ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
EsasSayısı : 2008/26
KararSayısı : 2008/147
KararGünü : 24.9.2008
R.G.Tarih-Sayı : 18.11.2008-27058
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Arhavi Asliye HukukMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4.4.1990 günlü, 3621sayılı Kıyı Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının 'Kıyılar,Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbestolarak yararlanmasına açıktır,'bölümünün Anayasa'nın 35. maddesineaykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptalive kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan arazinin tescil dışında bırakılmasıistemiyle açılan davada itiraz konusu Kural'ın Anayasa'ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun itiraz konusu kuralı da içeren 5.maddesi şöyledir:
'Kıyılar ile ilgili genel esaslar aşağıda belirtilmiştir:
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesineşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır,
Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararıgözetilir.
Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi içinkıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur.
Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda,talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespitizorunludur.
Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla50 metre yaklaşabilir.
Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar,ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmaküzere düzenlenebilir.
Sahil şeritlerinin derinliği, 4 üncü maddede belirtilen mesafedenaz olmamak üzere, sahil şeridindeki ve sahil şeridi gerisindeki kullanımlar vedoğal eşikler de dikkate alınarak belirlenir.
Taşıt yolları, sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşma sınırıgerisinde kalan alanda düzenlenebilir.
Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarakyapım koşulları yönetmelikte belirlenir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
İtiraz başvurusunda Anayasa'nın 35. maddesine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 8.4.2008 günü yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine geçilmiş, ancakbaşvuru kararında 4.4.1990 günlü, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5. maddesininikinci fıkrasının iptali istenmekte ise de, başvuru gerekçesinden iptalisteminin 5. maddenin birinci fıkrasında yer alan 'Kıyılar, Devletin hüküm vetasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasınaaçıktır,' bölümüne yönelik olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından incelemeninbuna göre yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kural, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, geçerli tapu kaydına dayanarak yıllarca birtaşınmazı iyi niyetle kullanan bireylerin taşınmazlarının hiçbir bedelödenmeksizin tapu kayıtlarının iptal edilerek sicilden silinmesinin Anayasa'nın35. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 1. Protokolün 1. maddelerindegüvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal edeceği savıyla 3621 sayılı KıyıKanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Anayasa'nın 43. maddesinde kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufualtında olduğu, deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarınıçevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararınıngözetileceği belirtilmektedir.
Anayasa'nın 43. maddesine paralel olarak Medeni Kanun'un 715. veitiraza konu 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5. maddeleri de kıyıların devletinhüküm ve tasarrufu altında olduğu hükmünü içermektedir.
Kıyı Kanunu'nun 4. maddesinde kıyı, kıyı çizgisi ile kıyı kenarçizgisi arasında kalan ve su hareketlerinin oluşturduğu, kayalık, kumluk,sazlık, bataklık, çakıllık gibi alanlar olarak tanımlanmakta ve 9. maddesindekıyı kenar çizgilerinin nasıl belirleneceği düzenlenmektedir. Buna göre deniz,göl ve ırmak kenarlarındaki kıyılara uygulanacak hukuki statü, ancak kıyı kenarçizgilerinin belirlenmesi ile fiilen ortaya çıkacaktır.
Kıyıların bu hukuksal durumu nedeniyle, uygulamada Anayasal veyasal düzenleme yapılmadan ya da yasaya uygun olarak kıyı kenar çizgisi belirlenmedenönce özel mülkiyete konu olmuş ve tapu siciline tescil edilmiş olan taşınmazlarüzerinde kazanılmış hak doğmayacağı, buraların zamanaşımı yoluyla iktisapedilemeyeceği, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulamayacağı ve haczedilmeyeceğikabul edilmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesinde 'Herkes, mülkiyet ve miras haklarınasahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.'denilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 1. Protokolün 1. maddesindede 'Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygıgösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararısebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerineuygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygunolarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veyapara cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulamakonusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.' denilmektedir.
Temel bir insan hakkı olan mülkiyet hakkı bireyin eşya üzerindekihâkimiyetini güvence altına almaktadır. Eşya üzerindeki hâkimiyet bir yönüylebireye devletin müdahale edemeyeceği özel bir alan yaratırken, diğer taraftanemeğinin karşılığını güvence altına almakla bireye kendi hayatını yönlendirmeve geleceğini tasarlama olanağı sunmaktadır. Bu nedenle birey özgürlüğü ilemülkiyet hakkı arasında yakın bir ilişki vardır.
Ancak mülkiyet hakkının mutlak bir hak olmadığı ve kamu yararıamacıyla sınırlandırılabileceği, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaolması nedeniyle özel mülkiyete konu yapılamaması Anayasa'da öngörülmektedir.
Kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olması,buraların özel mülkiyete konu olamayacağı ve doğasına uygun olarak,genellik, eşitlik ve serbestlik ilkeleri gereği herkesin ortak kullanımına açıkbulunmaları gerektiği anlamına gelmektedir. Hukukumuzda kıyılar, sahipsizdoğal nitelikli ve herkese açık bir kamu malı olarak düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 43. maddesi kıyıların devletin hüküm ve tasarrufualtında olduğu hükmünü içermektedir. Buna göre anayasa koyucu kıyıların toplumiçin önemini dikkate alarak mülkiyet konusu olmasını yasaklamaktadır. İptaliistenilen 3621 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin birinci fıkrası, Anayasa'nın 43.maddesindeki hükmün bir tekrarı niteliğindedir. Bu nedenle 5. maddeninAnayasa'ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
İtiraz başvurusunda değinilen uygulama sorunu, son yıllarda Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları çerçevesinde kıyı kenar çizgisi içindekalan tapu siciline kayıtlı taşınmazların karşılıklı hak dengesini sağlamakamacıyla mülk sahibine tazminat niteliğinde bir bedelin ödenmesi gerektiğiyolundaki yargı kararları ile ortadan kalkmıştır.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'ya aykırı değildir, iptalisteminin reddi gerekir.
VI- SONUÇ
4.4.1990 günlü, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5. maddesinin birincifıkrasının 'Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesineşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır,' bölümünün Anayasa'ya aykırıolmadığına ve itirazın REDDİNE, 24.9.2008 gününde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Cafer ŞAT
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ