ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/78
Karar Sayısı : 2010/120
Karar Günü : 30.12.2010
R.G. Tarih-Sayı :05.02.2011-27837
İPTAL DAVASINI AÇAN :TBMM üyeleri Kemal ANADOL veHaluk KOÇ ile birlikte 144 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU :25.4.2007 günlü, 5634 sayılıHemşirelik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesi ile25.2.1954 günlü, 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu'na eklenen geçici madde 2'ninson fıkrasının, Anayasa'nın Başlangıcı ile 2.,7., 8., 9., 11. ve 138.maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
25.4.2007 günlü, 5634 sayılı Hemşirelik Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesiyle 25.2.1954 günlü, 6283 sayılı HemşirelikKanun'a eklenen, iptali istenen son fıkrayı da içeren geçici 2. madde şöyledir:
'Geçici Madde 2 'Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce hemşirelik ve hemşireliğe eşdeğer sağlık memurluğuprogramlarından mezun olanlar ile halen bu programlarda kayıtlı bulunanöğrencilerin kazanılmış hakları saklıdır.
Hemşirelik eğitimine eşdeğer sağlık memurluğu programlarındanmezun olanlar hemşire olarak çalışırlar.
Hemşirelik eğitimine eşdeğer sağlık memurluğu programının adı, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hemşirelik programı olarakdeğiştirilir ve programlar birleştirilir.
Bir defaya mahsus olmak üzere, ebelik diplomasına sahip olduğuhalde bu Kanunun yayımı tarihinde en az üç yıldan beri yataklı tedavikurumlarında fiilen hemşirelik görevi yaptığını resmi belge ile belgelendirenve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde taleptebulunanlar hemşirelik yetkisiyle görevlerine devam ederler.
Üniversitelerin hemşirelik programlarında ülke ihtiyacınıkarşılayacak yeterli kontenjan oluşturulmak üzere 5 yıl süre ile sağlık meslekliselerinin hemşirelik ve hemşireliğe eşdeğer sağlık memurluğu programlarınaöğrenci alınmasına devam olunur ve bu programlardan mezun olanlara hemşireunvanı verilir.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde,Anayasa'nın Başlangıcı ile 2., 7., 8., 9., 11.ve 138. maddelerinedayanılmış, 17. ve 56. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, MustafaYILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ veOsman Alifeyyaz PAKSÜT'ün katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında,dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine 12.7.2007 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV-YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
25.4.2007 günlü, 5634 sayılı Hemşirelik Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesiyle 25.2.1954 günlü, 6283 sayılı HemşirelikKanun'a eklenen Geçici Madde 2'nin son fıkrasının yürürlüğünün durdurulmasıisteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE, 12.7.2007 gününde OYBİRLİĞİYLEkarar verilmiştir.
V- ÖN MESELE
7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının BazıMaddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgili gereklidüzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkin önmeselenin incelenmesi gerekmiştir.
Yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi'nin yapısı ilegörev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye paralel olarak ilgilikuruluş kanunu henüz yasalaşmamış bulunmaktadır. Bu durumda, 2949 sayılı Yasahalen yürürlükte olup, Anayasa'ya aykırı olmayan hükümleri uygulanabilecekkonumdadır. Bu Yasa'nın Anayasa'ya aykırı olan hükümlerinin yerini iseAnayasa'da doğrudan uygulanacak nitelikteki kuralların alacağı açıktır.
Bu nedenle, kamusal hizmetlerin sürekliliği ilkesi çerçevesindeyargısal faaliyetlerin aksamasının önüne geçilmesi hususları da gözetildiğinde,Mahkeme'nin çalışmasına bir engel bulunmamaktadır.
Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamışlardır.
Vl- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde özetle, 5634 sayılı Yasa'nın hazırlanmasındaetkili olanAvrupa Komisyonu direktifinde, hemşirelik mesleği için en az on yıltemel eğitim üzerine 4600 saatlik mesleki eğitim şartı öngörülmesi nedeniyle5634 sayılı Yasa'da hemşirelik mesleği için lisans eğitimi getirildiği, iptaliistenilen kuralda ise lise mezunlarına hemşire olma hakkı verildiği, bu durumuntoplumu, mesleğin gerektirdiği yeterliliğe sahip olmayan hemşirelerden hizmetalmak zorunda bıraktığı, dolayısıyla sağlık ve yaşam haklarını olumsuzetkilediği, kamu hizmetinin nitelikleri ile bağdaşmadığı ve kamu yararınaaykırı olduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2. maddesine; Sağlık Bakanlığıile Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı arasında düzenlenen protokole bağlı olarakaçılan davalar sonucunda verilen mahkeme kararlarını bertaraf etmek üzere,yasama erkinin, yargı kararlarını etkisizleştirmek için kullanılmasınedenleriyle Anayasa'nın Başlangıcı ile 7., 8., 9., 11. ve 138. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi yasaların, kanunhükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı konusundailgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir.İstemlebağlı kalmak koşuluyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık incelemesiyapabileceğinden, kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın17. ve 56. maddeleri yönündende incelenmiştir.
6283 sayılı Hemşirelik Kanunu'nun 5634 sayılı Yasa'yla değişik 1.maddesinde, hemşirelik unvanının kazanılabilmesi için üniversitelerinhemşirelikle ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksekokullarından mezunolma şartı getirilmiştir. İptali istenilen kural ile üniversitelerin hemşirelikprogramlarında ülke ihtiyacını karşılayacak yeterli kontenjan oluşturulmaküzere beş yıl süreyle sağlık meslek liselerinin hemşirelik ve hemşireliğeeşdeğer sağlık memurluğu programlarına öğrenci alınmasına devam edileceği ve buprogramlardan mezun olanlara hemşirelik unvanı verileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 17. maddesi gereğince herkese tanınan yaşama, maddi vemanevi varlığı geliştirme hakkı birbirleriyle sıkı sıkıya bağlantılı,devredilmez ve vazgeçilmez haklardandır.
Anayasa'nın 56. maddesinde ise herkesin sağlıklı ve dengeli birçevrede yaşama hakkına sahip olduğu belirtilmekte ve böylece devlete vatandaşınkorunmuş çevre şartlarında beden ve ruh sağlığı içinde yaşamını sürdürmek içinpozitif yükümlülük vermektedir. Bu yükümlülük devletin sağlık politikasınıngüven ve kararlılık içinde, sürekli olarak yürütülmesini gerektirmektedir.Esasında insanların hastalandıklarında ya da hastalanmadan koruyucu hekimlikkapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanmaları, tedavi olmaları insan olmanınasgari yaşam standardıdır.
Kişinin yaşama hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı,birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmezhaklarındandır. Yaşama ve vücut bütünlüğü üzerindeki temel hak devletlerepozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardandır. Öte yandan sağlıklı yaşamahakkına ilişkin Anayasa'nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli birçevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirtir. Devlet herkesin hayatını, bedenve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için sağlık kuruluşlarını planlayıpverimli şekilde hizmet vermelerini düzenler. Hemşirelik mesleğine ilişkindüzenlemeler de bu kapsamdadır.
Hemşirelik; hastaları izlemek, tanı koymak ve tedavi süreçleriniyönlendirmek için gerekli olan ileri soyut düşünme yeteneği ve bilgi, belirlidüzeyde beceri, psikolojik ve sosyolojik olguları kavrayacak kadar kültüreldonanım, ağır tempoyu üstlenebilecek bir fiziksel dayanıklılık ve temelinsanlık değerleri gerektiren bir meslektir. Bu açıdan toplum sağlığınınkorunmasında önemli işlevleri bulunan hemşirelik eğitiminde uluslararasıstandartlarda lisans eğitiminin önemi açıktır. Nitekim 5634 sayılı Yasa'yladeğişik 6283 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde de hemşirelik unvanınınkazanılabilmesinde üniversitelerin hemşirelikle ilgili lisans eğitimi verenfakülte ve yüksekokullarından mezun olma şartı öngörülmüştür.
Üniversitelerin hemşirelikle ilgili lisans eğitimi veren fakülteve yüksekokulların eğitim-öğretim süreleri dört yıl, hazırlık eğitimiverilenler de ise beş yıldır. Bu bağlamda, beş yıllık sürenin, lisansüstüeğitim süresi gözetilerek konulduğu anlaşılmaktadır.
Sağlık hizmetlerinin devamlılığı asıldır. Hemşirelik eğitimindelisans ve lisansüstü eğitime geçiş bir süreci gerektirir. İptali istenilenkuralda hemşirelik eğitiminde lisans eğitimine geçiş sürecinde mevcut vegelişmelere göre artan hemşire ihtiyacı gözetilerek geçici olarak beş yılsüreyle sağlık meslek liselerinin hemşirelik ve hemşireliğe eşdeğer sağlıkprogramlarına öğrenci alınmasına devam olunması, sağlık ve yaşam hakkınınkorunması ve bu korumada sürekliliğin sağlanmasında Devlete verilen pozitifyükümlülüğün bir gereğidir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 17. ve 56. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa'nın Başlangıcı ile 7., 8., 9., 11. ve 138.maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
VII - SONUÇ
1-7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti AnayasasınınBazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, 2949 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile ilgiligerekli düzenlemeler yapılmadan, Mahkeme'nin çalışıp çalışamayacağına ilişkinön meselenin incelenmesi sonucunda; Mahkeme'nin çalışmasına bir engelbulunmadığına, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Zehra Ayla PERKTAŞile Celal Mümtaz AKINCI'nın, gerekçesi 2010/68 esas sayılı dosyada belirtilenkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2-25.4.2007 günlü, 5634 sayılı Hemşirelik Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesiyle 25.2.1954 günlü, 6283 sayılı HemşirelikKanun'a eklenen Geçici Madde 2'nin son fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığınave iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
30.12.2010 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
KARŞIOY GEREKÇESİ
E: 2010/68 sayılı dosyadaki karşıoy gerekçesi şöyledir:
7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının BazıMaddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la Anayasa'nın, AnayasaMahkemesi'ni düzenleyen 146., 147., 148. ve 149. maddelerinde değişiklikyapılarak, Mahkeme'nin kuruluşu, görev ve yetkileri ile çalışma ve yargılamausulüne ilişkin yeni kurallar getirilmiş, ancak, değişikliğin, gereklidüzenlemeler yapılıncaya kadar uygulanmasının sağlanabilmesi için geçicikurallara yer verilmediği gibi Anayasa'ya koşut olarak, Anayasa Mahkemesi'ninyargılama usulüne ilişkin yeni bir yasal düzenleme de yapılmamıştır.
Anayasa'nın 6. maddesinde 'Hiçbir kimse veya organ kaynağınıAnayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz', 142. maddesinde de'Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi kanunla düzenlenir'denilmiş, değiştirilen 149. maddesinin beşinci fıkrasında ise AnayasaMahkemesinin, kuruluşunun, Genel Kurul ve bölümlerinin, yargılama usullerininkanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Buna göre, Anayasa'nın genel kuralniteliğindeki 142. ve özel olarak Anayasa Mahkemesi'nin çalışma ve yargılamausulünü düzenleyen 149. maddesi uyarınca, Mahkeme'nin yargılama usulününyasayla düzenlenmesi gereği Anayasal bir zorunluluktur. Yargılama usulü yasaylabelirlenmeyen, bu bağlamda kaynağını Anayasa'dan almayan bir yetkiyleMahkeme'nin çalışmasını sürdürmesi, belirtilen hukuksal durum karşısındaolanaklı değildir.
Öte yandan, Anayasa'nın 149. maddesinin ilk fıkrasında, yer alanGenel Kurul'un Mahkeme Başkanının veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilininbaşkanlığında en az oniki üye ile toplanacağına ilişkin kural, toplantı altsınırını gösteren bir yargılama usulü kuralı ise de bu sayının üstünde,özellikle çift sayı ile yapılan toplantılarda nasıl bir yol izleneceğinidüzenlememektedir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında, toplantınınertelenmesi, bir üyenin toplantıdan çıkması ya da benimsenecek farklıseçeneklerden birinin uygulanması konusunda yasal bir dayanak bulunmamaktadır.Bu seçeneklerden hangisi, uygulanırsa uygulansın dayanağını yasadan dolayısıylaAnayasa'dan almayan bir yetki kullanımı söz konusu olacaktır. YargılamaUsulü'nün Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenmesi ise Anayasa'nın ihlâlisonucunu doğuracaktır.
Belirtilen nedenlerle Anayasa değişikliği uyarınca Mahkeme'nin,yargılama usulü yasa ile belirlenmeden yargısal faaliyetlerini sürdüremeyeceğidüşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Celal Mümtaz AKINCI