getirilen sınavla ilgili yasamaddeleri yürürlükten kalkmaktadır. Bu bakımdan yürürlükten kaldırılan metne detüm yönleriyle bakılması, bir yasayı yürürlükten kaldırma yolundaki kuralınanayasal ilkelerle değerlendirilmesi sırasında kaçınılmaz olmaktadır.
2.5.2001 tarihli ve 4667 sayılı Avukatlık Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'la avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için'avukatlık sınavını başarmış olmak' koşulu getirilmiş, ilgili maddelerde buyönde değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklere göre avukatlık sınavınınstaj sonunda Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince yapılacağı, sınava stajbitim belgesinin verildiği tarihi izleyen dört yıl içinde altı kezgirilebileceği, sınavda meslek kuralları bilgisi ile hukuk ilkeleri ve mevzuathükümlerini olaylara uygulayabilme yeterliliğinin değerlendirileceği, sınavkonuları ve başarı puanı gibi konuların da yönetmelikte gösterileceğianlaşılmaktadır. Avukatlık Kanununda anılan değişiklikleri öngören 4667 sayılıYasa geçici madde 1'de sınava ilişkin hükümlerin bu kanunun yayımından sonraavukatlık stajına başvuranlara uygulanacağını belirtmektedir. Ancak 25.6.2002tarihli 4765 sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle 1136 sayılı Yasa'ya eklenen geçicimadde 20'nin ikinci fıkrasıyla stajla ilgili hükmün 10.5.2001 tarihinde hukukfakültelerinde öğrenci olanlar hakkında uygulanmayacağı, bunların sınavatabi tutulamayacağı kuralı getirilmiştir.
Anayasa'nın kamu hizmetine girişle ilgili 70. ve kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarını konu eden 135. maddelerinde sınav kaydı yeralmamakta ise de, nitelikli bireyler seçme yaklaşımının somutlaşması olan girişsınavlarının yerinde olduğu görüşüne ulaşılabilir. Bu amaçla önemli ve seçkinbir meslek olan avukatlığa girişte bilgili ve yetenekli kişilerin seçilmesiiçin düşünülen sınav, staj sonunda sınırlı zaman ve sayıdayapılacaktır. Oysa hâkimlik mesleğine girişle ilgili asıl sınav ise stajdanönce yapılmaktadır. Staj sonuna bırakılan sınavlar, genellikle stajın değerlendirilmesiamacına yönelik olmaktadır. Nitelikli bireylerin seçimi temel amacıgözetildiğinde lisans eğitiminin yansımalarının meslekte aranacak temelölçütler arasında yer alması beklenir. Gerçekten de, sınavı düzenleyen4667 sayılı Yasa'nın gerekçesinde eğitim ve öğretim düzeyleri arasında oluşanfarklılıklara değinilmektedir. Yüksek öğretime ilişkin ilkelere ve lisansöğretimine yönelik değerlendirmeler içeren gerekçeye bağlı bu yaklaşım yanındasınavın staj sonuna bırakılması ilgililerin beklentilerini ve amaçlarınısaptamada belirsizliklere de etken olacaktır. Sınavla ilgili zaman vesayı sınırlanması anayasal yaklaşımların başka bir konusunuoluşturacak, çalışma hayatıyla ilgili anayasal ilkelerle belirenkamusal yarar da değerlendirmelerde öncelikli bakışlar arasında yer alacaktır.
Yürürlükten kaldırılan sınavla ilgili kurallarda hukuk ilkelerinive mevzuat hükümlerini olaylara uygulayabilme yeterliliğinin belirlenmesi debelirtilmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi eğitim açısından oluşanfarklılıklarla ilgili yasal amaçla, staj sonuna bırakılan sınav yöntemiuyuşmadığı gibi, olgu çözümlemeleri de lisans düzeyini tam yansıtmayacak veböylesi saptamaların test yoluyla yapılması ölçme ve değerlendirme ilkelerindetartışmalara yol açabilecektir. Ayrıca 4667 sayılı yasa sınav koşulu öngörerekyasanın yayımıyla uygulamaya başlamayı geçici 1. maddeyle öngörmesine karşın,bir yıl sonra 2001 yılında hukuk öğrencisi olanlar sınavdan bağışıktutulmuştur. Bu durumda yasanın yürürlüğü giriş sırasında öğrenci olanlarsınavdan bağışık olmalarına karşın daha önce eğitimi tamamlayan ancak stajyapmamış olanlarda duraksama yaşanacaktır. Kaldıki, nitelikli kişilerinarandığı bir meslekte sonradan getirilen istisnalar, zamana yayılabileceköğrenim süresi nedeniyle yasanın amacının gerçekleşmesini ertelemiş olacaktır.
Değinilen olgular iptale konu Yasanın doğrudan metinleri değilsede kaldırdığı yasanın içerikleridir. Bir yasayı kaldırmada daha etkin ve genişolan yasamadaki takdir yetkisi, yasakoyucuya düzenleme yapılırken etken olannedenler yanında kaldırılan kurallara bakılarak bir anlama kavuşabilecektir. Budurumda mesleğin önemi ve güdülen kamu yararı ilkesiyle yakından ilgili lisanseğitimine yönelik bulguların lisans sonrası meslek giriş sınavlarıylaçözülebilmesi ve istenilen seçmelerin yapılabilmesinde öngörülen sınavyönteminin yeterli karşılıklar içerdiği ve böylece yasal amacın tam olarakgerçekleşebilecek olduğu söylenemez.
Öte yandan, adil yargılanma ile kurulan ilintinin yargılamayöntemlerinde kimi bakışların geliştirilmesini gerektirdiği ve yasakoyucuyayönelik değerlendirme yapma yolundaki yaklaşımın da yasal işlemler akışındaöncelik aldığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sınavla ilgili metinlerle birlikteyasakoyucunun takdir yetkisi gözetildiğinde bu haliyle kuralda Anayasa'yaaykırılık saptanamamaktadır. Davanın belirtilen yorumlarla reddi gerekeceğioyuyla karara karşıyım.
Üye
Şevket APALAK