ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2007/33
Karar Sayısı:2010/48
Karar Günü:24.3.2010
R.G. Tarih-Sayı:21.06.2010-27619
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 4. Fikri ve SınaiHaklar Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 5.12.1951 günlü, 5846 sayılıFikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 3.3.2004 günlü, 5101 sayılı Yasa'nın 11.maddesiyle değiştirilen 41. maddesinin onikinci fıkrasının 'Mahallerdekullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlar üzerindehak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, bunların kullanımına ve/veyailetimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancak yetki verdikleri meslekbirlikleri aracılığıyla talep edebilirler.' şeklindeki ilk tümcesininAnayasa'nın 36. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Üzerinde hak sahibi oldukları fikir ve sanat eserine ilişkinüyesi bulundukları meslek birliğine yetki belgesi verdikleri halde budavacıların, bu eserin izinsiz kullanımı ve iletimi nedeniyle tecavüzün def'ive tazminat talebiyle açtıkları davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun itiraz konusutümceyi de içeren 41. maddesi şöyledir:
'4. Umuma açık mahallerde eser, icra, fonogram, yapım veyayınların kullanılması ve/veya iletilmesine ilişkin esaslar:
Madde 41- (Değişik: 3/3/2004-5101/11 md.)
Girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra,fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin 52 nci maddeyeuygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslekbirliklerinden izin alır ve sözleşmelerde yazılı malî hak ödemelerini bu maddehükümlerine göre yaparlar.
Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanan ve/veya iletenumuma açık mahaller; mahallin bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik veniceliği, fikrî mülkiyete konu eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlarınmahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmetekatkısı olup olmadığı ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiylesınıflandırılır veya sınıflandırma dışı bırakılır.
Faaliyet gösterdikleri sektörlerde; eser sahipleri ve/veyabağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlıolarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımından ve/veyailetiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslekbirlikleri ile umuma açık mahaller arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleriveya taraflarca yapılabilecek müzakereler sonucu belirlenecek bedellerüzerinden yapılır.
Tarifelere ilişkin sözleşmelerde takvim yılı esas alınır ve butarifeler takvim yılı başından itibaren geçerli olur.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasını teminen:
1. Meslek birlikleri temsil ettikleri eser, icra, fonogram veyapımlar ile üyelerine ilişkin bilgileri, Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bubildirimler her üç ayda bir güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak birveri tabanı üzerinden ilgili taraflara açılır.
2. Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veyabağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya aynısektörlerde faaliyet gösteren meslek birlikleri, bir araya gelerek protokolebağlamak suretiyle ortak tarifeler belirleyebilirler. Ortak tarifeler protokoletaraf meslek birlikleri açısından bağlayıcıdır.
Meslek birlikleri, tarifeler veya ortak tarifeleri her takvimyılının dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil eden ve kanunla kurulmuş kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlığa bildirirler ve kamuoyunaduyururlar. Umuma açık mahaller, müzakere ve sözleşme yapılmasına ilişkinverecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki belgeleri ile üye oldukları meslekkuruluşları aracılığıyla da tarifeleri veya ortak tarifeleri müzakere edebilirve sözleşme yapabilirler. Ancak, tarifelerin götürü usulde tespit edilmesihalinde umuma açık mahaller sadece meslek kuruluşları aracılığı ile müzakereedebilir ve sözleşme yapabilirler.
Onuncu ayda umuma açık mahaller veya meslek kuruluşları ilemeslek birlikleri arasında tarifeler veya ortak tarifeler üzerinde uzlaşmasağlanamaması ve sözleşme yapılamaması halinde, en geç bu ayın sonuna kadar,meslek birlikleri ve/veya meslek kuruluşları tarafından bu tarifelerinBakanlıkça oluşturulacak uzlaştırma komisyonunda müzakere edilmesi talepedilebilir.
Uzlaştırma komisyonu, taraflardan birinin talebi ve Bakanlığınuygun görmesi halinde, tarifeleri müzakere etmek üzere, Bakanlık tarafındantalep tarihinden itibaren onbeş gün içinde oluşturulur. Komisyon Bakanlıktanbir, Rekabet Kurumundan iki temsilci ve ilgili meslek birlikleri ilekullanıcıları temsil eden meslek kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşur.Bakanlık temsilcisi aynı zamanda komisyon başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üyesayısı kadar yedek üye seçilir. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkilgili birimi tarafından yürütülür.
Komisyon, oluşturulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde,raporunu hazırlayarak, Bakanlığa ve taraflara bildirir. Umuma açık mahaller vemeslek birlikleri, Komisyon raporunun açıklandığı tarihten itibaren onbeş güniçinde, meslek birliklerinin açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakerelerneticesinde mutabakata vardıkları tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler.
Meslek birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifelerüzerinden sözleşmenin yapılmaması halinde, taraflar yargı yolunabaşvurabilirler. Yargılama sürecinde, bir önceki yıl sözleşme yapmış olanmahaller, ilgili meslek birlikleri aksini bildirmedikçe, dava konusu tarifenin1/4'ünü dava sonuçlanıncaya kadar her üç ayda bir meslek birlikleri adınaaçılmış banka hesabına yatırmak suretiyle eser, icra, fonogram, yapım veyayınları kullanabilir ve/veya iletebilirler. Bir önceki yıl sözleşme yapmamışumuma açık mahaller ile ilk defa sözleşme yapacak umuma açık mahallerin bufıkrada öngörüldüğü şekilde eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlarıkullanabilmeleri ve/veya iletebilmeleri ise ilgili meslek birliklerinin izninebağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar bu şekilde ödenen miktar, mahkeme kararıylatespit edilen tarife bedelinden mahsup edilir.
Tarifelerin tespit edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde, buKanunun 42/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, tarife tespitine ilişkinesaslar dikkate alınır.
Mahallerde kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra,fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler,bunların kullanımına ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancakyetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler. Sinemaeserleri bakımından bu fıkranın uygulanması zorunlu değildir.
Sınıflandırma, uzlaştırma komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkçaalınacak ücretler ve uzlaştırma komisyonunun çalışması ile bu maddeninuygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikile belirlenir.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 36. maddesine dayanılmış, 13.maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman AlifeyyazPAKSÜT'ün katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine 28.3.2007 gününde OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunungerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, mahallerde kullanılan veya iletimi yapılaneser, icra, fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan ve üyesiolduğu meslek birliğine yetki belgesi veren kişilere, bunların kullanımı ya dailetiminden kaynaklanan ödemeleri talep hakkının tanınmayarak bu yetkininyalnızca üye olunan meslek birliğine verilmesinin, hak sahiplerinin Türkmahkemeleri önünde bizzat dava açamamalarına yol açtığı ve bireysel hak aramahürriyetini kısıtladığı belirtilerek kuralın Anayasa'nın 36. maddesine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, Anayasa'ya aykırılık gerekçesiniAnayasa'nın 36. maddesine dayandırmakla birlikte, 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesindeAnayasa Mahkemesinin kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı hususunda ilgililertarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur olmadığı, taleple bağlıkalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebileceğihükme bağlandığından, itiraz konusu kural, belirtilen maddeyle birlikteAnayasa'nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
Anayasa'nın 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme,görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" denilmektedir.Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi birtemel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerdengereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkiligüvencelerden birisini oluşturmaktadır. Hak arama özgürlüğü, hakları ihlaleuğrayan bireylere, yapılan haksız müdahalelerin önlenmesi ve varsa olumsuz etkilerininortadan kaldırılması amacıyla yetkili merciler ile yargı makamlarınabaşvurabilme imkânının tanınmasını gerekli kılar. Toplumu oluşturan bireylerinhak sahibi olmalarının anlamlı hâle gelebilmesi, bunlara ilişkin kamu otoritesitarafından oluşturulmuş koruma mekanizmalarının varlığına ve hak ihlalleridurumunda koruyucu sistemin harekete geçirebilmesine bağlıdır. Bu sebeple, hakarama özgürlüğü, genel olarak pozitif hukukça tanınmış hakların ön koşulu veşekli bakımdan güvencesi olarak kabul edilmektedir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 41. maddesinin onikincifıkrasının ilk tümcesinde, mahallerde kullanılan veya iletimi yapılan eser,icra, fonogram, yapım ve yayınlara ilişkin üye oldukları meslek birliğine yetkibelgesi veren hak sahiplerinin, bunların kullanımı ya da iletimindenkaynaklanan ödeme taleplerini, ancak yetki verdikleri meslek birlikleriaracılığıyla talep edebilecekleri düzenlenmektedir. Tümcede geçen '' ancak''sözcüğü, fikir ve sanat eserlerinin kullanımı veya iletimi nedeniylekendilerine ödeme yapılması gereken hak sahiplerinin, meslek birliğini aracıyapmaksızın doğrudan adlî ve idarî mercilere başvuru haklarını ortadankaldırmaktadır.
Meslek birlikleri, mahallerde kullanılan ya da iletimi yapılaneser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımı veya iletimindenkaynaklanan ödemeleri talep konusunda, hak sahibi ve birliğe yetki belgesiveren üyelerinin temsilcisi konumundadırlar. Tümcede geçen ''ancak'' sözcüğüsebebiyle hak sahiplerinin, doğrudan adlî ve idarî mercilere başvurabilmekyerine, sadece meslek örgütleri aracılığıyla hak aramaya zorlanmaları, hakarama hürriyetine daraltıcı bir müdahale niteliğindedir. Anayasa'nın 13.maddesinde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, Anayasa'nın ilgilimaddelerinde özel sınırlandırma nedeni bulunmasına bağlı tutulmuştur.Anayasa'nın hak arama hürriyetinin düzenlendiği 36. maddesinde bu özgürlüğünsınırlandırılması konusunda özel bir sebebe yer verilmemesi nedeniyle tümcedegeçen ve sınırlamaya yol açan '' ancak'' sözcüğü Anayasa'nın 13. ve 36.maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO, Şevket APALAK ve Zehra AylaPERKTAŞ bu görüşlere tümcenin tamamının iptalinin gerektiği gerekçesiylekatılmamışlardır.
VI- SONUÇ
5.12.1951 günlü, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun3.3.2004 günlü, 5101 sayılı Yasa'nın 11. maddesiyle değiştirilen 41. maddesininonikinci fıkrasının 'Mahallerde kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra,fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler,bunların kullanımına ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancakyetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler.' biçimindekibirinci tümcesinde yer alan '' ancak '' sözcüğünün Anayasa'ya aykırı olduğunave İPTALİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Fettah OTO, Şevket APALAK ile Zehra AylaPERKTAŞ'ın 'Tümcenin tamamının iptali gerektiği' yolundaki karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, 24.3.2010 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
KARŞIOY GEREKÇESİ
Başvuran Mahkeme, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun3.3.2004 günlü 5101 sayılı Yasa ile değiştirilen 41. maddesinin onikincifıkrasının, 'Mahallerde kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra,fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler,bunların kullanımına ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancakyetki verdikleri meslek birlikleri aracılığıyla talep edebilirler' biçimindekiilk tümcesinin, kişilerin hak arama özgürlüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyleiptalini istemiş ise de yapılan inceleme sonucunda sadece, tümcede yer alan'ancak' sözcüğünün iptaline karar verilmiştir. Bu sözcüğün iptali tümceye,kişilerin haklarını meslek birliğinin aracılığı olmadan aramalarına olanakverecek bir anlam ve içerik kazandıramadığından tümcenin kararda belirtilengerekçe ile tamamının iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Fettah OTO
Üye
Şevket APALAK
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ