ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/60
Karar Sayısı : 2010/119
Karar Günü : 30.12.2010
R.G. Tarih-Sayı :06.04.2011-27897
İPTAL DAVASINI AÇAN:Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri Ali TOPUZ, Haluk KOÇ ile birlikte 125 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU:28.3.2007 günlü, 5614 sayılı'Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun'un;
1-1. maddesiyle, 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri TemelKanunu'nun Ek 5. maddesine eklenen fıkranın,
2-2. maddesiyle değiştirilen, 31.12.1980 günlü, 2368 sayılı SağlıkPersonelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun'un 2. maddesinin sontümcesinin,
3-4. maddesiyle değiştirilen, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababetve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 9. maddesinin birincifıkrasındaki ''Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu niteliğinde'' ibaresinin,ikinci fıkrasının ve son fıkrasının ilk tümcesinin,
Anayasa'nın, 2., 5., 6., 7., 8., 11., 17., 48., 56., 90., 128.,130., 131. ve 177. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünündurdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
28.3.2007 günlü, 5614 sayılı 'Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un iptali istenilen kurallarıiçeren;
1-1. maddesiyle, 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri TemelKanunu'nun Ek 5. maddesine eklenen fıkra şöyledir:
'Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel, bulunduklarıilde sözleşmeli aile hekimi olarak çalışabilirler veya ihtiyaç halinde ailehekimliği uygulamaları için görevlendirilebilirler. Bu personelin ailehekimliğinde geçen süreleri Devlet hizmeti yükümlülüğünden sayılır. Ailehekimliği uygulamasına geçilen yerlerde bu uygulamadan kaynaklanan nedenlerlebirinci basamak sağlık kuruluşlarında görev yapan Devlet hizmeti yükümlüsüpersonelin il içinde görev yeri değiştirilebilir.'
2-2. maddesiyle değiştirilen, 31.12.1980 günlü, 2368 sayılı SağlıkPersonelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun'un iptal istemine konutümcenin de yer aldığı 2. maddesi şöyledir:
'Kamu sağlık hizmetlerinde çalışan personelin haftalık kanunîçalışma süresi 45 saat, 4 üncü maddede tanınmış olan haktan yararlananlar içinise 40 saattir. Personelin günlük çalışma saatleri, 657 ve 926 sayılıkanunlardaki hükümlere göre tespit edilir.Ancak, bu personeldeniyonlaştırıcı radyasyon ile teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerlerile bu iş veya işlemlerde çalışan personel, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacakyönetmelikte belirlenen radyasyon dozu limitleri içinde çalıştırılabilir.'
3-4. maddesiyle değiştirilen, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababetve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un iptal istemine konufıkra, tümce ve ibareyi içeren 9. maddesi şöyledir:
'Eğitim kurumlarına eğitim yetkisi verilmesi ve eğitim yetkisininkaldırılmasına ilişkin teklifleri karara bağlamak, uzmanlık ana dallarınınrotasyonlarını belirlemek, uzmanlık sınavı jürilerini tespit etmek, yabancıülkelerde asistanlık yapanların bilimsel değerlendirilmesini yapacakfakülteleri ve eğitim hastanelerini belirlemek, tıpta uzmanlık eğitimi ve uzmaninsan gücü ile ilgili görüşler vermek, uzmanların tıbbî gelişmeleri izlemesinisağlayıcı inceleme ve araştırmalar yapmakla görevli olmak üzere,SağlıkBakanlığının sürekli kurulu niteliğindeTıpta Uzmanlık Kurulu teşkil olunmuştur.
Tıpta Uzmanlık Kurulu;
a) Bakanlık Müsteşarı, ilgili genel müdür ve 1. Hukuk Müşaviri,
b) Biri diş tabibi olmak üzere eğitim hastanelerinden Bakanlığınseçeceği beş,
c) Dört tıp fakültesinden ve bir diş hekimliği fakültesindenYÖK'ün seçeceği birer,
ç) Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Fakültesinin seçeceği bir,
d) Türk Tabipleri Birliğinin seçeceği bir,
e) Türk Diş Hekimleri Birliğinin seçeceği bir,
üyeden oluşur.
Kurumlar, seçecekleri asıl üye sayısı kadar yedek üye de belirler.
Kurula seçilecek asıl ve yedek üyelerin uzman olmaları, ayrıca enaz üç yıllık klinik veya laboratuvar şefi ya da profesör unvanına sahipbulunmaları şarttır. Üyelerin görev süreleri üç yıldır. Süresi bitenler tekrarseçilebilir.
Kurul, Bakanlığın daveti üzerine yılda en az iki kez toplanır.Kurula Bakanlık Müsteşarı veya yapılacak ilk toplantıda üyeler arasındanseçilecek başkan vekili başkanlık eder. Kurul, üyelerden en az beşinin teklifiile olağanüstü toplanır.
Kurul, üyelerin üçte ikisinin katılımı ile toplanır. TürkTabipleri Birliği temsilcisi yalnızca tabiplerle ilgili, Türk Diş HekimleriBirliği temsilcisi de yalnızca diş tabipleri ile ilgili konuların görüşüleceğitoplantılara katılabilirler ve kendi meslek alanları ile ilgili konularda oykullanırlar. Kararlar oyçokluğuyla alınır. Oyların eşitliği halinde başkanınbulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Ancak, kurumların eğitim yetkisininkaldırılmasına ilişkin toplantılarda katılanların en az üçte iki çoğunluğu ile kararalınması şarttır.
Kurul toplantılarına üst üste iki kez mazeretsiz olarakkatılmayanların üyeliği düşer.
Kurulun çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlarlaihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usûl veesaslar Sağlık Bakanlığınca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacakyönetmelikle düzenlenir.Bu yönetmelik yürürlüğe konuluncayakadar, mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 5., 6., 7., 8., 11., 17., 48.,56., 90., 128., 130., 131. ve 177. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Tülay TUĞCU,Haşim KILIÇ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, A.Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman AlifeyyazPAKSÜT'ün katılımlarıyla 31.5.2007 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğüdurdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A-Yasa'nın 1. Maddesiyle, 3359 Sayılı Yasa'nınEk 5. MaddesineEklenen Fıkranın İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Kural'la, Devlet hizmeti yükümlülüğü açısındanuzman hekim-pratisyen hekim ayrımı yapılmadığı, tıpta aile hekimliği dışındakibir dalda uzman olan hekimlere yasal olarak kazandıkları tıpta uzmanlıkunvanlarının yok sayılarak aile hekimliği görevi verildiği, bunun Anayasa'nınsosyal hukuk devleti ilkesi ile herkesin maddi ve manevi varlığını geliştirmeve koruma hakkına aykırı olduğu, çalışma hakkının sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlandırıldığı, uzman hekimlerin manevivarlığının zedelendiği ve dilediği alan dışında çalışma yükümlülüğü altınasokulduğu, kişilerin, uzmanlık alanı aile hekimliği olmayan hekimlerden, ailehekimliği konusunda hizmet almak zorunda bırakılarak, sağlık ve yaşamhaklarının olumsuz etkilendiği, belirtilerek Kural'ın, Anayasa'nın 2., 5., 11.,17., 48. ve 56. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kuralla, Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmaktaolan personelin, bulundukları ilde sözleşmeli aile hekimi olarakçalışabilecekleri, ihtiyaç halinde aile hekimliği uygulamaları içingörevlendirilebilecekleri, bu personelin aile hekimliğinde geçen sürelerininDevlet hizmeti yükümlülüğünden sayılacağı, aile hekimliği uygulamasına geçilenyerlerde bu uygulamadan kaynaklanan nedenlerle birinci basamak sağlıkkuruluşlarında görev yapan Devlet hizmeti yükümlüsü personelin il içinde görevyerinin değiştirilebileceği öngörülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukukdevleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygunolan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, heralanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'yaaykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlısayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 5. maddesinde'insanın maddî ve manevî varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlama'Devletin temel amaç ve görevleriarasında sayılmış, 56. maddesinde'Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevredeyaşama hakkına sahiptir' Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içindesürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak,işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıphizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlıkve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.'hükmüneyer verilmiştir.
İptali istenilen kural, 21.6.2005 günlü, 5371 sayılı Yasa'nın Ek3. maddesinde öngörülen devlet hizmeti yükümlülüğünün yapıldığı sürede geçerlibulunmaktadır.
24.11.2004 günlü, 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot UygulamasıHakkında Kanun'un 2. maddesinde aile hekimi,'kişiye yönelik koruyucu sağlıkhizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlıkhizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlıve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezicisağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veyaSağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir.'şeklindetanımlanmıştır.
5258 sayılı Yasa'ya göre aile hekimleri tarafından sunulacakhizmetler, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanıkoyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleridir. Aile hekimi olabilmekiçin de aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığı'nın öngördüğü eğitimlerialan uzman tabip veya tabip olmak gerekmektedir.
5258 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki'SağlıkBakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzmantabip, tabip ve aile sağlığı elemanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini,kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personelçalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarakçalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliğiuygulamaları için görevlendirmeye yetkilidir.'hükmü gereğince sözleşmeliolarak çalışmak için personelin talebi ile kurum veya Bakanlığın muvafakatıgerekli olduğundan, uzmanlık alanı aile hekimliği olmayan hekimlerden, ailehekimliği konusunda hizmet almak zorunda kalınması söz konusu olmayacaktır.
Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahipolması karşısında, Ülkenin her yöresinde aile hekimliği hizmetlerindenyararlanılabilmesini sağlamak amacıyla tabiplerin devlet hizmeti yükümlülüğünüyaparken, sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde ortaya çıkacak eksiklik vegecikmelerin telafisi olanaksız sonuçlara yol açacağı da dikkate alındığındakapsamdaki personelin, bulundukları ilde sözleşmeli aile hekimi olarak çalışabilmesi,aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilebilmesi veya aile hekimliğiuygulamasına geçilen yerlerde birinci basamak sağlık kuruluşlarında görev yapandevlet hizmeti yükümlüsü personelin il içerisinde görev yerinindeğiştirilebilmesi bu hizmete duyulan ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Bupersonelin aile hekimliğinde geçen süreleri de devlet hizmeti yükümlülüğündensayılmaktadır.
Kural'ın, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen sosyal devletniteliğine uygun olarak, Anayasa'nın 5. maddesindeki insanın maddî ve manevîvarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama ve Anayasa'nın 56.maddesinde yer alan düzenleme kapsamında, sağlık hizmetleri alanında ailehekimine duyulan ihtiyacın karşılanması amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 5. ve 56. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın, Anayasa'nın 11., 17. ve 48. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
B-Yasa'nın 2. Maddesiyle Değiştirilen,2368 Sayılı Yasa'nın 2.Maddesinin Son Tümcesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kuralın Anayasa'nın 2., 6., 7.,8., 11., 17., 56., 90. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
5614 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle değiştirilen 2368 sayılıYasa'nın 2. maddesinin iptali istenilen son tümcesinin de yer aldığı 2368sayılı Yasa, 30.1.2010 günlü, 27478 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.1.2010günlü, 5947 sayılıÜniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin (a) bendiyleyürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle, konusu kalmayan istem hakkında kararverilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
C-Yasa'nın 4. Maddesiyle Değiştirilen, 1219 Sayılı Yasa'nın 9.Maddesinin Birinci Fıkrasındaki İbarenin, İkinci Fıkrasının ve Son Fıkrasınınİlk Tümcesinin İncelenmesi
1- Birinci Fıkradaki'Sağlık Bakanlığının sürekli kuruluniteliğinde'ibaresinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, Kural'la, sağlık hizmetlerinde aslî işlevinintıp eğitimi olmayan Sağlık Bakanlığı'nın yükseköğretim ile ilgili bir alandaasıl yetkili kurum olarak belirlendiği, Sağlık Bakanlığı'nın görevininAnayasa'da tanımlanan sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmetverilmesini sağlamak ve onları bu kapsamda denetlemek olduğu, tıp eğitimindeYÖK ve üniversitelerin, eğitim boyutu ile tıpta uzmanlık eğitiminde aslîyetkili kamu kurumları oldukları, Sağlık Bakanlığı'nın ise hizmet sunumu vebazı birimlerde eğitimin verilmesi bakımından bu alanla ilgili idarî kollukniteliğine sahip olduğu, tıpta uzmanlık eğitiminin yüksek öğretim olmaniteliğinin göz ardı edildiği, bilimsel ve idarî özerkliğinin ortadankaldırıldığı, bu nedenlerle birinci fıkradaki'Sağlık Bakanlığının süreklikurulu niteliğinde'ibaresinin Anayasa'nın 2., 11., 56., 130., 131. ve 177.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yasa'nın 9. maddesinin birinci fıkrasında, eğitim kurumlarınaeğitim yetkisi verilmesi ve eğitim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin tekliflerikarara bağlamak, uzmanlık ana dallarının rotasyonlarını belirlemek, uzmanlıksınavı jürilerini tespit etmek, yabancı ülkelerde asistanlık yapanlarınbilimsel değerlendirmesini yapacak fakülteleri ve eğitim hastanelerinibelirlemek, tıpta uzmanlık eğitimi ve uzman insan gücü ile ilgili görüşlervermek, uzmanların tıbbî gelişmeleri izlemesini sağlayıcı inceleme ve araştırmalaryapmakla görevli olmak üzere,'Sağlık Bakanlığının sürekli kuruluniteliğinde'Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) teşkil olunduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın 131. maddesinin birinci fıkrasında'Yükseköğretimkurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek,yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmafaaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkelerdoğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilenkaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarınınyetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.'denilmiştir.
TUK,ilk olarak 18.4.1973 günlü, 14511 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren'Tababet Uzmanlık Tüzüğü'ileoluşturulmuştur. 18.4.1973 günlü Tababet Uzmanlık Tüzüğü ve Tababet UzmanlıkKurulu, 19.06.2002 günlü, 24790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren'Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ile yürürlükten kaldırılmış, Tüzüğün 5. maddesiyleyeniden TUK teşkil edilmiştir. Anılan Tüzüklerle ilgili idarî yargıkararlarında, sürekli kurul niteliği bulunan TUK'nun, 3046 sayılı Yasa'nın 39.maddesi gereğince yasayla Sağlık Bakanlığı'nın sürekli kurulu şeklindedüzenlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
13.12.1983 günlü, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde de, herkesinhayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesinisağlamak için fert ve toplum sağlığını koruma ve bu amaçla ülkeyi kapsayan planve programlar yapma, uygulama ve uygulatma, her türlü tedbiri alma, gerekliteşkilatı kurma ve kurdurma, bu görevlerin yerine getirilmesi için gereklitesisleri kurma ve işletme, meslek personelini yetiştirme görevleri SağlıkBakanlığına verilmiştir.
27.9.1984 günlü, 3046 sayılı Yasa'nın'Sürekli kurullar'başlıklı39. maddesinde,'Bakanlıklarda ve bağlı kuruluşlarda hizmetin kurul biçimindeyürütülmesi gerektiğinde, görevleri ve teşekkül tarzı kuruluş kanunlarında veyadiğer kanunlarda gösterilmek kaydıyla sürekli kurullar kurulabilir.'denilmiştir.Bu hükümle, bakanlıklarda ve bağlı kuruluşlarda sürekli kurulların, kuruluşyasalarında veya diğer yasalarda gösterilmek koşuluyla kurulabileceğibelirtilmiştir. Bu açıdan, TUK'nun 1219 sayılı Yasa'da öngörülmüş olmasının,bakanlıkların kurulmasına, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin esas veusulleri düzenlemeyi amaçlayan 3046 sayılı Yasa'nın bir gereği olduğu açıktır.
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3.maddesinin (t) bendinde'Lisans Üstü: Yüksek lisans, doktora, tıpta uzmanlıkve sanatta yeterlik eğitimini kapsar ve aşağıdaki kademelere ayrılır.'denildiktensonra (t) bendinin (3) numaralı alt bendinde tıpta uzmanlık,'Sağlık veSosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıpdoktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan biryükseköğretimdir.'şeklinde tanımlanmıştır. 2547 sayılı Yasa'nın 3.maddesinde,'Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülme'tıptauzmanlığın temel bir özelliği olarak vurgulanmıştır.
Anayasa'nın 56. maddesinin üçüncü fıkrasında'Devlet, herkesinhayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve maddegücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıylasağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.'denilerek,Devletin sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesinidüzenleyeceği açıkça belirtilmiştir. Sağlık hizmetlerinde aslîbir unsur olanhekimlerin tıpta uzmanlıklarının sağlanması Anayasa'nın 56. maddesiyle Devletesağlık hizmetlerine dair verilen görevler kapsamındadır.
YÖK'ün görevlerini belirleyen Anayasa'nın 131. maddesinde TUK'nun,YÖK'e bağlı olarak kurulacağına dair bir zorunluluk bulunmadığı gibi bu Kurul,1219 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen görevleriçerçevesinde tıpta uzmanlığın koordinasyonunu sağlamakta, tıpta uzmanlıksınavını yapmamakta, uzmanlık eğitimi de vermemektedir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 56., ve 131.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 11., 130. ve 177. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
2- İkinci Fıkranın İncelenmesi
Dava dilekçesinde kuralla, tıpta uzmanlık kurulunun oluşumşeklinin, tıpta uzmanlık eğitiminin gerektirdiği bilimsel ve idari özerkliğiortadan kaldırdığı, tıp fakültelerine ya da Sağlık Bakanlığı'na bağlı eğitim vearaştırma hastanelerinde eğitim verilmesinin tıpta uzmanlık eğitiminin yükseköğretimkonusu olma özelliğini değiştirmediği, orta eğitime dayalı çeşitli düzeylerdeeğitim ve öğretimin üniversiteler tarafından verileceği, yükseköğretimkurumlarının öğretimini planlama, düzenleme, yönetme, denetleme, yükseköğretimeğitim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirme ve öğretimelemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmanın YÖK'ün görevleri olduğu,Sağlık Bakanlığı'nın sağlık hizmetlerindeki aslîişlevinin tıp eğitimi olmayıp,Anayasa'da tanımlanan sağlık kuruluşlarının tek elden planlanıp hizmetverilmesini sağlamak ve onları bu kapsamda denetlemek olduğu, tıp eğitimindeYÖK ve üniversitelerin, eğitim boyutu ile tıpta uzmanlık eğitiminde aslîyetkilikamu kurumları oldukları, bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın 2., 11., 56., 130.,131. ve 177. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yasa'nın 9. maddesinin ikinci fıkrasında'Tıpta Uzmanlık Kurulu;
a) Bakanlık Müsteşarı, ilgili genel müdür ve 1. Hukuk Müşaviri,
b) Biri diş tabibi olmak üzere eğitim hastanelerinden Bakanlığınseçeceği beş,
c) Dört tıp fakültesinden ve bir diş hekimliği fakültesindenYÖK'ün seçeceği birer,
ç) Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Fakültesinin seçeceği bir,
d) Türk Tabipleri Birliğinin seçeceği bir,
e) Türk Diş Hekimleri Birliğinin seçeceği bir,
üyeden oluşur.'denilmiştir.
Yasa'nın 9. maddesinin dördüncü fıkrasıyla, Kurula seçilecek asılve yedek üyelerin uzman olmaları, ayrıca en az üç yıllık klinik veyalaboratuvar şefi ya da profesör unvanına sahip bulunmaları şartı getirilmiştir.
İptali istenilen kuralla, TUK'nun toplam 16 asıl üyesinden üçününSağlık Bakanlığı'nın merkez teşkilatından katıldığı, diğer 13 üyenin, biri diştabibi olmak üzere eğitim hastanelerinden beşinin Bakanlık, dördü tıp fakültelerindenve biri diş hekimliği fakültesinden olmak üzere beşinin YÖK, birinin GülhaneAskeri Tıp Akademisi ve Fakültesi, birinin Türk Tabipleri Birliği ve birinin deTürk Diş Hekimleri Birliği tarafından seçilmesinin öngörüldüğü, bu karmayapının ağırlıklı olarak belli nitelikleri taşıyan tabiplerden oluşturulduğu,Bakanlık merkez teşkilatından üye katılmasının da Sağlık Bakanlığı'nın sağlıkpolitikaları ve sağlık planlamalarını Kurulda dile getirme amacına yönelikolduğu, tıpta uzmanlık sınavı yapmadığı ve uzmanlık eğitimi vermediğianlaşıldığından kural, Anayasa'nın 2., 56., 130. ve 131. maddelerine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın 11. ve 177. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
3- Son Fıkranın İlk Cümlesinin İncelenmesi
Dava dilekçesinde, tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili bütünsüreçlerin belirleneceği, yönetmeliğin çıkarılmasında sadece Sağlık Bakanlığıve Bakanlar Kurulu'nun yetkili kılındığı, YÖK ve Türk Tabipleri Birliği ileTürk Diş Hekimleri Birliğinin sürecin dışında bırakıldığı bu nedenle kuralınAnayasa'nın 2., 11., 56., 130., 131. ve 177. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Yasa'nın 9. maddesinin son fıkrasının ilk cümlesinde'Kurulunçalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlarla ihtisas belgelerininalınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usûl ve esaslar SağlıkBakanlığınca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikledüzenlenir.'denilmiştir.
İdarenin görev alanıyla ilgili konularda kanunların uygulanmasınısağlamak amacıyla sahip olduğu yönetmelik çıkarma yetkisinin, hangikuruluşların katkısıyla kullanılacağı yasakoyucunun takdir yetkisi içindebulunduğundan, Kural'ın Anayasa'nın 2., 11., 56., 130., ve 131. maddelerine aykırıolmadığı sonucuna varılmıştır.
Kuralın Anayasa'nın 177. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
28.3.2007 günlü, 5614 sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
1- a- 1. maddesiyle, 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık HizmetleriTemel Kanunu'nun Ek Madde 5'ine eklenen fıkraya,
b- 4. maddesiyle değiştirilen, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılıTababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 9. maddesinin, birincifıkrasındaki 'Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu niteliğinde'' ibaresinin,ikinci fıkrasının ve son fıkrasının ilk tümcesine,
yönelik iptal istemleri, 30.12.2010 günlü, E. 2007/60, K. 2010/119sayılı kararla reddedildiğinden, bu fıkra, tümce ve ibarelere ilişkinYÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,
2- 2. maddesiyle değiştirilen, 31.12.1980 günlü, 2368 sayılıSağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun'un 2. maddesininson tümcesinin iptali istemi hakkında, 30.12.2010 günlü, E. 2007/60, K.2010/119 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden,bu tümceye ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNEYER OLMADIĞINA,
30.12.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VI- SONUÇ
A- 7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgiligerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkinön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- 28.3.2007 günlü, 5614 sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un:
1- 1. maddesiyle, 7.5.1987 günlü, 3359 sayılı Sağlık HizmetleriTemel Kanunu'nun Ek Madde 5'ine eklenen fıkranın Anayasa'ya aykırı olmadığınave iptal isteminin REDDİNE, Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- 2. maddesiyle değiştirilen, 31.12.1980 günlü, 2368 sayılıSağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun'un 2. maddesininson tümcesinin, 2368 sayılı Kanun'un, 21.1.2010 günlü, 5947 sayılı Üniversiteve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin (a) bendi ile yürürlükten kaldırılmasınedeniyle, bu tümceye ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNEYER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
3- 4. maddesiyle değiştirilen, 11.4.1928 günlü, 1219 sayılıTababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 9. maddesinin,birinci fıkrasındaki 'Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu niteliğinde''ibaresinin, ikinci fıkrasının ve son fıkrasının ilk tümcesinin Anayasa'yaaykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
30.12.2010 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞIOY GEREKÇESİ
28.03.2007 günlü 5614 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle 07.05.1987günlü 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 5. maddesine eklenenfıkrada 'Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel, bulundukları ildesözleşmeli aile hekimi olarak çalışabilirler veya ihtiyaç halinde ailehekimliği uygulamaları için görevlendirilebilirler. Bu personelin ailehekimliğinde geçen süreleri Devlet hizmeti yükümlülüğünden sayılır. Aile hekimliğiuygulamasına geçilen yerlerde bu uygulamadan kaynaklanan nedenlerle birincibasamak sağlık kuruluşlarında görev yapan Devlet hizmeti yükümlüsü personelinil içinde görev yeri değiştirilebilir.' denilmektedir.
İptali istenen fıkrada; 'devlet hizmeti yükümlülüğü' yapmakta olanpersonelin bulundukları ilde aile hekimi uygulamaları içingörevlendirilebilecekleri hükme bağlanmaktadır.
Sağlık hizmetleri devlet hizmeti yükümlülüğü Sağlık HizmetleriTemel Kanununa 21. 6. 2005 günlü 5371 sayılı Kanunla eklenen ek madde 4'ün sonfıkrasında ; 'Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerinitamamlamadan mesleklerini icra edemezler.' şeklinde düzenlenmiş olup, aynıyasanın geçici 6. maddesinde ise 'Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tıp fakültelerindeöğrenim görenler ile tıpta uzmanlık ve yandal uzmanlık eğitimi yapmakta olanlarbu Kanunun ek 3.maddesine göre devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler'denilmektedir. Bu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan dava sonucundaMahkememizce verilen E:2007-24 K:2010-113 sayılı kararda karşıoy gerekçesindeteferruatlı bir şekilde açıklandığı gibi 'itiraz konusu kuralla getirilendevlet hizmeti yapma yükümlülüğü olağanüstü koşullardan kaynaklanan ve bunlarlasınırlı geçici bir yükümlülük olmadığından Anayasa'nın 18. maddesi ileyasaklanan zorla çalıştırma niteliğindedir. Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca,herkese dilediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğü tanınırken 49. madde ileçalışma herkesin hakkı ve ödevi olarak güvenceye kavuşturulduğu, buna göre insanhaklarına dayanan demokratik hukuk devletinde kişilerin kamu ve özel sektördeçalışmak istedikleri alanları özgür iradeleriyle belirleyebilecekleri kuşkusuzolduğu bu nedenle devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirmeden mesleğini icraetmesine izin verilmemesi, devlet hizmeti yükümlülüğünü kesintisiz devamı içingetirilen, itiraza konu kuralların Anayasa'nın 2, 18 ve 48. maddelerine aykırıolduğu' gerekçesiyle iptali gerektiği belirtilmişti.
Dava konusu kuralda ise devlet hizmeti yükümlülüğü yapmakta olanpersonelin bu kapsamda aile hekimliği uygulamalarında görevlendirilebilecekleridüzenlenmekte olup, devlet hizmeti yükümlülüğü konusundaki Anayasa'nın 2,18,.ve 48. maddelerine aykırılık gerekçesinin bu kural yönünden de geçerli olduğuaçıktır.
Açıklanan nedenle 28.03.2007 günlü 5614 sayılı yasa ile 07.05.1987günlü 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 5. maddesine eklenenfıkranın Anayasa'nın 2,18 ve 48. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiğioyu ile verilen karara bu fıkra yönünden katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ