ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2007/98
Karar Sayısı : 2010/33
Karar Günü : 4.2.2010
R.G. Tarih-Sayı :18.05.2010-27585
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:DanıştayBeşinci Daire
İTİRAZIN KONUSU:25.5.2004 günlü, 5176 sayılıKamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa'nın 38. maddesineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ve Başvuru Usul veEsasları Hakkında Yönetmeliğin bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünündurdurulması istemi ile açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırıolduğu kanısına varan Danıştay Beşinci Dairesi iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve BazıKanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un itiraz konusu fıkrayı daiçeren 5. maddesi şöyledir:
'Madde 5-Kurul, başvurular hakkındaki inceleme vearaştırmasını etik davranış ilkelerinin ihlâl edilip edilmediği çerçevesindeyürütür. Kurul, kendisine şikâyet veya ihbar yoluyla ulaşan başvurular üzerineyapacağı inceleme ve araştırmayı en geç üç ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Kurul, inceleme ve araştırma sonucunu ilgililere ve BaşbakanlıkMakamına yazılı olarak bildirir.
Kurul, başvuruya konu işlem veya eylemi gerçekleştiren kamugörevlisinin, etik davranış ilkelerine aykırı işlem veya eylemi olduğunu tespitetmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, bu durumu Başbakanlık, Kurul kararıolarak Resmi Gazete aracılığıyla kamuoyuna duyurur. Ancak, Kurul kararlarınınyargı tarafından iptali halinde Kurul, yargı kararını yerine getirir ve ResmiGazetede yayımlatır.
Bu Kanuna göre yapılan inceleme ve araştırmalar, genel hükümleregöre ceza kovuşturmasına veya tâbi oldukları personel kanunları hükümlerinegöre disiplin kovuşturmasına engel teşkil etmez.'
B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında,Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasınadayanılmış;2. ve 17. maddeleri ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, CaferŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine 06.11.2007 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 5176 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin üçüncüfıkrasında, Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından kamu görevlisinin etikilkeye aykırılığının tespitine ilişkin kararının ve bu kararın yargı tarafındaniptali halinde de yargı kararının Resmi Gazete'de yayınlanacağına ilişkindüzenlemenin, tespit niteliğindeki Kurul kararlarınınidari davaya konuolabilecek icrai işlem niteliğini taşımaması vesuçluluğu hükmen sabit olmayanbir durumun alenileştirilerek kişilik haklarının ihlaline neden olması gerekçeleriyleAnayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, yasaların Anayasa'yaaykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere bağlıkalmak zorunda olmadığından itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 2.ve 17. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
5176 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde Kurul'un etik kural ihlali ileilgili başvurularda inceleme ve araştırma yöntemi belirlenmektedir. Maddeninbirinci fıkrasında başvurular hakkındaki inceleme ve araştırmanın etik davranışilkelerinin ihlâl edilip edilmediği çerçevesinde yürütüleceği ve çalışmalarınazami üç ay içinde sonuçlandırılacağı; ikinci fıkrasında, inceleme ve araştırmasonucunun ilgililere ve Başbakanlık Makamına yazılı olarak bildirileceği;iptali istenilen üçüncü fıkrasında başvuruya konu kamu görevlisinin işlem veyaeyleminin etik davranış ilkelerine aykırı olduğunun tespiti ve bu kararınkesinleşmesi halinde, durumun Başbakanlık tarafından Kurul kararı olarak ResmîGazete'de kamuoyuna duyurulacağı, Kurul kararının yargı kararıyla iptalihalinde yargı kararının yerine getirilerek yine Resmî Gazete'de yayımlanacağı,son fıkrasında ise bu Kanuna göre yapılan inceleme ve araştırmaların genelhükümlere göre ceza ve disiplin kovuşturmasına engel oluşturmayacağıöngörülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasa koyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın'Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı'başlıklı17. maddesinde,'Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma vegeliştirme hakkına sahiptir'denilmektedir. Buna göre kişinin yaşama, maddîve manevî varlığını koruma hakkı birbirleriyle sıkı bağlantıları olan,devredilmez, vazgeçilmez temel haklardandır. Bu haklara karşı her türlü engelinortadan kaldırılması da devlete görev olarak verilmiştir. Bu itibarla kişilerinyaşayışlarına ilişkin yasal düzenlemeler'maddî ve manevî varlığını korumahakları'nı önemli ölçüde zedeleyecek veya ortadan kaldıracak kurallarıiçeremez. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında''Kimse insanhaysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz'denilerek,bireyin başkalarının ya da kendisinin gözünde küçük düşüren, insan haysiyetiylebağdaşmayan veya onur kırıcı ceza ya da muameleye tabi tutulamayacağıöngörülmüş ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, insan haysiyeti kavramı dainsanın hangi durum ve şartlar altında bulunursa bulunsun sırf insan oluşununkazandırdığı değerin tanınması ve sayılması olarak ifade edilmiştir. Bubağlamda, 25.11.2005 günlü, E.2000/34, K.2005/91 sayılı Kararda, işlediği birsuç nedeniyle bireyin dayak, teşhir, aleni infaz vb. bedensel ceza ya damuameleye maruz kalmasının insan onuruyla bağdaşmayacağı belirtilerek, kuralıniptaline karar verilmiştir.
Suç ve cezalara ilişkin esasların yer aldığı Anayasa'nın 38.maddesinin dördüncü fıkrasında'Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsesuçlu sayılamaz'denilerek masumiyetkarinesi kabul edilmiştir.
Etik, ahlâkın temellerini inceleyen felsefe dalı ya da birkimsenin davranışlarına temel olan ahlâk ilkelerinin tümüne denir.Suç, hukukdüzeni tarafından ceza veya güvenlik tedbiri yaptırımına bağlanmış fiildir. Suçoluşturan bir davranış etik de değildir. Ancak etik olmayan her davranış herzaman suç niteliği taşımaz. Suç ve cezaların yasayla düzenlenme zorunluluğunakarşın, 5176 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde etik ilkelerin Etik Kurul tarafındanyönetmelikle belirlenmesi esası kabul edilmiş, Anayasa Mahkemesi de 1.6.2005günlü, E.2004/60, K.2005/33 sayılı kararıyla bu kuralı Anayasa'ya aykırıgörmemiştir.
Etik Kurulu'nun görevi kapsamında kalan etik kurala aykırılık suçolmadığı gibi, kamu görevlisi hakkında etik kurala aykırılığın tespitineilişkin kararlar da ceza niteliğinde değildir. Nitekim Yasa'nın 4. maddesininson fıkrası gereğince, yargı organlarında görülmekte olan veya yargıorganlarınca karara bağlanmış bulunan uyuşmazlıklar hakkında Kurula veyayetkili disiplin kurullarına başvuru yapılamayacağına; inceleme sırasında yargıyoluna gidildiği anlaşılan başvuruların işleminin durdurulacağına; 5.maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 5176 sayılı Yasa'ya göre yapılan incelemeve araştırmaların, genel hükümlere göre ceza kovuşturmasına engel oluşturmayacağınailişkin kurallar da bunu doğrulamaktadır. Etik ilkeye aykırılık kararları cezaniteliğinde olmadığından, kural Anayasa'nın 38. maddesine aykırı değildir.
Öte yandan, idare hukukunda ilgilinin hukuki menfaatinietkileyenler hariç olmak üzere hiçbir hukuki etkiye sahip olmayan tespit ediciişlemlere karşı dava açılamayacağı kabul edilmektedir. Etik Kurul'un tespitniteliğindeki kararlarının, insan onuru ve kişilik hakkı üzerindeki etkisi veYasa'nın iptali istenilen 5. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesindeki'Ancak,Kurul kararlarının yargı tarafından iptali halinde Kurul, yargı kararını yerinegetirir ve Resmi Gazetede yayımlatır.'hükmü, birlikte değerlendirildiğindeEtik Kurul kararlarının yargı denetimine tabi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
5176 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde, bu Kanun'un amacı, kamugörevlilerinin uymaları gereken saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesapverebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik davranış ilkeleri belirlemek veuygulamayı gözetmek üzere Kamu Görevlileri Etik Kurulunun kuruluş, görev veçalışma usul ve esaslarının belirlenmesi olarak gösterilmiştir. Etik Kurulun,etik ilkeye aykırı davranışın tespitine ilişkin karar verme ve inceleme vearaştırma sonucunu ilgililere ve Başbakanlığa yazılı olarak bildirme yetkisikamuda etik kültürünün yerleşmesi ve kamu görevinin işleyişinde etkinliğinsağlanması için gerekli görülebilirse de bu yazılı bildirimin 5176 sayılı Yasakapsamında kamu görevlilerinin kendileri ve bunların hiyerarşik üstlerinebildirilmesi ile yetinilmeyip, idari yargı denetimine açık olan bu eylemlerinyargısal kesinlik kazanmadan Resmi Gazete ile kamuoyuna duyurulması ilgilininherkese teşhiri anlamına gelmekte; bu durum ise bütün temel hak ve özgürlükleriçin dokunulmaz ve her türlü değerler ölçütünün dışında kabul edilen insanonuru ile kişinin maddi ve manevi varlığının önemli ölçüde zedelenmesine yolaçmaktadır.
Öte yandan, Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararının idari yargıtarafından iptal edilerek maddi olguların mevcut olmadığının tespiti halinde,Yasa gereği bu iptal kararının da Resmi Gazete'de yayımlanmasının, daha öncekiyayım nedeniyle yazılı ve görsel medyaya haber teşkil edip farklı sübjektifdeğerlendirmelere maruz kalarak onuru zedelenen ve toplum önünde teşhir edilenkişilerin, uğradıkları manevi zararlarını tümüyle gidermeyeceği de açıktır.
Hukuk devletinin temel gereklerinden olan insan haklarının,demokratik toplum içinde nitelikli bir şekilde kullanılabilmeleri sağlanırken,bu kullanımın sonucunda ortaya çıkacak düzensizliklerin olumsuz sonuçlarınınkaldırılabilmesi belli bir dengenin kurulmasını gerektirir. Kamuda etikkültürünün yerleşmesi için etik ilkeye aykırılık kararları ile bunlarındenetimi sonucu idari yargı tarafından verilen iptal kararlarının ResmîGazete'de yayımlanmasının suç niteliği taşımayan bir konuda kişinin teşhirine,dolayısıyla toplum içindeki konumunun, maddi ve manevi varlığının ağır birşekilde etkilenmesine yol açması, kişi özgürlüğü ile kamu gücünün kullanılmasıarasındaki hassas dengenin özgürlük aleyhine bozulması demektir. Bu nedenlekural demokratik toplum düzeninin gereklerine ve adalet ilkelerine dolayısıylahukuk devletine ve kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına aykırıbulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerleitiraz konusu kuralAnayasa'nın 2. ve 17.maddelerine aykırıdır ve iptali gerekir.
VI - SONUÇ
25.5.2004 günlü, 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik KuruluKurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5.maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 4.2.2010gününde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ