ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/28
Karar Sayısı : 2010/30
Karar Günü : 4.2.2010
R.G. Tarih-Sayı :21.06.2010-27619
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:Danıştay Altıncı Dairesi
İTİRAZIN KONUSU:10.7.2004 günlü, 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14. maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa'nın123. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline ve yürürlüğünündurdurulmasına karar verilmesi istemidir.
I- OLAY
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 12.9.2005 günlü ve 05.866sayılı kararının iptali istemiyle, İzmir Valiliğince açılan davanın reddiyolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyizbaşvurusunda, Danıştay 6. Dairesi itiraz konusu kuralın iptali istemiyleAnayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nunbeşinci fıkrasının iptali istenilen 14. maddesi şöyledir:
'Büyükşehir belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü belediyemeclisi kararlarını, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmeküzere belediye meclisine iade edebilir.
Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesiistenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuylaısrar edilen kararlar kesinleşir.
Büyükşehir belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşenkararlar aleyhine (...) idari yargıya başvurabilir.
Kararlar, kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içindemahallin en büyük mülki idare amirine gönderilir. Mülki idare amirinegönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.
Mülki idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine on güniçinde idari yargı mercilerine başvurabilir.
İlçe ve ilk kademe belediye meclislerinin bütçe ve imarla ilgiliolanlar dışındaki kararları dayanak belgeleriyle birlikte büyükşehir belediyebaşkanına gönderilir. Büyükşehir belediye başkanı, yedi gün içinde, gerekçesinide belirterek hukuka aykırı gördüğü kararların yeniden görüşülmesiniisteyebilir. İlgili meclis, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kararındaısrar ederse karar kesinleşir.
Kesinleşen kararlar yedi gün içinde büyükşehir belediyesinegönderilir. Belediye başkanı, kesinleşen kararın iptali için on gün içindeidari yargı merciine başvurabilir.
Büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye meclisleritarafından alınan imara ilişkin kararlar, kararın gelişinden itibaren üç ayiçinde büyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar planına uygunluğuyönünden incelenerek aynen veya değiştirilerek kabul edildikten sonrabüyükşehir belediye başkanına gönderilir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 123. ve 127. maddelerinedayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 29.4.2008 gününde yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğüdurdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra kararabağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Genel Açıklama
Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle birbütün olduğu ve kanunla düzenleneceği öngörüldükten sonra, idarenin kuruluş vegörevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı hükmebağlanmış, kamu tüzelkişiliğinin, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiğiyetkiye dayanılarak kurulacağı belirtilmiş ve idari yapı içinde yer alankurumların bir bütünlük içerisinde çalışması öngörülmüştür. Bu kurumların,idarenin bütünlüğü ilkesinin gereği olarak denetlenmeleri hiyerarşik denetim veidari vesayet yoluyla gerçekleştirilebilmekte ve burada geçen 'İdare' kavramıda, sadece merkezi idareyi ve onun taşradaki uzantılarını değil, yerelyönetimleri ve kamu tüzel kişiliğine sahip çeşitli kamu kurumlarını ve bütün buteşkilatın personelini de kapsamaktadır.
İdarenin bütünlüğü, tekil devlet modelinin yönetim alanındakitemel ilkesidir. Bu ilke, idari işlev gören ayrı hukuksal statülere bağlıdeğişik kuruluşların bir bütün oluşturduğunu anlatmaktadır. İdarenin bütünlüğü,merkezin denetimi ve gözetimi ile hayata geçirilmekte ve yönetimde bütünlüğüsağlamak için başlıca üç hukuksal araç, hiyerarşi, yetki genişliği ve idarivesayet kullanılmaktadır. Bunlardan idari vesayet, merkezi yönetim ile yerindenyönetim kuruluşları arasındaki bütünleşmeyi sağlamakta, ayrışmayı,farklılaşmayı ve kopmayı önlemektedir.
Anayasa'nın 'Mahalli idareler' başlıklı 127. maddesinin birincifıkrasında, mahalli idarelerin; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterekihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve kararorganları, kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamutüzelkişileri oldukları, kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerindenyönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği; beşinci fıkrasında isemerkezî idarenin, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idareninbütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğinsağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibikarşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarivesayet yetkisine sahip olduğu belirtilmiştir.
Yerel yönetimlere idari ve mali özerklik tanınmış olmasına karşın,1924 yılından itibaren Anayasalarımızda, merkezi yönetime, yerinden yönetimkuruluşlarını denetleme yetkisi verilmiş ve bu yetki Anayasa'da idari vesayetolarak somutlaştırılmıştır.
Anayasa'nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükme göreidari vesayet; merkezî idarenin, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerinidarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerindebirliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereğigibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde sahipolduğu yetkidir. Bu fıkrada, merkezi yönetim yerel yönetimler üzerinde idarivesayet' ... yetkisine sahiptir.'denilerek, merkeziidarenin yerel yönetimler üzerinde vesayet yetkisini kullanıp kullanmayacağıyasa koyucunun takdirine bırakılmamıştır.Ayrıca fıkradaki idarivesayet yetkisinin, hukuka uygunluk denetiminin yanında yerindelik denetiminide içerdiği açıktır.
Vesayet makamınca vesayet yetkisi kullanılırken, işlemler üzerindeiptal, onama, erteleme, izin, tekrar görüşülmesini isteme, düzeltme gibiçeşitli denetim usulleri uygulanabilmektedir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında,Anayasa'nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında,mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamugörevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçlarıngereği gibi karşılanması amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için merkeziidareye yerel yönetimler üzerinde idari vesayet yetkisi tanındığı; idareninbütünlüğü ilkesinin sağlanmasına yönelik olarak merkezi idareye tanınan veçerçevesi Anayasa'da çizilmiş bulunan söz konusu yetkinin, iptali istenilenkural ile yalnızca yargı mercileri aracılığıyla gerçekleştirilecek hukukauygunluk denetimi ile sınırlandırılmasının vesayet yetkisini etkisizleştirdiği,dolayısıyla etkin bir biçimde kullanılmasını imkansız hale getirdiği, bunun daAnayasa'nın, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet yetkisine ilişkinilkelerine, dolayısıyla 123. ve 127. maddelerine aykırılık oluşturduğu ilerisürülmüştür.
10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun beşincifıkrasının iptali istenilen 14. maddesinde büyükşehir belediye meclisikararlarının kesinleşme ve yürürlüğe girme yöntemi gösterilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında, büyükşehir belediye başkanının,hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yenidengörüşülmek üzere yedi gün içinde meclise iade edebileceği; ikinci fıkrasında,yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip debüyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilenkararların kesinleşeceği; üçüncü fıkrasında büyükşehir belediye başkanının,meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idari yargıya başvurabileceği;dördüncü fıkrasında kararların kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi güniçinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderileceği, mülkî idare amirinegönderilmeyen kararların yürürlüğe girmeyeceği; iptali istenilen beşincifıkrasında mülkî idare amirinin hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine on güniçinde idarî yargıya başvurabileceği; altıncı fıkrasında ilçe ve ilk kademebelediye meclislerinin bütçe ve imarla ilgili olanlar dışındaki kararlarınındayanak belgeleriyle birlikte büyükşehir belediye başkanına gönderileceği,büyükşehir belediye başkanının, yedi gün içinde, gerekçesini de belirterekhukuka aykırı gördüğü kararların yeniden görüşülmesini isteyebileceği, ilgilimeclisin, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kararında ısrar etmesi durumundakararın kesinleşeceği; yedinci fıkrasında kesinleşen kararların yedi gün içindebüyükşehir belediyesine gönderileceği, belediye başkanının, kesinleşen kararıniptali için on gün içinde idari yargı merciine başvurabileceği, son fıkrasındaise büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye meclisleri tarafındanalınan imara ilişkin kararların, kararın gelişinden itibaren üç ay içindebüyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar planına uygunluğu yönündenincelenerek aynen veya değiştirilerek kabul edildikten sonra büyükşehirbelediye başkanına gönderileceği belirtilmektedir.
İtiraz başvurusuna ilişkin 12.03.2008 günlü kararın verilmesindensonra, 22.03.2008 günlü, 26824 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5747sayılı Yasa'nın 3. maddesinin (3) numaralı fıkrasıyla 5216 sayılı BüyükşehirBelediyesi Kanunu'nun 14. maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilmiş, itirazkonusu beşinci fıkrasında geçen 'on gün içinde' ibaresi fıkra metnindençıkarılmış, altıncı ve yedinci fıkraları yürürlükten kaldırılmış, sekizincifıkrasının sonuna 'Üç ay içinde büyükşehir belediye meclisinde görüşülmeyenkararlar onaylanmış sayılır.' cümlesi eklenmiştir.
Buna göre, beşinci fıkraya ilişkin iptal isteminin 'on gün içinde'ibaresine yönelik kısmı hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINAkararverilmesi gerekmektedir.
5216 sayılı Kanunun Büyükşehir belediye meclisi kararlarınınkesinleşme ve yürürlüğe girme yönteminin gösterildiği 14. maddesinin iptaliistenilen beşinci fıkrasında, merkezi idareye, büyükşehir belediye meclisikararları aleyhine idari yargı mercilerine başvurma yetkisi verildiği görülmektedir.
Açıklanan duruma göre, maddenin beşinci fıkrasında yer alan,'Mülkîidare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine ' idarî yargıyabaşvurabilir.'biçimindeki kuralın, merkezi idarece Anayasa'nın 127.maddesinde çizilen çerçeve içinde kullanılması gereken, idarenin bütünlüğüilkesinin gerektirdiği bir vesayet yetkisini içermediği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, iptali istenilen beşinci fıkranın'Mülkî idareamiri hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine ' idarî yargıya başvurabilir.'ibaresiAnayasa'nın 123 ve 127. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Haşim KILIÇ,Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Serruh KALELİ ileZehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14.maddesinin;
1- Beşinci fıkrasında yer alan '' on gün içinde '' ibaresineyönelik itiraz başvurusu hakkında, 4.2.2010 günlü, E. 2008/28, K. 2010/30sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu ibareyeilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA,
2- Beşinci fıkrasının kalan bölümüne ilişkin iptal hükmününyürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu bölümün YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASIİSTEMİNİN REDDİNE,
4.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VII- İPTAL HÜKMÜNÜN YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında,'Kanun, kanunhükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez'denilmektedir. 2949 sayılı Yasa'nın 53.maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmakta, maddenin beşincifıkrasında ise, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal sonucunda meydana gelecek hukuksalboşluğu, kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette görmesihalinde, dördüncü fıkradaki hükmü uygulayacağı belirtilmektedir.
10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14.maddesinin beşinci fıkrasının'Mülki idare amiri hukuka aykırı gördüğükararlar aleyhine ' idari yargı mercilerine başvurabilir.' hükmününiptalinedeniyle doğan hukuksal boşluk, kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlaledici nitelikte görüldüğünden, iptal kararının, kararın Resmî Gazete'deyayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VIII- SONUÇ
A- 10.7.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun14. maddesinin;
1- Beşinci fıkrasında yer alan '' on gün içinde '' ibaresi,6.3.2008 günlü, 5747 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin (3) numaralı fıkrasıylamadde metninden çıkarıldığından, bu ibareye ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEMHAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,
2- Beşinci fıkrasının kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğunave İPTALİNE, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Serruh KALELİ ileZehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- İptal edilen fıkranın kalan bölümünün doğuracağı hukuksalboşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşincifıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
4.2.2010 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14. maddesinde,Büyükşehir Belediye Başkanı'nın hukuka aykırı gördüğü belediye meclisikararlarını yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzerebelediye meclisine iade edebileceği, yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlarile yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararların kesinleşeceği, büyükşehirbelediye başkanının meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idariyargıya başvurabileceği, kararların kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedigün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderileceği, mülkî idareamirine gönderilmeyen kararların yürürlüğe girmeyeceği belirtildikten sonra,itiraz konusu beşinci fıkrada da mülkî idare amirinin hukuka aykırı gördüğükararlar aleyhine idari yargı mercilerine başvurabileceği öngörülmüştür.Böylece, belediye meclisi kararları üzerinde büyükşehir belediye başkanıtarafından gerçekleştirilebilecek bir tür iç denetime olanak sağlanmış, bununyanında mülkî idare amirine gönderilmeyen kesinleşmiş belediye meclisikararlarının yürürlüğe girmeyeceği ve mülkî idare amirinin, hukuka aykırıgördüğü kararlar aleyhine hak veya menfaatinin ihlâl edilmiş olması gibi birkoşul da aranmaksızın idari yargıya başvurabileceği hükme bağlanarak,zayıflatılmış da olsa vesayet yetkisine yer verilmiştir.
Yerel yönetimlerin merkezi idare tarafından kanunların öngördüğüyetki ve kapsam içinde denetlenmeleri yetkisini içeren idari vesayet,Anayasa'nın 127. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göremerkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idareninbütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğinsağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibikarşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarivesayet yetkisine sahiptir. Bu bağlamda vesayet, merkezi idareye 'görev' değil'yetki' olarak verildiğinden mutlak bir kullanım zorunluluğu içermez. Budurumda, vesayet yetkisinin anayasada belirtilen amaç ve çerçeve içinde kalmakkoşuluyla kapsam ve sınırının belirlenmesi yasakoyucunun takdiri içindebulunduğundan yerel yönetimlerin tüm işlemlerinin idari vesayete bağlıtutulmasının anayasal bir gereklilik olduğu ileri sürülemez. Yerel yönetimlerinözerkliği asıl olup, Anayasa ile güvence altına alındığından bu özerkliğiortadan kaldıracak veya etkisiz kılacak düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılıkoluşturacağı açık ise de onu güçlendirmek amacıyla vesayet yetkisine getirilensınırlandırmaların Anayasa ile uyum içinde olmadığından söz edilemez. İdareninbütünlüğünün sağlanabilmesi için merkezi yönetime tanınan vesayet yetkisininaşırı biçimde kullanılması, yerel yönetimlerin özerkliğini etkisiz halegetireceğinden, bu yetkinin kullanılmasının sınırları, Anayasa ile çizilereközerklik Anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.
İtiraz konusu kural ile kesinleşmiş belediye meclisi kararlarınınmahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilmeden yürürlüğe girememesi vemülkî idare amirinin genel hükümlere göre yargıya başvurması olanaklı iken,hukuka aykırı gördüğü kararlar aleyhine idari yargıya başvurabileceğivurgulanarak dava ehliyetinin araştırılmasına da gerek bırakmayacak biçimdeyargısal denetim yolunun açılması, vesayet yetkisinin sınırlarınındaraltılmakla birlikte tümüyle de ortadan kaldırılmadığını göstermektedir. Kaldıki, bu yetkinin kullanılma biçiminin saptanması, Anayasal çerçeve aşılmamakkoşuluyla yasa koyucuya ait olduğundan, zaman içinde ortaya çıkabilecekgereksinmeler doğrultusunda farklı düzenlemeler yapılarak daha güçlü birvesayet yetkisinin tanınması da olanaklıdır.
Ayrıca anılan yetkinin konusu, sadece belediye meclisikararlarıyla sınırlı olmadığından, bu yetkinin belediyelerin diğer idariişlemleri üzerinde de kullanılmasına Anayasal engel bulunmamaktadır. Çeşitliyasalarda vesayet yetkisi içeren kuralların yer alması da bu hususudoğrulamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Kural'ın Anayasa'ya aykırı bir yönübulunmadığından başvurunun reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşünekatılmıyoruz.
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
10.07.2004 günlü, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14.maddesinin beşinci fıkrasında 'Mülki idare amiri hukuka aykırı gördüğü kararlaraleyhine on gün içinde idari yargı mercilerine başvurabilir' denilmektedir.
Anayasa'nın 123. maddesinde idarenin bütünlüğü ilkesiöngörülmekte, 127. maddesinin beşinci fıkrasında ise merkezi idarenin yerelyönetimler üzerindeki vesayet denetimi düzenlenmektedir.
Anayasa'nın 'Mahalli İdareler' başlıklı 127. maddesinin beşincifıkrasında 'Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerinidarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerindebirliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereğigibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarivesayet yetkisine sahiptir.' hükmü yer almıştır.
Görüldüğü gibi Anayasa, yerel yönetim idareleri ile merkezi idarearasındaki bütünlük ve uyumun sağlanabilmesi için merkezi idareye yerelyönetimlerin iş ve işlemleri üzerinde idari vesayet denetimi yapma yetkisivermekte ve bu yetkinin esas ve usullerinin yasa ile düzenlenmesiniöngörmektedir.
Yerinden yönetim idareleri varlıkları Anayasa ve Yasalarla güvencealtına alınmış olan, seçilmiş organları, ayrı bütçe ve malvarlığına sahip özerktüzel kişilerdir. Dolayısıyla Anayasa'nın 127. maddesinde yer alan idarivesayet yetkisi yerel yönetimlere tanınmış ve güvence altına alınmış bulunanözerkliğin bir istisnasıdır.
Bu durumda bu yetkinin Anayasa'da belirtilen amaç ve çerçeveiçinde kalmak koşuluyla kapsam ve sınırlarının belirlenmesi yasakoyucununtakdiri içinde olup, yerel yönetimlerin bütün işlemlerinin idari vesayete bağlıtutulmasının anayasal bir gereklilik olduğu söylenemez.
İtiraz konusu 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 14.maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hüküm; Anayasa'nın 123. ve 127.maddelerine uygun bir şekilde idarenin vesayet yetkisini idarenin bütünlüğünüsağlamaya yönelik olarak, aynı zamanda demokratik toplum yapısının öngördüğüşekilde düzenlendiği açıktır.
Açıklanan nedenle iptali istenilen kural Anayasa'ya uygun olup,iptal isteminin reddi gerektiği düşüncesi ile karara katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ