ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2007/35
Karar Sayısı:2007/36
Karar Günü:5.4.2007
Resmi Gazete Tarih-Sayısı:15.11.2007-26701
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ula Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 31.maddesiyle değiştirilen 30.3.2005 günlü, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin, Anayasa'nın 2., 125., 140.,142. ve 155. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasınıniptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
Kabahatler Kanunu'nun 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 31.maddesiyle değiştirilen ve iptali istenilen bendin yer aldığı 3. maddesişöyledir:
“Madde 3 - (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince yapılan ilkinceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itirazkonusu Yasa kuralı ve gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmündekararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa, bu hükmün iptaliiçin Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu kurallar uyarıncabir mahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için, elinde yönteminceaçılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenenkuralın o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları ise,davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliktekikurallardır.
Ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığı gerekçesiyle mühürlenerekinşaatı durdurulan yapı sahibine İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilenpara cezasının iptali istemiyle açılan davada Mahkeme, Kabahatler Kanunu'nun 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğunuileri sürmüştür.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (1) numaralıfıkrasında idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararlarına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği belirtilmekte, 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, idarî yaptırım kararlarına karşı bu Kanun'daöngörülen kanun yoluna ilişkin kuralların uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.Anılan Yasa'nın 27. maddesine 5560 sayılı Yasa ile eklenen (8) numaralı fıkradaise idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgiliolarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği hükmü yeralmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde, ruhsatsız veyaruhsata aykırı yapıların inşaatının idarece derhal durdurulması ve ruhsatauygun hale getirilmemesi halinde yıktırılması, 42. maddesinde de ruhsatalınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılanyapının sahibine ve müteahhidine para cezası verilmesi öngörülmektedir.
İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezaları, biryapının ruhsatsız veya ruhsata aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapıldığınıntespit edilmesi anlamını taşımaktadır. Uygulamada söz konusu aykırılığıntespiti, devam eden inşaatlarda yapı tatil zaptı, tamamlanmış olan yapılardaise yapı tespit zaptı düzenlenmesiyle gerçekleşmekte ve bu suretle idari işlemkimliğine bürünmektedir. Söz konusu işlemler, yerleşik yargı kararlarında idaridavaya konu oluşturabilecek nitelikte idari işlemler olarak kabuledilmektedirler.
Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi, “idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararların da verilmiş olması hali”nin varlığını aramaktadır.
Bu çerçevede, İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca para cezasıverilmesi işlemi, imar mevzuatına aykırı bir yapılanmanın tespiti, önlenmesiveya giderilmesine yönelik idari bir işlemin devamı niteliğinde olduğundan,Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca idariyaptırım kararının yanı sıra idari yargının görev alanına giren başka birkararın da verilmiş olduğunun ve buna bağlı olarak söz konusu para cezalarınakarşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğunun kabulü gerekmektedir.Bu durumda, İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşıSulh Ceza Mahkemesinde açılan dava, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'ningörevine girmemektedir.
İtiraz başvurusunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir.
IV- SONUÇ
6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un 31. maddesiyle değiştirilen 30.3.2005 günlü, 5326sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendineilişkin başvurunun, Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER ve Şevket APALAK'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 5.4.2007gününde karar verildi.
Başkan
Tülay TUĞCU
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOY YAZISI
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, (1) numaralı fıkrasınınitiraz konusu (a) bendine ilişkin kuralın da yer aldığı 3. maddesinde,
“(1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır” denilmektedir.
İtiraz konusu kuralda, idari yaptırım kararlarına karşıbaşvurulacak yargı yerinin belirlenmesinde izlenmesi gereken yöntemaçıklanmıştır. Buna göre, yargı yerinin belirlenmesine ilişkin diğer kanunlardaaksine bir hüküm bulunmaması halinde bu Kanunda yer alan hükümler uygulanarakyargı yeri saptanacaktır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin (8) numaralıfıkrasında ise “İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür” denilmektedir.
Hükümde, idari yaptırım kararlarına karşı idari yargımercilerine başvurabilmek için gerekli olan koşullar gösterilmiştir. Buna göre,idari yargının yetkili yargı mercii olabilmesi için, idari işlemle yaptırımkararlarının birlikte dava konusu edilmesi gerekmektedir.
Somut olay ise ruhsat ve eklerine aykırı yapılan inşaatınmühürlenmesi ve durdurulmasına ilişkin idari işleme dayanılarak verilen imarpara cezası ve verilen bu para cezasının iptali istemidir. İmar para cezasınıniptaline ilişkin açılmış bir dava bulunduğu halde, idari işlemin iptali içinaçılmış bir davanın varlığı saptanamamıştır. Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca, idari yargının yetkili yargı merciiolabilmesi için, idari işlemle yaptırım kararlarının birlikte dava konusuedilmesi gerekmektedir. Oysa, idari işlemin dava konusu edilmesi, yaptırımkararının dava konusu edilmesi ve bu davaların birlikte açılması yolundaki koşullarolayda gerçekleşmemiştir. Bu durumda, idari yargı merciini yetkili kılan 27.maddenin (8) numaralı fıkrasındaki hükmün olayda uygulanma yeribulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun yetkili yargıyerini belirleyen 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi, adli yargıyıyetkili kılarken diğer kanunlarda aksine bir hükmün bulunmamasını daaramaktadır. Yargı yetkisiyle ilgili diğer kanunlarda aksine bir hükümbulunmadığı için Anayasaya aykırılık başvurusunda bulunan mahkemenin somutolayda davayı görme yetkisi bulunmakta, dolayısıyla da 5326 sayılı KabahatlerKanunu'nun yetkili yargı yerini belirleyen 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(a) bendi uygulanacak kural olmaktadır.
Açıklanan nedenlerle başvurunun esasının incelenmesi gerekirken,yetkisizlikten dolayı redde ilişkin çoğunluk gerekçesine katılmıyoruz.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
AZLIK OYU
İptal istemine konu yapılan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun5560 sayılı Yasa'yla değişik 3. maddesinin 1/a bendinde, idari yaptırımkararlarına karşı diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde kanunyolları bakımından bu Yasa'nın uygulanacağını belirtmektedir.
Ancak, 5560 sayılı Yasa'nın 30. maddesiyle 5326 sayılıKabahatler Kanunu'nun 27. maddesine eklenen 8. bentte ise, idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili idari yargının görevalanına giren karar verilmişse, idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının diğer işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargıdagörüleceği belirtilmiştir.
Bu kurallara göre, kanun yoluna ilişkin tersi bir kural yoksa,idari yaptırım kararına karşı adli yargıda dava açılacak, ancak aynı konudaidari yargının görev alanına giren bir idari işlem de varsa, idari yaptırım vediğer idari işleme karşı birlikte idari yargıda dava açılabilecektir.
Başvuran mahkemenin önünde salt para cezasına ilişkin davabulunduğuna, para cezasıyla ilintili idari yargının görevine giren bir işleminolduğuna ve buna karşı dava açıldığı yolunda bir belirleme yapılmadığına göre,ortada sulh ceza mahkemesinin ele alacağı bir dava olduğu ve buna olanak verenkuralı uygulayıp Anayasa yönünden irdeliyeceği açıktır.
Belirtilen nedenlerle, itirazın esasa geçilmesi gerekirkenyetkisizlikten reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararakarşıyım.
Üye
Şevket APALAK