ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/30
Karar Sayısı: 2009/96
Karar Günü : 25.6.2009
R.G. Tarih-Sayı:06.10.2009-27368
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1-Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesi (Esas Sayısı: 2007/8)
2-Çelikhan Asliye Hukuk Mahkemesi (Esas Sayısı: 2008/30)
İTİRAZLARIN KONUSU:22.11.2001 günlü, 4721sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 289. maddesinin Anayasa'nın 2., 5., 10., 13., 36.,40. ve 41. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan soybağının reddi davalarında, itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali içinbaşvurmuşlardır.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun itiraz konusu289. maddesi şöyledir:
'III. Hak düşürücü süreler
MADDE 289.- Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananıngebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihtenbaşlayarak bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde açmakzorundadır.
Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde davaaçmak zorundadır.
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebinortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.'
B- İlgili Yasa Kuralları
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 282., 285., 286., 287. ve 288.maddeleri şöyledir:
'A. Genel olarak soybağının kurulması
MADDE 282.- Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur.
Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veyahâkim hükmüyle kurulur.
Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur.'
'A. Babalık karinesi
MADDE 285.- Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesindenbaşlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.
Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananınevlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür.
Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölümtehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.'
'B. Soybağının reddi
I. Dava hakkı
MADDE 286.- Koca, soybağının reddi davasını açarak babalıkkarinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır.
Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşıaçılır.'
'II. İspat
1.Evlilik içinde ana rahmine düşme
MADDE 287.- Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı,kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.
Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra veevliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocukevlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.'
'2. Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme
MADDE 288.- Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında anarahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.
Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkidebulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkinkarine geçerliliğini korur.'
C- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2., 5., 10., 13., 36., 40. ve41. maddelerine dayanılmış, 17. maddesi ise ilgili görülmüştür.
IV- İLK İNCELEME
A-Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, 2007/8 esassayılı dosyanın 31.1.2007 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
B-Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince, 2008/30 esassayılı dosyanın 8.4.2008 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikleuygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmaktaoldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararnamekurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için AnayasaMahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmışve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kurallarında o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları,davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
İtiraz konusu 4721 sayılı TMK.'nın 289. maddesinin birincifıkrasında kocanın, ikinci fıkrasında ergin olan çocuğun soybağının reddidavasını hangi süreler içinde açabileceği düzenlenmiş, üçüncü fıkrada ise,gecikmenin haklı bir nedene dayanması halinde bir yıllık sürenin haklı nedeninortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır.Bakılmakta olan davanın koca tarafından açılan soybağının reddi davası olmasıkarşısında, TMK.'nın 289. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları davadauygulanacak kurallardır. Ancak, ergin olan çocuk tarafından açılan bir davabulunmadığından maddenin ikinci fıkrası davada uygulanacak kural değildir.
Bu nedenle, 22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun289. maddesinin ikinci fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'ninbakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya ilişkinbaşvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine, dosyada eksiklikbulunmadığından, 4721 sayılı TMK.'nın 289. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarınınesasının incelenmesine, oybirliği ile karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 289.maddesinin birinci fıkrasında yer alan''her hâlde doğumdan başlayarak beşyıl''ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan itirazbaşvurusuna ilişkin2007/8 esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle 2008/30 esas sayılı dava ile birleştirilmesine, esasınınkapatılmasına, esas incelemenin 2008/30 esas sayılı dosya üzerindenyürütülmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Vl- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu ve ilgili Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kurallarıve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı
Soybağı terimi, 743 sayılı önceki Medenî Kanundaki nesepsözcüğünün yerine 4721 sayılı yeni Medenî Kanun tarafından hukuk dilinekazandırılan bir terim olup biri geniş diğeri dar olmak üzere iki farklıanlamda kullanılmaktadır.
Geniş anlamda soybağı, bir kimse ile onun ecdadı, üstsoyuarasındaki biyolojik ve doğal bağlantıyı ifade eder. Dar anlamda soybağı ise,sadece çocuklar ile ana ve babaları arasındaki bağlantıyı, başka bir deyişleçocuğun ana ve babasına nisbetini ifade eder ki, Medenî Kanunun aile hukukukitabında düzenlenmiş olan soybağı da bu dar anlamdaki soybağıdır.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun soybağının hükümlerinidüzenleyen 282. maddesinin ikinci fıkrasındaçocuk ile baba arasındakisoybağının, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulacağı, 285.maddenin birinci fıkrasında evlilik devam ederken veya evliliğin sonaermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu,286. maddesinde de kocanın soybağının reddi davasını açarak babalık karinesiniçürütebileceği hüküm altına alınmıştır. TMK'nın 287. maddesine göre, çocukevlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacının, kocanın baba olmadığını ispatetmek zorunda olduğu, evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonrave evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuğunevlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılacağı, 288. maddeye göre de çocuk,evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacınınbaşka bir kanıt getirmesi gerekmediği, ancak, gebe kalma döneminde kocanınkarısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa,kocanın babalığına ilişkin karinenin geçerliliğini koruyacağı öngörülmüştür.
TMK.'nın 286. ve 291. maddelerinde, soybağının reddi davasınınkoca, çocuk, kocanın alt soyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişitarafından açılabileceği belirtilmektedir.
İtiraz konusu kuralın birinci fıkrasında; kocanın soybağının reddidavasını,doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka birerkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl,her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde açmak zorunda olduğu, üçüncüfıkrasında ise gecikmenin haklı bir sebebe dayanması halinde bir yıllık süreninbu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağıöngörülmektedir.
Soybağının reddi davası için öngörülmüş olan süreler, yenilikdoğurucu hak olduklarından nitelikleri gereği hak düşürücü sürelerdir.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1- 4721 sayılı Yasa'nın 289. Maddesinin Birinci Fıkrasında YerAlan 'Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığısırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihtenbaşlayarak bir yıl, ... içinde açmak zorundadır.'İbaresi İle Aynı MaddeninÜçüncü Fıkrasının İncelenmesi
Başvuru kararında, itiraz konusu kurallar ile soybağının reddineilişkin davanın süre ile sınırlandırılarak kocanın dava açma hakkınınengellenmesinin hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu,Cumhuriyet savcısına herhangi bir süre sınırlaması olmadan soybağının reddidavası açma hakkı tanınırken, koca tarafından açılacak olan davanın hakdüşürücü sürelere bağlanmasının eşitsizlik oluşturduğu belirtilerek, itirazkonusu kuralların Anayasa'nın 2., 5., 10., 13., 36., 40. ve 41. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu birinci fıkradaki ibare ile kocaya,doğumu ve babaolmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkidebulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde soybağının reddidavasını açma hakkı tanınmaktadır. Üçüncü fıkrada ise dava açmakta gecikmeninhaklıbir nedene dayanması halinde bir yıllık sürenin bu nedenin ortadan kalkmasındansonra başlayacağı öngörülmektedir.
Anayasanın hak arama özgürlüğüne ilişkin 36. maddesinde, herkesinmeşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip bulunduğubelirtilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak aramaözgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımanın ötesinde, diğer temel hakve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden birini oluşturmaktadır. Kişinin uğradığı birhaksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığıhaksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüpkanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu,yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileriönünde dava hakkı tanınması adil yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
Anayasa'nın 40. maddesinde; 'Anayasa ile tanınmış hak vehürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurmaimkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgilikişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerinibelirtmek zorundadır...' . 'Ailenin Korunması' başlıklı 41. maddesinde de,'Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet,ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aileplanlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,teşkilâtı kurar' denilmektedir.
Soybağının reddi davası, çocuğun babası ile arasındaki soybağınıortadan kaldırmaya yönelik olduğundan, yaratacağı sonuçlar göz önünealındığında, aile ve toplum hayatı üzerinde önemli etkilere yol açacağıaçıktır.Soybağının reddi davasında öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre,çocuğunnesep durumunun uzun süre askıda kalmaması, ailenin temelini teşkil edensoybağının süresiz olarak dava tehdidi altında tutulmaması, böylece soybağındaistikrar ve kamu düzeninin sağlanarak ailenin korunması amacınıgerçekleştirmeye yöneliktir. İtiraz konusu kurallarla dava açma sürelerinin biryılla sınırlandırılmasıAnayasa'nın 41. maddesindeki ailenin ve çocuklarınkorunması için gerekli tedbirleri alma yönünde Devlet'e verilen görevin yerinegetirilmesi gereğinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, dava açma hakkının süre ilesınırlandırılmasıadil yargılanma açısından ön koşul olan dava açmahakkınıortadan kaldırmamaktadır.
Öte yandan, itiraz konusu kurallar ile kişinin genetik-biyolojikkökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkı engellenmediği gibi, buhakkın kim tarafından, nasıl ve hangi süre içinde kullanılacağına ilişkindüzenlemeler Anayasa'nın 40. maddesi ile uyum içindedir.
Açıklanan nedenlerle, kurallar Anayasa'nın 36., 40. ve 41.maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu kuralların Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 13.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2- Yasa'nın 289. Maddesinin Birinci Fıkrasında Yer Alan'...herhâlde doğumdan başlayarak beş yıl...'İbaresinin İncelenmesi
Başvuru kararlarında; itiraz konusu ibare ile soybağının reddineilişkin davanın doğumdan itibaren beş yıllık süre ile sınırlandırılarak kocanındava hakkı doğmadan ortadan kaldırılmasının hak arama hürriyetini engellediği,bu şekilde eş tarafından istenmediği halde çocuk ile koca arasında soybağıkurulmasına sebebiyet verilerek Anayasa ile güvence altına alınan ailekavramının zedelendiği belirtilerek, itiraz konusu ibarenin Anayasa'nın 2., 5.,10., 13., 36., 40. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun'un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanunhükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa'yaaykırılığı konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmayamecbur değildir, taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa'yaaykırılık kararı verebilir. Bu nedenle itiraz konusu ibare Anayasa'nın 17.maddesi yönünden de incelenmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık, Anayasa'nın ve yasaların üstünde yasakoyucunun dabozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleribelirlenirken, Devlete, kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinintemel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya,insana maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmak görevi verilmiştir.
Madde gerekçesinde;'...Devlet aynı zamanda milletin huzurunusağlamak ve fertlerini mutlu kılmak görevi ile de yükümlüdür. Devlet, ferdinhayat mücadelesini kolaylaştıracak, ferdin, insan haysiyetine uygun bir ortamiçinde yaşamasını gerçekleştirecektir. Ferdin hayatında, onun temel hak veözgürlüklerden olduğu gibi yararlanmasını engelleyen sebepleri ortadankaldırmak, sosyal devletin görevidir.'açıklamasına yer verilmiştir.
Anayasa'nın'Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı'başlıklı17. maddesinde,'Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma vegeliştirme hakkına sahiptir'denilmektedir.Buna göre kişinin yaşama, maddîve manevî varlığını koruma hakkı birbirleriyle sıkı bağlantıları olan,devredilmez, vazgeçilmez temel haklardandır. Bu haklara karşı her türlü engelinortadan kaldırılması da devlete görev olarak verilmiştir. Güçlüler karşısındagüçsüzleri koruyacak olan devlet gerçek eşitliği sağlayacak, toplumsal dengeyikoruyacak ve böylece sosyal niteliğine ulaşacaktır. Bu itibarla kişilerinyaşayışlarına ilişkin yasal düzenlemeler'yaşama hakkı ile maddî ve manevîvarlığını koruma hakları'nı önemli ölçüde zedeleyecek veya ortadankaldıracak kuralları içermemelidir.
Kişinin genetik-biyolojik kökeni kendisine ait olmayan çocuğureddetme hakkı en temel haklarından biridir.İtiraz konusu ibare ile bu hakdoğumdan itibaren beş yıllık süre ile sınırlandırılmakta vebu sürenin haklıneden olmadan geçmesi halinde dava açma hakkı henüz doğmadan kocanın elindenalınmak suretiyle kendisine ait olmayan çocuğu sahiplenmek zorundabırakılmaktadır.Hukuk devleti ilkesi, kocanın temel hak ve hürriyetlerindenolan genetik-biyolojik kökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkınınönündeki bu hak ile bağdaşmayan engelleri kaldırmayı da içerir.
İtiraz konusu ibare, kişinin maddî ve manevî varlığını koruma vegeliştirmehakkının özünü zedeler nitelik taşıdığı gibi, kocanın temel hak veözgürlüklerini hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surettesınırlamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu ibare Anayasa'nın 2., 5. ve17. maddelerine aykırıdır.İptali gerekir.
Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı görülerek iptaledilen itiraz konusu ibarenin, ayrıca 10., 13., 36., 40. ve 41. maddeleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
A. Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamıştır.
VIl- SONUÇ
22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 289.maddesinin;
1- Birinci fıkrasında yer alan ''her hâlde doğumdan başlayarakbeş yıl'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, A. Necmi ÖZLER'inkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Birinci fıkrasının kalan kısmı ile üçüncü fıkrasınınAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,
25.6.2009 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
A. Necmi ÖZLER
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Şevket APALAK
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
KARŞIOY YAZISI
Türk Medeni Kanunu'nun 289. maddesininüçüncü fıkrasındaki soy bağının reddi davasında haklı bir sebebe dayanılmaksuretiyle dava açılabilmesi olanağının, maddenin gerekbirinci gerek ikinci fıkrasında belirtilen hak düşürücüsüreleri kapsadığı maddenin düzenlenişbiçimindenanlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.12.2004tarih ve E:2-554, K:742 sayılı kararı ileilgiliDaire kararlarında da, itiraz konusu maddenin birinci fıkrasındaki bir ve beşyıllık sürelerin haklı bir nedenle kaçırılmış olması durumunda üçüncü fıkrauyarınca soy bağınınreddi davası açılabileceği kabul edilmektedir.
Haklı sebebin neler olabileceği ise maddedebelirtilmemiş bu konu hakimin takdirinebırakılmıştır.
Madde bu çerçevede değerlendirildiğinde;iptaline karar verilen ibarenin, kişininkendisineait olmayan çocuğu reddetme hakkını engellemediği, haklı bir nedenin bulunduğuhaller hariç olmak üzere dava açma süresini belirlediğiaçıktır. Soy bağının süresiz olarak dava tehdidi altında tutulması,Anayasa'nın, ailenin ve çocuğun korunmasını öngören 41. maddesi ile bağdaşmaz.Bu nedenle, yasakoyucunun soy bağı konusundaki dava açma süresini beş yıl ilesınırlandırmasında Anayasa'ya aykırılık bulunmadığı sonucuna vardığım için aksiyöndeki çoğunluk kararına katılmadım.
Üye
A. Necmi ÖZLER