Düzeltme: R.G.Tarih-Sayı : 28.10.2010-27743
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/102
Karar Sayısı : 2010/14
Karar Günü : 21.1.2010
R.G. Tarih-Sayı :22.10.2010-27737
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Manavgat 1. Asliye Hukuk(Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan''davacının'' ve ''davalının'' sözcüklerinin Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan boşanma davasında itiraz konusu kuralın Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun itiraz konususözcükleri de içeren 181. maddesi şöyledir:
'Madde 181- Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasalmirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarlakendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.
Boşanma davası devam ederken, ölendavacınınmirasçılarındanbirisinin davaya devam etmesi vedavalınınkusurunun ispatlanması hâlindede yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, 27.11.2008 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
İtiraz konusu kural ile boşanma davası devam ederken davacınınölmesi üzerine, ölen davacının mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi vedavalının kusurunun ispatlanması halinde davalı eşin, ölen davacı eşinmirasçısı olamayacağı ve aksi ölüme bağlı tasarruftan anlaşılmadıkça, ölümebağlı tasarrufla kendisine sağlanan hakları kaybedeceği hükme bağlanmıştır.Davacı eşin ölümü halinde evlilik kendiliğinden son bulur. Bu nedenle davacınınölümüne rağmen, davacının mirasçılarından birinin devam ettirdiği bu davada,eşlerin boşanması değil, boşanmada davalının kusurlu olup olmadığı kararabağlanacaktır.
Madde gerekçesinde özellikle zina, hayata kast, pek kötü davranış,haysiyetsiz hayat sürme gibi sebeplerle açılan boşanma davalarında, davacınınölümü halinde, bu eylemlerde bulunan kusurlu davalı eşin buna rağmen mirasçıolabilmesinin haksız ve adaletsiz sonuçların doğmasına neden olduğubelirtilerek, itiraz konusu kuralın bu haksız durumların önlenmesi amacıylakabul edildiği ifade edilmiştir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, boşanma davası devam ederken davacının ölmesiüzerine, ölen davacının mirasçılarına, davalının kusurunu ispatlayarak öleneşin mirasçısı olmasını önlemek amacıyla tanınan davaya devam etme hakkının,boşanma davasının devamı sırasında ölen davalının mirasçılarına tanınmamasınınAnayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 10. maddesinde, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veyasınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundaolduğu belirtilmiştir. Bu ilke, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrıkuralların uygulanmasını, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasınıengellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme eşitliğe aykırılıkoluşturur. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değilhukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrıkurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmişolmaz. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalarakonulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.
İtiraz konusu kuralla devam eden boşanma davası sırasında ölendavacının mirasçılarına davaya devam edebilme hakkı tanınmasına rağmen, bu hak,davalının ölmesi halinde davalının mirasçılarına tanınmamıştır. Maddegerekçesinde özellikle zina, hayata kast, pek kötü davranış, haysiyetsiz hayatsürme gibi sebeplerle açılan boşanma davalarında, davacının ölümü halindedoğabileceği belirtilen haksız ve adaletsiz sonuçların, bu eylemlere maruzkalan davalının ölümü halinde de ortaya çıkabileceği kuşkusuzdur. Davacı eşinzina, hayata kast, pek kötü davranış, haysiyetsiz hayat sürme gibi fiillerdebulunması karşısında davalı eşin de ayrı bir boşanma davası ya da karşılık davaaçabileceğinde tereddüt bulunmamakla birlikte, Yasa'nın davacının mirasçılarınatanıdığı bu haktan davalının mirasçılarının da yararlanabilmeleri içindavalıdan boşanma davası açması beklenemez. Hukuk davalarında, 'taraf' olmaitibariyle davacı ya da davalının hukuki durumları aynıdır. İtiraz konusudüzenleme ile hukuki konumları aynı olan davacı ile davalının mirasçılarıarasında farklı kurallar getirilerek bir taraf lehine ayrıcalık tanınmaktadır.
Anayasa'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesininbirinci fıkrasında 'Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir.' denilerek yargı mercilerine davacı ve davalıolarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adilyargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Kişinin uğradığı bir haksızlığaveya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız biruygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin,zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu, yargı mercileri önündedava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkıtanınması adil yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
'Adil yargılanma hakkı'nın ulusalüstü düzeyde genel kabul görmüşölçütleri arasında önemli bir yer tutan 'silahların eşitliği' ilkesi, davanıntarafları arasında yargılama sırasında usul hükümleri yönünden eşit konumdabulunma, taraflardan birine dezavantaj diğerine avantaj sağlayacak kurallarayer vermeme esasını içermekte, diğer bir deyişle davanın tarafları arasındahakkaniyete uygun bir dengenin varlığını gerekli kılmaktadır.
Bir hukuk davasında taraf olma durumu nedeniyle hukuki durumlarıitibariyle eşit oldukları açık olan davacı ve davalının mirasçıları arasında,boşanma davasına devam edebilme bakımından farklı düzenlemeler öngörülmesi,davada hakkaniyete uygun bir dengenin kurulmasına engel teşkil ederek,silahların eşitliği ilkesinin ihlâline neden olur.
İtiraz konusu kuralla, boşanma davası sırasında ölen davalınınmirasçılarına davacının mirasçılarına tanınan davaya devam etme hakkıtanınmamaktadır. Davalının mirasçılarının yargı mercileri önünde dava haklarınıkullanmalarının bu şekilde engellenmesi Anayasa'nın 36. maddesinde güvencealtına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahaleniteliğinde olup, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 10. ve 36.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR bu sonuca farklı gerekçeyle katılmıştır.
VI- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez' denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrasında dabu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında ise, AnayasaMahkemesi'nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzeninitehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdakifıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmiştir.
'22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 181.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''davacının'', ''davalının''sözcüklerininiptaledilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici niteliktegörüldüğünden, yeni yasal düzenleme yapılması amacıyla, Anayasa'nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında
Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğinceiptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı aysonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VII- SONUÇ
A-22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 181.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan '' davacının '', '' davalının ''sözcüklerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B-İptal edilen sözcüklerin doğuracağı hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153. maddesininüçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarıgereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAKALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
21.1.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
FARKLI GEREKÇE
1-İtiraz konusu 22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk MedeniKanunu'nun 181. maddesi; boşanma davası devam ederken, ölen davacınınmirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve davalının kusurununispatlanması halinde, davalının (sağ kalan eşin) ölen eşin (davacının)mirasından mahrum kalacağını hüküm altına almaktadır.
2- Ölüm ile boşanma nedenine konu ailevi sorunlar fiilen sonbulur. Davaya devam iradesi ancak sağlar arasında söz konusu olabilir. Boşanmadavasının kesin hüküm haline gelmesi aşamasına kadar, davacının her andavasından feragat etmesi mümkün olduğu gibi, davayı sürdürmemek suretiyleboşanma davasının sonuçsuz kalması da imkân dahilindedir. Ölen davacının buiradesinin sonuna kadar değişmeyeceği varsayımından hareketle onunmirasçılarına davaya devam hakkı verilmesinin hukuki temeli olamayacağı izahtanvarestedir. Sağlararası geçerliliği olabilecek bir davanın taraflardan birinin(davacının) ölümü sonrasında da devam ettirilmesi Medeni Kanun'un bu konudaöngördüğü sistematiğe tamamen aykırıdır. Aile hukuku konusu olan 'boşanma'nınbu kuralla 'miras hukuku' alanına taşınması 'sosyal fayda' ile telif edilmeyeçalışılmaktaysa da; Anayasa'nın 41. ve 2. maddelerinin hükümleri dikkatealındığında, bu düzenlemenin Anayasal kabul görmesi mümkün değildir.
3- Belirtilen nedenle, Anayasa'ya aykırı düşen 4721 sayılı MedeniKanun'un 181. maddesinin ikinci fıkrasının tamamen iptal edilerek açılmış olanbir boşanma davasının bilahare ölen 'davacısının' mirasçılarına tanınan davayıdevam ettirme imkânına son verilmesi gerekirken; bu imkânın 'davalı'ya datanınması gerektiği gerekçesiyle iptali gerektiği yolundaki çoğunluk kararınabu farklı gerekçeyle katılıyorum.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR