ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/24
Karar Sayısı : 2010/113
Karar Günü : 16.12.2010
R.G. Tarih-Sayı :26.02.2011-27858
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Ankara 7. İdare Mahkemesi
(E:2007/24, E:2007/25)
İTİRAZLARIN KONUSU:21.6.2005 günlü, 5371 sayılıSağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Sağlık Personelinin Tazminat ve ÇalışmaEsaslarına Dair Kanun, Devlet Memurları Kanunu ve Tababet ve ŞuabatıSan'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile Sağlık Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına DairKanun'un;
1- 1. maddesiyle 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık HizmetleriTemel Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının,
2- 2. maddesiyle 3359 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde 6'nın,
Anayasa'nın 5., 10., 11., 13. ve 18. maddelerine aykırılığısavıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Tabip olan davacıların Devlet hizmeti yükümlülüğü kurasına tabitutulmalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, itirazkonusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali içinbaşvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
İtiraz konusu kuralların yer aldığı 5371 sayılı Yasa ile 7.5.1987günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na eklenen Ek Madde 4 ileGeçici Madde 6 şöyledir:
'EK MADDE 4-Tıp fakülteleri dekanlıkları ve eğitimhastaneleri baştabiplikleri mezun olan veya uzmanlık ve yan dal uzmanlıköğrenimini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin isim ve adreslerini onbeş güniçinde Sağlık Bakanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Diploma ve uzmanlıkbelgelerinin Sağlık Bakanlığınca tescil işlemlerini müteakip en geç iki ayiçerisinde, Devlet hizmeti yükümlülüğü olan personel, atama yerleri ve atamaişlemine ilişkin süreç internet sayfasında ilân edilir. Bu ilân tebligat yerinegeçer.
Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle yapılacak atamalar hariçpersonelin görev yerleri, tercih hakkı verilmek sureti ile kurayla belirlenir.Atama sonuçlarının internet sayfasında ilânını müteakip, gerekli hallerdebelgelerini tamamlamak üzere ilgili personele yirmi gün süre verilir. Devlet hizmetiyükümlülük süresi, personelin atandığı yerde göreve katılması ile başlar. Belgeile ispatı mümkün zorunlu sebepler olmaksızın süresi içinde görevebaşlamayanlar ile başladıktan sonra ayrılanların görev yapmadıkları gün sayısıDevlet hizmeti yükümlülük süresine ilave edilir. Ancak ilave edilen süre, atamayerine göre belirlenen asıl süreden fazla olamaz.
Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerinitamamlamadan mesleklerini icra edemezler.
GEÇİCİ MADDE 6-Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tıpfakültelerinde öğrenim görenler ile tıpta uzmanlık ve yan dal uzmanlık eğitimiyapmakta olanlar bu Kanunun ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmetiyapmakla yükümlüdürler.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuruda Anayasa'nın 5., 10., 11., 13. ve 18. maddelerinedayanılmış,48. ve 56. maddeleriise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN,A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman AlifeyyazPAKSÜT'ün katılımlarıyla 21.3.2007 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
2007/25 esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle2007/24 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esasincelemenin 2007/24 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 21.3.2007 günündeoybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın çalışma hürriyeti ve kişilerinöğrenim ve mesleklerini seçme hakları ile temel insan hakları çerçevesindeöğretim kurumlarından mezun olan kişilerin mesleklerini serbestçe icraetmelerinin engellenemeyeceği, ülkenin doktor gereksinimi gözetildiğinde tıpfakültesi mezunlarından kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmak isteyenlerinzorunlu hizmet kurasına tabi tutulmasının Devletin 'pozitif ödev yükümlülüğü'kapsamı içinde kabul edilebileceği, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmayolunda bir başvurusu bulunmayan doktorların zorunlu hizmete tabi kılınmasınınise Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 4. maddesindeki zorlaçalıştırma yasağına aykırı olduğu, temel hak ve özgürlüklerin yasa ilesınırlandırılmasında 'ölçülülük ilkesi'nin gözetilmesinin zorunlu olduğu,zorunlu hizmet yükümlülüğü yerine getirilmeden tabiplerin mesleklerini icraedemeyeceklerini öngören düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu,mesleğini icra edememe ve talebi olmayanları dahi zorla çalıştırma biçimindekiuygulamanın sağlık hizmeti sunumunda son ve zorunlu tek seçenek olmadığı,Sağlık Bakanlığı tarafından tercih edilen bu uygulamanın tıp fakültesimezunlarının temel hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği, bu nedenle itiraz konusukuralların Anayasa'nın 5., 10., 11., 13. ve 18. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
A- 5371 sayılı Yasa ile 3359 sayılı Yasa'ya eklenen Ek Madde 4'ünüçüncü fıkrasının incelenmesi
İtiraz konusu kuralla,Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındakipersonelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleriöngörülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanunhükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusundailgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir.İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılıkincelemesi yapabileceğinden, iptali istenen kuralla ilgisi nedeniyleAnayasa'nın 48. ve 56. maddeleri yönünden de inceleme yapılmıştır.
Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup hangi nedenleolursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunlarınbir arada ve hukukun genel kuralları göz önünde tutularak uygulanmalarızorunludur.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti veadalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmak, Devletin temel amaç ve görevleri arasındasayılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesinisağlık hizmetleri alanında somutlaştıran Anayasa'nın 56. maddesinde de,herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, Devletinherkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan vemadde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmekamacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesinidüzenleyeceği ve Devletin bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyalkurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceğibelirtilmiştir.
Anayasa'nın 48. maddesinde herkesin dilediği alanda çalışma vesözleşme hürriyetine sahip olduğu, 18. maddesinde de hiç kimsenin zorlaçalıştırılamayacağı ve angaryanın yasak olduğu, şekil ve şartları kanunladüzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalarile olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetlerin, ülkeihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindekibeden ve fikir çalışmalarının, zorla çalıştırma sayılmayacağı belirtilmiştir.
Anayasa'nın 13. maddesinde, 'Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.' denilmektedir.
Anayasa kurallarının bir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanması zorunlu olduğundan,Devlet hizmeti yükümlülüğükapsamındaki personelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icraedemeyeceklerini öngörendüzenlemenin Anayasa'nın 5., 13. ve 18. maddelerineaykırı olduğu savının Anayasa'nın konuya ilişkin yukarıda yer verilen diğermaddeleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
5371 sayılı Yasa ile 3359 sayılı Yasaya eklenen ek 3. maddeyle,tabip ve uzman tabip unvanını kazananlara Devlet hizmeti yükümlülüğügetirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13.3.2006 günlü, E:2006/21, K:2006/38sayılı kararıyla 'herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahipolması karşısında, Ülkenin her yöresinde sağlık hizmetlerindenyararlanılabilmesini sağlamak amacıyla tabiplerin Devlet hizmeti ile yükümlükılındığı ve niteliği gereği sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde ortayaçıkacak eksiklik ve gecikmelerin telafisi olanaksız sonuçlara yol açacağıhususları dikkate alındığında, ülke ihtiyaçlarının söz konusu Devlet hizmetiyükümlülüğünü zorunlu kıldığı'' kabul edilmiş ve tabipler ile uzman tabiplereher eğitimleri için getirilen vatandaşlık ödevi kapsamındaki Devlet hizmetiyükümlülüğünün tabiplerin çalışma özgürlüğünün ölçülülük ilkesine aykırı olaraksınırlandırılması olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Tabipler ve uzman tabipler için öngörülen Devlet hizmetiyükümlülüğünün amacı gözetildiğinde, bu amaca ancak, bu yükümlülüğün yerinegetirilmesi ile ulaşılabileceği açıktır. Bu nedenle yasa koyucu tarafından buyükümlülüğün yerine getirilmesini sağlayıcı önlemler alınması doğaldır. Tabipve uzman tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlamadan mesleklerini icraedemeyecekleri yolunda getirilen itiraz konusu kural, bu kapsamda olup Devlethizmeti yükümlülüğünün ülke çapında eksiksiz bir şekilde uygulanması amacınıgerçekleştirmeye yöneliktir. Bu yönüyle, Anayasaya uygunluk denetiminde'ölçülülük ilkesi' bakımından gözetilen, bir yasa kuralıyla ulaşılmak istenenamaç ile bu amacı gerçekleştirmeye yönelik araç ilişkisi çerçevesinde,tabiplerin Devlet hizmeti yükümlülüklerini tamamlamadan mesleklerini icraedemeyecekleri yolunda getirilen kuralın, bu kuralla ulaşılmak istenen amaçiçin elverişsiz ve gereksiz olduğundan ya da orantısız olduğundan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 5., 13.,18., 48. ve 56. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşekatılmamışlardır.
Kuralın Anayasa'nın 10. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
B- 5371 sayılı Yasa ile 3359 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde6'nın incelenmesi
İtiraz konusu kuralda,5371 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiğitarihte tıp fakültelerinde öğrenim görenler ile tıpta uzmanlık ve yan daluzmanlık eğitimi yapmakta olanların bu Yasa'nın ek 3 üncü maddesi hükümlerinegöre Devlet hizmeti yapmakla yükümlü oldukları ifade edilmiştir.
5371 sayılı Yasa ile 3359 sayılı Yasa'ya eklenen ek 3. maddede,'ilgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayaraktabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabipunvanını kazananlar'ın, Devlet hizmeti yapmakla yükümlü oldukları genel olarakifade edildikten sonra itiraz konusu kuralda '5371 sayılı Yasa'nın yürürlüğegirdiği tarihte tıp fakültelerinde öğrenim görenler ile tıpta uzmanlık ve yandal uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar'ın Devlet hizmeti yapmakla yükümlüoldukları özel olarak belirtilmiştir. Bu kişilerin Devlet hizmeti yükümlülüğü,belirtilen eğitim ve öğretim sonrasında tabip unvanını ya da uzman tabipunvanını kazanmalarına bağlı bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 13.3.2006 günlü, E:2006/21, K:2006/38 sayılıkararında belirtilen ve tabip ve uzman tabipler için Devlet hizmetiyükümlülüğünü zorunlu kıldığı kabul edilen gerekçeler, 5371 sayılı Yasa'nınyürürlüğe girdiği tarihte tıp fakültelerinde öğrenim görenler ile tıptauzmanlık ve yan dal uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar yönünden de geçerlibulunmaktadır.Tabipler ve uzman tabipler için getirilen Devlet hizmetiyükümlülüğünün vatandaşlık ödevi niteliğinde olması ve sağlık hizmetlerialanında tabiplerin ve uzman tabiplerin hizmetlerine acilen ihtiyaç duyulmasınedeniyle, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte tıp fakültelerinde öğrenimgörenler ile tıpta uzmanlık veyan dal uzmanlık eğitimi yapmakta olanlarınDevlet hizmeti yapmakla yükümlü kılınmaları, Anayasa'ya aykırı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 5., 13.,18., 48. ve 56. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşekatılmamışlardır.
Kuralın Anayasa'nın 10. ve 11. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
VII- SONUÇ
1-7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgiligerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkinön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2-21.6.2005 günlü, 5371 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun, Devlet MemurlarıKanunu ve Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile SağlıkBakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnamedeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
a- 1. maddesiyle, 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık HizmetleriTemel Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO ile Zehra AylaPERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
b-2. maddesiyle, 3359 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde 6'nınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU ile ZehraAyla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
16.12.2010 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞIOY GEREKÇESİ
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanun'una 5371 sayılı Yasa ileeklenen Ek Madde 3'de, tabip, uzman tabip ve yan dal uzman tabip eğitimlerinitamamlayanlar için, Madde'de belirtilen grupları oluşturan yerleşim yerlerininözelliğine göre belirli süreyle devlet hizmeti yapma yükümlülüğü öngörülmüştür.Ek Madde 4'ün itiraz konusu son fıkrasında ise devlet hizmeti yükümlülüğükapsamındaki personelin, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icraedemeyecekleri belirtilmiş, Ek Madde 6'da da bu Kanun'un yürürlüğe girdiğitarihte tıp fakültelerinde öğrenim görenler ile tıpta uzmanlık eğitimi yapmaktaolanların, bu Kanunun ek 3 üncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmetiyapmakla yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 18. maddesinin ilk fıkrasında, hiç kimsenin zorlaçalıştırılamayacağı, angaryanın yasak olduğu, ikinci fıkrasında da şekil veşartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindekiçalıştırmaların; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetlerin; ülkeihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödeviniteliğindeki beden ve fikir çalışmalarının, zorla çalıştırma sayılmayacağıbelirtilmiştir. Madde'nin gerekçesinde de 'Çalışma, iş görme kişinin serbestiradesiyle yüklendiği bir faaliyet, diğer bir deyimle serbest iradeyleüstlenilen bir yüktür. Bu yükün kişiye zorla kabul ettirilmesi, kendisinin,iradesi dışında bir faaliyette bulunmaya mecbur bırakılması hem kişihürriyetiyle bağdaşmayan bir husustur; hem de bu duruma sokulan kişi için bireziyet teşkil eder. Bu nedenledir ki maddenin birinci fıkrası zorlaçalıştırmayı yasaklamaktadır. Bu fıkra ile aynı zamanda 'Angarya yasağı' dagetirilmiştir. 'Angarya', kişinin emeğinin karşılığını almadan zorlaçalıştırılmasıdır' Topluluğun hayatını yahut refahını tehlikeye sokan buhranveya doğal afet hallerinde kişilerden istenen hizmet veya normal vatandaşlıködevi niteliğinde olup, bilhassa olağanüstü sıkıntılı durumlarda gerekligörülen iş yükümlülükleri de 'Zorla çalıştırma' sayılmayacaktır' denilerek,angarya ile zorla çalıştırma arasındaki fark vurgulanmış, hangi durumlarınzorla çalıştırma sayılmayacağı da açıklanmıştır. Buna göre, 'zorla çalıştırma',sayılmayacak haller, hükümlülük ve tutukluluk süreleri içinde, sosyal veyaekonomik buhran, doğal afet ya da olağanüstü sıkıntılı durumlardabaşvurulabilecek geçici çalışma yükümlülükleri olup, bunların sürekli haledönüştürülmesi olanaklı değildir.
İtiraz konusu kuralla getirilen devlet hizmeti yapma yükümlülüğü,olağanüstü koşullardan kaynaklanan ve bunlarla sınırlı geçici bir yükümlülükolmadığından Anayasa'nın 18. maddesi ile yasaklanan zorla çalıştırmaniteliğindedir.
Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca, herkese dilediği alanda çalışmave sözleşme özgürlüğü tanınırken, 49. madde ile çalışma, herkesin hakkı veödevi olarak güvenceye kavuşturulmuş, Devlete de çalışanların hayat seviyesiniyükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak,çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmakve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğügetirilmiştir. Ayrıca, Anayasa'nın 56. maddesine göre, herkes sağlıklı vedengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir; devlet, herkesin hayatını beden veruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf veverimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tekelden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devletin, insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile buyaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan hekimin, çalışma hak veözgürlüğü arasında adil bir denge kurarak her iki kesimin de hak veözgürlüklerini aynı derecede koruyamaması halinde, sosyal hukuk devletininvarlığından söz edilemeyeceği açıktır.
İnsan haklarına dayanan demokratik hukuk devletinde, kişilerinkamu veya özel sektörde çalışmak istedikleri alanları özgür iradeleriylebelirleyebilecekleri kuşkusuzdur. Bu bağlamda, kamuda çalışmayı seçen birhekim, Anayasal çerçevede devlet hizmeti yükümlülüğü esasına göre düzenlenenbir statünün gereklerini yerine getirmek zorundadır. Ancak, özel sektördeçalışmak isteyen bir hekimin, devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirmedenmesleğini icra etmesine izin verilmemesi, Anayasa'nın çalışma özgürlüğünüdüzenleyen 48. maddesi ile bağdaşmaz.
Öte yandan, Ek 4. maddenin son fıkrasının iptali halinde devlethizmeti yükümlülüğünün kesintisiz devamı için getirilen Ek 6. maddenin işlevive Anayasal dayanağı kalmayacağından aynı gerekçe ile bu maddenin de iptaligerekecektir.
Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 2., 18. ve 48. maddelerine aykırıolduğu sonucuna varılan itiraz konusu kuralların iptali gerektiği düşüncesiyleçoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞI OY
Üye Fulya KANTARCIOĞLU ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşı oylarındayazılı Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile ilgili gerekçelerine katılıyorum.
Üye
Fettah OTO