ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/72
Karar Sayısı : 2007/68
Karar Günü : 5.7.2007
Resmi Gazete Tarih-Sayısı : 07.08.2007-26606
İPTAL DAVASINI AÇANLAR :
1- Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER
2- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Deniz BAYKAL, Kemal ANADOLve 138 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : Türkiye Büyük MilletMeclisi Genel Kurulu'nca 31.5.2007 gününde kabul edilen ve halkoyuna sunulmaküzere 16.06.2007 günlü, 26554 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5678 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un, öncelikle yok hükmünde olduğunun saptanması, olmamasıdurumunda şekil yönünden Anayasaya aykırılığı nedeniyle Yasanın tümünün iptaliistemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenen Anayasa Değişikliğine İlişkin Yasa Kuralları
31.05.2007 gününde kabul edilen ve halkoyuna sunulmak üzere16.06.2007 günlü, 26554 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5678 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması HakkındaKanun'un maddeleri şöyledir:
“MADDE 1- 7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının 77 nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “beş” ibaresi “dört”olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 79 uncu maddesinin ikincifıkrasında geçen “seçim tutanaklarını” ibaresinden sonra gelmek üzere “veCumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını” ibaresi; son fıkrasında geçen “halkoyunasunulması” ibaresinden sonra gelmek üzere “,Cumhurbaşkanının halk tarafındanseçilmesi” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 3- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 96 ncı maddesinin birincifıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütünişlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük MilletMeclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üyetamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.”
MADDE 4- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 101- Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenimyapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekiliseçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla ikidefa Cumhurbaşkanı seçilebilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içindenveya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifiile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerlioylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasi partiler ortakaday gösterebilir.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir veTürkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.”
MADDE 5- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 102 nci maddesi aşağıdakişekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 102- Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinindolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalmasıhalinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.
Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunualan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa,bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilkoylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oylarınçoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümüveya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığınbirinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkincioylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır.Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolanCumhurbaşkanının görevi devam eder.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usûl ve esaslar kanunladüzenlenir.”
MADDE 6- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aşağıdaki geçici maddelereklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 18- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 67 ncimaddesinin son fıkrası, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılabilmesi için;çıkarılması gereken kanun hükümleri ile seçim kanunlarında yapılacakdeğişiklikler bakımından dikkate alınmaz.
GEÇİCİ MADDE 19- Onbirinci Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turoylaması, bu
Kanunun Resmi Gazetede yayımını takip eden kırkıncı günden sonrakiilk Pazar günü, ikinci tur oylaması ise ilk tur oylamayı takip eden ikinciPazar günü yapılır.
Anayasanın 101 inci maddesi uyarınca gösterilen adaylar, yazılımuvafakatları ve Anayasanın değişik 101 inci maddesindeki şartları ihtiva edenve diğer ilgili belgelerle birlikte ilk tur oylama tarihinden otuz gün önceTürkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına başvururlar. Adayların başvurularındaeksik bilgi ve belgelerin tespit edilmesi halinde Türkiye Büyük Millet MeclisiBaşkanlığı tarafından, eksikliklerin giderilmesi için üç günlük kesin süreverilir. Bu süre içinde eksikliklerin giderilmemesi halinde adaylar,kendiliğinden adaylıktan çekilmiş sayılırlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca, Anayasanın 101 incimaddesinde belirtilen nitelikleri taşıdıkları anlaşılan adaylara ilişkin kesinliste iki gün içinde ilan edilir ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığınabildirilir.
Cumhurbaşkanı adayı gösterilen kamu görevlisi, aday gösterildiğitarihten itibaren görevinden ayrılmış sayılır. Görevinden ayrılan kamugörevlisinin Cumhurbaşkanı seçilememesi halinde görevine geri dönmesi konusundailgili kanun hükümleri uygulanır.
Birinci tur seçim sonuçlarının kesinleşmesinden ikinci turoylamanın sonuçlanmasına kadar, ikinci oylamaya katılmaya hak kazananadaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikincioylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki oy sıralaması esas alınaraksıradaki adayla doldurulması suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayınkalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oylarınçoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanının seçilmesine ilişkin usul ve esasların kanunladüzenlenmesine kadar, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili SeçimiKanunu, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanun, 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasî PartilerKanunu, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin HalkoyunaSunulması Hakkında Kanun ile diğer kanunların bu maddeye aykırı olmayanhükümleri uygulanır.”
MADDE 7- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoyunasunulması halinde tümüyle oylanır.”
B- Dayanılan Anayasa ve İçtüzük Kuralları
Dava dilekçelerinde, Anayasanın 89., 148., 153. ve 175. maddeleriile TBMM İçtüzüğünün 81., 93. ve 94. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince 5.7.2007gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle görev sorunu üzerindedurulmuştur:
Anayasanın “iptal davası” başlıklı 150. Maddesi ile bu maddeyeparalel düzenleme içeren 2949 sayılı Yasanın 20. Maddesinde, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunlarınbelirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığıiddiasıyla Anayasa Mahkemesi'nde doğrudan iptal davası açabilme yetkisininCumhurbaşkanına, İktidar ve Anamuhalefet Partisi Meclis Grupları ile TürkiyeBüyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aitolduğu belirtilmiştir. Ayrıca Anayasanın 148. maddesinin ikinci fıkrasında ve2949 sayılı Yasanın 20. maddesinin son fıkrasında, şekil bakımındandenetlemenin ancak, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisiüyelerinin beşte biri tarafından istenebileceği belirtilmiş, kanununyayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra şekil eksikliğine dayalıiptal davası açılamayacağı ve def'i yoluyla ileri sürülemeyeceği öngörülmüştür.
Şekil bakımından dava, Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük MilletMeclisi üyelerinin beşte biri tarafından, 5678 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un ResmiGazetede yayımlanmasından itibaren on gün geçmeden açılmış bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanının dava dilekçesinde, 5678 sayılı Yasanın 6.maddesiyle Anayasaya eklenen Geçici Madde 19'un birinci fıkrasında, yasanınyayımlanmasıyla Cumhurbaşkanı seçim sürecinin başlayacağının öngörüldüğü,Anayasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesi halkoyuna sunulup sunulmamasınagöre farklılık gösterdiğinden, maddenin ya da yasanın halkoylamasınagötürülmesi durumunda yürürlükte olmayan bir yasa kuralına dayanılarakCumhurbaşkanı seçiminin yapılmasının olanaklı kılındığı, bu durumun biçimselyönden Anayasanın 175. maddesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir.
Anayasanın 148. maddesinde, Anayasa değişikliklerinde AnayasaMahkemesine tanınan denetim yetkisi, teklif, oylama çoğunluğu ve ivediliklegörüşülemeyeceği şartlarına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlanmıştır.Esas yönünden denetime olanak tanınmadığı gibi, 148. maddede tüketici biçimdesayılan koşulların dışında şekil yönünden denetim yapılması olanaksızdır.
Yasanın 6. maddesiyle eklenen Geçici Madde 19'un iptaline ilişkingerekçeler, teklif ve oylama çoğunluğu ve ivedilikle görüşülemeyeceği ilkelerikapsamında bulunmadığından, Anayasa Mahkemesinin görev alanına girmemektedir.
Açıklanan nedenlerle 5678 sayılı Yasanın 6. maddesiyle Anayasayaeklenen Geçici Madde 19'un iptal isteminin, yetkisizlik nedeniyle reddigerekir.
Dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin şekil yönündenincelenmesine, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK,Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılmalarıyla 5.7.2007 günündeoybirliğiyle karar verildi.
IV- ŞEKİL YÖNÜNDEN İNCELEME
Dava dilekçeleri ve ekleri, konuya ilişkin rapor, iptali istenenyasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları, İçtüzük ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A- Birleştirme Kararı
31.05.2007 günlü, 5678 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının BazıMaddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un iptaline karar verilmesiistemiyle açılan E.2007/75 sayılı davanın, aralarında hukuki irtibat nedeniyle2007/72 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esasincelemenin 2007/72 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 5.7.2007 günündeoybirliğiyle karar verildi.
B- Genel Açıklamalar
1- Anayasa değişikliklerinde yöntem
Anayasanın 175. maddesinin birinci fıkrasına göre, Anayasanındeğiştirilmesi süreci TBMM üye tamsayısının en az üçte birinin yazılıteklifiyle başlatılır. Tekliflerin Genel Kurulda iki defa görüşülmesizorunludur. İki defa görüşülmesinin amacı, Anayasa değişikliklerinin aceleye getirilmemesi,üzerinde titizlikle durulması ve iki görüşme arasında kamuoyunun çeşitliyollardan bilgilenmesine ve tartışmasına olanak sağlanmasıdır. Fıkrada,tekliflerin Genel Kurulda iki defa görüşülmesi öngörülürken, tüm görüşmelerinoylamayla sonuçlanması gerektiğine yönelik açık bir ifade yer almamaktadır.Değişiklik teklifinin kabulü, Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğun oyuile mümkündür.
1996 yılında Anayasaya uyum amacıyla değiştirilen TBMM İçtüzüğünün93., 94. ve 2001 yılında değiştirilen 81. Maddeleri gereği, Anayasadeğişikliklerinin görüşülmesinde;
- Teklifin maddelerine geçilmesinin oylanması
- Birinci görüşmede maddelerin oylanması
- Birinci görüşmeden 48 saat sonra yapılacak olan ikinci görüşmedemaddelerin oylanması ve
- Teklifin tümünün oylanması
biçiminde dört farklı oylamanın yapılacağı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 175. maddesinin ikinci fıkrasındaki gönderme gereğinceuygulanması gereken İçtüzüğün 93. maddesinde Anayasa değişiklik tekliflerinin,diğer kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesindeki usule tabi olacağıöngörülmektedir. Ancak, bu teklifler Meclis Genel Kurulunda iki defa görüşülür.İkinci görüşmeye, birinci görüşmenin bitiminden kırksekiz saat geçmedenbaşlanamaz. İçtüzüğün 94. maddesine göre, birinci görüşmede teklif maddelerininoylanmasında gerekli çoğunluğun alınamamış olması, aynı maddenin ikincigörüşmesinde tekrar görüşülüp kabul edilmesine engel oluşturmaz. Tümüüzerindeki oylama ise maddeler üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardındangerçekleştirilir.
Anayasanın 175. maddesinin ve İçtüzüğün 94. maddesinin birincifıkraları uyarınca Anayasa değişiklik tekliflerinin kabulü, TBMM üyetamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Anayasa değişikliklerine ilişkin yasaları yayımlama yetkisiCumhurbaşkanına ait olup, beşte üçten fazla ancak, üçte ikiden az bir oylakabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin yasaların halkoyuna sunulmaksızınyürürlüğe girmeleri olanaksızdır.
Cumhurbaşkanı yayımlamayı uygun bulmadığı Anayasa değişikliğineilişkin yasaları bir daha görüşülmek üzere Meclise geri gönderebilir. Üçteikinin altında bir çoğunlukla kabul edilen yasaların meclise iade edilmediğitakdirde, halkoyuna sunulması zorunludur. Meclisin geri gönderilen yasalarıüçte iki çoğunlukla aynen kabul etmesi durumunda Cumhurbaşkanı, Resmi Gazetedeyayımlayarak yürürlüğe koyabileceği gibi, isterse halkoyuna da götürebilir.Cumhurbaşkanı, doğrudan ya da iade üzerine üçte iki çoğunluk ile kabul edilenAnayasa değişikliğine ilişkin yasaların tamamını ya da gerekli gördüğümaddelerini halkoyuna götürme konusunda takdir yetkisine sahiptir.
2- Dava konusu Anayasa değişikliklerinin yasalaşma süreci
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun'a ilişkin teklif, 361 Milletvekilinin imzasınıtaşımaktadır. Teklif hakkındaki birinci görüşme 07.05.2007 tarihli 102.Birleşimde yapılmıştır. Bu birleşimde teklifin maddelerine geçilmesi 361 oylakabul edilmiştir. Birinci görüşmede teklifin maddelerinin oylanmasında;
1. madde 362,
2. madde 356,
3. madde 353,
4. madde 350,
5. madde 351,
6. maddeye bağlı Geçici Madde 17., 350, Geçici Madde 18: 356,
7. madde 358,
oy almıştır.
TBMM Genel Kurulunun 10.05.2007 günlü 105 sayılı birleşimindeteklifin ikinci görüşmesi yapılmıştır. Doğrudan maddelerin oylanmasınageçildiğinde;
1. madde 367,
2. madde 376,
3. madde 375,
4. madde 370,
5. madde 374,
6. maddeye bağlı Geçici Madde 18: 374; Geçici Madde 19: 374(önerge ile maddelerin yeniden numaralandırıldığı anlaşılmaktadır),
7. madde (yürürlük maddesi) 375,
oy almış,
Teklifin tümü de gizli oylama sonucu 376 oyla kabul edilerek 5660sayılı Yasa olarak Cumhurbaşkanına gönderilmiştir.
Cumhurbaşkanı, 25.05.2007 tarihinde 5660 sayılı Yasayı bir dahagörüşülmek üzere Meclise geri göndermiştir.
Meclis Genel Kurulunun 28.05.2007 tarihindeki 115. Birleşimindeyapılan görüşmelerin ardından teklifin maddelerine 366 kabul oyuyla geçilmiş vemaddeler üzerinde yapılan birinci görüşmede;
1. madde 368,
2. madde 361,
3. madde 363,
4. madde 367,
5. madde 368,
6. madde ve ona bağlı Geçici Madde 18 ve Geçici Madde 19, 366'şar,
7. madde (yürürlük maddesi) 363,
oy almıştır.
İkinci görüşmeler 31.05.2007 tarihli 118. Birleşimdegerçekleştirilmiş ve yapılan gizli oylamalarda;
1. madde 366
2. madde 370
3. madde 375
4. madde 369
5. madde 371
6. madde ve ona bağlı Geçici Madde 18 ve Geçici Madde 19, 371'er
7. madde 375,
Teklifin tümü ise 370
oy almıştır.
Meclis Başkanı Yasanın ikinci görüşmesine 393 üyenin katıldığınıve 1. maddenin 366 oyla kabul edildiğini açıklamıştır.
Anamuhalefet Partisinden bazı Milletvekillerinin, değişikliklerinCumhurbaşkanınca geri gönderilmesi üzerine yapılacak oylamalarda kabul için 2/3çoğunluğun olması gerektiğini belirterek, 1. maddenin kabul edilmediğini, kabuldoğrultusunda bir açıklama yapılmasının Anayasaya aykırı olduğunu ilerisürmeleri üzerine İçtüzüğün 63. maddesi uyarınca usul tartışması açılmıştır.İtiraz eden Milletvekilleri, Cumhurbaşkanının iadesi üzerine maddeleringörüşülmesine geçilmesine ilişkin oylamada basit çoğunluk yeterli olduğu halde,maddelerin kabulü için üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun olmasıgerektiğini, bunun bilimsel çalışmalarda ve Anayasanın 175. maddesiningerekçesinde kabul edildiğini, aksine bir tutumun Anayasaya aykırı bir içtüzükdeğişikliği anlamına geleceğini, Yasanın tümü üzerinde üçte iki çoğunluksağlanmasının 1. maddenin kabulü anlamına gelmeyeceğini belirtmişlerdir.
İktidar partisi milletvekilleri, 1987 yılında Anayasanın 175.maddesinde yapılan değişikliklerin, Anayasa değişiklik usullerini kolaylaştırmaamacı taşıdığını, Cumhurbaşkanının iadesi üzerine üçte iki çoğunluğu aramanınbu amaca uymadığını, Maddenin üçüncü ve beşinci fıkralarındaki ifadelerin,Cumhurbaşkanının üçte iki çoğunluk ile kabul edilen bir değişikliği dehalkoyuna sunabileceğini vurgulama işlevinin olduğunu dile getirmişlerdir.
C- Anayasaya Aykırılık Sorunu
1- Yokluğun saptanması istemi
Cumhurbaşkanı dava dilekçesinde, Yasanın yeniden görüşülmek üzereTBMM'ne geri gönderilmesi üzerine gerçekleştirilen birinci tur görüşmelerde,Yasanın tümünün görüşülmesi bitirildikten sonra yapılan oylamada maddeleregeçilmesinin 366 oyla kabul edildiğinin açıklandığını, oysa bu sayının üyetamsayısının 2/3 çoğunluğundan az olması nedeniyle Anayasa değişikliğininTBMM'nce reddedilmiş sayılması gerektiğini, maddelerin görüşülmesinegeçilmesinin ve sonuçta Yasa önerisinin kabul edilerek yeniden Cumhurbaşkanınagönderilmesinin, tüm oylamalarda nitelikli çoğunluğun bulunması gerektiğineilişkin E. 1970/1 ve E. 1973/19 sayılı Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırılıkoluşturduğunu, bunun Yasayı şekil yönünden sakatladığını, bu nedenle Yasanınöncelikle yok hükmünde olduğunun saptanmasını istemektedir.
Yokluk, bir normun var olmadığının ifadesidir. Yasalar bakımından,parlamento iradesinin olmaması, Cumhurbaşkanının yayımlama iradesininbulunmaması, resmi gazetede yayımlanmaması gibi bir normun varlığının zorunlukoşulları bulunmadığı sürece “var”lıktan söz etmek olanaksızdır. Ancak, bunundışındaki sakatlıklar, denetime tabi oldukları sürece, Anayasal denetiminkonusunu oluşturabilirler.
Teklifin maddelerine geçilmesine ilişkin oylamada, Anayasanın 175.maddesinin öngördüğü sayıya ulaşılamamış olması, herhangi bir yoruma gerekbırakmaksızın, Anayasanın 148. maddesinde öngörülen “oylama çoğunluğu”kapsamında bir itiraz olması nedeniyle, şekil yönünden iptal davasının konusunuoluşturmaktadır.
Anayasada denetlenebilir olduğu kabul edilen ve uygulanacakyaptırımın da açıkça öngörüldüğü bir sakatlığın, yokluğun tespiti yoluylagiderilmesi olanaksızdır.
Cumhurbaşkanı dava dilekçesinde, Anayasanın 153. maddesindeöngörülen Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ilkesine de aykırıolduğunu ileri sürmüştür.
1961 Anayasası döneminde bu Anayasanın kurallarına göre verilmişAnayasa Mahkemesi kararlarının, yeni bir Anayasa olan 1982 Anayasası dönemindehukuksal bağlayıcılıkları yoktur. Yürürlükte olmayan Anayasalara göre verilenkararlar, “yokluk” ya da diğer yaptırımların gerekçesi olamaz.
Açıklanan nedenlerle, 5678 sayılı Yasanın yokluğunun saptanmasınayönelik istemin reddi gerekir.
2- Teklifin Maddelerine Geçilmesinin Oylanması
Cumhurbaşkanı dava dilekçesinde, yokluğun saptanması istemininkabul edilmemesi durumunda Anayasa değişikliğine ilişkin Yasanın, geri göndermeüzerine görüşülmesi sırasında, teklifin maddelerine geçilmesi oylamasında üçteiki oylama çoğunluğuna uyulmamasının Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptaliniistemiştir.
Anayasanın 175. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Anayasanındeğiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedekikayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.Maddede teklifin maddelerine geçilmesi hakkında herhangi bir kayıtbulunmamaktadır. Teklifin maddelerine geçilmesinin oylanmasına ilişkindüzenleme yalnızca yasaların görüşülmesi ve kabulüne ilişkin İçtüzükkurallarında bulunmaktadır. Nitekim TBMM İçtüzüğünün 93. maddesinin göndermedebulunduğu 81. maddesine göre, önce teklif hakkında görüşme açılır ve görüşmeninardından teklifin maddelerine geçilip geçilmemesi oylanır. Aynı maddeye göre,Anayasa değişikliği teklifinin gizli oylamaya tabi tutulması zorunludur.Teklifin maddelerine geçilmesi için gerekli oylama çoğunluğu, Anayasanın 96. veİçtüzüğün 146. maddelerinde öngörülen basit çoğunluktur.
Öte yandan, Anayasanın 175. maddesinin birinci fıkrasında,değişiklik tekliflerinin Genel Kurulda iki defa görüşüleceği öngörülmekte,İçtüzüğün 94. maddesinde de “kabul” ya da “ret” biçimindeki bir iradenin ancakbu “görüşme”lerin ardından yapılacak oylamayla ortaya çıkabileceği ve “iki defagörüşme”nin ardından “iki defa” oylanacağı sonucu doğmaktadır. Teklifinmaddelerine geçilmesi oylamasında nitelikli çoğunluk koşulunun aranması,Anayasanın 175. maddesinin birinci fıkrasında ve İçtüzük kurallarındabelirtilen “iki defa görüşülme” ve “iki defa oylama” biçimindeki zorunluluğuetkisiz kılarak işletilmemesine neden olabilecektir. Ayrıca, teklife gereklidesteği vermeyen milletvekillerinin görüşmeler sırasındaki düşünsel tartışmasürecinde görüşlerini değiştirebilmeleri mümkündür. Zaten iki defa“görüşülme”nin zorunlu kılınmasının temelinde de bu amaç yatmaktadır. Maddeleregeçilme aşamasının zorlaştırılarak bu olanağın ortadan kaldırılmasıAnayasakoyucunun iradesine aykırılık oluşturur.
Cumhurbaşkanının geri göndermesi üzerine, Yasanın maddelerinegeçilmesinin TBMM Genel Kurulunda 366 oyla kabul edilmiş olduğu, yasamabelgelerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Anayasa değişikliği teklifinin maddelerinegeçilmesinin oylanması, yasaların görüşülme ve kabulü hakkındaki hükümlere tabiolduğundan, oylama çoğunluğunun sağlanamadığı gerekçesiyle Yasanın tümününiptali isteminin reddi gerekir.
Mehmet ERTEN ve Mustafa YILDIRIM bu görüşe katılmamışlardır.
Serdar ÖZGÜLDÜR ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu sonuca değişikgerekçe ile katılmışlardır.
3- Maddelerin Oylanması
Cumhurbaşkanı dava dilekçesinde, Anayasanın 175. maddesinin üçüncüve beşinci fıkralarından, Cumhurbaşkanınca geri gönderilen Anayasadeğişikliğine ilişkin yasaların, yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanına yenidengönderilebilmesi için, TBMM Genel Kurulunda en az üçte iki oy çokluğuyla kabuledilmesi gerektiği sonucunun çıktığını, Anayasanın geçici 9. maddesi de dikkatealındığında Cumhurbaşkanına yeniden göndermek için güçlendirilmiş nitelikliçoğunluğun zorunlu olduğunu, istikrar için değişikliklerin güçleştiricikoşullara bağlandığını, Anayasaların toplumsal sözleşmeler olması nedeniylekolay ve sık değiştirilmemeleri gerektiğini, halkoyuna sunma olanağının bunudesteklediğini, 3361 sayılı Yasayla Anayasanın 175. maddesinde yapılandeğişiklikle geri gönderme durumunda zorlaştırıcılık özelliğinin korunduğunu,ikinci fıkrasının göndermesiyle İçtüzüğün yasalara ilişkin 81. maddesi veAnayasa değişikliklerine ilişkin 93. ve 94. maddelerine göre dört oylamanınyapılacağını, Anayasa Mahkemesinin E. 1970/1 sayılı kararına göre de tümoylamalarda nitelikli yeter sayısının aranacağını, bu nedenle geri göndermeüzerine birinci görüşmede teklifin 2., 3., Geçici Madde 18 ve Geçici Madde 19ile yürürlük maddelerinin yeterli oyu alamadıklarını; ikinci görüşmede de 1.maddesinin yeterli oyu sağlayamaması nedeniyle Anayasanın 175. maddesine aykırıolduğunu ileri sürmektedir.
a) Birinci Oylama
Anayasanın 175. maddesiyle İçtüzüğün 93. ve 94. maddelerinde,Anayasa değişiklik tekliflerinin iki defa görüşülmesinin zorunlu olduğu,teklifin birinci görüşmesi sırasında maddelerin ayrı ayrı görüşülüp oylanacağı,tüm maddelerin oylanmasının tamamlanmasından 48 saat sonra ikinci görüşmeninaçılacağı, bu görüşmede de tüm maddelerin ayrı ayrı oylanacağı, oylamalartamamlandıktan sonra teklifin tümü üzerindeki oylamada gerekli çoğunluğunsağlanmasıyla teklifin kabul edilmiş olacağı, birinci oylamada yeterliçoğunluğu alamayan maddelerin, ikinci oylamada da yeterli çoğunluğu alamamasıdurumunda reddedilmiş sayılacağı öngörülmektedir.
Anayasanın 175. maddesi, Anayasa değişiklik tekliflerinin iki defagörüşülmesini zorunlu kılmaktadır. Birinci görüşmenin ardından yapılacakoylamalarda yeterli çoğunluğu sağlayamayan maddelerin reddedilmiş sayılması,ikinci görüşmeyi engelleyici bir yoruma geçerlik tanınması anlamına gelir. Oysaİçtüzüğün 94. maddesinin ikinci fıkrasına göre birinci görüşmede gerekliçoğunlukla kabul oyu alamayan bir madde, ancak ikinci görüşmede de gerekliçoğunlukta kabul oyu alamamışsa reddedilmiş olur.
Bu nedenle, değişiklik teklifinin maddeleri hakkındaki birincigörüşmenin ardından yapılacak oylamadaki çoğunluğun, Anayasanın 148. maddesindedenetim ölçütü olarak öngörülen “oylama çoğunluğu” kapsamında olmadığınınkabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle, birinci görüşmede 5678 sayılı Yasanın 2., 3.ve 6. maddesiyle Anayasaya eklenen Geçici Madde 18 ve Geçici Madde 19 ileyürürlük maddelerinin yeterli oyu almadıkları gerekçesiyle iptali istemininreddi gerekir.
Mehmet ERTEN ve Mustafa YILDIRIM bu görüşe katılmamışlardır.
Serdar ÖZGÜLDÜR ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu sonuca değişikgerekçe ile katılmışlardır.
b) İkinci Oylama
Cumhurbaşkanı ve TBMM üyelerinin beşte biri dava dilekçelerinde,geri gönderilme üzerine yapılan ikinci oylamada yeterli oyu alamayan 5678sayılı Yasanın 1. maddesinin kabul edilmiş sayılmasının Anayasaya aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Yukarıdaki bölümde açıklandığı üzere Anayasanın 148. maddesindekioylama çoğunluğundan, Anayasanın 175. ve İçtüzük kuralları uyarınca, değişiklikteklifi maddelerinin ikinci görüşmelerdeki maddelere ilişkin oylama ileteklifin tümü üzerinde yapılacak son oylamadaki çoğunluğun anlaşılmasıgerekmektedir.
Anayasa değişikliğine ilişkin yasa tekliflerinin kabulü için yetersayı beşte üç olup, bu çoğunluğa ulaşan yasalar, referandum koşuluyla yürürlüğegirer.
Cumhurbaşkanının Anayasa değişikliğini bir daha görüşülmek üzere Meclisegeri göndermesi durumunda yasanın yeniden kabul edilmesi için gerekliçoğunluğun ne olduğunun aydınlatılması gerekmiştir.
Anayasanın 175. maddesinin birinci fıkrasında, teklif, görüşme veoylamaya ilişkin genel kural konulmakta, değişiklik tekliflerininiki defa görüşüleceği belirtilerek, değişiklik teklifinin kabulü için deTürkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte üç çoğunluğunun oyunun aranacağıöngörülmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasında, maddedeki ayrık kurallar dışındaAnayasanın değiştirilmesi sürecinde, olağan yasaların görüşülmesi ve kabulühakkındaki kuralların geçerli olduğu belirtilmiştir.
Maddenin üçüncü fıkranın birinci tümcesi, Cumhurbaşkanının gerigönderme yetkisi bulunduğunu öngörmekte, ikinci tümcesinde ise “Meclis, gerigönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederseCumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir” ifadesi yer almaktadır.Halkoyuna sunabilme bir seçim hakkının varlığına işaret etmektedir. Seçimhakkının kullanımı üçte iki ile kabul koşuluna bağlanmış bir sonuçtur. Üçte ikive üzeri bir çoğunlukla kabul edilen Anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulmasızorunluluğu ortadan kalkmakta, bu çoğunluğun sağlanamaması durumundauygulanacak kural 175. maddenin dördüncü fıkrasında yer almaktadır. Buna göre,üçte ikiden az ve beşte üçten fazla bir çoğunlukla kabul edilen Anayasadeğişiklikleri halkoyuna sunulmak zorundadır. Üçüncü fıkranın lafzındaki “üçteiki çoğunluğu ile kabul ederse” ifadeleri, başka çoğunluklarla da kabul edilmeolanağının varlığına işaret eder. “Üçte iki çoğunluğu ile kabul ederse”ifadesi, “ancak üçte iki çoğunluğu ile kabul edilebilir” ifadesiyle mantıksalolarak özdeş değildir. Bu ifade, üçüncü fıkradaki “sunabilir” yükleminebağlanmış bir koşul olduğundan, bunu “ancak üçte iki çoğunluğu ile kabuledilebilir” biçiminde bir önermeye dönüştürmek olanaksızdır.
Dördüncü fıkra, geri gönderilen yasanın üçte ikinin altında, beşteüçten fazla bir çoğunlukla aynen kabul edilmesi durumunda, ikinci kez iadeolanağı bulunmadığından, Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulmak üzereResmi Gazetede yayımlamasını zorunlu kılmaktadır.
Aynı değerlendirmenin geçerli olduğu beşinci fıkranın düzenlemekonusu “geri gönderme üzerine üçte iki kabul zorunluluğu” getirmek değil, buçoğunlukla kabul edilmiş bulunan bir Anayasa değişikliğinin bağlı olduğu yayımve yürürlük rejimini belirlemektir.
17.05.1987 günlü ve 3361 sayılı Yasanın 3. maddesiyle değiştirilenAnayasanın 175 maddesinin teklif aşamasında “Cumhurbaşkanı, Anayasadeğişikliklerine ilişkin kanunları Türkiye Büyük Millet Meclisine gerigönderebilir. Bu takdirde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri gönderilenAnayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip tekrar Cumhurbaşkanınagönderebilmesi, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla mümkün olabilir”biçimindeki metin, komisyonda değiştirilmiş, üçte iki çoğunluk, kabul içinzorunluluk olmaktan çıkarılarak referanduma götürme konusunda Cumhurbaşkanınatakdir yetkisi veren bir koşul olarak kabul edilmiştir.
Yasama belgelerinin incelenmesinde, Anayasa değişikliklerininkolaylaştırılmasıyla siyasetin ortaya çıkabilecek toplumsal ve siyasal krizlereyanıt
verebilmesiyle demokrasinin korunabileceği görüşünün egemen olduğugörülmektedir.
Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, teklifin kabulü için üçte ikiçoğunluğun zorunlu görülmesi durumunda, 1987 yılında yapılan değişikliğinherhangi bir kolaylaştırma ve kriz çözücü boyutunun bulunmadığı ve anlamsız birdeğişiklik olduğu sonucu doğacaktır. Böylece, önceki anayasalarda yer almayanhalkoylamasının Anayasa değişiklikleri sürecine eklenmesiyle ilk defayarı-doğrudan demokratik katılım olanağını sağlayan asli Anayasa koyucuiradenin etkinliği, bu değişiklikle daha da güçlendirilmiştir.
Öte yandan, TBMM İçtüzüğü 16.05.1996 tarihli 424 numaralı MeclisKararıyla değiştirilmiştir. Bu değişikliğin amacının Anayasaya uyum sağlanmasıolduğu, yasama belgelerinden anlaşılmaktadır. Bu çerçevede değiştirilenİçtüzüğün 94. maddesinin, Anayasanın 1987 yılında yeniden düzenlenen 175.maddesinin uygulaması niteliğinde olduğu açıktır.
İçtüzüğün 94. maddesinde, bu maddenin Cumhurbaşkanının gerigöndermesi üzerine yapılacak oylamalarda uygulanmayacağını belirten açık ya daörtülü herhangi bir ifade yer almamaktadır. Bu nedenle 94. madde,Cumhurbaşkanına göndermeden önceki aşamada olduğu gibi, Cumhurbaşkanının gerigöndermesi üzerine yapılacak görüşmelerde de uygulanacak kural niteliğindedir.Nitekim 1996 yılındaki içtüzük değişiklikleri sırasında, eski düzenlemedeki“2/3 çoğunluk” ifadesinin, herhangi bir ayrıma gitmeksizin “3/5 çoğunluk”biçiminde değiştirilmiş olması da bu sonucu desteklemektedir.
Buna göre, ayrık düzenlemeler bulunmadığı sürece, 94. maddeAnayasa değişikliklerinin oylanmasında uygulanacak genel bir içtüzük kuralıolduğunun, Cumhurbaşkanının geri göndermesi üzerine yapılacak oylamalarda dauygulanacağının kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle, Cumhurbaşkanınca geri gönderilmesi üzerineyapılan ikinci görüşmede, 5678 sayılı Yasanın 1. maddesinin 366 oyla kabuledildiği, böylece kabul için gerekli olan beşte üç oy çoğunluğunun sağlanmışolduğu anlaşıldığından maddenin iptali isteminin reddi gerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLERve Şevket APALAK bu görüşe katılmamışlardır.
Serdar ÖZGÜLDÜR ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu sonuca değişikgerekçe ile katılmışlardır.
4- Yasanın Tümünün Oylanması
Dava dilekçelerinde, Yasanın 1. maddesinin ikinci turgörüşmelerinde 366 oyla
kabul edildiğinin açıklandığı ve bu madde çıkarılmadan teklifintümünün oylandığı, oysa 1. maddenin reddedildiği, yasanın reddedilmişmaddesiyle birlikte tümünün oylanması sonucu ortaya çıkan istencin geçerliolamayacağı, bir yasanın tümünün kabul edilmesinin, reddedilmiş maddeyegeçerlik kazandırmayacağı, tersi durumda, Anayasa Mahkemesinin E. 1970/31 ve1973/19 sayılı kararlarında belirtildiği gibi oylamaların ancak birlikte anlamve değer kazanacağı, ayrıca bu uygulamayla “yasanın tümü” üzerinde Anayasanınöngördüğü oylamanın yapılmamış olduğu, çünkü “yasanın tümü” kavramının belirsizduruma getirildiği, bunun madde ya da maddelerin kabulü ya da reddi için oyveren milletvekillerinin, yasanın tümü oylanırken sağlıklı bir değerlendirmeyapmasını olanaksız kıldığı, 1. ve 2. turda reddedilmiş sayılan maddelerintümünün oylanmasına katılmasının şekil yönünden Anayasanın 175. maddesineaykırılık oluşturduğu, bu durumun aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin sözü edilenkararlarına ve Anayasanın 153. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yasama belgelerinden, Yasanın 1. maddesinin ikinci oylamasında 366oyla, bu madde ile birlikte Yasanın tümünün de 370 oyla kabul edildiğianlaşılmaktadır.
Yukarıdaki bölümlerde yapılan açıklamalar gereğince, halkoyunasunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa değişikliklerinde kabul yetersayısının beşte üç oy çoğunluğu olması nedeniyle, tüm maddelerin kabul edildiğive tümü üzerinde yapılan son oylamada da yeterli kabul oyunun sağlandığıgörülmüştür.
Açıklanan nedenlerle yasanın tümünün iptali isteminin reddigerekir.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLERve Şevket APALAK bu görüşe katılmamışlardır.
Serdar ÖZGÜLDÜR ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu sonuca değişikgerekçeyle katılmışlardır.
V- SONUÇ
31.5.2007 günlü, 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının BazıMaddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;
A- 10.5.2007 gününde kabul edilen 5660 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un TürkiyeBüyük Millet Meclisi'ne geri gönderilmesi üzerine, Genel Kurul'dakigörüşmelerin ardından teklifin maddelerine geçilmesinin 366 oyla kabul edilmişolması nedeniyle tümünün yok hükmünde sayılması isteminin REDDİNE, Mehmet ERTENile Mustafa YILDIRIM'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- 5660 sayılı Yasa'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gerigönderilmesi üzerine Genel Kurul'da gerçekleştirilen birinci görüşmesindegerekli oy çoğunluğuna ulaşılamadığı ileri sürülen 2., 3., 6. ve 7.maddelerinin iptali isteminin REDDİNE, Mehmet ERTEN ile Mustafa YILDIRIM'ınkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C- Cumhurbaşkanı'nca Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri gönderilen5660 sayılı Yasa'nın,
1- İkinci görüşmesinde 1. maddesine,
2- İkinci görüşmesinin sonunda tümüne,
ilişkin oylamaya yönelik iptal isteminin REDDİNE, FulyaKANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER ile ŞevketAPALAK'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
D- 6. maddesiyle 7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasası'na eklenen Geçici Madde 19'un iptali isteminin yetkisizlik nedeniyleREDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
5.7.2007 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
KARŞIOYGEREKÇESİ
Cumhurbaşkanı ve TBMM üyelerinin beşte biri tarafından 31.5.2007günlü, 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı MaddelerindeDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un şekil yönünden Anayasa'ya aykırılığısavıyla iptali istenmiştir. Dava dilekçelerinde, 5660 Sayılı Kanun'un,Cumhurbaşkanı'nın geri göndermesi üzerine tümü üzerindeki görüşmeleritamamlandıktan sonra maddelerine geçilmesinin ve 1. maddesinin ikinci görüşmesisonunda kabulünün Meclis üye tamsayısının üçte ikisi olan 367'nin altında kalan366 oyla gerçekleştirilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerini belirleyen148. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kanunların şekil bakımından denetlenmesi,son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasadeğişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivediliklegörüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır”denilmektedir. Bu düzenleme ile kanunların şekil bakımından denetlenmesi sonoylama ile sınırlanırken, anayasa değişikliklerinde “oylama çoğunluğu”ndan sözedilerek son oylama dışındaki oylamaların da denetime bağlı tutulmasıamaçlanmıştır. Madde'nin gerekçesinde de yalnız kanunlar için şekil denetimininson oylama ile sınırlanmasının gerekçesi açıklandığından bu gerekçenin, Anayasadeğişikliklerindeki oylamaları da kapsadığını kabul etmek olanaklı değildir.Çünkü Anayasa değişikliğinin, bir kanun tasarısı ve teklifi olmadığı açıktır.Bunun için Anayasa'da kanunların görüşülmesi ve kabulünden farklı kurallaröngörülmüştür. Ayrıca, bir Anayasa kuralının, yorumlanmasında asıl olanlâfzıdır; gerekçesinin kapsamı genişletilerek bazı varsayımlarla ona farklıiçerik kazandırılması mümkün değildir. Madde'nin gerekçesinde, sadece“kanunların” şekil denetimi yönünden açıklama getirildiği “Anayasadeğişiklikleri”nin ise bu kapsama alınmadığı gerçeği gözardı edilerek sağlıklısonuca ulaşılamaz. Bu nedenle 148. madde bakımından, yasa ve anayasadeğişikliği ayırımı yapılmaksızın ikisinin de şekil denetiminin son oylama ilesınırlı olduğunu kabule olanak bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 88. maddesinin ikinci fıkrasında, kanun tasarı vetekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarınınİçtüzükle düzenleneceği belirtilmekte, Meclis İçtüzüğünün; 93. maddesinin ilkfıkrasında, Anayasa değişiklik tekliflerinin, diğer kanun tasarı vetekliflerinin görüşülmesindeki usule tâbi olduğu, ancak, bu tekliflerin GenelKurul'da iki defa görüşüleceği; 94. maddesinin ilk fıkrasında bu tekliflerinbirinci ve ikinci görüşmelerinde maddelerin kabulü ile ikinci görüşmeninsonunda tümünün kabulünün, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyu ilemümkün olduğu; ikinci fıkrasında da birinci görüşmede gerekli çoğunlukla kabuloyu alamayan bir maddenin ikinci görüşmede de gerekli çoğunlukla kabul oyualamaması durumunda reddedilmiş olacağı öngörülmektedir. Buna göre, Anayasadeğişiklik teklifinin maddelerinin kabulü ile tümünün kabulünde Anayasa'daöngörülen nitelikli çoğunluk aranacaktır. Cumhurbaşkanı'nın geri çevirmesiüzerine aranacak nitelikli çoğunluk ise Anayasa'nın 175. maddesindebelirtilmiştir. Bu maddenin üçüncü fıkrasında, “Cumhurbaşkanı Anayasadeğişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye BüyükMillet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunuhalkoyuna sunabilir” denilerek Cumhurbaşkanı'nın geri çevirmesi halinde kabulyeter sayısının üye tamsayısının üçte ikisi olduğu vurgulanmıştır. Madde'ninbeşinci fıkrasında ise doğrudan veya Cumhurbaşkanı'nın iadesi üzerine Meclisüye tamsayısının üçte ikisi ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkinkanunları, dilerse halkoylamasına sunabilmesi için Cumhurbaşkanı'na takdirhakkı tanımıştır. Bu durumda, Anayasa'nın 175. maddesinin birinci fıkrasınakoşut olarak TBMM İçtüzüğü'nün 94. maddesinin ilk fıkrasında yer alan Anayasadeğişikliklerinde kabul yeter sayısının en az beşte üç olduğu yolundakidüzenlemenin ancak Cumhurbaşkanı'nca geri çevrilmeyen haller için geçerliolacağı açıktır. Bu bağlamda, Anayasa'yla uyum sağlaması bakımından 94.maddenin ikinci fıkrasındaki “gerekli çoğunlukla kabul oyu alamayan birmadde...” söyleminin de anayasa değişikliklerinde en az kabul yeter sayısının,Cumhurbaşkanı'nın geri çevirmesinden öncesi için beşte üç sonrası için de üçteiki olduğu biçiminde anlaşılması gerekmektedir.
Anayasa ve TBMM İçtüzüğü kurallarının birlikte incelenmesinden,Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı'nın geri çevirmesinden sonra,maddelerinin veya tümünün kabulü için yeter sayının Meclis üye tamsayısınınüçte ikisi (bugün için 367) olduğu sonucuna varıldığından, teklifin, 366 oyalarak 367 olan kabul yeter sayısına ulaşamayan 1. maddesinin kabul edilmişsayılmasının şekil yönünden Anayasa'ya aykırı olduğunda duraksamaya yer yoktur.
Öte yandan, Anayasa değişikliğinin tümü üzerindeki oylamanın,Anayasa'ya uygun bir çoğunlukla kabul edilmiş sayılması için sadece kabul yetersayısına ulaşılması yetmez, oylanan metnin de Anayasa'nın öngördüğü biçimdeoluşması gerekir. Aksi halde, üyelerin bu metin üzerinde birleşen iradelerininsağlıklı olduğundan söz edilemez. Bazı maddelere ilişkin oylamanın Anayasa'daöngörülen kabul yeter sayısının altında kalması durumunda anılan maddeler reddedilmişsayılacağından, kural olarak bu maddeler kapsama alınarak tasarı veya teklifintümü oya sunulamayacağından bu konudaki oylama çoğunluğunun da geçerliliğindenve Anayasa'ya uygunluğundan söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle 31.5.2007 günlü 5678 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması HakkındaKanun'un şekil bakımından iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY
Anayasalar, anayasal rejimi koruyan, siyasi yapıyı oluşturantoplumsal sözleşmelerdir. Bunların değiştirilmelerinin sıkı kurallarabağlanması, onlara atfedilen niteliklerin kaçınılmaz sonucu ve gereğidir.Anayasal rejimin korunması ve sürdürülmesi, Anayasaların kolaydeğiştirilmelerine izin verilmemesi ile yakından ilgilidir.
Anayasa değişikliklerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde birdaha görüşülmesine imkan veren düzenlemenin amacının, daha iyi bir anayasayapmak olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bunun içinde, Anayasa'da farklıoylama çoğunlukları benimsenmiş, oylama çoğunluğuna göre de ret, yenidengörüşülmesi için Meclise iade, halkoyuna sunma ve kanunlaşmak üzere yayımlanmagibi sonuçlar öngörülmüştür.
Anayasanın değiştirilmesi ile ilgili düzenleme, Anayasa'nın 175.maddesinde yer almıştır.
Anılan maddenin üçüncü fıkrasında, “Cumhurbaşkanı Anayasadeğişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye BüyükMillet Meclisi'ne geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen kanunu, üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse ...”, beşinci fıkrasındaise “Doğrudan veya Cumhurbaşkanın iadesi üzerine, Meclis üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkinkanun…” biçimindeki kurallara yer verilerek, Cumhurbaşkanınca bir dahagörüşülmek üzere gönderilen Anayasa değişliğine ilişkin yasalarla ilgili,oylama çoğunluğu gösterilmiştir.
Bunlardan üçüncü fıkrada yer alan kural, Cumhurbaşkanının, Anayasadeğişikliklerine ilişkin kanunları bir daha görüşülmesi için Türkiye BüyükMillet Meclisi'ne geri gönderebileceğini, Meclisin de geri gönderilen kanunlarıaynen kabul edebileceğini, aynen kabulün ise ancak, üye tam sayısının üçte ikiçoğunluğunun kabul etmesi ile mümkün olabileceğini öngörmektedir.
Anayasa'nın 175. maddesinin birinci fıkrası, Anayasa'nındeğiştirilmesi hakkındaki teklifin kabulünü Meclis'in üye tamsayısının beşte üççoğunluğunun gizli oyuyla mümkün olacağını ifade etmekle birlikte, aynımaddenin dördüncü fıkrası, Meclis'in beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oylakabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunların zorunlu olarak yaMeclise iade edilebileceğini ya da halkoyuna sunulabileceğini, üçüncü vebeşinci fıkraları ise üçte iki çoğunluk ile kabul edilen Anayasa değişikliklerihakkındaki kanunların Cumhurbaşkanınca istenirse halkoyuna sunulabileceğini,sunulmaması halinde ise yasalaşmak üzere yayımlanacağını hüküm altına almıştır.Bu düzenlemelerden, Anayasa'nın, Anayasa değişikliklerinde Meclisin üçte ikiçoğunluğunun kabul iradesine verdiği önemi, beşte üç çoğunluğunun kabuliradesine vermemek suretiyle gerek doğrudan ve gerekse iade üzerine üçte ikiçoğunluk oyu ile kabul edilen Anayasa değişiklikleriyle ilgili kanunları farklıdeğerlendirmeye tabi tutuğu açıkça anlaşılmakta ve iade üzerine üçte ikiçoğunluğa ulaşmayan beşte üç oranındaki Meclis iradesinin ise Anayasadeğişikliğine ilişkin kanunu reddettiğinin kabul edilmesi gerektiği sonucunavarılmaktadır. Aksi takdirde, Cumhurbaşkanı, 175. maddede öngörülmediği haldeAnayasa değişikliği ile ilgili kanunu ya görüşülmek üzere tekrar Meclise iadeedecek ya da halkoyuna sunacaktır. Meclise iadenin tercih edilmesi durumundaise üçte iki çoğunluğa ulaşmadığı sürece bu uygulama sürüp gidecektir. Böylebir hal, Anayasa'nın özüne ters düşeceği gibi Cumhurbaşkanına tanınan iadeyetkisinden beklenen amaçla da çelişecektir.
Her ne kadar, 17.05.1987 günlü 3361 sayılı Kanun'la yapılandeğişiklik ile Anayasa'yı değiştirme yeter sayısı üçte ikiden beşte üçedüşürülmüş ise de Cumhurbaşkanınca geri gönderilmesi durumunda, Anayasanındeğiştirilmesine ilişkin kanunun aynen kabul edilebilmesi için, en az üçte ikioy çoğunluğu aranarak nitelikli çoğunluk korunmuştur.
Yine, Anayasa'nın geçici 9. maddesinde ve 175. maddeningerekçesinde, Cumhurbaşkanının bir daha görüşülmesi için gönderdiği Anayasadeğişikliğine ilişkin kanunların aynen kabul edilebilmesi için, nitelikliçoğunluk oyunun arandığının açık bir dille ifade edildiği de görülmektedir.
Bu nedenlerle Cumhurbaşkanının, Anayasa değişikliğine ilişkinkanunu bir daha görüşülmek üzere iade etmesi durumunda, Anayasa değişikliksürecinin devam edebilmesi için, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Anayasadeğişikliğine ilişkin kanunu üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla kabuletmesi zorunludur.
Bu zorunlu oylama çoğunluğunun, Anayasa değişiklik sürecinin hangiaşamalarında aranması gerektiğine gelince;
Anayasa'nın 175. maddesinin ikinci fıkrasında, Anayasa'nındeğiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulünün, bu maddedekikayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabiolduğu belirtilmekte, 148. maddesinde de kanunların şekil denetiminin sadeceson oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı ile sınırlandırılmışken,Anayasa değişikliklerinde “oylama çoğunluğuna uyulup uyulmadığı” hususunaişaret ederek, diğer kanunlardan ayırt edici bir düzenlemeye yer verdiği,böylece Anayasa değişikliklerinde, Genel Kurulda yapılan görüşmelerde,Anayasa'nın 175. maddesinde aranan çoğunluklara maddelerin oylanmasında dauyulup uyulmadığını Anayasaya uygunluk denetimi kapsamı içinde tuttuğuanlaşılmaktadır.
Kanun tekliflerinin görüşülmesi ve kabulünün, Anayasa'nın 88.maddesinde İçtüzük hükümlerine göre yapılacağı ifade edilmiş, Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüğü'nün 81.maddesi kanunların, 93. ve 94. maddeleri ileAnayasa'nın 148. maddesi ise Anayasa değişikliklerinin Genel Kurul'da görüşülmeyöntemini hükme bağlamıştır.
Bu maddelerde yer alan hükümlere göre, değişiklik teklifleri 48saat ara ile iki kez görüşülmekte, bu iki görüşmede dört oylama yapılmaktadır.Bunlardan birinci görüşmede önce maddelere geçilme oylanmakta, sonra maddelertek tek oylanmakta, ikinci görüşmede ise yine önce maddeler tek tek oylanmaktave sonunda da anayasa değişikliğine ilişkin kanunun tümü oylanmaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'ne göre, maddelere geçilmesiya da tümü kabul edilmeyen kanun teklifleri Genel Kurul'ca reddedilmişsayılmaktadır. Bu hususun, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunlarıngörüşülmeleri ve kabulü sırasında da dikkate alınması gerektiğinde tereddütbulunmamaktadır.
Anayasa'nın 148. maddesinin, Anayasa değişikliklerinde sadece“oylama çoğunluğuna uyulup uyulmadığı” hususuna işaret ederek, yapılanoylamalar arasında herhangi bir ayırım gözetmemesi, 175. maddesinin de her aşamadaişin özelliğine göre üçte iki veya beşte üç oy çokluğunun karar yeter sayısıolarak aranacağını ifade etmesi nedeniyle her aşamada yapılan oylamanın sonuçdoğuracağının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Böylece, Cumhurbaşkanının birdaha görüşülmesi için gönderdiği anayasa değişikliğine ilişkin kanunun kabuledilmesi için, üçte iki çoğunluğun maddelerin tek tek oylanması dahil heraşamadaki oylamada aranması zorunluluk haline gelmektedir. Nitekim,16.06.1970-E.1970/1, K.1970/31 sayılı ve 15.04.1975- E.1973/19, K.1975/87sayılı Anayasa Mahkemesi kararlarında da bir daha görüşülmek üzere Meclis'egönderilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanunların, yeniden Cumhurbaşkanınagönderilebilmesi için, her oylamada üye tamsayısının üçte iki çoğunluğununoyuyla kabul edilmesinin anayasal zorunluluk olduğu ifade edilmektedir.
Bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'negönderilen 5660 sayılı Anayasa Değişikliğine İlişkin Kanun'un, Genel Kurul'dakibirinci görüşülmesinde, önce Kanun'un maddelerine geçilmesi oylanmış ve üçteikinin altında (366) kabul oyu verildiğinin saptanması üzerine maddeleregeçilmesinin kabul edildiği belirtilerek, maddelerin görüşülmesine geçilmiştir.Maddelerin birinci görüşülmesinde, 2., 3., geçici 18., geçici 19. ve yürürlük maddelerine,maddelerin ikinci görüşülmesinde ise 1. maddeye üçte iki çoğunluğun altındakabul oyu verilmiştir. Bunlar da sırasıyla 361, 363, 366, 366, 363 ve 366 kabuloyudur. Üçte iki çoğunluğun altında kabul oyu verilen bu maddeler de dahiledilerek, Kanun'un tümünün yapılan son oylamasında üçte iki çoğunluğu aşan 370kabul oyu verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve Anayasa'nın öngördüğü ilkelergözetilerek yapılan değerlendirme sonucunda, 5660 sayılı Anayasa Değişikliğineİlişkin Kanun'un bir daha görüşülmesi sırasında;
Öncelikle maddelerine geçilmesinin üçte iki çoğunluğun altındaolan 366 oy verilmesi nedeniyle Kanun teklifinin reddedilmiş sayılmasıgerekirken, kabul edilmesi,
İkinci olarak, maddelerin birinci görüşülmesinde üçte ikiçoğunluğun altında oy verilen 2., 3., geçici 18., geçici 19. ve yürürlükmaddelerinin reddedilmiş sayılmaları gerekirken, ikinci görüşmede oylanarakkabul edilmeleri,
Üçüncü olarak, maddelerin ikinci görüşülmesinde üçte ikiçoğunluğun altında oy verilen 1. maddenin reddedilmiş sayılması gerekirken,Kanun'un tümünün yapılan oylanmasına dahil edilmesi,
Son olarak, maddelerin birinci ve ikinci görüşmelerindereddedilmiş sayılan maddelerin, Kanun'un tümü ile ilgili son oylamaya dahiledilmemeleri gerekirken, dahil edilerek oy veren milletvekillerinindeğerlendirmelerini etkileyecek şekilde birlikte oylama yaptırılması,
Kanun'un tümünü, Anayasa'nın her aşamadaki oylamada üçte ikiçoğunluk arayan 175. maddesine şekil yönünden aykırı hale getirmiştir.
Bu nedenlerle 31.05.2007 günlü, 5678 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un tümününşekil yönünden iptali gerektiği için ret düşüncesine katılmadık.
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Mustafa YILDIRIM
KARŞIOYYAZISI
Davada çözümlenmesi gereken sorun, Anayasa değişikliklerineilişkin kanunların Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere TBMM'negeri gönderilmesi halinde kabul çoğunluğunun ne olacağı ve bunun 2/3 olarakkabulü halinde ise teklifin görüşmelerinin hangi aşamalarında uygulanmasınıngerekeceğidir. Anayasanın konuyu düzenleyen 175. maddesi bu konuda açıkolmadığından yorum yoluyla sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Anılan madde incelendiğinde;
Birinci fıkrasında, Anayasanın değiştirilmesinin TBMM üyetamsayısının üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebileceği, bu teklifinGenel Kurulda iki defa görüşüleceği ve kabulünün Meclisin üye tamsayısınınbeşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkün olduğu, İkinci fıkrasında, Anayasanındeğiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulünün, bu maddedekikayıtlar dışında kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabiolduğu,
Üçüncü fıkrasında, Cumhurbaşkanının Anayasa değişikliklerineilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere TBMM'ne gerigönderebileceği, Meclis, geri gönderilen kanunu, üye tam sayısının üçteiki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanının bu kanunu halk oyunasunabileceği,
Dördüncü fıkrasında, Meclisçe üye tamsayısının beşte üçü ile veyaüçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunun,Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmaküzere Resmi Gazetede yayımlanacağı,
Beşinci fıkrasında, Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesiüzerine, Meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasadeğişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddelerinin Cumhurbaşkanıtarafından halkoyuna sunulabileceği, halkoyuna sunulmayan Anayasadeğişikliğine ilişkin kanun veya ilgili maddelerin Remi Gazetede yayımlanacağı,
Öngörülmüştür.
Dördüncü fıkraya göre, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun,beşte üç veya üçte ikiden az bir çoğunlukla kabul edilmesi halindeCumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere Meclise iade edilmesi veyahalkoyuna sunulması gerekmektedir. Dolayısıyla böyle bir çoğunlukla kabuledilen Anayasa değişikliğinin Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmasımümkün değildir. Diğer bir deyişle, beşte üç çoğunlukla kabul edilen biranayasa değişikliğinin halkoylamasında kabul edilmesi dışında yürürlüğe girmesiolanaksızdır.
Beşinci fıkraya göre, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun,doğrudan üçte iki çoğunlukla kabulü halinde ise, Cumhurbaşkanı tarafındanMeclise iade edilmesi veya halkoyuna sunulması mümkündür. Cumhurbaşkanı buyetkilerini kullanmadığı takdirde Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veyailgili maddeler Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlük maddesindeki hükümdoğrultusunda yürürlüğe girecektir.
Bu kurallarda birinci aşama açısından duraksamayı gerektiren birhusus yoktur. Ancak, ikinci aşamada diğer bir deyişle Cumhurbaşkanı tarafındanbir daha görüşülmek üzere Meclise iade edilen Anayasa değişikliğine ilişkinkanun konusunda üçüncü fıkrada “Meclis, geri gönderilen kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu kanunuhalkoyuna sunabilir”, beşinci fıkrada da “…Cumhurbaşkanının iadesiüzerine Meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasadeğişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleriCumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir” denildiğinden, buifadelerin yalnız Cumhurbaşkanına halkoyuna başvurma yetkisini veren birdüzenleme mi olduğu, yoksa aynı zamanda kabul çoğunluğunu da mı içerdiğihususunda bir sonuca varabilmek için maddenin bütününün ve tarihsel yorumununda yapılması gerekmektedir.
Anayasanın 175. maddesinin özgün hali, bu maddeyi değiştiren17.5.1987 tarih ve 3361 sayılı Kanunun teklif metni, TBMM AnayasaKomisyonundaki değişiklik ve yürürlükteki metin incelendiğinde, Anayasakoyucunun, gerek zorunlu gerek Cumhurbaşkanının takdirine bağlı olsun Anayasadeğişikliklerinde halkoylaması yolunun açık olmasını benimsediğianlaşılmaktadır. O kadar ki, Meclis üye tamsayısının üçte ikisinden az oylakabul edilen bir anayasa değişikliğinin halkoyuna sunulmadan yürürlüğe konulmasınageçit vermemektedir.
Cumhurbaşkanının daha önce geri çevirdiği ve Meclisin aynen kabulettiği bir kanunu tekrar geri çevirmesi yetkisi bulunmadığından, ikinci aşamadaüçte ikiden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunun, dördüncüfıkradaki “Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirdehalkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanır” kuralı uyarıncahalk oyuna sunulması olanaksızdır. Aksine düşüncenin kabulü, diğer biranlatımla iade edilmiş olmasına rağmen üçte ikiden az oyla kabul edilenkanunun, Cumhurbaşkanı tarafından tekrar Meclise iade edilebileceği veya halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazete'de yayımlanacağının benimsenmesi, ikinciaşamada üçte iki çoğunluğu sağlayamayan bir Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanıile Meclis arasında gereksiz yere gidip gelmesi sonucunu doğuracaktır. Anayasakoyucunun böyle bir durumu öngördüğü kabul edilemeyeceğine göre, bu kuralınbirinci aşamaya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Anılan kanunun, üçüncü vebeşinci fıkralardaki kurallara göre de halkoyuna sunulması olanaklı değildir.Zira, bu fıkralarda açıkça üçte iki çoğunlukla kabul edilen kanunun halkoyunasunulması konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir. Bu durumda, üçüncü vebeşinci fıkralardaki yukarıda belirtilen ifadeler, Cumhurbaşkanı tarafındanMeclise iade edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun, ancak üçte ikiçoğunlukla kabul edilebileceğini göstermektedir. Nitekim, öğretide de baskıngörüş bu doğrultudadır.
Üçte iki çoğunluğun hangi oylamalarda aranması gerektiğinegelince:
Anayasa ve TBMM İçtüzüğü hükümlerine göre, Anayasa değişikliktekliflerinde dört oylama yapılması gerekmektedir. Bunlar; 1. Maddeleregeçilmesi, 2. Birinci görüşme sonunda maddelerin ayrı ayrı oylanması, 3. İkincigörüşme sonunda maddelerin ayrı ayrı oylanması, 4. Teklifin tümününoylanmasıdır.
Anayasanın 175. maddesinde, değişiklik teklifi ile kabulündenitelikli çoğunluk aranması ve bu teklifin iki kez görüşülmesi zorunluluğununöngörülmesi, bunlar haricinde Anayasa değişikliği tekliflerinin görüşülmesi vekabulünün kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki kurallara tabi tutulması,anılan ayrıksı kurallar dışında genel kuralların uygulanmasının yeterligörüldüğünü, bir bakıma tekliflerin görüşülmesinin kolaylaştırıldığını göstermektedir.Nitekim, TBMM İçtüzüğünün 94. maddesinin ikinci fıkrasında “Birincigörüşmede gerekli çoğunlukla kabul oyu alamayan bir madde ikinci görüşmede degerekli çoğunlukta kabul oyu alamamışsa reddedilmiş olur.” denilerekyalnız birinci görüşmede yeterli oyu alamayan maddenin reddedilmişsayılmayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Bu hükümlere göre, Cumhurbaşkanının iadesinden sonraki aşamadabitirici nitelikteki ikinci görüşmede maddelerin oylanmasında ve sonuçtateklifin ikinci görüşmede kabul edilen maddelerinin tümünün oylanmasında üçteiki çoğunluğun aranması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu çerçevede 5678 sayılı Yasanın görüşmeleri incelendiğinde, 1.maddesinin Cumhurbaşkanının iadesi üzerine yapılan ikinci görüşmede 366 oyaldığı anlaşıldığından ve bu oy TBMM üye tam sayısının üçte ikisinden azolduğundan anılan madde kabul edilmemiştir. Diğer bir deyişle düşmüştür. Bunedenle 1. maddenin iptali gerekmektedir.
Yöntemince kabul edilmeyen bu maddenin metinden çıkarılmayarakYasanın tümünün oylanması, “Yasanın tümü” üzerinde Anayasada öngörüldüğübiçimde oylama çoğunluğu sağlanmadığını göstermektedir. Dava dilekçelerinde bukonuda belirtilen gerekçeler yerinde olup bu durum, Yasanın tümünün iptalinigerektirmektedir.
Açıklanan nedenlerle, aksi yönde oluşan çoğunluk kararınakatılmadım.
Üye
A.Necmi ÖZLER
DEĞİŞİKGEREKÇE
1- Anayasa'nın 175. maddesinde 17.5.1987 tarih ve 3361 sayılıKanun'la yapılan değişiklikten sonra da, Cumhurbaşkanının Anayasadeğişikliklerine ilişkin kanunları bir daha görüşülmek üzere Türkiye BüyükMillet Meclisi'ne geri göndermesi halinde, Meclis'in geri gönderilen kanunu üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul etmesi gerektiği ilkesinde birdeğişiklik olmamıştır. Çünkü, değişiklik öncesi metinde sadece Meclis'in gerigönderilen kanunu aynen (2/3 çoğunlukla) kabul etmesi halinde Cumhurbaşkanınınbu kanunu halkoyuna sunabileceği yönündeki hüküm, 3361 sayılı Kanun'un teklifmetni ile TBMM'deki görüşmede ortaya çıkan metni uzlaştırmak suretiyle “farklı”alternatifler gözetilerek, birden fazla hale özgülenmiştir. Gerçekten, teklifmetninde, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunların kabul edilerekCumhurbaşkanınca Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra zorunlu halkoyunasunulması esası öngörülürken; TBMM'de bu düşünce kabul görmeyerek, halenAnayasa'nın 175. maddesinde belirtilen biçimde “zorunlu-ihtiyari” olmak üzere,değişik durumlara göre halkoylaması benimsenmiştir. Bu nedenle de, 3/5 ve 2/3kabul çoğunluklarına ve Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere iade halindeancak 2/3 kabul çoğunluğu koşuluna bağlı olarak ihtiyari ya da zorunlu halkoylamasıesası, TBMM Anayasa Komisyonunda teklif metinleri ile birlikte redaksiyona tâbitutularak, aynı cümle içinde anlam bulmak üzere kaleme alınmıştır. Ne komisyongerekçelerinde ne de TBMM görüşmelerinde Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmeküzere iade halinde 2/3 yerine 3/5 kabul çoğunluğu gerektiğine ilişkin en küçükbir ima dahi yoktur. Dolayısıyla “Meclis, geri gönderilen kanunu, üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunuhalkoyuna sunabilir.” cümlesi, teklif metninin “ihtiyari halkoylaması”durumunun ilavesi suretiyle biçimlendirilmiş şeklinden başka bir anlamtaşımamaktadır. Değişiklik gerekçesinde, açıkça 2/3 kabul çoğunluğunun herhalde yüksek bulunduğu, bu nedenle 3/5 kabul çoğunluğunun yeterli görüldüğüşeklinde hiçbir aksi düşüncenin de serdedilmemesi, bu görüşümüzü açıkça teyitetmektedir. Bu bakımdan, Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere iadehalinde 2/3 oylama çoğunluğunun aranması gerektiği kuşkusuzdur.
2- Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında “Kanunların şekilbakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunluklayapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklifve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartınauyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.” denilmektedir. YineAnayasa'nın 175. maddesinin ikinci fıkrası “Anayasanın değiştirilmesihakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlardışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümleretâbidir.” hükmünü öngörmektedir. Anayasa'nın 95. maddesinin birincifıkrası ise “Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı içtüzükhükümlerine göre yürütür.” demektedir. Nihayet bu konuda temas edilmesi gerekenson Anayasal direktif, Anayasa'nın 175. maddesinin birinci fıkrası hükmüdür. Bufıkra hükmüne göre de “Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisiüye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanındeğiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirmeteklifinin kabulü Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuylamümkündür.”
Belirtilen bu Anayasal hükümler ışığında ilk irdelenmesi gerekenhusus, Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Oylama çoğunluğunun”hangi anlama geleceğidir. Anayasa'nın 148. maddesinin gerekçesinde konuyaaçıklık getirildiği görülmektedir: “… Getirilen ikinci bir yenilik, sonoylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağıdır. Sonoylama Genel Kurul tarafından yapılır. Daha önce vücut bulan şekilbozukluklarını genel kurulun bildiği veya bilmesi gerektiği varsayılır. Çünküonun kararı, yapılan bir incelemeye, tartışmaya ve açıklamaya dayanır. GenelKurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabuletmemek için yeterli neden saymadığı yolunda bir irade tecellisidir. Enbüyük organ Genel Kuruldur. Onun iradesi hilafına bir sonuç çıkarmak hukukunana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan önceki şekilbozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.”
Aynı konunun Danışma Meclisi çalışmalarında da gündeme gelmesiüzerine, Anayasa Komisyonu sözcüsü Şener AKYOL şu açıklamalarda bulunmuştur: “…Anayasa Mahkemesinin kanunları şekil ve esas bakımından denetlemesisöylendikten sonra ikinci fıkrada, şekil denetiminin münhasıran o kanun içinyapılan son oylamaya ilişkin olacağına dair hüküm yer almaktadır. Yani 1961Anayasasının uygulamasında, Anayasa Mahkemesinin verdiği pek çok şekilsebebiyle iptal kararının artık verilemeyeceği hükme bağlanmakta, nihaioylamada, milli iradenin tahakkuk ettiği son oylamada eğer çoğunlukbakımından bir arıza yoksa, yani bir sayma hatası yoksa, yani milli iradeburada, bu Meclisin kararıyla, bir Meclisin kararıyla tecelli etmişse, artık okanunun hazırlanış dönemine ilişkin usuli meselelerden dolayı o kanunun iptaledilemeyeceği hükmünü taşımaktadır. Bu ise önemli bir hükümdür… Biz bumaddeyle, Sayın Öztürk'ün önergesinde görmezlikten geldiği bir önemli noktayıvurgulamak istiyoruz ki, milli iradenin tecelligâhı olan yerde yapılannihai oylama, bütün diğer önceki usul hatalarını tashih eder, düzeltir, hattaonları olmamış hale getirir. İşte 182. maddenin asıl hükmü, asılönemli hükmü budur… Tasarının tümünde vaki olan ve Meclisimizce en küçük birşüphe doğan yerlerde bile kesinlikle düzeltilen ve altı çizilen milli egemenlikilkesi, 182. maddede ayrıca bu şekilde heyetinizin iradesine uygun olarak teyitedilmektedir… Şekil bakımından dava açmak son derece sınırlandırılmıştır… Şekilsebebiyle iptal, bir tek hâle, oyların sayımına inhisar ettirilmiş ve bununkolaylıkla, derhal yapılabilecek bir itirazla ortaya konulabileceğivarsayımından hareket edilmiştir…” (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt:10,Yasama Yılı:1, 10 Eylül 1982 Cuma, 148. Birleşim, s. 188-190)
Gerek 148. maddenin ikinci fıkrasının gerekçesi gerek yukarıdayapılan açıklama her ne kadar “kanunların şekil denetimi” bakımından öngörülmüşintibaını uyandırabilirse de, Anayasa'nın 175. maddesinin ikinci fıkrasınagöre, Anayasa'nın değiştirilmesi hakkındaki teklifler de, yine bu maddedeyazılı olan,
- 1/3 teklif,
- Genel Kurulda iki defa görüşme (ivedilikle görüşme yasağı),
- 3/5 kabul çoğunluğu (bir daha görüşülmek üzere geri göndermehalinde 2/3 kabul çoğunluğu),
Şeklinde tahdidi olarak sayılan kayıtlar dışında Kanunlarıngörüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tâbi olacağından; Anayasa'nın148. maddesinin ikinci fıkrasındaki, Anayasa değişikliklerinde aranacak “oylamaçoğunluğunun”da, gerçekte bir “kanun” olarak hukuk düzenine yansıyanbu normun yapılacak “son oylama”sında aynen aranması gerektiğini ortayakoymaktadır. Gerçekten TBMM İçtüzüğü'nün 93. maddesinin birinci fıkrasında “Anayasadeğişiklik teklifleri, diğer kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesindekiusule tâbidir. Ancak, bu teklifler Genel Kurulda iki defagörüşülür.” denilmekte; İçtüzüğün 94. maddesinin ilk fıkrası ise:
“Anayasada değişiklik tekliflerinin birinci ve ikincigörüşmelerinde, maddelerin kabulü ile ikinci görüşmenin sonunda tümününkabulü üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyu ile mümkündür.
Birinci görüşmede gerekli çoğunlukla kabul oyualamayan bir madde ikinci görüşmede de gerekli çoğunlukta kabul oyualamamışsa reddedilmiş olur.” Hükmünü taşımaktadır.
Yine TBMM İçtüzüğünün 81. maddesi, kanun tasarı ve tekliflerininGenel Kurulda şu sıra ve usule göre görüşüleceğini hükme bağlamaktadır:
- Tasarı veya teklifin tümü hakkında görüşme açılması,
- Tasarı veya teklifin tümü üzerinde soru-cevap işlemi yapılması,
- Tasarı veya teklifin maddelerine geçilmesi (oylama suretiyle),
- Tasarı veya teklifin maddelerinin görüşülüp oylanması,
- Tasarı veya teklifin tümünün oylanması.
Yukarıda metinlerine yer verilen Anayasa kuralları ile TBMMİçtüzüğünün ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; iki defa görüşmeninbir Anayasal direktif oluşu karşısında ikinci görüşmeyi engelleyici bir yorumageçerlik tanınmaması gerektiği, buradan hareketle denetime esas alınmasıgereken “oylama çoğunluğunun”, ikinci görüşmenin ardından yapılacakoylama olduğu, Anayasa'nın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi vekabulü de, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tâbiolduğundan (175. maddenin birinci fıkrasındaki kayıtlar saklı tutulmakkaydıyla), ikinci görüşmede de ancak nihai oylama olan “teklifin tümünün sonoylamasının” hukuki denetime esas alınması gerektiği, bundan öncekiaşamaların (yani, teklifin maddelerine geçilmesinin oylaması ile maddelerinteker teker oylanmasının) şekil bakımından yapılacak Anayasal denetimetâbi olmadığı ve bunlara yönelik şekil bozukluğu iddialarınınincelenmesinin gerekmediği, 1982 Anayasası'nın 148. maddesinin ikincifıkrasındaki açık düzenleme ve madde gerekçesi ile yasama çalışmalarındayapılan açıklamalar karşısında, iptal davalarında emsal gösterilen AnayasaMahkemesi'nin 16.6.1970 tarih ve E.1970/1, K.1970/31 sayılı kararındaki kabulile gerekçelerin bu davayla örtüşmediği, Cumhurbaşkanının bir daha görüşülmeküzere TBMM'ne geri göndermesinden sonra, Anayasa değişiklik tekliflerininTBMM'deki ikinci görüşmesinin 31 Mayıs 2007 tarihli 118.Birleşiminde yapılarak, teklifin tümünün yapılan gizli oylamasında(370) kabul oyunun verilmesi ve bu sayının da üye tamsayısının üçteikisi olan (367)den fazla olması karşısında, Anayasa'nın 148. maddesinin ikincifıkrasındaki oylama çoğunluğu koşulunun gerçekleştiği ve bu nedenle ortada,iptali gerektiren bir şekil sakatlığı ve Anayasa'ya aykırılığın söz konusubulunmadığı, açıklanan gerekçeler ışığında aksi yöndeki iddialara dayalıdavaların reddi gerektiği kanaatine ulaşmıştır.
3- Belirtilen sebeplerle, Anayasa'ya aykırılık iddiasının reddinedair çoğunluk kararına, sonucu itibariyle katılıyoruz.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
AZLIKOYU
Anayasa'nın 175. maddesine göre, Anayasa'nın değiştirilmesiteklifinin kabulü için öncelikle beşte üç çoğunluk aranmakta, bu çoğunluk üçteikiye ulaşmadığı takdirde halkoylaması zorunlu olmaktadır. Çoğunluğun üçte ikiolarak gerçekleşmesi durumunda Cumhurbaşkanı Yasa'yı Resmi Gazete'deyayımlatabileceği gibi isterse halkoyuna sunabilecektir.
Düzenlemeye göre, Cumhurbaşkanı'nın değişiklikle ilgili yasalarıbir daha görüşülmek üzere geri çevirmesi de olanaklıdır. 175. maddenin üçüncüfıkrasında geri gönderilen yasalarla ilgili üçte iki çoğunluğa değinilmekte vehalkoyuna sunabilme beşinci fıkrada olduğu gibi isteme bağlı bir istenç olarakyer almaktadır.
Maddenin dördüncü fıkrasında ise, üçte ikiden az beşte üçten çokoyla kabul edilme olgusuyla birlikte Cumhurbaşkanı'nın geri çevirmesi veyahalkoylaması öngörülmektedir. Bu yazılış biçimi, fıkranın Yasa'nınCumhurbaşkanı'na gitmeden önceki süreçle ilgili olduğu sonucunugüçlendirmektedir.
Değinilen kurallar akışı karşısında, öğretide de genel kabulgördüğü gibi Cumhurbaşkanı'nca geri çevrilen Anayasa değişikliğiyle ilgiliyasaların kabulü için üçte iki çoğunluğun aranması gerekli olmaktadır.
Bu bakımdan, Cumhurbaşkanı'nca Yasa'nın tümü geri çevrildiğindenikinci oylamada üçte iki çoğunlukla kabul edilmeyen 1. maddenin ve Yasa'nıntümüne ilişkin oylamada kabul edilmeyen 1. maddeyle birlikte oylamayapılmasıyla gerçekleşen oylama çoğunluğunun, biçim yönünden sağlıklı bir oluşve kusursuz bir sonuç olduğu söylenemez.
Açıklanan nedenlerle, anılan konularda karara karşıyım.
Üye
Şevket APALAK