ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2008/35
Karar Sayısı : 2011/65
Karar Günü : 14.4.2011
Resmi Gazete: 23.7.2011 -28003
İPTAL DAVASINI AÇAN: Anamuhalefet (CumhuriyetHalk) Partisi TBMM Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY, KemalKILIÇDAROĞLU ile Kemal ANADOL
İPTAL DAVASININ KONUSU: 26.3.2008 günlü, 5751 sayılıToprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Mera Kanununda Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun'un 2. maddesiyle 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma veArazi Kullanımı Kanunu'na eklenen Geçici 4. Madde'nin Anayasa'nın Başlangıç'ıile 2., 8., 10., 11., 45. ve 138. maddelerine aykırılığı savıyla iptali veyürürlüğünün durdurulması istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu'na 26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen ve iptaliistenilen Geçici 4. madde şöyledir:
'Geçici Madde 4- (Ek: 26/3/2008-5751/2 md.)
11/10/2004 tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarım dışıamaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerin tarımsal bütünlüğü bozmuyor iseistenilen amaçla kullanımı için, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıliçerisinde Bakanlığa başvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesineuyulması ve tarım dışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beşYeni Türk Lirası ödenmesi şartıyla izin verilir.
Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı içinçeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığabaşvuru tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tamamlanıncaya kadar başvurusahipleri faaliyetlerine devam ederler. Bu süreler içerisinde gerekli izinlerialamayanların üretim faaliyetleri ilgili idarelerce durdurulur.
Tarım arazisi vasfından çıkarılan araziler, ilgili kuruluşlarcabaşvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfını değiştirir.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 8., 10., 11.,45. ve 138. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ,Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, MehmetERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve ZehraAyla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 29.4.2008 günü yapılan ilk incelemetoplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra kararabağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptaliistenilen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Geçici 4. Maddenin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kural ile 11.10.2004tarihinden önce gerekli izinleri almadan tarım arazilerini tarım dışı kullanımaaçan özellikle belli bir yabancı şirketin tarım arazilerinde kurulu kimi sanayitesislerine, izin, onay ve ruhsatlarının yargı kararıyla iptal edilipedilmediğine bakılmaksızın üretim etkinliklerini sürdürme olanağı getirilerekyargı kararlarının etkisiz kılındığı, iptali istenilen kuralın belirlilik,genellik, soyutluk ve öngörülebilirlik özelliklerini taşımadığı gibi kamuyararı amacıyla da çıkarılmadığı, kuralda amaç dışı kullanılan tarımarazilerine, her metrekaresi beş Yeni Türk Lirası karşılığında izinverilmesinin öngörülmüş olması nedeniyle maddi olanakları olmayanların bu aftanyararlanamayacağı, ayrıca Anayasa'nın Devlet'e, tarım arazilerinin endüstrisebebiyle yok edilmesini önlenme görevini vermiş olmasına karşın, bu düzenlemeile verilen görevin tam aksine olarak birinci sınıf tarım arazilerinin endüstriyefeda edildiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 8., 10.,11., 45. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yasa'nın iptali istenen Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında;11.10.2004 tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlıkullanıma açılmış bulunan arazilerin tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise istenilenamaçla kullanımı için, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisindeBakanlığa başvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarımdışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirasıödenmesi şartıyla izin verileceği öngörülmektedir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insanhaklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem veişlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukutüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan,yargı denetimine açık olan devlettir. Yasaların kamu yararının sağlanmasıamacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyetölçütlerini gözetmesi de hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle, yasakoyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasalsınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önündetutarak kullanması gerekir.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de 'belirlilik'tir. Builkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangibir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır veuygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşıkoruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, bireylerin hukuksalgüvenliğinin sağlanması bakımından da önem arz etmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik ilkesi,hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil,hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı hukuksaldurumda bulunan kişilerin aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve yasalarlakişiler arasında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Builkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallaruygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.
Anayasa'nın 'Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarındaçalışanların korunması' başlıklı 45. maddesinde, 'Devlet tarımarazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek'için gereken tedbirleri alır' hükmüne yer verilmiş, ancak butedbirlerin türü ile uygulanma yöntemi yasa koyucunun takdirine bırakılmıştır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun birincimaddesinde Yasa'nın amacının; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını veniteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevreöncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazikullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemek olduğu, 2. maddesinde iseYasa'nın kapsamının; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygunolarak belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması,koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarınınkatılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımlarınönlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk,görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esaslar olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Anayasa, yasa koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusundatarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi vermektedir. Bu bağlamda, yasakoyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarakkullanılmasını sağlamak için Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çıkarılmışbulunmaktadır. Söz konusu Yasa'da yer alan iptali istenen kuralın da tarımarazisi niteliğini kaybetmiş, toprak vasfını tekrar kazanması mümkün olmayanarazilerin yasal statüye kavuşturulup ekonomiye kazandırılması ve bu gibiarazilerde yatırım yapmış olan vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi içinkamu yararı amacıyla öngörüldüğü, bu düzenlemenin de anayasal sınırlar içindeyasa koyucunun takdirinde olduğu açıktır.
Ayrıca, iptali istenilen kuralda tarım arazilerinin tarım dışıamaçlı olarak kullanılabilmesi için gerekli olan koşullar açık, net, anlaşılırve nesnel bir şekilde belirtildiğinden, kuralda belirsizlik ve hukuk devletineaykırılık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, tarım arazilerinin tarım dışı amaçlıkullanılabilmesi için iptali istenilen kuralda belirtilen diğer koşullarınyanında tarım arazisinin tarım dışı kullanımının tarımsal bütünlüğü bozmamasıve hazırlanacak olan toprak koruma projesine uyulması gerekmekte ve bu şartlargerçekleşmedikçe de tarım arazisinin tarım dışı amaçla kullanılmasına izinverilmesi söz konusu olmamaktadır. Bu açıdan bakıldığında, belirtilen koşullartarım arazilerinin korunmasını ve planlı arazi kullanımını sağlamaya yönelikolduğundan, iptali istenilen kural Anayasa'nın 45. maddesine de aykırıdeğildir.
Öte yandan, yasaların ve yasalarla getirilen kuralların genelolması, hukuk devleti ve yasa önünde eşitlik ilkelerinin bir sonucudur. Yasanıngenelliğinden anlaşılan, belli bir kişiyi hedef almayan, özel, aktüel, geçicibir durumu gözetmeyen, önceden saptanıp, soyut biçimde herkese uygulanabilecekkurallar içermesidir. Buna göre, yasa kurallarının her şeyden önce genelnitelikte olması, herkes için objektif hukuki durumlar yaratması ve aynı hukukidurumda bulunan kişilere ayırım gözetilmeksizin uygulanabilir olması gerekir.Bu anlamda iptali istenilen kural, yasada öngörülen koşulları yerine getirenherkese aynı olarak uygulanacağından yasaların genelliği ve eşitlik ilkelerineaykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 10. ve 45. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı, 8., 11. ve 138. maddeleri ile birilgisi görülmemiştir.
B- Geçici 4. Maddenin İkinci Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kural ile 11.10.2004tarihinden önce gerekli izinleri almadan tarım arazilerini tarım dışı kullanımaaçan özellikle bir yabancı şirketin, tarım arazilerinde kurulu kimi sanayitesislerine, izin, onay ve ruhsatlarının yargı kararıyla iptal edilipedilmediğine bakılmaksızın üretim etkinliklerini 5578 sayılı Yasa'nın yayımıtarihinden itibaren toplam 3 yıl sürdürme olanağı getirildiği, kuralınbelirlilik, genellik, soyutluk ve öngörülebilirlik özellikleri taşımamasınedeniyle hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, kamu yararı amacıyla daçıkarılmadığı belirtilerek, kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 8., 10.,11., 45. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kuralın ikinci fıkrasında; söz konusu arazi vetesislerin yani 11.10.2004 tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarımdışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan araziler ve bunlar üzerindeki tesislerinistenilen amaçla kullanımı için çeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat,izin gibi işlemlerin, Bakanlığa başvuru tarihinden itibaren iki yıl içerisindetamamlanıncaya kadar başvuru sahiplerinin faaliyetlerine devam edeceği, busüreler içerisinde gerekli izinleri alamayanların üretim faaliyetlerinin ilgiliidarelerce durdurulacağı öngörülmektedir.
Yasa koyucunun iptali istenilen kural ile tarım arazilerini tarımdışı amaçlı kullanıma açmış bulunan kişilere gerekli ruhsat ve izinleriBakanlığa başvuru tarihinden itibaren iki yıllık süre içerisinde almalarızorunluluğu getirerek bu sürecin uzamasını önlemeyi, süresi içerisindegerekli izinleri alamayanların üretim faaliyetlerinin ilgiliidarelerce durdurulmasını öngörerek de tarım dışı kullanıma açılamayacak olantarım arazilerinin niteliğinin bozulmasını engellemeyi amaçladığıanlaşılmaktadır. Bu bağlamda, tarım arazilerinin korunması yönünde Devlet'everilen görevin bir gereği olarak, belirli ruhsat ve izinlerin alınması içinbir süre belirlenerek bu süre zarfında işlemler tamamlanıncaya kadar başvuru sahiplerininfaaliyetlerine devam edeceğinin öngörülmesi ve belirtilen süre içerisindegerekli izinler alınamadığı takdirde üretim faaliyetlerinin ilgili idarelercedurdurulacağının belirtilmesi yasa koyucunun sahip olduğu takdir yetkisikapsamındadır.
Öte yandan, iptali istenilen kuralda ruhsat ve izin gibi işlemleriçin gerekli olan süre, bu sürenin ne zaman başlayacağı, ruhsat ve izin gibiişlemler tamamlanıncaya kadar başvuru sahiplerinin faaliyetlerini sürdürüpsürdürmeyeceği ve bu süre içerisinde gerekli izinleri alamayanların üretimfaaliyetlerine devam edip etmeyeceği açık, net, anlaşılır ve nesnel bir şekildebelirtildiğinden, yasa kuralının uygulanacak kişi ve kurumlar açısından belirlive öngörülebilir olmadığından da söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 45. maddelerineaykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa'nın Başlangıç'ı, 8., 10., 11. ve 138. maddeleriile bir ilgisi görülmemiştir.
C- Geçici 4. Maddenin Üçüncü Fıkrasının İncelenmesi
Dava dilekçesinde, iptali istenen hükmün Anayasa'nın Başlangıç'ıile 2., 8., 10., 11., 45. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İptali istenilen kuralda, tarım arazisi vasfından çıkarılanarazilerin ilgili kuruluşlarca başvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfınıdeğiştireceği belirtilmektedir.
İptali istenilen kuralın, tarım arazisi niteliğindençıkarılan arazilerin bazı ilgili kuruluşlarca tarım arazisi olarakdeğerlendirilmeye devam etmesi nedeniyle karışıklığın giderilmesi ve yeknesakbir uygulamanın sağlanması için kamu yararı amacıyla öngörüldüğüanlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin de anayasal sınırlar içinde yasa koyucununtakdir yetkisi kapsamında olduğu kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdeğildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Fettah OTO ile Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın, Anayasa'nın Başlangıç'ı, 8., 10., 11., 45. ve 138.maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN İNCELENMESİ
26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu ile Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle,3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenenGeçici 4. maddeye yönelik iptal istemi, 14.4.2011 günlü, E. 2008/35, K. 2011/65sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddeye ilişkin YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASIİSTEMİNİN REDDİNE, 14.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI-SONUÇ
26.3.2008günlü, 5751 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Mera KanunundaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle, 3.7.2005 günlü, 5403sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen Geçici 4. maddeninAnayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fettah OTO ile ZehraAyla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 14.4.2011 gününde karar verildi.
Başkan
Haşim KILIÇ
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
AYRIŞIK OY GEREKÇESİ
26.3.2008 günlü, 5751 sayılı 'Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu ile Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun' un 2.maddesiyle 3.7.2005 günlü 5403 sayılı 'Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanunu'na Geçici 4. madde eklenmiştir.
İptal başvurusuna konu geçici 4. maddede; '11/10/2004tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmışbulunan arazilerin tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise istenilen amaçla kullanımıiçin, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığabaşvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışıkullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirası ödenmesişartıyla izin verilir.
Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı içinçeşitli kurumlardan alınması gereken ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığabaşvuru tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tamamlanıncaya kadar başvurusahipleri faaliyetlerine devam ederler. Bu süreler içerisinde gerekli izinlerialamayanların üretim faaliyetleri idarelerce durdurulur.
Tarım arazisi vasfından çıkarılan araziler, ilgili kuruluşlarcabaşvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfını değiştirir.' hükmüyer almaktadır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu 19.7.2005tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yasa yürürlüğegirmeden önce, toprak ve arazi sınıflandırılması konusunda herhangi bir yasaldüzenleme yapılmamıştır. Araziler tapu kayıtlarında tarım arazisi olarakbelinlendiği takdirde buraları tarım arazisi olarak nitelendirilmekte, eğerherhangi bir şekilde arazinin vasfında belirlilik yoksa, bu arazinin işletmeyeaçılışı sırasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından arazinin tarımarazisi olup olmadığı saptanmaktadır. Tarım dışında kullanılmaya tahsisedilecek arazileri tespit ve bunların kullanılmasına izin verilmesinin, Tarımve Köyişleri Bakanlığının görevleri arasında olduğu ilgili mevzuattabelirtilmektedir (ilgili mevzuat; 441 sayılı Tarım ve KöyişleriBakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.maddesinin (i) ve (t) fıkraları ile Tarım Arazilerinin Korunma veKullanılmasına Dair Yönetmelik hükümleri),
İptali istenen Geçici 4. madde hükmü ile benzer ilk düzenleme,5403 sayılı Yasa'nın Geçici 1. Maddesiyle getirilmiştir. Maddede, '11.10.2004tarihinden önce tarım arazileri; gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlıkullanıma açılmış ve tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise, söz konusu arazininistenilen amaçla kullanımı için, altı ay içerisinde Bakanlığa müracaatedilmesi, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışıkullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirasıödenmesi şartıyla izin verilir.' denilmektedir.
5403 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesi ile iptal istemine konu5403 sayılı Yasa'ya 5751 sayılı Yasa'nın 2. Maddesiyle eklenen Geçici 4.Maddenin birinci fıkrası benzer niteliktedir. Fark olarak; Geçici 1. Maddedeyer alan altı aylık başvuru süresi, Geçici 4. Maddede bir yıl olarakbelirlenmiştir. Geçici 4. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları da Geçici 1.Maddede bulunmamaktadır. 5403 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinin iptali içinAnayasa Mahkemesine başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 22.12.2006 günlü,E:2005/89, K:2006/120 sayılı Kararı ile iptal isteminin REDDİNE kararverilmiştir. Karar gerekçesinin konumuz yönünden önemli bölümü şöyledir:
'Söz konusu yerlerin korunması ve amacına uygun kullanılmasınısağlamak için iptali istenen maddenin de yer aldığı 5403 sayılı Toprak Korumave Arazi Kullanım Kanunu çıkartılmış bulunmaktadır. Kanunda bu konu ile ilgilidüzenlemeler yer almış ve iptali istenen hüküm ile de tarım arazisi olan ancak,tarım dışı amaçla kullanılan arazilerin belirli şartların gerçekleştirilmesihalinde kullanılmasına izin verilmiştir. Geçici 1. Maddede belirtilen izninverilebilmesi için diğer koşulların yanında tarım arazisinin tarım dışıkullanımının tarımsal bütünlüğü bozmaması, hazırlanacak olan toprak korumaprojesine uyulması şartları öngörülmüştür. Konulan bu şartlar tarımarazilerinin korunmasını sağlamaya yönelik olup, bunlar gerçekleşmedikçe tarımarazisinin tarım dışı amaçla kullanılmasına izin verilmesi söz konusuolmayacaktır.'
Kararda, tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesiiçin belirli koşulların yanında, tarımsal bütünlüğün bozulmamasının vehazırlanacak toprak koruma projesine uyulmasının gerektiğinin belirtilmesininiptali istenen hükmün kamu yararı amacı ile çıkarıldığını gösterdiği devurgulanmaktadır.
Geçici 1. Maddede belirtilen altı aylık süre geçtikten sonra31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Yasa ile 5403 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 3.Maddede, Geçici 1. Madde ile aynı konuyu düzenlemiştir. Ancak bu düzenlemedeilk düzenlemenin aksine 'tarımsal bütünlüğün bozulmaması' şartıçıkarılmış, ayrıca önceki hükümden farklı olarak iki ayrı fıkra eklenmiştir. Buhüküm ile ilgili olarak ta Anayasa Mahkemesine iptal ve yürürlüğünündurdurulması istemiyle yapılan başvuruda Anayasa Mahkemesi tarafından 19.2.2007tarihinde Geçici 3. Maddenin yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir.
Geçici 3. Maddenin yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesindensonra 26.3.2008 günlü, 5751 sayılı Yasa'nın 2. Maddesi ile 5403 sayılı Yasa'nınGeçici 3. Maddesi yürürlükten kaldırılmış ve iptal istemine konu Geçici 4.Madde hükmü eklenmiştir. Geçici 4. Madde, Geçici 3. Madde hükmü ile aynıhususları kapsamaktadır. Farkı, birinci fıkraya 'tarımsal bütünlüğübozmuyor ise' ibaresinin eklenmiş olmasıdır.
Dava dilekçesinde dayanılan temel gerekçelerden biri dava konusuMaddenin çıkarılmasında 'kamu yararı'nın bulunmadığına ilişkindir.Anayasa Mahkemesine göre, kamu yararı, bireysel, özel çıkarlardan ayrı vebunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kanunun amaç ögesi bakımından anayasayauygun sayılabilmesi için kamu yararı dışında bir amaç gözetilmeden çıkarılmışolması gerekir.
Anayasa Mahkemesinin 5.1.2006 günlü, E. 2005/55 Esas, K.2008/4sayılı kararında, 'Yasaların kamu yararını sağlaması amacına yönelikolması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerinigözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle, yasa koyucunun hukukidüzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içindeadalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanmasıgerekir. Buna göre, kamu yararı düşüncesi olmaksızın, diğer biranlatımla, yalnız özel çıkar veya belli kişiler için bir yasa kuralıkonulamaz.' 28.1.2008 günlü E.2007/76, K.2008/46 sayılı kararındada, 'Hukuk devleti, yasaların kamu yayarına dayanması ilkesini deiçerir. Buna göre, özel çıkarlar için veya yalnızca belli kişilerin yararınaolarak herhangi bir yasa konulamaz. Hukuk devletinde yasaların genel,eşit, nesnel kurallar içermesi ön koşuldur.' denilmektedir.
Öğretide de, Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun görüşler dilegetirilmiştir. Örneğin Prof. Dr. Erdoğan TEZİÇ'e göre '' Kanunlarınhangi amaçlarla yapılacağı anayasada belirtilir. Bütün kamusal işlemlergibi, kanunun amacı da kamu yararını gerçekleştirmek olmalıdır.Anayasada belirtilen amacı, ya da kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla, kanunkoyucu belli bir sonuca ulaşmak için değişik yolların seçimini siyasitercihlerine göre yapmakta serbesttir. Burada da takdir yetkisi kanunkoyuculara aittir ve bu husus Anayasa Mahkemesi'nin denetimine girmez. Fakatkanun koyucunun kişisel, siyasal ya da saklı bir amaç güttüğü durumlarda, yanibaşka bir amaca ulaşmak için bir konuyu kanunla düzenlediği durumlarda,ortada teknik anlam ile bir yetki saptırması, giderek de amaçunsuru bakımından Kanunun sakatlığı söz konusu olur. Kuşkusuz kanunkoyucu, kendi siyasi tercihlerine göre neyin kamuya yararlı olup olmadığınıtakdir etmekte serbesttir. Bu bakımdan kamu yararı kavramı, kanunun yöneldiğiamacı saptamak açısından ağırlık kazanır. Anayasa Mahkemesi denetiminiyaparken, kanunun kamuya yararlı olup olmadığını değil, fakat kanunun gerçektenkamu yararı amacı ile yapılıp yapılmadığını denetleyebilir.' [1]
Burada iptali istenilen hükmün kamu yararı amacıyla mı, yoksa özelçıkarları korumak için mi düzenlendiği konusunun değerlendirilmesigerekmektedir.
751 sayılı Yasanın Meclis görüşmeleri sırasında açıklanan;Başkanlıktan Tarım ve Köyişleri Bakanlığına gönderilen, 28 Nisan 2006 tarihlive B.02.0.HUK.641.02S-2005-1666/3020 sayılı Resmi Yazıda, 'Bursa İliOrhangazi İlçesi Gemiç ve Gürle Köyleri Karapınar mevkiinde kurulu bulunanCargill Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş.'e ait mısır işleme tesislerininkurulmasına ve faaliyetine imkan veren işlemlerin iptali talebiyle Bursaİlindeki bazı meslek kuruluşları ve şahıslar tarafından gerek İdare Mahkemelerigerekse Danıştay nezdinde açılan davarların idare aleyhine sonuçlanmakta olduğumalumlarınızdır.
Son olarak, fabrikanın kurulu bulunduğu alanın Bakanlar Kurulu'nun05.5.2005 tarih ve 2005/8944 sayılı Kararıyla Özel Endüstri Bölgesi olarak ilanedilmesine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyleDanıştay 10. Dairesinin 2005/6613 ve 2006/36 esasında iki ayrı dava açılmıştır.Bunlardan 2005/6613 esasında açılan davada, dava konusu işlemin yürütmesinindurdurulmasına hükmedilmiştir. Bunun üzerine, davalara karşı hazırlanacakdilekçelerde izlenecek stratejiyi belirlemek ve yargı süreci sonundaverilebilecek olası bir aleyhe karara karşı izlenecek yol ve yöntemleri tespitetmek üzere Başbakanlıkta, 10.4.2006 tarihinde Müsteşar Yardımcısı MustafaÇetin'in Başkanlığında Başbakanlık, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Sanayi veTicaret Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Cargill Firmasıyetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirilmiştir.
Yapılan toplantıda, Danıştay 10. Dairesince verilen yürütmenindurdurulması kararının tesisin faaliyetlerini durduracak nitelikte olduğubelirtilerek tesisin faaliyetine devamının sağlanabilmesi için hukuki yöndenneler yapılabileceği tartışılmış, sonuçta Bakanlığınızın faaliyet alanı ileilgili olarak;
1- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundayapılacak bir değişiklikle, ildeki kamu kurum ve kuruluşları ile üniversite temsilcileriyanında sivil tolum örgütü temsilcilerinin katılımıyla oluşan Toprak Kurulunun,bu Kanundan kaynaklanan yetkisinin, tarım ürünü işleyen ve ileri teknolojikullanan mevcut tesislerin bulunduğu alanlar için Tarım ve KöyişleriBakanlığına devredilmesinin sağlanabileceği ve böylece sivil toplumörgütlerinin bu konudaki olumsuz tutumlarının bertaraf edilebileceği,
2- 5403 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinde yer alan, gereliizinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış ve tarımsal bütünlüğübozmayan tarım arazilerinin istenilen amaçla kullanımı için Bakanlığamüracaatta tanınan 6 aylık sürenin, yapılacak bir Kanun değişikliği ile altı aydaha uzatılmasının Şirketin izinlerini yenileyebilmesine imkân vereceği veböylece faaliyetine devamını sağlayabileceği görüşleri ortaya konmuştur.
Belirtilen bu görüşlerin Bakanlığınızca incelenerek, sorunlarınaşılması için gerektiği düşünülen çalışmaların hususunu değerlendirmelerinizeve bilgilerinize rica ederim.' denilmektedir. Başbakanadına Müsteşar Yardımcısı Mustafa Çetin tarafından imzalanan bu yazınınBaşbakanlığın, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına verdiği 'Bu Firmaylailgili kanun tasarısı hazırlayın' yolunda bir talimat olduğukuşkusuzdur.
Öte yandan, iptali istenen hükümle ilgili Çevre KomisyonuRaporunda da, bu düzenleme ile yabancı bir şirketin tarım arazileri üzerindekisanayi yatırımlarının kurtarılmaya çalışıldığı, bu şirketin yasal olmadığıhalde iki yıldır faaliyetlerine devam ettiği ve bu tür yatırımların çevrekirliliğine neden olduğu belirtilmektedir.
T.B.M.M. belgeleri incelendiğinde, Meclis görüşmelerinde Geçici 1.Madde hükmünün kamu yararı amacı dışında çıkarıldığına ilişkin herhangi birtartışma ve tespitin yapılmadığı; Geçici 3. ve Geçici 4. Maddelerde ise, budüzenlemelerin Cargill Firması (Cargill Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş) içinçıkarıldığı konusunda Meclis'te yoğun tartışmaların yaşandığı görülmektedir.
Başbakanlıktan Tarım ve Köyişleri Bakanlığına gönderilen 28 Nisan2006 tarih ve 3020 sayılı Resmi Yazıda, yapıldığı açıklanan Resmi ToplantıyaCargill Firmasının katılması, ayrıca bu Firma için altı aylık başvuru süresininaltı ay daha uzatılmasının istenmesi ve gerçekten Geçici 3. ve Geçici 4.Maddelerle getirilen düzenlemelerde de bu istem doğrultusunda başvuru süresininaltı ay daha uzatılarak bir yıla çıkarılması, yukarıda belirtilen ÇevreKomisyonu Raporunda yer alan görüşler, Meclis görüşmelerinde öne sürülen, buyasal düzenlemelerin Cargill Firmasının çıkarlarının korunması amacıylagetirildiğine ilişkin iddiaların doğruluğunu ortaya koymaktadır. Açıkkanıt niteliğindeki bu belgeler ve Meclis görüşmeleri görmezden gelinerek budüzenlemenin kamu yararı amacıyla çıkarıldığı söylenemez. Bu nedenleiptali istenen Geçici 4. Madde hükmünün 1. fıkrası, Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasında, 'Yasama ve yürütmeorganları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar veidare, mahkeme karalarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerinegetirilmesini geciktiremez.' hükmü bulunmaktadır.
19.12.1990 onay tarihli 1/25.000 ölçekli İznik Gölü Çevre Düzeniİmar planında, Cargill Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait Tarımsal SanayiAmaçlı Nişasta fabrikasının üzerinde bulunduğu 212.240 m2 olanalanın,1. sınıf tarım arazisi ve tarımsal niteliği korunacak sulama ve uzunmesafeli koruma alanı olduğu belirtilmektedir. Bu planda, çevre etkideğerlendirme raporu dahi alınmadan yapılan, bu arazinin 'Tarımsal Amaçlı Mısırİşleme Tesisleri' alanına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliği, DanıştayAltıncı Dairesinin 26.11.2002 günlü, E.2002/4839, K.2002/5652 sayılı kararıyla,Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun bozma kararı doğrultusunda iptaledilmiştir. Bakanlar Kurulu'nun 5.5.2005 tarih ve 2005/8944 sayılı kararıylasöz konusu alanın 'Özel Endüstri Bölgesi' olarak ilan edilmesine ilişkinişlemin iptal isteğiyle açılan dava da, Danıştay 10. Dairesinin 8.2.2006 günE.2005/6613 sayılı kararı ile sonuç olarak 'söz konusu alanın endüstribölgesi olarak ilan edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir' gerekçesiyleyürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, Bursa Üçüncü İdareMahkemesinin, Cargill A.Ş.'nin İznik Gölü'nü besleyen su kaynaklarını tükettiği,tesisin kurulu bulunduğu alanın 1. sınıf tarım arazisi olduğu ve atıklarınıKarsak Deresi yolu ile Gemlik Körfez'ine boşalttığı hususlarını göz önünealarak tesisin işletme faaliyetlerinin iptal edilmesine ilişkin dört kararıbulunmaktadır.
Gerek Başbakanlığın Tarım ve Köyişleri Bakanlığına yazdığıyukarıda sözü edilen yazısı ve gerekse anılan Yargı Kararları dikkatealındığında, iptale konu yasal düzenlemeyle Anayasa'nın 138. Maddesine aykırıolarak Yargı Kararlarının etkisiz hale getirildiği, Cargill Firmasına afniteliğinde hukuka uygun bir zemin hazırlandığı açık olarak görülmektedir.
Anayasa'nın 45. Maddesi yönünden inceleme; Anayasa'nın 45.maddesinde 'Devlet tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışıkullanılmasını ve tahribini önlemek'. için gereken tedbirleri alır' hükmüneyer verilmiştir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarımarazilerinin korunması ve amacına uygun kullanılması için çıkarılmıştır. 5403sayılı kanunun amacı 1. maddesinde, kapsamı da 2. maddesinde gösterilmiştir.Kanunun amacı ile kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Yasa Koyucunun 5403sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununu çıkarma amacının, Anayasanın45. maddesinde yer alan hükme uygun olarak toprağı korumak ve geliştirmek, amaçdışı ve yanlış kullanımlarını önlemek, çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınmailkesine uygun olarak, planlı arazi kullanımını sağlayacak usul ve esaslarıbelirlemek olduğu anlaşılmaktadır.
İptali istenen düzenlemede ise, tarım dışı amaçla kullanımına çokzor koşullarda izin verilen tarım için en değerli arazilerin, tarım dışı amaçlıkullanıma açıldığı görülmektedir. Tarım için değerli kabul edilen buarazilerin, tarım dışı amaçlı kullanıma açılmasıyla, bu araziler tekrar tarımarazisi vasfına dönüştürülemeyecek şekilde tarımsal özelliklerini kaybedecekhale gelecektir. Dolayısıyla bu arazilerin daha çok tahrip edilmesinin yolu daaçılmış olacaktır. Yukarıda belirtilen Anayasa'nın 45. maddesi Devlete tarımarazilerinin koruma ve gerekli tedbirleri alma görevi yüklemiştir. Görüldüğügibi iptali istenen düzenleme Anayasanın belirtilen hükmüne aykırı olduğu gibi,5403 sayılı Kanunla getirilen toprağı korumak ve geliştirmek, amaç dışıkullanımını önlemek amaçlarına da ters düşmektedir.
Öte yandan, iptali istenilen Geçici 4. Madde hükmü ile ilgiliMeclis görüşmelerinden, daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından yürürlüğünündurdurulmasına karar verilen Geçici 3. Madde hükmünün, getirilen Geçici 4.Madde düzenlemesiyle Anayasaya Mahkemesinin Geçici 1. Maddenin iptali istemihakkında açılan davada vermiş olduğu 'RED' kararına uygunluğun sağlanmasıolduğu anlaşılmaktadır. Bu uygunluğun geçici 1. Maddede yer alan, ancak geçici3. Maddeden çıkarılan 'tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise' ibaresininGeçici 4. Maddeye tekrar yerleştirilmesiyle sağlanacağı düşünülmüştür. AncakMaddeye yerleştirilen 'tarımsal bütünlüğün bozulmaması'ibaresiyürütme organı tarafından değerlendirilecek istismara açık bir hükümgörünümündedir. Nitekim dosyadaki bilgilere göre, bu konunun iki ziraat mühendisitarafından hazırlanan rapor ile çözümlenebileceğinin öngörüldüğü görülmektedir.Diğer bir anlatımla iki ziraat mühendisinin düzenleyeceği raporla 1. sınıftarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılmasının yolu açılmıştır. AyrıcaMaddede tarım dışı kullanıma açılacak arazilerin niteliği ve miktarı konusundasomut bir kurala yer verilmediği gibi, bu konularla ilgili idarenin takdiryetkisini sınırlayacak tüzük veya yönetmelik gibi alt düzenlemelerin yapılmasıda öngörülmemiştir. Bu durumda 'tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise' ibaresiningeçici 4. maddeye yerleştirilmesiyle hükmün Anayasaya uygun hale getirildiğinikabul etmenin doğru bir yorum olmadığı ortadadır.
Geçici 4. maddenin 2. fıkrasına gelince; Yukarıda Anayasa'nın 45.Maddesi ve 5403 sayılı Yasa hükümlerine göre, tarım arazilerinin tarım dışıamaçla kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştik. Geçici 4. Maddenin2. fıkrasındaki hükümle kurumlardan alınması gerekli izin ve ruhsat gibiişlemlerin sonuçları belli oluncaya kadar hukuka aykırı durumun devam etmesineizin verilmektedir. Bu süre başvuru tarihine göre iki yıl, Maddenin 1.fıkrasındaki bir yıllık sürede eklendiğinde üç yıllık süreyi kapsamaktadır.Başvuran kişi veya kurum sözü edilen ruhsatı alamayacak durumda olsa bile, hukukaaykırı durum ve hukuki belirsizlik üç yıl sürebilecektir. Bu durumun hukukdevleti ilkesine aykırı olduğu açıktır.
Geçici 4. maddenin üçüncü fıkrasının uygulanması, Maddenin birincive ikinci fıkraları ile bağlantılıdır. Yukarıda anlatılan gerekçelerle bufıkrada Anayasa'nın ilgili hükümlerine aykırıdır. Maddenin birinci ve ikincifıkralarının iptali halinde üçüncü fıkranın uygulanma olanağı kalmayacağı için,bu fıkranın da 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanunu'nun 43. maddesinin 4. fıkrası uyarınca iptali gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle iptali istenen düzenlemenin Anayasa'nın 2.,45., ve 138. maddelerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyleçoğunluk görüşüne karşıyım.
Üye
Fettah OTO
KARŞIOY GEREKÇESİ
2.4.2008 günlü, 5751 sayılı Kanun ile 3.7.2005 günlü ve 5403sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen geçici 4. maddede;'11.10.2004 tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlıkullanıma açılmış bulunan arazilerin tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise istenilenamaçla kullanımı için, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisindeBakanlığa başvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarımdışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş yeni Türk lirasıödenmesi şartıyla izin verilir.
Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı içinçeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığabaşvuru tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tamamlanıncaya kadar başvurusahipleri faaliyetlerine devam ederler. Bu süreler içerisinde gerekli izinlerialamayanların üretim faaliyetleri ilgili idarelerce durdurulur.
Tarım arazisi vasfından çıkarılan araziler, ilgili kuruluşlarcabaşvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfını değiştirir.' hükmü yer almıştır.
Görüldüğü gibi madde hükmü ile 11.10.2004 tarihinden önce gerekliizinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerintarımsal bütünlüğü bozmuyor ise istenilen amaçla kullanımı için, bu kanunun yayımıtarihinden itibaren bir yıl içinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nabaşvurulması ve hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışıkullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş yeni Türk lirasıödenmesi şartıyla izin verileceği belirtilmektedir.
Anayasa'nın 45. maddesinde 'Devlet tarım arazileri ile çayır vemeralarının amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretimplanlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmakmaksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin vediğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi vegerçek değerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır' hükmüyer almıştır.
Anayasa'da yer alan bu düzenleme ile tarım arazilerinin ülkeyönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek korunmaları ve genişletilmelerikonusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılıdüzenleme ile bir tarım ülkesi olan ülkemizde tarım arazilerinin yokedilmesinin önlenmek istendiği açıktır.
Maddenin gerekçesinde ise 'Madde, Devlete tarım arazilerinin veçayırlarla meraların amaç dışı kullanılmasını önleme görevini yüklemektedir. Buifade ile amaçlanan tarım arazilerinin endüstri ve şehirleşme sebebiyle yokedilmesinin önlenmesidir. Devlet bu amaçla yasal düzenlemeler yapmalıdır.'denilmektedir.
Nitekim 03.07.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacı toprağın doğal veya yapayyollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını,geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygunolarak planlı arazi kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olaraktanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 13. maddesinde ise; mutlak tarım arazileri, özelürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazileri tarımsal üretimamacı dışında kullanılamayacağı; ancak alternatif alan bulunmaması ve kurulunuygun görmesi şartıyla maddede tek tek sayılan faaliyet ve amaçlardakullanılmak üzere tarım arazilerinin kullanılabileceği belirtilmektedir. Bunagöre tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanımı ancak bu faaliyetle ilgilialternatif alan bulunmaması halinde mümkün bulunmaktadır .
İptali istenilen düzenleme ile gerekli izinler alınmadan tarımdışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerin tarımsal bütünlüğü bozmuyorise istenilen amaçla kullanılması imkanı verildiğinden, 5403 sayılı Yasadaaranan koşullara göre daha farklı ve kolay koşullarla tarım arazilerinin tarımdışı amaçla kullanılmaları olanaklı hale gelmektedir.
Anayasa'nın 45. maddesinde Devlete tarım arazilerinin amaç dışıkullanımını ve tahribini önleme görevi verilmiş olup, maddenin gerekçesinde ise'devlet bu amaçla yasal düzenlemeler yapmalıdır.' denilmek suretiyle bu görevinnasıl yapılacağı da açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanımınıkolaylaştıran dava konusu düzenleme, bu haliyle tarım arazilerinin nitelikdeğiştirmelerine ve sonuçta zaman içerisinde azalmasına neden olacağı gözönünde bulundurulduğunda; düzenleme ile Anayasa'nın 45. maddesine göre devletetarım arazilerini koruma ve gerekli tedbirleri alma konusunda verilen ödevinihlal edildiği açıktır.
Belirtilen nedenlerle 2.4.2008 günlü 5751 sayılı Kanun ile3.7.2005 günlü ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa eklenengeçici 4. maddenin, iptali gerektiği oyu ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
[1] Prof. Dr. Erdoğan TEZİÇ, Anayasa Hukuku. 13. Baskı. Betayayınları. Sy.199-200