ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/112
Karar Sayısı : 2010/31
Karar Günü : 4.2.2010
R.G Tarih-Sayı :28.04.2010-27565
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Trabzon VergiMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :18.3.1924 günlü, 442 sayılıKöy Kanunu'nun Ek 3. maddesinin ikinci fıkrasının 'Bunların vereceklerikararlar kat'i olup aleyhine Devlet Şürasına müracaat edilemez.' biçimindekison tümcesinin Anayasa'nın 36 ve 125. maddelerine aykırılığı savıyla iptalinekarar verilmesi istemidir.
I- OLAY
Artvin - Yusufeli - Çevreli Köyü ihtiyar heyetinin 20.11.2007günlü kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin olarak tesisedildiği belirtilen Yusufeli Kaymakamlığı'nın 12.2.2008 tarihli işlemininiptali istemiyle açılan davadaitiraz konusu kuralın, Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz konusu Yasa Kuralı
18.3.1924 günlü, 442 sayılı Köy Kanunu'nun ikinci fıkrasının sontümcesinin iptali istenilen Ek 3. maddesi şöyledir:
'EK MADDE 3 - (Ek: 3664 - 5.7.1939) Köy İhtiyar Meclisi salınacaksalmanın nisbet, cins ve mikdarını İkincikânun ayı içinde tâyin ve tevzicetvellerini tanzim ederek on beş gün müddetle umumun görebileceği yerlereasmak suretiyle ilân ve hariçte bulunanlara tebliğ eder. Salınan salmalardakanun hükümlerine uygunsuzluk veya nisbetsizlik olduğunu iddia edenler ilânveya tebliğ müddetinin hitamından itibaren on gün içinde itirazlarını köymuhtarına söylerler veya yazı ile bildirirler ve müracaatlarını tutulacakdeftere yazdırarak bir ilmühaber alırlar.
Köy ihtiyar meclisi bir hafta içinde itirazlara bakarak kararınıvermeğe ve itiraz edenlere bildirmeğe mecburdur. Bu kararlar aleyhine tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde merkez kazasında valiye, diğer kazalardakaymakamlara müracaat edilebilir.Bunların verecekleri kararlar kat'i olupaleyhine Devlet Şürasına müracaat edilemez.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 36. ve 125. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 8.1.2009 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiylekarar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla, köy ihtiyar meclisincesalınan salmada oransızlık ve kanuna uygunsuzluk bulunduğunun ileri sürülmesisuretiyle yapılan itirazlar üzerine köy ihtiyar meclislerince verilen kararlarakarşı merkez ilçelerde valilere, diğer ilçelerde kaymakamlara yapılan itirazlarhakkında vali ve kaymakamlar tarafından verilecek kararların kesin olduğununbelirtilerek, bu kararlara karşı Devlet Şûrasına müracaat edilemeyeceğininöngörülmesinin, bu işlemlere karşı yargı yolunun kapatılması anlamına geldiği,bunun da Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan dava yoluyla hakarama özgürlüğüne ve idarenin yargısal denetimini öngören Anayasa'nın 125.maddesine aykırı olduğu savlarına dayanılmıştır.
442 sayılı Köy Kanunu'nun ek 1 ve ek 2. maddelerinde salmanınkimlerden isteneceği, istenilecek tutarın nasıl belirleneceği, hangi amaçlariçin salınabileceği açıklandıktan sonra, Ek 3. maddesinde, köy ihtiyarmeclisinin, salmanın nispet, cins ve miktarını Ocak ayı içinde tayin ve tevzicetvellerini tanzim ederek on beş gün müddetle umumun görebileceği yerlereasmak suretiyle ilan ve hariçte bulunanlara tebliğ edeceği, salmada kanunhükümlerine uygunsuzluk veya nispetsizlik olduğunu iddia edenlerin ilan veyatebliğ müddetinin hitamından itibaren on gün içinde itirazlarını köy muhtarınasöyleyecekleri veya yazı ile bildirecekleri ve müracaatlarını tutulacak deftereyazdırarak bir ilmühaber alacakları, köy ihtiyar meclisinin, bir hafta içindeitirazlara bakarak kararını vermeye ve itiraz edenlere bildirmeye mecburolduğu, bu kararlar aleyhine tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içindemerkez kazasında valiye, diğer kazalarda kaymakamlara müracaat edilebileceği,itiraz konusu son tümcesinde de bunların verecekleri kararların kesin olduğu vealeyhine Devlet Şûrasına müracaat edilemeyeceği öngörülmüştür.
Doktrinde ve yargı kararlarında vergi veya vergi benzeri maliyükümlülük olarak kabul edilen salmanın hukuksal niteliği ile iptali istenilenkuralın yürürlüğe girdiği 1939 yılında, ülkemizdeki idarî yargı sistemiiçerisinde Danıştay (Devlet Şûrası) dışında başka bir idari yargı merciininbulunmadığı dikkate alındığında, iptali istenilen kuralda geçen 'Devlet Şûrası'kavramının, 'idari yargı' yerini ifade ettiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 36. maddesinde 'Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisiiçindeki davaya bakmaktan kaçınamaz' denilmektedir. Maddeyle güvence altınaalınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliğitaşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekildeyararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerdenbirisini oluşturmaktadır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşıkendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işlemekarşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin enetkili ve güvenceli yolu, yargı mercileri önünde dava hakkınıkullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması adilyargılamanın ön koşulunu oluşturur.
Yerel yönetim kuruluşu olarak idarenin bütünlüğü içerisinde yeralan 'Köy'e ait bir organ olan köy ihtiyar meclisince belirlenen salmaya karşı,merkez ilçede valiye, diğer ilçelerde kaymakamlara yapılan itirazlar üzerineverilecek kararların kesin olduğunu, bu kararlar aleyhine Devlet Şûrasınamüracaat edilemeyeceğini öngören itiraz konusu kural, idarenin hukuka uygunolmayan ve kişilerin haklarını ihlal eden 'salma' işlemlerinin bulunmasıhalinde, kişilere bu işlemlere karşı dava açma hakkı tanımamakta, bu işlemlerinyargı denetimi dışında kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, Anayasa'nın 36.maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık birmüdahale niteliğindedir. Bu nedenle, yargı denetimini engelleyen itiraz konusukural hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.
Ayrıca, Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında,'İdarenin hertürlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.'denilmiştir.Buna göre, Anayasa'da sayılan ayrık durumlar dışında, idarenin eylem ve işlemlerindenkimilerinin yargı denetimine bağlı olmaması sonucunu doğuracak nitelikteki biryasal düzenleme, bu yönden de Anayasa'ya aykırılık oluşturur.
İtiraz konusu kural ile köy ihtiyar meclisince belirlenen salmayakarşı yapılan itiraz üzerine tesis edilen ve Anayasa'da sayılan ayrık durumlariçerisinde yer almayan işlemlere karşı yargı yolu kapatılmakta, bu işlemleranılan maddeye aykırı olarak yargı denetimi dışında bırakılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 36. ve 125.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- SONUÇ
18.3.1924 günlü, 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 3. maddesinin ikincifıkrasının 'Bunların verecekleri kararlar kat'i olup aleyhine Devlet Şürasınamüracaat edilemez.' biçimindeki son tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna veİPTALİNE, 4.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ