ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2008/106
Karar Sayısı: 2009/54
Karar Günü : 12.3.2009
R.G. Tarih-Sayı:03.10.2009-27365
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kara KuvvetleriKomutanlığı 2 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi
(Esas: 2008/106)
(Esas: 2008/107)
(Esas: 2008/108)
İTİRAZLARIN KONUSU: 4.12.2004 günlü, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin;
1- 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyle eklenen ve23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesiyle değiştirilen (5) numaralıfıkrasının,
2- 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyle eklenen(6) ve (12) numaralı fıkralarının,
Anayasa'nın 2., 36., 38. ve 90. maddelerine aykırılığı savıylaiptali istemidir.
I- OLAY
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonrasanıkların itirazları üzerine önüne gelen davalarda, itiraz konusu kuralınAnayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun itiraz konusu fıkraları daiçeren 231. maddesi şöyledir:
'Madde 231- (1) Duruşma sonunda, 232nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrasıokunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları,mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa buda bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenensuçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, (Değişik ibare: 5728 -23.1.2008 / m.562) 'ikiyıl' veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümlersaklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkındabir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamışbulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutumve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, ayneniade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez vekısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yılsüreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamaküzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiriolarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veyasanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamukurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasınıngözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devametmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğüyerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Altıncı fıkranın (c)bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkındamağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halindeödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geribırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirineilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılanhüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresiiçinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme,kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunudeğerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesineya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veyaseçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmükurabilir.
(12) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarakCumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddedebelirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md;Değişik fıkra:23/01/2008-5728 S.K./562.mad) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geribırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altınaalınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 36., 38. ve 90. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 12.3.2008 gününde birleştirilen dosyalarlailgili yapılan ilk inceleme toplantısında;
A- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine,
B- Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 inci Ordu Komutanlığı AskeriMahkemesi'nin başvurusuna ilişkin 2008/107 ve 2008/108 Esas sayılı davaların,aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2008/106 sayılı dava ilebirleştirilmesine, birleştirilen davaların esaslarının kapatılmasına, esasincelemenin 2008/106 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine,
oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararlarında, iptali istenilen düzenlemelerin de içindebulunduğu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verildiği takdirde buna ilişkin kararların itiraza tabiolduğunun belirtildiği, itiraz üzerine yapılacak incelemenin yalnızca hükmünaçıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığıyla ilgiliitiraza konu kurallarda belirtilen hükümler çerçevesinde sınırlı bir incelemeniteliğinde olacağı, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünensanığın bu kararı daha üst bir yargılama makamına götürme olanağınınbulunmadığı, sonradan koşullarının gerçekleşmesi halinde verilecek birmahkumiyet kararının temyizi üzerine sanığın beraatine karar verilmesigerektiği anlaşılırsa beş yıl süre ile denetime tabi tutulan kimsenin gereksizve haksız yere kişi hürriyetinden mahrum bırakılacağı, bu uygulamaya yolaçan düzenlemenin Anayasa'nın 38. maddesindeki masumiyet karinesini ve AİHS'nin6. maddesindeki adil yargılanma ilkesini ihlal edeceği, bu nedenlerle anılankuralların Anayasa'nın 2., 36., 38. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin itiraz konusufıkralarında hükmün açıklanmasının ertelenmesinin kapsam ve koşullarına yerverilmiş, ertelemeye ilişkin karara itiraz edilebileceği belirtilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin itiraza konu (5)numaralı fıkrası ile getirilen düzenlemeye göre, mahkeme, sanığa yüklenensuçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha azsüreli hapis veya adli para cezasıysa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verebilecektir.
Fıkrada uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı tutulmuş, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasının, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukisonuç doğurmamasını ifade edeceği açıkça belirtilmiştir.
231. maddenin (6) numaralı fıkrasında hükmün açıklanmasınınertelenmesinin koşullarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,
- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum vedavranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususundakanaate varılması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, ayneniade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(12) numaralı fıkraya göre ise, hükmün açıklanmasının geribırakılması kararına itiraz edilebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili kurallar kurumuntamamı gözetilerek değerlendirilmelidir. Hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verildikten sonra öngörülen süre, bir deneme süresidir.Kurum yalnızca sanığın menfaat ve çıkarları düşünülerek getirilmiş olmayıp,önemli ölçüde toplum menfaati ve kamu düzeninin korunması amaçlanmıştır.Mukayeseli hukukta suç ve suçlulukla mücadele, suç işlenmesinin önlenmesi vecaydırıcılık açısından bu ve buna benzer kurumlara geniş biçimde yer verildiğigörülmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması için beş yıllıkbir sürenin öngörülmesi ve bu sürede uygulanmak üzere denetimli serbestliktedbiri olarak bir kısım yükümlülükler yüklenmesine olanak sağlanması yasakoyucununsuç ve suçlulukla mücadele, caydırıcılık ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıylatakdir yetkisine dayanarak kabul ettiği bir sistemdir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka veAnayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olandevlettir.
Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin6. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanmahakkına sahip bulunduğu belirtilmiştir.
Anayasanın 38. maddesinde, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadarkimsenin suçlu sayılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadeleamacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulmasıDevletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından yasakoyucu Anayasa'nın temel ilkelerine ve cezahukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, soruşturma ve yargılamayailişkin olarak hangi yöntemlerin uygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suçsayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki cezayaptırımlarıyla karşılanmaları gerektiği, hangi hal ve hareketlerinağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe olarak kabul edileceği gibi konulardatakdir yetkisine sahiptir.
Öte yandan, (12) numaralı fıkrada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararına itiraz edilebileceği belirtilmekte ise de, bu kuralla temyizincelemesi yolu kapatılmış değildir. İtiraz yolu da verilen kararın bir üstmerci tarafından yeniden gözden geçirilmesini sağlayan ve kararın sağlığıbakımından güvence oluşturan kanun yollarından biridir. Hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararları sanık hakkında hukuki sonuç doğuran kesin hükümniteliğinde olmadığından, deneme süresi sonunda verilecek düşme kararı veyageri bırakma koşullarına uyulmaması halinde verilecek karar hakkında esashükümle birlikte temyiz denetimi olanaklı bulunmaktadır. Bu niteliğiyle itirazkonusu kuralların adil yargılama ilkesi ve masumiyet karinesine aykırı bir yönübulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 231. maddenin (5), (6) ve (12) numaralıfıkralarında yer alan kurallar Anayasa'ya aykırı değildir. İptal istemininreddi gerekir.
İtiraz konusu kuralların Anayasa'nın 90. maddesiyle ilgisigörülmemiştir.
231. maddenin (12) numaralı fıkrası ile ilgili görüşlere FulyaKANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A.Necmi ÖZLER katılmamışlardır.
VI- SONUÇ
4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinin:
1- 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyleeklenen ve 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesiyle değiştirilen(5) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,OYBİRLİĞİYLE,
2- 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa'nın 23. maddesiyleeklenen;
a- (6) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
b- (12) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER'inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
12.3.2009 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı Yasa'nın 231. maddesine fıkralareklenerek 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' adı altında yenidüzenlemelere yer verilmiştir.
Ceza hukukundaki çağdaş gelişmelere uygun olarak, daha hafif kabuledilebilecek suçlar yönünden, her suçlunun hemen cezalandırılması yerinedavranışlarının sonuçlarını, topluma karşı sorumluluklarını yenidendeğerlendirebilmesi için bir denetim sürecinden geçirilmesine olanak tanınması,bu arada suçtan zarar görenin tatmininin de sağlanmasını içeren düzenlemelereyer verilmesi, insan onurunu öne çıkaran devlet anlayışı içinde önemli biryeniliktir. Ancak, belirtilen amaç ve anlayış çerçevesinde getirildiğianlaşılan ve bu nedenle de kişi ve hak ve özgürlükleri bakımından ileri biraşamayı oluşturan dava konusu düzenlemenin, Anayasa ile uyumlu olabilmesi için,hukuk devletinde vazgeçilemez kabul edilen sav, savunma ve adilyargılanma hakkı gibi, bazı temel hak güvenceleri konusunda duraksamayayol açmaması gerekir.
231. maddeye eklenen dava konusu (12) numaralı fıkrada, 'Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir' denilmektedir. 5271sayılı Yasa'nın 267. ve devamındaki maddelerinde itiraz yolu düzenlenmektedir.Bu kanun yolunda, 288. maddede düzenlenen 'temyiz' yolunda olduğu gibi birhukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması nedenine dayalı incelemeyapılamayacağından 'itiraz', diğer nedenlerle sınırlı olarak incelenip kabulveya reddedilecektir. Ancak itirazın reddedilmesi ve daha sonra hükmün,açıklanmasını gerektiren koşulların oluşması halinde, bu hükme karşı temyizyoluna başvurulması sonucu 289. maddedeki hukuka aykırılık hallerinin tespitiile hükmün bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilebilmesiolanaklıdır. Bu durumda, 231. maddenin (8) numaralı fıkrası uyarınca, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararına bağlı olarak hakkında denetimliserbestlik tedbirlerinden birinin uygulanmasına karar verilmiş olan sanık,beraat edebileceği bir davada önceden temyize başvurma hakkı olmaması nedeniylegereksiz bir yükümlülük altında bırakılmış olacaktır. Bu tür temel hakihlâllerine yol açılmaması için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararınabağlı olarak herhangi bir yükümlülük getirilmemesi veya bu kararlara karşıtemyiz yolunun açılması gerekmektedir. Anayasa aykırılığın hangi şekildegiderileceği ise kuşkusuz, yasakoyucunun takdirinde olan bir husustur.
Açıklanan nedenlerle Yasa'daki düzenleme biçimiyle Anayasa'nın 2ve 36. maddelerine aykırı olan itiraz konusu (12) numaralı fıkranın, iptali veyeniden düzenleme yapılması için yasakoyucuya süre verilmesi gerektiğidüşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞI OY
6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına İlişkin Kanun'un 23. maddesiyle 4.12.2004 günlü 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine eklenen (12) numaralı fıkrasının,E.2007/14, K.2009/48 sayılı, 12.3.2009 günlü Anayasa Mahkemesi Kararı'ndakikarşı oy yazımın 2 numaralı bendinde belirttiğim gerekçe uyarınca iptaledilmesi gerektiğinden, redde ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Mehmet ERTEN
KARŞIOY
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (12) numaralı fıkrasının reddine ilişkin karara, 12/03/2009 günlü, E:2008/45,K:2009/53 sayılı kararında yazdığım karşıoyumu yineliyorum.
Üye
A. Necmi ÖZLER