ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/23
Karar Sayısı : 2011/64
Karar Günü :14.4.2011
R.G. Tarih-Sayı : 27.10.2011-28097
İPTAL DAVASINI AÇANLAR:
1- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER (E. 2007/18)
2- Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Ali TOPUZ ve KemalKILIÇDAROĞLU ile birlikte 117 Milletvekili (E. 2007/23)
İPTAL DAVASININ KONUSU: 31.1.2007 günlü, 5578sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması HakkındaKanun'un;
1- 4. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzereeklenen üçüncü fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan '...gibi...' sözcüğüile beşinci cümlesinin,
2- 6. maddesiyle 5403 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 3. maddesinin,
Anayasa'nın Başlangıç kısmının dördüncü paragrafı ile 2., 5., 6.,7., 8., 9., 10., 11. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptallerine ve 6.maddesiyle 5403 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 3. maddenin yürürlüğünündurdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un iptali istenilen madde, cümleve sözcüğün yer aldığı maddeleri aynen şöyledir:
'MADDE 4 ' Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun17 nci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki üçüncü fıkraeklenmiştir.
Köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzelkişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özel arazitoplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda,Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirirler.Gerekçelerin yeterli görülmesi durumunda Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulukararı alındıktan sonra başvuran tüzel kişilik veya kuruluş bu Kanuna göretoplulaştırma projesini hazırlar ve onay için Bakanlığa iletir. Özel arazitoplulaştırması yapmak isteyen kuruluş, gerekli teknik personeli bünyesindebulundurmak veya proje süresince tâbi oldukları mevzuat hükümlerine uygunolarak sözleşmeli personel çalıştırmak zorundadır. Özel arazi toplulaştırmasıyapan kurum veya kuruluşlar kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan arazimiktarını toplulaştırma yoluyla karşılayabilir. Özel arazitoplulaştırması yapacak idarelerce ihtiyaç duyulacak yatırımlar için ortakkullanım alanı kesinti payı ile karşılanamayan araziler, varsa hazinearazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığı veya bulunmadığı yerlerdeise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde fizikî tesislerinyapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerinden anlaşmayoluyla karşılanabilir. Bu araziler, fizikî tesislerin yapılacağı yerekaydırılır. Aynı alanda birden fazla kurum veya kuruluş tarafındantoplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak talebinde bulunulmasıhalinde toplulaştırmayı ve/veya tarla içi geliştirme hizmetini yapacak kuruluşuBakanlık belirlemeye yetkilidir.'
'MADDE 6 ' Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 3 ' 11/10/2004 tarihinden önce, gerekli izinleralınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerin istenilenamaçla kullanımı için, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisindeBakanlığa başvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarımdışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirasıödenmesi şartıyla izin verilir.
Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı içinçeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığabaşvuru tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tamamlanıncaya kadar başvurusahipleri faaliyetlerine devam ederler. Bu süreler içerisinde gerekli izinlerialamayanların üretim faaliyetleri ilgili idarelerce durdurulur.
Tarım arazisi vasfından çıkarılan araziler, ilgili kuruluşlarcabaşvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfını değiştirir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç kısmının dördüncüparagrafı ile 2., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11. ve 138. maddelerinedayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, 19.2.2007 ve12.3.2007 tarihlerinde yapılan ilk inceleme toplantılarında, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI KARARI
31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle 3.7.2005 günlü,5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen geçici 3.maddenin, Anayasa'ya aykırılığı konusunda güçlü belirtiler bulunduğu veuygulanması halinde sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararlarındoğabileceği gözetilerek ESAS HAKKINDA KARAR VERİLİNCEYE KADAR YÜRÜRLÜĞÜNÜNDURDURULMASINA, 19.2.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle 3.7.2005 günlü,5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen geçici 3.maddenin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemiyleaçılan davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2007/23 esas sayılı davaile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2007/18 esas sayılı dosyanın esasının kapatılmasına,esas incelemenin 2007/23 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 12.3.2007gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçeleri ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçelerive diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A- Genel Açıklama
3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanun'u 19.7.2005 günlü, 25880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegirmiştir.
5403 sayılı Yasa'nın amacı birinci maddesinde; toprağın doğal veyayapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını,geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygunolarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemek olarakifade edilmiştir.
Ülkemizde tarım arazileri çeşitli nedenlerle küçülmüş, parçalarabölünmüş, verimlilik ve elde edilen gelir olması gerekenin çok altındakalmıştır. Tarım işletmelerinin sahip olduğu arazilerin ekonomik işletmebüyüklüklerinin istenilen düzeyin altına düşmesi, ekonomik tarım yapılmasınıengellemektedir. Bunu önlemenin yolu ise arazi toplulaştırması denilençalışmanın yapılmasıdır.
Bu nedenle, 5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde arazitoplulaştırması ve dağıtımı ile ilgili hükümler öngörülmüştür. 5578 sayılı Yasaile 5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzereeklenen üçüncü fıkrasında ise özel arazi toplulaştırması konusunda düzenlemeyapılmıştır.
5403 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde; arazi toplulaştırması; 'Arazilerindoğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmışarazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet haklarıgözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik vetoplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını ve buparsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerininbelirlenmesini, köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanmasını ifade eder' biçiminde,özel arazi toplulaştırması ise; 'köy tüzel kişiliği, belediyeler,kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmetkonuları ile ilgili arazi teminini de kapsayacak şekilde yapacakları arazitoplulaştırmasını ifade eder' şeklinde tanımlanmıştır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- 5578 Sayılı Yasa'nın Dördüncü Maddesi İle 5403 Sayılı Yasanın17. Maddesinin İkinci Fıkrasından Sonra Gelmek Üzere Eklenen Üçüncü Fıkranınİlk Cümlesinde Yer Alan '...gibi ...' Sözcüğünün İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenilen sözcük ile özel arazitoplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak üzere yasadasıralananlar dışındaki tüzelkişiliklerin de istemde bulunabilmesine imkântanındığı, ancak bu kişilerin kimler olabileceği sorusunun açık ve kesin birşekilde ortaya konulmadığı, kuralı açıklıktan uzaklaştıran, keyfi uygulamalarada yol açabilecek böyle bir düzenlemenin hukuki belirlilik, hukuki güvenlik vehukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, iptali istenilen sözcüğünAnayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ilkcümlesinde, köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibitüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özelarazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleridurumunda, Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirecekleriöngörülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukukdevleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri hukukgüvenliği ilkesidir. Buna göre yasal düzenlemeler, herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde belirli, açık, net, anlaşılır, uygulanabilir venesnel olmalıdır.
İptali istenilen sözcüğün bulunduğu 17. maddenin üçüncü fıkrasınınbirinci cümlesinde, hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırmasıve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak isteyebilecek kuruluşlar olarak köytüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişiliklerveya kamu kuruluşları gösterilmiştir. Yasa koyucu hizmet konuları ile ilgiliözel arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmetiyapmak isteyecek kuruluşları; köy tüzel kişiliği, belediyeler,kooperatifler, birlikler şeklinde saydıktan sonra '...gibi...' sözcüğünükullanmak suretiyle bu cümlede belirtilen kuruluşlara benzer nitelikteki tüzelkişileri amaçlamış, ancak bu sözcüğü Yasanın amacından bağımsız olarakkullanmamıştır. Yasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ilk iki cümlesinde,tüzelkişilerin hizmet konuları ile ilgili özel arazi toplulaştırması ve/veyatarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda, Bakanlığa gerekçeleriile başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirecekleri, gerekçelerin yeterligörülmesi halinde Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu kararı alındıktansonra başvuran tüzel kişiliğin bu Kanuna göre toplulaştırma projesinihazırlayacağı ve onay için Bakanlığa ileteceği belirtilmektedir. Bakanlıkbaşvuran tüzel kişilerin gerekçelerini değerlendirirken tarımsal içerikliolmayan ve Yasa'nın amacına uymayan başvuruları kabul etmeyecektir. Bu nedenle, '...gibi...' sözcüğününbelirsiz, soyut olduğundan ve keyfi uygulamalara yol açabileceğinden sözedilemez.
Açıklanan nedenlerle,iptali istenilen '...gibi...' sözcüğü Anayasa'nın 2. maddesineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşekatılmamışlardır.
2- Yasa'nın Dördüncü Maddesi İle 5403 Sayılı Yasanın 17.Maddesinin İkinci Fıkrasından Sonra Gelmek Üzere Eklenen Üçüncü FıkranınBeşinci Cümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde; itiraz konusu kuralda belirtilen konularda usûlve esasları belirleme yetkisinin ilgili idareye bırakıldığı, Yasa'dauygulanacak usûl ve esaslarla ilgili asli düzenlemeler yapılmadığı için bukonuda idareye bırakılan yetkinin asli düzenleme yetkisi olduğu, bu durumun iseAnayasa'nın 6., 7. ve 8. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının iptaliistenen beşinci cümlesinde; özel arazi toplulaştırması yapacak idarelerceihtiyaç duyulacak yatırımlar için ortak kullanım alanı kesinti payı ile karşılanamayanarazilerin, varsa hazine arazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığıveya bulunmadığı yerlerde ise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslardahilinde fizikî tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek vetüzel kişilerinden anlaşma yoluyla karşılanabileceği öngörülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal birhukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, yönetilenlere hukukgüvencesi sağlar. Bu bağlamda yasa koyucu sosyal yaşamı düzenlemek için kamuyararı amacı ile kimi kurallar koyabilir. Zaman içinde değişen toplumsalgereksinmeleri karşılamak, kişi ve toplum yararının zorunlu kıldığıdüzenlemeleri yapmak, toplumdaki değişikliklere koşut olarak bu yönde alınan önlemlerigüçlendiren, geliştiren, etkilerini daha çok artıran ya da tam tersine bunlarıhafifleten veya tümüyle ortadan kaldıran işlemlerde bulunmak, yasa koyucununyetkisindedir.
Anayasa'nın 7. maddesinde yasama yetkisinin Türk Milleti adınaTürkiye Büyük Millet Meclisi'nin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceğibelirtilmektedir. 8. maddesinde de, 'Yürütme yetkisi ve görevi,Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygunolarak kullanılır ve yerine getirilir' denilmiştir. Buna göre, Anayasa'dayasayla düzenlenmesi öngörülen konularda yürütme organına genel ve sınırlarıbelirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yürütmenindüzenleme yetkisi, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle,Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş biralanda, yasa ile yürütmeye genel nitelikte kural koyma yetkisi verilemez.Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının Anayasa'nın 7.maddesine uygun olabilmesi için temel ilkeleri koyması, çerçeveyi çizmesi,sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı yönetimin düzenlemesine bırakmamasıgerekir.
5403 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin 3. fıkrasının dördüncücümlesinde, özel arazi toplulaştırması yapan kurum veya kuruluşların kamuyatırımları için ihtiyaç duyulan arazi miktarını toplulaştırma yoluylakarşılayabilecekleri belirtilmektedir. Aynı maddenin 7. fıkrasında, gerçekkişilere, kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait toplulaştırmaya konuarazilerden yol, kanal, tahliye kanalı gibi kamunun ortak kullanacağı yerleriçin en fazla yüzde onu kadar ortak tesislere katılım payı düşüleceğibelirtilmektedir. Kesilen bu ortak kullanım alanı kesinti paylarının tamamınınkullanılmaması sonucunda artan araziler iptali istenen beşinci cümleye görearazi temininde öncelikle kullanılacaktır. Buradan karşılanamayan araziler isevarsa hazine arazilerinden, hazine arazilerinin yeterli olmadığı veyabulunmadığı yerlerde ise ilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilindefizikî tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek veya tüzelkişilerden anlaşma yolu ile karşılanabilecektir.
İptali istenilen kural, kamu idarelerince gerekli görülenhallerde, kendi hizmet konularıyla ilgili özel arazi toplulaştırmasınıtalep ederek, kamulaştırmaya ihtiyaç duyulan köy veya kısmi biralandaki kadastral parsellerin toplulaştırma kapsamında yenidendüzenlenmesiyle, o yöredeki hazine arazilerinin, istenilen şeritvarigüzergâha veya fiziki tesisler için en uygun yerlere toplulaştırmaçalışmasıyla kaydırılması; hazine arazilerinin bulunmadığı veyayetersiz olduğu toplulaştırma alanlarında ise, arazi maliklerindengereken miktardaki arazinin uygun fiyattan, problemsiz ve davasızolarak satın alınarak toplulaştırma tekniğiyle fiziki tesislerin kamulaştırmasınırına bağlı kalınmadan yatırım yapılacak alanlara kaydırılmasısuretiyle kamu yatırımları için alan temin edilebilmesini vekamulaştırma yükünün azaltılmasını sağlamak için kamu yararı amacıylaöngörülmüştür. Bu şekilde kamu kurumları tarafından yapılacak hizmet, hem dahakısa zamanda, daha az masrafla, kaynaklar daha iyi kullanılmak suretiyle yerinegetirilebilecek, hem de ülke tarımına ve ekonomisine katkı sağlanmış olacaktır.Böyle bir düzenlemenin de anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirindeolduğu kuşkusuzdur.
Ayrıca, iptali istenilen kural uyarınca özel arazi toplulaştırmasıyapacak idarelerce ihtiyaç duyulacak yatırımlar için gerekli olan arazilerinilgili idarelerce belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde fiziki tesislerinyapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerden anlaşma yoluile karşılanabileceğinin öngörülmesi, yasa koyucunun 5403 sayılı Yasa ve ilgilidiğer yasalarda asli düzenlemeleri yapıp çerçeveyi belirlemiş olması karşısındayasama yetkisinin devri niteliğinde değildir. Öte yandan, ilgili idarelerfiziki tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzelkişilerden anlaşma yolu ile karşılayabilecekleri arazilerin usûl ve esaslarınıbelirlerken 5403 sayılı Yasa'nın ve iptali istenilen kuralın çıkarılış amacınıgözeteceklerinden verilen yetkiler yasama yetkisinin devri anlamına gelmez.
Açıklanan nedenlerleiptali istenilen kural Anayasa'nın 2., 7. ve 8. maddelerine aykırı değildir.İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın, Anayasa'nın 6. maddesi ile bir ilgisi görülmemiştir.
3- Yasa'nın Altıncı Maddesi İle 5403 Sayılı Yasa'ya EklenenGeçici 3. Maddenin İncelenmesi
Dava dilekçelerinde iptali istenilen kuralın, Anayasa'nınBaşlangıç kısmının dördüncü paragrafı ile 2., 5., 7., 8., 9., 10., 11. ve 138.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle, 5403 sayılıYasa'ya eklenen iptali istenilen Geçici 3. madde, 2.4.2008 günlü, 26835 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan, 26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanunu ile Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle, konusu kalmayan istemhakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
VII- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 6. maddesiyle 3.7.2005 günlü,5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen Geçici 3.maddeye yönelik iptal istemi hakkında, 14.4.2011 günlü, E. 2007/23, K. 2011/64sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu maddeyeilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA, 14.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VIII- SONUÇ
31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un:
1- 4. maddesiyle, 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Korumave Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmeküzere eklenen üçüncü fıkranın;
a- Birinci cümlesinde yer alan '' gibi '' sözcüğünün Anayasa'yaaykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTOile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b- Beşinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptalisteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
2- 6. maddesiyle, 5403 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3.madde, 26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ileMera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle yürürlüktenkaldırıldığından, bu maddeye ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARARVERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
14.4.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
31.1.2007 günlü 5578 sayılı Yasa'nın 4. maddesiyle 5403 sayılıToprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesine eklenen üçüncüfıkrada, Bakanlığa özel toplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmetiyapmak isteğiyle başvurabilecekler, 'Köy tüzel kişiliği, belediyeler,kooperatifler, birlikler gibi' tüzel kişiler ve kamu kuruluşları olarakbelirlenmiştir. Dava dilekçesinde sadece 'gibi' sözcüğünün iptali istenmiştir.
Dava konusu fıkrada, özel toplulaştırma isteminde bulunabileceklerarasında kamu tüzel kişilerinin yanı sıra kooperatifler gibi özel hukuk tüzelkişileri de sayılmış ancak 'gibi' sözcüğü eklenerek idarenin takdiriylebelirlenecek benzer tüzel kişilikler de aynı kapsama alınmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin en önemliözelliklerinden biri de yasaların genel, eşit ve nesnel kurallar içermesi, bubağlamda düzenlediği konuların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde, açık,anlaşılabilir ve öngörülebilir olması, ayrıca Anayasa'nın 8. maddesi uyarınca,yürütme yetkisinin ve görevinin Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarakkullanılıp, yerine getirilmesi gerekir. İdarenin sınırları Anayasa ve yasalarlabelirlenmemiş bir alanda faaliyetine izin verilmesi olanaklı değildir.
İptali istenen 'gibi' sözcüğünün yer aldığı fıkrada sayılanlararasında kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin bulunduğu geniş bir alandaidareye, bunların benzerlerini saptama hususunda, takdir yetkisi tanınarak,başvuracaklar yönünden belirsizliğe, idare yönünden de yetki aşımına yolaçabilecek bir uygulamaya olanak sağlanmıştır. Bu durumun hukuk devleti ilkesive idarenin kanuniliği ilkesi ile bağdaşmadığı açıktır.
Belirtilen nedenlerle dava konusu 'gibi' sözcüğünün iptaligerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Fettah OTO
KARŞIOY GEREKÇESİ
26.03.2008 günlü 5751 sayılı Kanunla, 03.07.2005 günlü ve 5403sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17. maddesinin ikincifıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkranın birinci cümlesindeki'köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzelkişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili özel arazitoplulaştırılması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleridurumunda, Bakanlığa gerekçeleri ile başvurarak toplulaştırma isteklerinibildirirler.' şeklindeki düzenlemede yer alan 'gibi' sözcüğünün iptaliistenmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik birhukuk devleti olup, buna göre Devletin tüm organlarının Anayasa ve hukukunüstün kuralları ile bağlı olması görev ve yetkilerinin bu çerçevede konulanyasalarla belirlenmesi, yürütme organına bırakılan yetkilerin açıkçagösterilmesi gerekmektedir. Hukuk devleti siyasal iktidarı sınırlamak ve devletfaaliyetlerini kurallara bağlamak suretiyle aynı zamanda istikrara da hizmeteder. Bu istikrarın özü hukuki güvenlik ve öngörülebilirliktir. Hukuki güvenlikkişilerin kamu otoriteleriyle ilişkilerinde bugün ve geleceğe dönük olarakgüven duygusu içinde olmaları demektir. Hukuki öngörülebilirlik ise istikrarsayesinde kişilerin geleceği öngörebilmeleri ve her türlü faaliyetlerini bunagöre planlayıp yürütmeleri anlamına gelir. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirliğisağlamanın yolu, kural konulması gereken konularda, kuralların genel, soyut,açık ve anlaşılabilir olması ile mümkündür.
İptali istenen düzenlemede ise özel arazi toplulaştırılmasıyapabilecek olan tüzel kişiler ve kuruluşlar; 'köy tüzel kişiliği, belediyeler,kooperatifler, birlikler gibi' denilmek suretiyle tanımlanmıştır. Ayrıca sözkonusu maddede belirtilen tüzel kişilerin tarımla ilgisi ya da özel arazitoplulaştırılmasının amacı konusunda herhangi bir sınırlama ya da belirlemektebulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu maddede yer alan 'gibi' sözcüğü ile özelarazi toplulaştırılmasını yapabilecek tüzel kişiler ve kuruluşlar tanımıbelirlilikten yoksun hale gelmekle, kuralın hukuki güvenirlilik ilkesine aykırıolarak keyfi uygulamalara yol açabileceği, bu haliyle Anayasa'nın 2. maddesindeyer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu açıktır.
Belirtilen nedenle 26.03.2008 günlü 5751 sayılı Kanun ile03.07.2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma Arazi Kullanımı Kanunu'nun 17.maddesine eklenen üçüncü fıkranın birinci cümlesinde yer alan 'gibi' sözcüğününiptali gerektiği düşüncesiyle karara bu yöndenkatılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ